• BIST 107.901
  • Altın 151,680
  • Dolar 3,6982
  • Euro 4,3411
  • Rize 21 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • Trabzon 19 °C
  • Samsun 21 °C

ALLAHIN SEVDİĞİ KUL

B. Ali KAVALCI

Gece gündüz ibadet yapan çok mübarek bir zatın bir gün dişi ağrır. Izdıraptan ibadet yapamaz hâle gelince, doktora gidip der ki:
- Doktor bey! Ne olur, şu ağrımı dindir!
- Diş ağrını gideririm, ancak sen bana ne vereceksin?
- Kaç para istersen veririm.
- Senden para istemiyorum, sen salih bir zatsın. Yaptığın bütün ibadetlerin sevabını olduğu gibi bana ver, ben de senin ağrını dindireyim.
Mübarek zat, gece gündüz namaz kılmış, ibadet yapmış, bir diş ağrısına hepsini feda edecek. Verse bir türlü, vermese bir türlü... Vermese, ibadet yapacak hâli yok. Kendi kendine; “Ya Rabbi, ben bu sevapları vereyim, sana tekrar ibadet yapmaya başlarım. Sen çok merhametli ve çok cömertsin. Ben verdim desem de sen zaten benden almazsın, ona da verirsin.” diye düşünür. Sonra; “Tamam, verdim.” der. Doktor da ağrısını giderir. Tam giderken, doktor der ki:
- Dur bakalım nereye? Sen bir diş ağrısına bütün ömrünün ibadetlerini verdin, daha otuz bir dişin var, gözlerin, kulakların var. Her zerren için, daha vereceksin. İbadetin yeter mi? İnsan acizdir, bir diş ağrısına bile bütün ibadetlerini verir. O hâlde bizim Allah-ü telâya arz edeceğimiz ne ibadetimiz olabilir ki?
O zat doktora dönerek der ki:
- Sen daha mübarekmişsin.
Bunun üzerine doktor der ki:
- Kimin mübarek olduğu belli olmaz, dış görünüşe göre karar verilmez. Mübarek olan, doktor da olabilir, tüccar da olabilir, kimyager de olabilir. Bu doktordur, tüccardır, kimyagerdir, dinden ne anlar diyen, öyle aldanır ki, bu aldanması dünyasını da, ahretini de harap eder.
Allah-ü telânın en büyük nimeti, ihsanı, ikramı, Ahmet-i Faruk-i Serhendi’ye, İmam-ı Rabbani hazretleri gibi sevdiği bir kulunu tanıtmasıdır. Allah-ü telânın bir kulunu sevdiğinin alâmeti, o kulun böyle mübarek bir zatı sevmesidir. Allah-ü telâdan yalvararak bu nimeti istemek gerekir.

Hadis-i şerif: Size bir hediye verildiğinde ona misliyle mukabelede bulunun! Eğer buna gücünüz yetmiyorsa, onu karşılayacak derecede kendinse teşekkür ve duada bulununuz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40