• BIST 97.713
  • Altın 145,018
  • Dolar 3,5685
  • Euro 3,9995
  • Rize 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 16 °C

600 YTL'lik hayat…

Bilge FIRAT
Bu kaçıncı oldu!
Saymıyoruz haliyle, sayısını tutmaya kalksak ne bizde yürek kalır ne de sabır! Çayeli ilçemizde meydana gelen, sonucunda gencecik bir kardeşimizi kaybettiğimiz trafik kazasından bahsediyorum.
Hani 16 yaşındaki gencin (çocukluktan yeni çıkmış) yine aynı yaşlarda başka bir çocuğa çarpıp, 70 metre sürüklemesi var ya! Hani hepimize karışık duygular yaşatan, dilimize dualar ve beddualar sıralayan kaza olayı! (beddua etmek bizlere yakışmaz)
Buna kaza dememek gerek! Bu cahilliğin ve insan değerin bilinmeyişinin bir göstergesi! 16 yaşındaki bir gence araba kullanabilme lüksünü tanımış olan cehaletin HAZİN SONU… Büyük bir kayıp! Büyük bir acı! Bir ailenin yıkılışı, gencecik bir bedenin, belki de güçlü bir geleceğin bir arabanın kilometre saatine yenik düşüşü, hız pedalına basan küçücük ayağın bir hayatı bir daha ayağa kalkmayacak şekilde sonlandırması…
16’lik delikanlının(çocuk) bir iki saatlik eğlencesi başka bir gencimizin hayatına son verebiliyor… Evlatlarınıza eğlenmenin sınırlarını öğretmediniz mi?
Çok söyledik bunları yinelemekte yarar vardır muhakkak. Yine söyleyelim; ÇOCUKLARINIZA MARKA SEVDASI, MODA SEVDASI, CAKA SATABİLME SEVDASININ yanı sıra farklı şeyler öğretin.
Şimdi her iki aile de NE YAPACAK? Allah kimsenin başına vermesin, evlat acısı acıların en büyüğü olsa gerek! Öyle ya, evlat sevgisi yaratılmışlar içerisinde en büyük sevgiye eşdeğer… Allah kimseye göstermesin, yaşatmasın…
Katil olmak! Gencecik yaşta belki de daha dün yanından yaya geçtiği, omzunu omzuna değdirdiği başka bir hayata son vermek… Acı çekiyor mudur? Pişman mıdır?
Yoksa bu işten nasıl sıyrılırımın derdine mi düştü?
Merak etme, kıydığın o can 600 YTL’lik bir para cezası oldu, birde tutuksuz yargılanmak…
Seneler boyu uzar gider bu dava belki de… Alıştık nede olsa, ölen canlar ardından öylece bakıp kalmaya… Suçlu küçükse(!) babası biraz para ödesin, birkaç davaya girip çıksın, mahkemelere katılsın… Bu mudur? Ölen gencin ailesine aynı acıyı defalarca yaşatmak, diri insanları defalarca öldürüp öldürüp mezara koymak değil midir?
Sokakta yürüyemez hale geldiğimiz şu günlerde, bu tür kaza ölümlerinin, ilgisizlik ölümlerinin hesabını KİMLERDEN SORACAĞIZ?
Çocuğuna bunları öğretememiş olan aileden mi, trafik eğitimini eksik öğreten yetkililerden mi, gördüğünde uyarmayan büyüklerinden mi, denetimleri sıkı tutmayanlardan mı, ya da öğretildiği halde denetimlerde yakayı ele verip uyarıldığı halde… AYNI PİŞKİNLİKLE gereksiz eğlencelere devam eden genç cehaletten mi HESAP SORACAĞIZ?
Kimsenin hesabını burada dürecek değiliz. Sadece anlık bir dikkatin dahi bir hayatı kurtarabileceğini hatırlatmak istiyoruz. Düşünülmeden yapılan işlerin sonu gün geliyor hep hüsrana, acıya çıkıyor. Kişi hatasının sonucunu bireysel olarak ödese yine iyidir diyeceğiz. Ne yazık ki yapılan hataların sonucunu bir değil birçok kişi çekiyor…
Çok şeyler konuşuruz, çok şeyler çizeriz, ama iki gün sonra biz unuturuz. Ya o aile! Onlar ne yapacaklar… Yanlarında her frenleyen arabada aynı acıyı BİN KEZ daha yaşamayacaklar mı? Oğullarını ölümüne neden olan gencin önlerinden yine başka bir arabayla geçmesine nasıl seyirci kalacaklar… “Eyvah! Gidiyor, yine bir can mı gidecek?”
Haberlere göre araç başka bir araçla yarış içerisindeyken… Ahh ahh… Neyin yarışıdır bu? Neyin zevkidir yaşayacağınız… O yolda bu hızın yapılmayacağını bilemeyecek kadar mı kapalı beyinlerdiniz? Değdi mi? Kuralları çiğnemenize, lüzumsuz bir eğlencenin verdiği o büyük acıya DEĞDİ Mİ?
Hakkın rahmetine kavuşmuş olan genç kardeşimizin ailesine ve yakınlarına sabırların en derin olanını Yüce Mevla’dan niyaz ederim. Sabır lazım… sabırrr... 600YTLlik olaya YA SABIR!
………………….
Rize şehir merkezinde iki yönlü gidiş geliş yolların kaldırılması, yolların genişlemesinin muzdaripi bir kişi olarak söylemek istediklerim çok…
Muhakkak yapılan her şey bizler için, biz Rizelilerin iyiliği için. Genişleyen yollarda hız limitini aşan nice araç sahipleri gördüm… Göremedim de diyebiliriz aslında, hani vardır ya bir deyiş “RÜZGÂR GİBİ GEÇTİ” sağolsun bizim araç sürücülerimiz rüzgârdan öte fırtına estiriyorlar caddelerimizde… Özellikle de akşam saatlerinde yolların da biraz daha boş olmasını fırsat biliyorlar sanırım. Kaç olaya şahit oldum bilemezsiniz… Genişleyen yollarda gençlerin koşar adım yürümeleri (hatta biz bu adımlara uçar adım diyelim). Yaşlılarımız ne yazık ki aynı çeviklikte değil! Ani fren seslerinin kulaklarımızı tırmaladığı caddelerde “Rabbim sana şükürler olsun, kıl payı kurtuldu” diye diye ilerliyoruz gideceğimiz yere. Bir oyun değil bu, hani bilgisayarlarınız başında oynadığınız. Orada istediğiniz yöne istediğiniz hızda gidebilirsiniz, ama biz gerçeğiz. Bu OYUN BİLDİĞİNİZ caddelerde, bizler gerçeğiz…
Ben mi yanlış hatırlıyorum! BURASI RİZE DEĞİL Mİ? Bazen yürürken konuşmaları duyuyorum “Ulaa olduk Teksas” diyor birileri… Yürümeye korkar olduk değil mi?
Düzenlenen parkometre sistemiyle kaldırımlara çıkamama veyahut kaldırımdan aşağı inememe sorunumuz çözüldü. Arabaların vatandaşın geçişine izin vermemecesine sıralanışı bir türlü kaldırım değiştiremeyişimize neden oluyordu. Şimdi parkometreyle arabaların çoğunluğu gitmiş olmasa da en azından vatandaşların araç aralarından geçebileceği yerler var… YAYA GEÇİDİNE PARK EDEN ZİHNİYETTEN BIKMIŞTIK!
Genişleyen yollarda okula gidip gelen öğrencilerimizin sabah sporuna katılmış gibi oradan oraya koşturmalarına KATLANAMIYORUM! Sürücülerimiz lütfen dikkatli olun… Sizler araçtasınız, onlar ise küçücük bedenlerde saklı birer ruh! Aracınızla rahat bir koltukta, sıcak bir ortamda istediğiniz zaman istediğiniz yere gidebilirsiniz! Ya onlar! Arabanızın lastiği kadar boyu olan çocukların geçişine izin vermelisiniz, okullarına gitmek onların da hakkı…
İlköğretimde okuyan küçük Zeyneplerimiz, Mehmetlerimiz trafik bilgisi konusunda ehliyetini almış ağabeylerinden ablalarından çok daha bilgiliyse, bu kimin suçu? Eğitimin kısacık bir sürede verilmesi, eğitim saatlerine düzenli katılmayışın sonucu mudur bu? Yoksa her an katil damgasını üzerine yapıştırabilecek bir zihniyet mi bunların sorumlusu?
Bir çare bulunmalı…
EMNİYETSİZ KİŞİLERE EHLİYET VERİLMEMELİ. EHLİYETSİZ ARAÇ KULLANANLARA AĞIR(ciddi anlamda ağır) CEZALAR VERİLMELİ…
Bir cana kıyanın cezası en azından 600YTL olmamalı!
  • Yorumlar 8
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40