• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Rize 24 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 25 °C

24 Kasım Öğretmenler Günü

Ali GÜNAY

Üzerinde en çok konuşulan ve yazılan öğretmenlik mesleği dışında bir başka meslek biliyor musunuz?

Yok!
Bu mesleği bu kadar önemli kılan nedir?
Geleneksel ifadelerle ‘hakimi, doktoru, mühendisi’ de yetiştiren odur. ‘Öğretmen kutsaldır’ deyişlerinden daha ötede bir anlam ifade etmez mi?

Onu bu derece ve önemli kılan özellik nedir?
Sizin için özel bir öneme sahip eşyanızı, bir başkasına ödünç verirken tedirginlik yaşamaz mısınız?
Sanıyorum az ya da çok tedirginlik duyarız.
Peki, çocuklarımız eşyalarımızdan daha az mı öneme sahip?
Asla!
Ama onları, belki ismini bile bilmediklerimiz, görevini sadece öğretmenlik olduğunu bildiğimiz insanların eline bırakmıyor muyuz?
Onlara bu güveni duymamızın nedeni nedir?
Öğretmenler sadece matematiği, anadili, tarih ve coğrafyayı iyi bilen ve bildiklerini aktaran insanlar mı?
Ya da öyle mi olmalı?
Öğretmenlik ne demek?
Hiç düşündünüz mü?
Bu meslek; bilgi mesleği değil, duygu mesleğidir. Sevgi mesleğidir.
İnsan yetiştirmenin unutulduğu, sınav kazanan, belleği bilgilerle dolu, dışı insan derisi ile kaplanmış ‘robot’ yetiştirme anlayışının hâkim olduğu günümüzde eğitimin bilgi köleleri ve hamallarından öte bir şey yetiştirmediği aşikâr değil mi?
Kendisi öğretmen olduğu halde çocuğunun öğretmen olmasını neden istemediğini, emekliliği gelmiş ya da emekli olan öğretmenlerin kendi teşkilatına neden kırgın ve buruk olduğunu  hiç düşündünüz mü?
Neden sadece 24 Kasım’larda hatırlandığımızı, neden ek iş yapmak zorunda olduğumuzu, neden borçla yaşadığımızı, burs ya da banka kredisi olmadan çocuklarımızı istediği okullara gönderemediğimizi hiç düşündünüz mü?
Sorular sürüp gider.
Aslında cevaplar da soruların içinde
Ama sizi bir kez daha düşünmeye davet ediyorum.
Değerli meslektaşlarım!
Dersinin öğretmeni olmayı öğrenmiş ve buna göre davranan, bu arada ‘öğrencinin öğretmeni’ olmayı unutmuş öğretmenlerime, eline kitap almayan ve okumadığı gibi öğrencilerine de ‘okuma özürlü insan’ olarak yetiştiren arkadaşlarıma, önce insan sonra öğretmen olmayı başaramayan, bunu başaramadığı için ‘önce insan sonra meslek erbabı’ yetiştiremeyen bazı meslektaşlarıma, ‘ne alıyorum ki ne vereyim, ne kadar maaş o kadar eğitim’ gibi tüm olumsuzlukları maddi çıkarlara bağlayan eğitim ordusunun mensuplarına da sitemimi iletmek isterim.

Sevgili öğretmen arkadaşlarım!
Tüm olumsuzluklara rağmen öğretmenlik güzel bir meslektir. Ancak zordur. Sadece parası için yapılmaz.
Fedakârlık ister.
Bu meslek sevilirse yapılır. Sevgi ile başarılır.
Bizler, yani öğretmenler beyaz gömlek gibiyiz. Lekeyi hemen yansıtırız. Diğer mesleklerde yapılan, yapılacak hataları yapma lüksümüz ya da şansımız  yoktur.
Öğrencilerimizi önce insan sonra meslek sahibi olarak yetiştirmek, kendimizi iyi bir model olarak gösterebilmek için hareketlerimize, davranışımıza, tutumlarımıza, görüntü ve görünüşümüze dikkat etmek zorundayız. Çünkü öğrencinin en büyük idolü ve modeli öğretmendir.
Ulu önder “Milletleri kurtaranlar ancak ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenler! Yeni nesil sizin esriniz olacaktır.” diyerek geleceğimizden, gelecek nesillerin oluşturacağı toplumun kalitesinden bizleri yani öğretmenleri sorumlu tutmuştur. Atatürk düşüncesini kendimize rehber edinerek, O’nun söylediği gibi “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” nesiller yetiştirmek zorundayız.
Toplumun cahil kalmasından veya bize olan bakış açılarından dolayı şikâyet etme, sızlanma hakkımız yoktur. Çünkü o toplumun baş mimarları bizler, yanı öğretmenlerdir.

Tabi bu arada da sevgisini çocuklarının okul başarılarına endekslemiş ve sınav kazanamadığı anlaşıldığında, “Bunu bana nasıl yaparsın? Ben şimdi komşularımın yüzüne nasıl bakarım?” diye ağlayan ana babalara karşı duyduğum kırgınlığı paylaşmak isterim.
Çocuklarını iyi okullara göndermeyi, onları servisle gidip-gelmeyi sağlamayı, onlara harçlık vermeyi, “saçını süpürge etmeyi” çocuk yetiştirmek sanan; çocuklarına karşı görevlerini bu belirtilen çerçevede algılayan ailelere, nerede hata yaptıklarını hatırlatmak isterim.
En içten duygu ve sevgilerimle, 24 Kasım öğretmenler gününü kutlarım.

  • Yorumlar 26
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40