• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Rize 8 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 11 °C
  • Samsun 7 °C

Ağzı olan susarsa; kim konuşacak?

Seyfullah FIRAT
Türkiye binlerce iç ve dış sorunla yıllardan beri boğuşmaya mahkûm edilmiş bir ülkedir. Dert ve sıkıntılarımızın kaynağında; üzerinde yaşamakta olduğumuz coğrafyanın stratejik önemi ve vatan topraklarımız üzerine çeşitli hesaplar yapan Emperyalist güçlerin oyunları yatmaktadır.

Bütün dertlerimizin temelinde, Emperyalist güçlerin bize karşı kurmuş oldukları sosyal, siyasi ve ekonomik kapsamlı tuzaklar, bir de üzerinde yaşamakta olduğumuz vatan topraklarının bizlere sunmuş olduğu avantajları kullanmadaki beceriksizliklerimiz vardır.

Gelip geçmiş bütün iktidarlar bu ikilem üzerinden kuşatılmakta olduğumuzu göremediklerinden veya görmeden geldiklerinden yıllarımızı kısır bir döngü içerisinde tüketmekteyiz.

Demokrasimiz cicili demokrasi olmanın ötesine geçemediğinden, hukuk devletimiz bir türlü rayına oturtulamadığından, eğitim politikalarımız gayrı milli eğitim kirliliğinden kurtulamadığından ve iktidar muhalefet ilişkileri uygar bir noktaya taşınamadığından dert ve sıkıntılarımız her gün çoğalıp büyümektedir.

İktidar ve muhalefet ilişkileri son yıllarda tamamen rayından çıkmış ve adeta laf yarışına dönüşmüş bulunmaktadır. Sayısal çoğunluğu parlamenter demokrasinin tek ölçütü olarak anlayanlar, her dilediğimi yaparım gibi bir komplekse girince ve bunun karşısındaki muhalefette haklı veya haksız olarak siyaset dilindeki adap ve terbiye sınırlarını zorlayarak işi demagoji boyutuna vardırınca memleket adeta karşılıklı savaşan siyasetçilerin arenasına dönüşüverdi.

Sayın Başbakan bazı zor anlarında muhalefeti öneri getirmemekle suçlamaktadır. Aynı Sayın Başbakan öneri getirenleri de “ağzı olan konuşur” yakıştırmasıyla alaya almakta ve en azından siyasi nezaket sınırlarını delmeyi marifet zannetmektedir.

Muhalefetin en ufak bir tepkisine dahi tahammül edemeyen hiçbir iktidarın toplumun bütün katmanlarını kucaklama gibi bir şansı olamaz. Türkiye bir parti devleti değildir. Türkiye ikinci bir şeflik dönemi yaşamayı hak etmemektedir. Böylesi bir sevdası olanlar kendilerini kandırdıkları kadar bir o kadar da bu millete zarar vermektedirler.

İktidar partisine muhalefet eden herkes bir şekilde içeri tıkılmakta, insanlar henüz mahkeme kararları verilmeden kamuoyu nezdinde utanılacak durumlara düşürülebilmektedir. Hukuk tamamen siyasallaşmaya doğru hızla kayarken bir takım düşman çevreler de toplumu legalite den illegalite ye taşımak için son hızla çalışmaktadırlar.

İktidar çevrelerinin veya muhalefet çevrelerinin ellerinde her ne kadar kirli çamaşır varsa, bunları ortalara dökerek milletin moral değerleri çökertilmekte ve bu devletin zinde güçleri de ne yazık ki bu anlamsız ve gereksiz yarışı ağzı açık bir şekilde izlemenin ötesinde herhangi bir girişim yapmamaktadırlar.
Türkiye her konuda çok kötü günlere doğru delicesine koşarken, iktidar erkini ve nimetlerini ellerinde tutanlar da her şeyi tozpembe tablolar çizerek korkutucu gidişatı milletten gizlemeye çalışmaktadırlar.

Son zamanlarda Sayın Başbakanımızın sergilediği siyaset dilini anlamakta bir hayli zorluk çekiyoruz. Muhalefet sözcülerini “ağzı olan konuşuyor” şeklinde hiç de şık olmayacak türden yakıştırmalarla aşağılamaya kalkarsa biz bu Sayın Başbakanı bu tavrından dolayı elbette alkışlayamayız.

İster iktidar, isterse muhalefet çevreleri olsun, siyaset dillerindeki alaycı, aşağılayıcı, iftira kokan üslubu terk etmedikçe bu ülkede ortak bir frekansı yakalamak ve uzlaşma kültürünü inşa etmek kolay olamayacak.

Sayın Başbakana göre ağzı olan susacak! Peki, neyi olan konuşacak? Sayın Başbakan bunu izah ederseler o zaman belki Sayın Başbakanın siyaset dilini anlamakta yaşadığımız zorlukları aşabiliriz.

Bu memlekette herkes konuşmalı ve düşünmelidir. Ancak, konuşurken veya düşünürken Türkçe konuşmalı ve Türkçe düşünülmelidir. Yeter ki konuşmalarımızda iyi niyet ve samimiyet hakim olsun. Öyle işine geldiği gibi siz lambur lumbur konuşacaksınız, başkaları konuşunca da rahatsız olup alaya alacaksınız. Olmaz böyle bir şey, olmaz olsun böylesi bir siyaset dili.

Biz ağzımız olduğu için ve insanlar ağzıyla konuştukları için ağzımızla ülke gerçeklerini konuşmaya devam edeceğiz. Varsın birileri de göbeklerinden konuşsunlar. Kulaklarıyla dinleyenler bizlere kulak verir, midesini düşünenler de dilediklerine kulak asarlar.
  • Yorumlar 27
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40