• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Rize 24 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 17 °C
  • Trabzon 24 °C
  • Samsun 23 °C

AŞK , HÜZÜN VE ÖLÜM-1

Osman KAYA

 

Aşk hüzünden başka nedir ki?Aşkta talipseniz eğer, gözyaşlarınızı bir ipe dizip kolye misali buynunuza asmayı göze almışsınız demektir...

Bu itibarla aşk ve ölüm bir birine ne kadar da benzer... en nihayetinde aşk ta da ölüm de de gözyaşı yok mudur?

Aşk bir ölümdür... çünkü ölümde de bu dünya açısından yokluk vardır, aşkta da normal yaşam açısından yokluğa yöneliş vardır...

Aşk kavuşmamakla olgunlaşır... çünkü aşkı olgunlaştıran acı güneşi ancak kavuşmama durumunda boy gösterir, belli noktaya gelir.Aşk evrenin sırrıysa ki öyledir, her sır bir bedel gerektirir... aşkta öyle... aşk bedellerin en büyüğünü gerektirir... aşk ehli canını vermeyi göze almadıkça aşk ehli olma durumuna asla gelemezler...

Boşa demiyor şair:'' Aşk için ölmeli, aşk o zaman aşk''

Hangi gerçek aşkı gördünüz ki içinde derin acılar saklanmasın?

Hangi gerçek aşkı gördünüz ki içinde , bir yerlerinde ölüm saklanmasın?

Evrenin sırrı aşksa aşkın sırrı da ölümüne hüzündür.Çünkü aşkın başında da sonunda da ölüm bir sır olarak durur...

Nedendir Ya Hak aşıkların vuslata erememeleri?yoksa hicran ve hüzün aşk sarayının yegane anahtarıdır da haberimiz mi yok?

Bir aşık aşkına kavuşamayınca şu satırlarla seslenir aşkının arkadaşına:

''Nazan Hanım... anladım ki aşk en temelde acı çekmektir... aşk sırrı Haktır ki bu sırrın özü gözyaşında saklıdır...aşk için gözyaşı dökenlere ne mutlu... Ben Alevnurumu çok sevdim...onu ebediyete taşımak üzere sevdim... ama nasip olmadı...biliyorum ki sadece ben değilim vuslata eremeyen... bu gökkubbede nice yürekler yandı ateş- i aşktan...benim yüreğim yandı ne gam...ona söyleyin... ben onu çok sevdim...onun güzel adını bir mukaddes emanet gibi ölene dek taşıyacağıma and içiyorum...ona söz vermiştim... iyi olmak konusunda ... evet... elimden geleni yapacağım... ama dünya bu.. kimbilir yarına çıkamayabiliriz... hakkını helal etsin...eğer emri Hak vuku bulur da canımızı Rabbimize teslim edersek... buluşacağımız yeri biliyor...ebediyyen elveda... kendine her zaman iyi baksın... yaşadıkça seveceğim onu... emri hak vuku bulursa da vasiyetimdir..mezartaşıma aşkımın adını yazdıracağım...ya nasip ruzi mahşerde kavuşmaya...''

Ne acıdır insanın sevdiğine kavuşamaması...bir yumruk düğümlenir boğazda ki yutkun yutkunabilirsen...kafana balyozlar ine durmaksızın...hüzün kıvılcımları uçuşur ki yürekte, her biri evlat acısını bildirir gibidir insana...

Ne acıdır insanın sevdiğine kavuşamaması... adı gelince akla sevgilinin, birer mermi olur yağar yüreğe harfler...birer pınar misali akar gözlerden yaşlar ...

Ne acıdır insanın sevdiğine kavuşamaması... kim anlar derdini açıklasanda.. Der ya Fuzuli:

'' ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge
ne açar kimse kapum, bad-ı sabadan gayri''

evet.. aşka talip olan , yalnızlığa, boynu büküklüğe, anlaşılmamaya talip olmuş demektir...o kadar ki kapısını sadece sabah rüzgarının açmasını kabul etmek pahasına...

Aşık neyi anlatacaktır ki... anlatsa kim dinler? dinlese kim anlar? anlasa kim ne yapabilir? aşık çaresizliğe mahküm insandır...anlaşılmamaya...

hele de aşkın ayaklar altına alındığı bu zamanda aşık iki kat daha çaresizdir...

aşkın tek ilacı vardır... gerisi boş... aşık, ölümle başı göğe eren insandır... aşık ölmeye mahküm hastalığa yakalanmış bir çaresizdir ki ona acımak değil gıpta ile bakmak yakışır... çünkü aşık , acıyı bal eyleyip hüznü şerbete çeviren ve ölüme yumuşacık bir yatağa girece , toprağa bir gül bahçesine girercesine girmesini bilen bahtiyardır...

Aşkını hayatın ve ölümün sahibine yönlendirip fani bedenden geçmesini bilenlere ne mutlu...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40