• BIST 97.533
  • Altın 145,969
  • Dolar 3,5805
  • Euro 3,9998
  • Rize 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 19 °C

ARKADAŞLIK-KARDEŞLİK HUKUKU

D. Ali TAŞÇI

 

 

İnsan toplumsal bir varlıktır, tek başına yaşayamaz. Hele Müslüman bulunmaz dosttur, öyle olmalıdır. Uzun bir yolculuğa çıktığımız şu dünyada, yolculuk yaptığımız kişileri tanımak zorundayız. Yolda bizi arkamızdan hançerlemeyecek; dinimize, canımıza, malımıza, namusumuza saldırmayacak, bizi en az kendisi kadar düşünecek ve koruyacak arkadaşlar, kardeşler, dostlar edinmeliyiz. Edinmeliyiz ki, hayat anlam kazansın ve amacına ulaşsın.
Her şeyin bir ölçüsü var da kardeşliğin yok mudur? Bu ölçüleri görmeye çalışalım:
Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor:
"Kişi, dostunun dini ve ahlâkı üzerinedir. Öyle ise herhangi birimiz dostluk edeceği kimseye baksın…"
Arkadaşlık (dostluk) edeceğimiz kimselerin özellikleri neler olmalıdır? Gazâli bu özellikleri şöyle sıralıyor:
"a– Akıllı olmalıdır. b– Güzel ahlâklı olmalıdır. c– Fasık olmamalıdır. d– Bid'ad sahibi olmamalıdır. e– Dünyaya düşkün olmamalıdır."
Cafer–i Sâdık (Rah.Alh.) beş kişiyle arkadaşlık yapılmamasını öğütlüyor:
1– Yalancı ile; ona inanırsan aldanırsın.
2– Ahmak ile; çünkü sana kârı dokunacak yerde zararı dokunur.
3– Cimri ile; çünkü o, gerekli ihtiyacını bile senden esirger.
4– Korkak ile; çünkü o, bir lokmaya bile seni satar.
Kardeşlik (dostluk), ayrı bedenlerde çarpan tek kalp gibidir. Dünyada sahnelenen fakat senaryosunun ötelerde yazıldığı bir kurumdur. Dünyevi olan her şey onu bozar. Bu nedenle dünyevi olanların kardeşlik (dostluk) gibi kavramları yoktur ve olamaz. Her şeyin menfaate dayalı olduğu yerde yalnız alışverişten söz edilir, dostluktan değil.
Kardeşlik (dostluk) haklarını şöyle özetleyebiliriz:
 

KARDEŞLİĞİN BİRİNCİ HAKKI:
Mal hakkıdır. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
"İki kardeş, iki el gibidir; biri diğerini yıkar" buyurmuştur. Genişlikte, darlıkta, servette, malda ortaktır. Onu kendi düzeyinde tutmalı, ihtiyacını kendisi demeden gidermelidir. Gerektiğinde malını bölüşmelidir. (Ensar örneği)
Onu kendine tercih etmelidir. Onun ihtiyacını kendi ihtiyacından önce düşünmelidir. Ashab'dan birisinin evine bir kelle gelir. O, komşusunun kendisinden daha muhtaç olduğunu düşünerek ona gönderir. Kelle böylece bütün mahalleyi dolaştıktan sonra tekrar kendi evine gelir; çünkü en çok muhtaç olan kendisidir. Bunun adı "Îsâr"dır, yani kendisi muhtaç iken başkasını tercih etmek. Allah için sevişmenin en üstün derecesi budur.
Hz. Ali:
"Dost ve ahbaplarla yediğim yirmi dirhem, fakirlere verdiğim yüz dirhemden benim için daha sevimlidir." derken, dostlarla bölüşmeyi, fakire yardımdan üstün tutmaktadır. Cennet, Allah Celle Celaluhu'nun nimetlerinin dostlar tarafından bölüşüldüğü yer değil midir? Öyleyse dünyamızı neden cennet yapmıyor da ihtiras cehenneminde yanıp tutuşuyoruz?

KARDEŞLİĞİN İKİNCİ HAKKI:
Kardeşinin yardıma muhtaç olduğunu görüp onun istemesine meydan vermeden, yardımına koşmak ve kendi işini sonraya bırakmaktır. (Sen hele en yakınındaki kardeşinin yardımına koşmayı öğren, arkasından Gazze de Irak da gelir.) Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selem buyuruyor:
"Allah'ın yeryüzünde kabları var, onlar da kalplerdir. Bu kalplerin Allah Celle Celaluhu katında en sevimlisi (günahlardan) arınmış, (dinde) salahatli ve (kardeşine karşı) en yumuşak olanıdır.
"Üç gün üst üste gelip meclisime devam ettiği halde maddi bir istekte bulunmayan kimsenin, yalnız Allah rızası için gelmiş olduğunu anlarım" diyor bir İslâm büyüğü.
En güçlü insan kimdir biliyor musunuz? Allah'tan başkasından hiç ama hiçbir şey istemeyen insandır. Dünyaya ve dünyadakilere ne kadar muhtaçsanız o kadar dünyevi, yani korkaksınız. Dünya fânidir, fâniye gönül bağlayan korkak olmaz mı? Allah bakidir, Baki'ye gönül bağlayan neden korkar?

KARDEŞLİĞİN ÜÇÜNCÜ HAKKI:
Bu hak dildedir. Dostunun hoşlanmadığı sözlerden kaçınmalıdır. Dostluk Anka kuşu gibidir, bir ürkütürseniz bir daha kapınızı çalmayabilir. Dostun gıybetini yapmamalıdır. Bu ruhlar âlemindeki sevgi köşkünü çatırdatır, hatta yıkabilir. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Selem, kimsenin hoşuna gitmeyecek sözü yüzüne vurmazdı.
Dostun kusurlarını örtmek fakat iyiliklerini gizlememek gerekir. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selem şöyle buyuruyor:
"Gördüğü iyilikleri gizleyip, gördüğü kötülükleri açığa çıkaran kötü komşudan Allah'a sığının."
Hased işte budur ki, yakıcı bir ateştir.
Dost sır saklamasını bilendir. Onun yanında bir hata işlesen, hiçbir zaman, benim bu hatamı açığa çıkarır diye endişe etmemelidir. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selem:
"Bir adam etrafına bakınarak bir söz söylediği zaman, o söz (oradakilere) emanettir." buyuruyor. O halde dost, dostu için ağzını kontrol etmelidir.

KARDEŞLİĞİN DÖRDÜNCÜ HAKKI:
Sevgiyi, muhabbeti artıracak sözler söylemelidir. Arkadaşının hoşlandığı hususlar araştırılmalı, dil ile ona sevgisini anlatmalıdır.
Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selem buyuruyor:
"Sizden biriniz kardeşini sevdiği zaman, sevdiğini ona duyursun."
İyi tanınmak istediği kişiler arasında onun iyiliklerini saymak, yani ona referans olmalıdır. Bunun yanında onu övenlerin övgülerini neşeli neşeli ona anlatmalı ve onu sevindirmelidir. Bizi en çok sevindiren şey, gıyabımızda birisinin bize arka çıkması, övmesi değil midir?

KARDEŞLİĞİN BEŞİNCİ HAKKI:
Arkadaşın hatalarını bağışlamaktır. Dostun bir hata işledi, bir günaha girdi diye onu terk etmemelidir. Belki sana en muhtaç olduğu an, günah işlediği andır. O zaman onun yanında olmak gerekir. Kendisine değil, işlediği günaha buğzetmeli; bir doktor gibi insana değil, mikroba düşman olmalıdır. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selem şöyle buyuruyor:
"Allah'ın en kötü kulları (yeryüzünde) koğuculukla (söz taşıma) dolaşıp, dost ve ahbapları birbirinden ayıranlardır."
Kardeşinin bir kusuru için yetmiş çeşit mazeret bulabiliyorsan, sen gerçekten dostsun. Birisi güzel diyor:
"Dostunun hoşuna giden taraflarını al, hoşuna gitmeyen kısımlarını at. Çünkü hoşuna gitmeyen taraflarını düzeltmeye ömrün yetmez."
Bir Hadis–i Şerif'te:
"Mü'min tez kızar, tez barışır." buyuruluyor. "Hiç kızmaz." denilmemiştir. Nitekim İmam Şafiî de şöyle demektedir:
"Kızdırıldığı halde kızmayan eşektir. Gönlü alınmaya çalışıldığı halde rıza göstermeyen (barışmayan) şeytandır." Peygamberimizin Sallallahu Aleyhi ve Selem, bir hadisi de şöyledir:
"Sevdiğin kimseyi biraz idareli sev, olabilir ki günün birinde sana buğzedici olur. Buğzettiğin kimseye karşı da aşırıya kaçma, olabilir ki günün birinde dostun olur."

KARDEŞLİĞİN ALTINCI HAKKI:
Dostun için hayır duada bulunmaktır. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selem:
"Bir kimse kardeşine, gıyaben dua ettiği zaman, bir melek: "Allah, sana da o dua ettiği gibi versin." der." buyurmaktadır. Yine bir başka hadislerinde:
"Kişinin, kardeşi hakkında gıyaben yaptığı dua reddolunmaz." buyurmaktadır.
Dua etmek, kardeşini sevdiğinin bir işaretidir. O dua vasıtasıyla kalpler ısınır, manevi kapılar açılır ve sonsuz mutluluk yolları görünür.

KARDEŞLİĞİN YEDİNCİ HAKKI:
Vefa ve ihlâstır. Vefa, ölünceye kadar ve öldükten sonra da ailesiyle muhabbeti devam ettirmektir. Sevgi, insanı sonsuza taşıyorsa sevgidir. Dünyaya dönük herhangi bir şey için oluyorsa bu ticarettir. Nitekim Arş–ı Âzam'ın gölgesinde barınacak olan yedi sınıf insandan birinin, Allah için sevişen ve bu sevgi ile birleşen ve ayrılan iki kişi, olduğunu Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Selem haber vermektedir.
Vefa, genellikle arkadaşlar arasında bir mevki ve makamla test edilir. Bugün çok iyi dost gibi gözüküp, yarın bir makama geldiğinde seni unutan insanın arkadaşlığından, dostluğundan söz edilemez. Altının ayarı mihenk taşında belli olur; insanın ayrı da makamında ortaya çıkar. Makamların dostları olmaz, kulları olur. Bir makama geldiğiniz zaman çevreniz çoğalıyorsa, biliniz ki, eceliniz de onların elinden olacaktır. Karınca uçar uçmaz serçeye yem olur. Kanatları, karıncanın eceli olmuş olur.
Kim çok alkış alıyorsa onun dostu yoktur; çünkü dost sessiz ve mütebessim gelir. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selem'in, hayatı boyunca hiç alkışlandığını duyan, okuyan var mıdır? Sadece Mekke müşrikleri ölülerini alkışla gömüyorlardı o zaman. Alkış, ölü gönüllerin son sesidir ve figan yüklüdür.

KARDEŞLİĞİN SEKİZİNCİ HAKKI:
Dostuna yük olmamak ve gereksiz tekliflerde bulunmamaktadır. Mümkün olduğu kadar kendi ihtiyaçlarını ondan gizlemelidir.
Dostluk sade olmalı, külfet getirmemelidir. Dost gelecek diye heyecana kapılmamalıdır. İnsanların arasını açan bu tip protokol kurallarıdır. Gerçek dosttan çekinilmez ve utanılmaz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Selem buyuruyor:
"Ben ve ümmetimin müttaki olanları, külfet ve zahmet vermekten uzağız."
"Kişi, arkadaşının dini ve ahlâkı üzerinedir. Kendisine uygun gördüğünü sana uygun görmeyenin sohbetinde hayır yoktur." bir başka peygamber sözü. Ve dahası:
"Din kardeşine hakarette bulunman mümin kişiye kötülük olarak yeter." de O'nun sözü.
İnsanlarla güzel geçinmenin ve iyi insan olmanın elbette yolları vardır. Şöyle özetleyebiliriz:
Dost ve düşmanı güler yüzle karşılamalıdır. Herkese karşı zillete düşmeyen bir tevazû (tevazûun aşırısı kibirdir.) ve kibre varmayan bir onurluluk içinde bulunmalıdır. Bir toplumda hoşa gitmeyecek söz ve davranışlardan kaçınmalıdır. Güzel sözleri dinlemeli, fakat hayranlık göstermemelidir. (Karşı taraf kibre düşebilir.) Kendine ait olan şeylerden söz etmemelidir.
Varlığını, değil başkalarına, aile efradına bile bildirmemelidir; çünkü az ise onlar seni aşağı görür, çok ise ihtiyaçları tükenmez.
Hiddetli iken konuşmamalı, bir şeye karar vermemeli. Çok neşeli iken de vaadde bulunmamalıdır.
Servetini, şerefinden üstün tutmamalıdır.
Amirlerinle oturduğunda onlara fazla ihtiyaç göstermemeli, onların yanında kimsenin dedi–kodusunu yapmamalıdır.
Boş sözlere kıymet vermemeli, ayak takımıyla oturmamalı, kötü sözleri duymamalıdır.
Kimseyi alay etmemelidir. Alay insanın onurunu kaybettirir. Alaycı, başkalarını küçük düşüren insanların yanına kimse gitmek istemez, herkesin bir onuru vardır.
Kimsenin başına gelene gülmemeli, bir gün senin de başına gelebilir.
Ön yargılı olmamalıdır, bu insanın zindanıdır.
Adam gibi adam olmalı; Allah'a, O'nun istediği gibi kul olmalı, Peygamber'i örnek almalıdır

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40