• BIST 100.607
  • Altın 140,845
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,0143
  • Rize 27 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 29 °C
  • Trabzon 26 °C
  • Samsun 27 °C

ADD KURULTAYININ ARDINDAN

Osman KAYA


Kuşkusuz ki bu ülke çıkmaz içindedir. İnsanlığın damla damla yok olduğu- yok edildiği bir süreç yaşıyor ülkem.. Yarınımızın garantisi yok ama, çizilen tablo güllük gülistanlık.Bunalım ne kadar gerçekse , bu bunalımdan kurtulmanın tek yolunun Mustafa kemal Atatürkün çizgisi olduğu da o kadar gerçek...Bu gerçek bilinmesine rağmen bu gerçeği unutturmaya çalışan, saptıran, manipüle eden pek çok anlayış var , pek çok güç odağı var..Ama şu bir gerçekki, Mustafa Kemal Atatürkü yok etmek isteyen güçler ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler asla başarılı olamayacaklar. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk bu milletin varoluş kodudur.
Ne Mutlu ki bu ülkeninAtatürkçü güçleri gayet dinamik, gayet aktif. Yarının sahibi olacaktır bu ülkenin Atatürkçüleri. Eğer böyle olmayacaksa zaten bu ülkenin yarını yoktur.
İşte bu ülkeyi yarınsız bırakmamak adına güzel bir iş yaptılar.. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak 18-19 haziran 2016 tarihinde Ankara MEB şura salonunda kurultay tertip ettiler.. Bende bu kurultaya ADD Rize Delegesi olarak katıldım. Amcamın rahatsızlığı sebebiyle de zaten gideceğim Ankara yolu bir üzücü bir sevindirici gelişmeyle kendini gösterdi. Üzücü gelişme amcamın rahatsızlığıydı. Ömrünü bu ülkenin esenliğine vermiş , Atatürkçü düşüncenin yılmaz savunucusu olan güzel amcam maalesef amansız bir hastalıkla pençeleşiyor. Onu ziyaret ettiğimde hem kendisinin hastalığının üzüntüsünü, hemde bu ülkede çok şişirilen sağlık hizmetlerinin ne kadar acımasız ne kadar yalanlarla dolu olduğunu bir kes daha görmenin öfkesini beraber yaşadık.. Ama katıldığımız kurultay bizi sevindirdi , moral kaynağımız oldu...Gördük ki Atatürkçüler canlı, Atatürkçüler dinamik..
İki Adaylı , çarşaf listeli bir seçimdi yapılan.. Demokrasinin , uyuşmanın, anlaşmanın, uygarca ilişkilerin hep ön planda olduğu, çok güzel bir seçim ortamı vardı.
Promasyon kitaplar dağıtıldı ki çok yararlı içeriğe sahiptı bu eserler. Aydınlanma, Niyazi berkes, Laiklik, Anayasa tartışmaları vb pek çok konuda aydınlatıcı güzel eserleri mutlu bir psikoloji ile çantamıza koyduk.
Adaylardan biri Sevil Nazan Kesin , Diğer aday ise şimdiki başkan Tansel Çölaşandı.
Sevil Nazan hanımın biyografisi şöyle:
1961 İzmir doğumlu.Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü Mezunu.Evli ve iki çocuk annesi.
Kemalist mücadelesini, 1994 yılında üye olduğu Atatürkçü Düşünce Derneğinde sürdürüyor.
Aliağa Şubesinde 1994’ten itibaren Gençlik ve Örgütlenme Komisyonundan başlayarak,İl ve Genel Merkez Delegesi,Yönetim Kurulu Üyesi,Şube Başkanı ve 2012-2014 dönemi Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptı.
Emek ve çevre mücadelesinde de aktif yer alan Keskin,Kemalizmin hayatın her alanında yeniden etkin olmasını sağlayacak güçlü bir ADD için gençler ve örgüt emekçilerinden oluşan bir kadro ile ADD 14. Olağan Genel Kurulunda yönetime aday oldu.
Sevil Nazan Hanım , adaylık felsefesini bir yayın organına verdiği demeçte şöyle özetler:
''Bilgi ve deneyimin,gençliğin dinamizmi ile bir araya geldiği bu kadroyla; Atatürk ilke ve devrimlerinin savunucusu ve geleceğin öncüsü gençlerin dernek yönetiminde her alanda öne çıkarılacağı,kuruluş felsefesi doğrultusunda bir enstitü gibi çalışarak ADD örgütüne ve hayatın her alanına kadrolar yetiştirileceği,
Eğitim ve örgütlenme çalışmalarında kurumsallaşmaya gidileceği,
Genel Merkez’in gücünün,şubelerden geldiğinin bilinci ile şubelerle ‘’danışma sürecinin’’ işletileceği,periyodik bölge toplantılarının işlevsel hale getirileceği,şubeler ve üyeler arasında hiçbir ayrım gözetilmeksizin,dernek hukukunun esas alındığı,demokrasi ve hukukun tüm kurul ve kuralları ile işlediği,
Tüm kadrolarıyla halkla bütünleşerek ‘seçkinci’ anlayışın terk edileceği,
Antiemperyalist karakter taşıyan değerlerimizin toplumsal yaşamda yeniden ön plana çıkarılacağı,
Cumhuriyetin ‘birey’ konumuna getirdiği kadınlarla ilgili gerici ve şer’i hukuk hükümlerine dayalı yaşam modeli hazırlığına dur denileceği,
Bilimsellikten uzaklaşan eğitim sistemi ile çocuklarımızın ve gençlerimizin gericileştirilmesinin,gerici unsurların ön plana çıkarılarak toplumsal hayata egemen kılınmasının karşısında direnç gösterileceği,
Çağdaşlaşma yolunda yürüyen,emek ve hak mücadelesi veren,cumhuriyet değerlerini benimseyip savunan,antifaşist,antiemperyalist nitelikteki demokratik kitle örgütü,sendika ve siyasi partilerle mücadeleye yönelik iletişim kurulacağı,
Sözde ‘enerji ihtiyacı’nedeniyle ülkemizin her yerinde yaşanmakta olan çevre katliamları,termik ve nükleer santraller ile HES’lere karşı verilen mücadelelerde örgütsel tavrımızın güçlü bir şekilde koyulacağı,
Ergene Havzası’ndan,Çal Dağlarına
Cerrattepe’den,Aliağa’ya,Urla’ya
Mersin Akkuyu’dan Kaz Dağlarına,Tuz Gölüne,
Bergama’dan,Soma’ya verilen mücadelelerin destekçisi ve takipçisi olunacağı bir Atatürkçü Düşünce Derneği için aday olduklarını belirten Sevil Nazan Keskin,
“Kemalizmin devrimci bakış açısıyla günümüz sorunlarına ışık tutabilen,çözümler üretebilen,gündeme göre savrulan değil,ilkeleri belli,yön ve ruha sahip bir ADD’den söz ediyoruz “
Nazan Hanımın konuşması ülke adına umut doluydu. Mustafa Kemal Düşüncesinin durmak değil, yol almak, ilerlemek olduğu vurgusu mükemmel bir düşünceydi. Emek, demokrasi, özgürlük vurgusu ile muhteşem bir tablo çizildi konuşmasında.
Tansel Çölaşan başkan ve diğer aday olarak söz aldı.
Tansel Hanımın biyografisi işe şöyle:
Tansel (Tuğcu) Çölaşan (d. 11 Ekim 1943, Ankara), Türk Yargıç. Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı. Danıştay Eski Başkanvekili.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1964 yılında bitirmiştir. 16 Ocak 1967 tarihinde Danıştay Yardımcısı unvanıyla mesleğe başlamıştır. 11 Şubat 1981 tarihinde Danıştay Kanun sözcülüğüne atanmış, 14 Mayıs 1981 tarihinde görev unvanı Danıştay Savcısı olarak değişmiştir.
Danıştay Kıdemli Tetkik Hakimliği görevini sürdürürken 4 Mart 1992 tarihinde Danıştay Üyeliğine, 4 Temmuz 2001 tarihinde Danıştay Başkanvekilliğine ve 14 Eylül 2006 tarihinde de Danıştay Başsavcılığına seçilmiştir.
11 Mart 2008'de 27 Mayıs Darbesi'nin ortaya çıkışı hakkında neden sonuç iliskisine değinmiş ve "Adnan Menderes ve arkadaşlarının asılmasını coşkuyla karşılamış olanlar olduğunu belirttiği konuşması hakkında bir kısım medyada yerici haberler yer almıştır. Tansel Çölaşan asılsız olduğunu belirttiği haberlere şu şekilde cevap vermiştir: “Benim belirttiğim şuydu: "85 yılın sonunda çağdaş Türkiye’ye bakın. Demokrat Parti döneminde bölücülüğe ve irticaya bu kadar referans verilmeseydi 27 Mayıs ihtilali olmazdı. Bugün hâlâ Kurucu Meclis’in yaptığı 61 Anayasası’na erişmek için çabalıyoruz ama o zamanın getirdiği özgürlükler ortamına ulaşamıyoruz. Bir anayasa neyle gelirse gelsin bu hürriyet ortamını getirmişse ben 27 Mayıs için devrim derim"”
14 Haziran 2010'da yapılan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) 11. Olağan Genel Kurulu'nda ADD Genel Başkanı olmuştur.
Gazeteci yazar Emin Çölaşan'ın eşidir.
27 Aralık 2010'da katılmış olduğu CNN Türk'teki 5N1K programında çarpıcı açıklamalar yapmıştır; "Atatürkçü düşünceye sahip bir kimsenin darbeci olamayacağını, asıl darbenin şu anda gerçekleşen sivil darbe olduğunu" belirtmiştir. Ayrıca Wikileaks'le ilgili olarak da "Birilerinin hükümette yer alanlarla ilgili olarak gizli mal varlıklarını ortaya çıkardıklarını; ortaya çıkaranlara dava açacağını söylemesine karşın açamayacağını bildiğinden dava açmadıklarını; bunun yerine yerli basına baskı yapıp bu belgelerin yayınlanmamasına neden olduklarını" söylemiş ve "Türkiye'de basın özgürlüğünün olmadığının" altını çizmiştir.
Tansel Çölaşan ise konuşmasında ADD nin Türkiye nin geleceği noktasındaki işlevinden bahsetti. Teşkilatçı olarak özellikle ADD nin teşkilat boyutuna değindi. Bu hususta neleri yaptıklarının deklarasyonunu yaptı...
Şu husustaki vurgusunu ben alkışlıyorum...'' ADD hiç bir partinin arka bahçesi olmayacaktır. Atatürk ortak paydasında birleşen siyasal oluşumlar bu derneği oy deposu görmek yerine bu derneğin kuruluş felsefesi olun Atatürkçü düşünceyi anlatma, anlama ve yayma idealine nasıl katkıda bulunuruz sorusunun cevabını vermeye çalışmalıdırlar.''
Bu muhteşem tespiti ben yürekten alkışladım.. Çünkü bu ülkenin en önemli sorunu ilkeler üzerinden değil kişiler üzerinden siyaset yapmaktır. İlkeler üzerinden değil kişilerden elde edilecek menfaat üzerinden siyaset yapmaktır. Biz bu gün bunun acılarını yaşıyoruz.. Bu yanlış düşünceyi aşmakta önemli bir adım atmıştır sayın Tansel Çölaşan bu ifadeleriyle...
Bir başka değerli bulduğum ifadesi de '' bizim yapımızda asla bölücü ve dogmatik düşünce yanlılarına yer yoktur.''ifadesidir. Evet, yobaza da gericiye de hayır diyor ki, olması gereken de budur zaten.. Buna da en içten duygularla merhaba..
Bu kurultayın bende sevinç yaratan en önemli yönlerinden biri de Atatürkçü düşüncede kadına verilen değere bil fiil tanık olmaktır. Erkek egemen toplumda ADD de gibi ulusallığı aşan bir yapıda iki kadının kıyasıya ama gayet çağdaş ve barışçıl, insancıl değerlerle bezenmiş olarak yarışmaları üzerinde kitap yazılacak kadar değerli bir görüntüdür.
Ayrıca gençlerin bu yapıda ki konumu son derece dikkate değerdir, bu durumu da en içten duygularla selamlıyorum..
İşte Atatürkçü düşünce budur. Barıştır, anlayıştır. Kadının hak ettiği değeri sadece sözle değil uygulamayla da aldığı , elde ettiği yerin adıdır Atatürkçü düşünce. Barıştır, huzurdur, insanlıktır. Gençlere değer vermektir
Atatürkçü düşünce metoddur. Hoş görüdür. Uygarlığın tüm kazanımlarıdır, insanlığın tüm olumsuz yanlarının tırpanlanmasıdır , Atatürkçü düşünce.
Kim kazanırsa kazansın mesele kazanmak değil mesele bu kurultay ile verilen mesajdır.. Biz biriz.. Beraberiz.. Uygarız.. Barışçıyız...Ve Bu ülkeyi, Atatürkçü düşünceyi,insanlığın tüm değerli kazanımlarını hayatımız pahasına dahi olsa koruyup geleceğe taşıyacağız.. Bu bayrağa, bu Ulusa hizmetkar olacağız.. yaşamımızın ilk anından son anına kadar, dosta düşmana mesaj olsun dedik bu kurultayda
Faşizme de emperyalizme de bölücülüğe de , neoliberalizme de , kapitalizme de irticaya ve yobazlığa da geçit yok dedik birer kale misali duran bedenlerimizle..Ve ulu öndere selam gönderdik sevgiyle dolu yüreğimizden...
Ve bir kez daha anladık ki bu ülke yükselip yücelecek.. Dünya durdukça.. Evet çünkü bu ülkede Atatürkçüler var...Ve bu güzel insanlar canları pahasına da olsa, bu ülkenin düşmanlarının çokluğuna rağmen, gülden gelinlik giydirmeye yemin etmişler... Ve bu yeminlerini tutacaklarına da kimsenin en küçük kuşkusu olmasın...Benim hiç kuşkum olmadı , bir kez daha emin oldum bu kurultayla...Yarınlar Atatürkçe düşünenlerindir. ( Bu güzel yolculukta yoldaşlıklarını yaptığım Metin Atasaral, Hüseyin Naci Bayraktutan, Besim Özyıldız,Hızır Efe Kadıoğlu,Ferhat Artan, Ömer Toprak, Mehmet Büyükdemir e ve saygıdeğer abim Erdoğan Bozacı ya en içten duygularla Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.. Varolun güzel insanlar... Umut sizlerle var.)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40