• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara -2 °C
  • Trabzon 15 °C
  • Samsun 16 °C

ARİF YILMAZ

Bilge FIRAT

Güzel bir bayram yazısı yazmak isterdim, fakat önceliği RTEÜ rektörü Arif Yılmaz hocamızın istifasına vermem gerektiğini düşündüm. Her zaman olduğu gibi konunun orta yerinden giriş yapacağım satırlarıma. Kimse bana kızmasın, alışamadım sıralı kelamlara…

Hemen herkesin malumu olduğu konuyu burada yeniden yazıp, dillendirmeye gerek yok. Zaten beni yazmaya sevk eden ne medyada çıkan haberler, ne de fırsatçıların bulmuşken vuralım, yıkalım teşebbüsleri oldu. İyi bir gözlemciyseniz, kişilerin cürümlerini de bilirsiniz, yakabilecekleri yerleri de…
Sayın Arif Yılmaz üniversitenin sosyal tesislerinde düzenlenmiş olan toplantıda, açık bir şekilde, belgeleriyle durumu izah etti. Yine de kim neye inanmak isterse inanabilir kanaatindeyim. Zaten iyiye düşmanlık bu kadar artmışken, herkesin aklıselim düşünmesini bekleyemeyiz! Ben ilandan, belgelerden çok başarının önüne çekilmek istenen bentlerden şikâyetçiyim. Arif hocayı tanıyan, tanımayan herkes yorum yaptı olayla ilgili. Yıkmaya bu kadar meyilli insanları gördükçe, Arif hocanın içinde bulunduğu durumu da uzaktan bilen birisi olarak aklıma şu sözler yerleşti; Tek dahi kalsanız, doğruluğuna inandığınız yolda yürümekten çekinmeyiniz!
Kimilerine kolay geliyor iftira atmak, “en iyinin” üzerine kötüyü yamamak! Sözüm ona herkes ilerlemekten yana, görev bilinciyle yanıp tutuşmakta. Mevki, makam ellerinin tersinde(!) Ne hikmetse ilk fırsatta "orası benim hakkım" demekten de geri durmamaktalar. Oturdukları makamı, egoları yönünde kullananlara değinen birkaç cümle de yazmak isterdim, fakat konumuz uzamasın diye bu isteği şimdilik öteleyelim.

Çocukluğumdan bu yana aklımda kalan sitemlerdendir "Rize neden gelişmiyor?" Rize imkânsızlıktan değil, çalışanın omzuna basıp yükselmenin peşinde olanlardan dolayı gelişmiyor. Makamları kendileri için kullananlar yüzünden, makamları “kişilikleriyle” ezenler geri plana itilmeye çalışılıyor. Birileri alın teri döküp, saç ağartırken, oturdukları koltuklarda anlam bulanlar "BEN"in reklamı peşindeler. Sahip çıkmayı bilmiyoruz iyiye.  Kabahatin çoğu bizim, hep siyasete kurban verdik emekleri. A partisi, B kişisi ne derse o olmalı, zira pasta onun tarafında! Sırtımızı da dayadık mı bir amcaya, dayıya, o sırt bir daha yere gelmez. Değil bizim sırtımız, arkadaşların sırtı da sağlamdır artık!

Hep söylemişimdir: Siyaset kirdir ve kire bulaşan herkes kirlenir! Öyle bir memleket haline geldik ki siyasilerin el atmadığı olay yok, neredeyse market raflarında yer alan ürünlerin sıralanışına bile karışacaklar. İnsanoğlu “alışmaya alışmış”, koyun olmaya öyle alıştık ki haksızlıklara karşı verebildiğimiz tek tepki “Aaa, amaa” ötesi yok, istesek de yok! Zira düzen kurucular dört yanımızı sarmış durumda. Düzenin yandaşları da gittikleri yerlerde muhtarlığı kimseye bırakmamakta, zira onlar “ben iktidarım” cümlesini kurabilecek kadar özgüvenli kişiler.

Arif hocanın bunlarla ne ilgisi olabilir? Açık ve net cevap vereceğim, kocaman bir ‘HİÇ’. Doğru bildiği yolda yalnız yürümekten çekinmeyen bir insanın, düzenin kurgusuyla ne işi olabilir?

İstifa konuşmasını hemen herkes dinlemiştir, kaçımız ömrümüzde iftiraya kurban gitmişken, çamura atılmaya çalışılmışken bu kadar vakur bir duruşla açıklama yapabilir? Sesimiz “aman kimseyi kırmayayım, üzmeyeyim, yine de kötülük olmasın” tınısını taşıyabilir? Kendini değil, içinde bulunduğu kurumun geleceğini düşünebilir?

Üniversite bir aralar Rize için bir hayaldi, uzun bir dönemde hayal olarak kalmadı mı? Başta da söylediğimiz gibi, makamlarda gözü olmayanların(!) egoları yüzünden en büyük darbelerden birini de üniversitemiz almadı mı?

Arif hoca gibi her kesimce sevilen, ne yaptığını bilen, hakka ve hukuka riayet eden, bunca düzenin oyuncusu arasında hizmet anlayışından taviz vermeyen kaç kişi bulabilirsiniz. Bunca zaman içerden, dışarıdan gelen sıkıntılarla baş edip, aynı zamanda gerek üniversite, gerek Rize adına bu kadar başarıya imza atabilmek kaç kişinin harcı olabilir?

Bilmiyoruz efendim, haklı olana, layıkıyla çalışana, alın teri döküp kendi için çalışmayı geri plana atıp, hizmet anlayışını tekile değil de genele yayan ADAMLARA sahip çıkmayı bilmiyoruz. Rize’nin geleceğini “koltukçulara” bırakmamak için, Arif hocanın yandaş olmamış, boyun eğmemiş hizmeti için, davası için haklıya sahip çıkmayı öğrenmeliyiz. Bencilliğe kurban verilecek ne Arif hocamız var, ne de geleceğimiz!

Rizeliler olarak, haklının yanında durmayı öğrenmeliyiz. Rektörümüz Arif Yılmaz istifasını dilerim geri alır, almayacak olsa da Rizeliler olarak yanında yer almalıyız. Cemil Meriç’in söylediği gibi “hakikatin tarafı” olmayı seçmeliyiz.

Vardır bu sıkıntının da bir hayrı, rektörümüz daha iyi anlayacaktır bundan sonra birçok şeyi. Bir Rizeli olarak canı gönülden söylüyorum ki; elbette yalnız değilsiniz, destekçileriniz hınca hınç kalabalık, yine de hayırlı olsun “tek adamlığınız” Arif hocam.

  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40