• BIST 97.726
  • Altın 145,625
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Rize 16 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 14 °C

ATATÜRK VE AYDINLANMA-2

Osman KAYA

 

AYDINLANMA NEDİR?

Aydınlanmanın temelleri bence felsefe tarihinin ilk filozofu olarak kabul edilen Eski Yunan Filozofu Thales ile atılmıştır..
insanoğlunun yaşamı ve doğayı efsanelerle değil, akıl ve mantığıyla açıklamaya başladığı an, aydınlanma başlamış demektir...

işte çok özetle aydınlanma budur. Yani hurafelerden kurtulup akıl ve mantığa teslim olabilmektir, aydınlanma...

Sokratesin, '' sorgulanmamış hayat, yaşamaya değmez'' ifadesi ise bana göre aydınlanma düşüncesinin meşaleleşmiş sözü gibidir..

sosrgulamaktır aydınlanma, koyun sürüsünbün koyunu olmaktan kurtulmak, insan olmanın onuruna, akıl ve eleştiri yoluyla ulaşabilmektir..

Bu günkü anlamda aydınlanma Matematikçi ve filozof Rene descartes tarafından ortaya kondu.. Düşünmenin varoluşun temeli olduğunu ortaya koyan, '' COGİTO, ERGO SUM- düşünüyorum, öyleyse varım'' önermesi ile başlamış sayılır aydınlanma...

Düşünmenin , akletmenin, sorgulama ve eleştirmenin, tartışmanın teslimiyet ve kabulden daha yüksek bir insani tavır olduğu yaklaşımı Batıda aydınlanmayı başlatmıştır.

Ama daha öncesinde, Yunan Düşüncesi, İslam Akılcılığı, Roger Bacon daki deneyci yaklaşım, Rönesans ve Reform aydınlanmanın sac ayaklarıdır.

Aydınlanmanın felsefi çerçevesi 18. yy da çizilmiştir. Bu düşünce sisteminin oluşumunda ve gelişiminde katkısı olan pek çok düşünür, bilim adamı ve sanatçı vardır ama şu üç ülkede yaşayan şu filozoflar aydınlanmanın temel unsuru konumundadırlar:

FRANSA: Descartes, Volter, Diderot

ALMANYA: immanuel Kant, Feuerbach

İNGİLTERE: John Locke, David Hume , Condillact

 

Aydınlanmanın Felsefi Tanımını yapan Alman Filosofu İmmanuel Kant , şunu söyler:

'' Aydınlanma insanın kendi hayatını , kendi aklının ellerine alacak kadar cesur olmasıdır.''

İnsanlık tarihine baktığımız zaman görürüz ki, tüm baskıcı toplumlar akla düşman olmuştur... İnsanoğlunun toprağa yerleşmesinden sonra ( M.ö 10000 lerde) mülkiyet olgusu başlamış, mülkiyet savaşları ve bu doğrultuda köleci topluma geçiş söz konusu olmuştur.Köleci Toplumla beraber, koruycu sınıflar ki buna skerler diyoruz, sahip sınıflar, köle hizmetçi sınıflar ve sahip sınıflara inanç desteğini veren din adamları sınıfı kendini göstermiştir.

Din adamları sınıfı, yeryüzünde sömürülenlerin sömürülmelerinden kaynaklı muhtemel başkaldırılarını engellemek için, hep olan bitenin kader olduğunu, sınav olduğunu, susmaları, sükut etmeleri halinde Tanrının kendilerine çok daha zevkli ödüller vereceğini savundular....

İsyanları başkaldırıları önlediler, gücü elinde bulunduran sahip sınıfları rahatlattılar ve onların imkanlarını çoğalttılar, tabi kendileri de yüklü pay aldılar...


Düşünelim.. Romalı Spartaküs ve Hindistanda Paryalar....

Spartaküs Koca Roma Ordusuna başkaldırdı, zulmün muhteşem kalesi Romanın dizlerini titretti... Ama Hindistanlı Paryalar, binyıllardır sustu.. Neden... ne susturdu paryaları? elbette ki din adamları sınıfı....

İşte aydınlanma devrimi, ezilen insanın, ezelerin yanında yer alan din adamı sınıfına, '' hele sen şöyle kenara çekil'' demesidir.


Ancak aydınlanma dinin reddedilmesi, dinin yoksayılması değil, dinin insan gönlünü zenginleştiren, iç huzuru arttıran , toplumsal ideallerin gelişmesinde katkıda bulunan bir unsur olarak görülmesidir..

Aydınlanma aklın önünün alabildiğine açılmasıdır.

Ne Hümanizm aydınlanmasız, ne aydınlanma Hümanizmsiz düşünülebilir. İkisi birbirini takviye eder, perçinler...

Aydınlanma eşitliktir.Aydınlanma adalettir...
aydınlanma oligarşiye karşıtlıktır.

Aydınlanma bilimdir, bilimsel gelişmelerin önünü açmaktır. Aydınlanma İnsanların Allah ile kandırılmasının önüne geçilmesidir.


Aydınlanmaya düşman olanlar , aydınlanmanın ışığından insanların nasiplenmesinin önüne geçmek için onu çeşitli ithamlarla suçladılar... Mesela Batıda Hristiyanlar tarafından Aydınlanma, islamın truva atı şeklinde değerlendirilmişken, aynı şey İslam Dünyasında, Aydınlanmanın kaynağı hristiyanlıktır ya da aydınlanmanın amacı Hristiyanlığın hayat bulması ve başarı kazanmasıdır şeklinde propagandalar yapılmıştır.


Aydınlanmanın herhangi bir dinin yanında olma ya da herhangi bir dinin karşısında olma gibi bir amacı asla yoktur...Aydınlanmanın amacı insan soyunu her türlü akıldışılığın baskısından kurtarmak ve kendisini aklının ellerine teslim etmektir. Aydınlanma '' ŞEY'' lere , akla yakın olmaları oranında değer verir. İşte tam da bu bağlamda Aydınlanmaya en yakın olan din islam dır ama.. bu aydınlanmanın, islam adına yapılan yobazlıklara sessiz kalacağı-kalması gerektiği anlamına gelmez... Şu bir gerçektir ki, en akla yakın olgu bile, mesela bilim bile yeri gelir dogmatiklerin elinde bir silah olur-donar. İşte bu durumda Aydınlanmanın temel felsefesi şudur: O ANDA AKLA, ANALİTİK DÜŞÜNCEYE KARŞI OLAN NEYSE, BU MİSYONU NE TEMSİL EDİYORSA ONUN KARŞISINDA VE DAİMA AKLIN VE BİLİMİN RAHATÇA İŞLEMESİ ADINA TAVIR ALMAK....


Aydınlanma bilimsel, edebi ve felsefi eleştiridir. Bu sürecin önünü kapatmamak ve daima açık tutmaktır.

Aydınlanma Hakikatın kutsal metinde dogmatik bir tarzda aranması değil, kutsal metin de dahil olmak üzere evrende var olan her olgunun aklın süzgecinden geçirilmesidir...

Aydınlanma, kalkınmanın, adaletin , barışın, eşitliğin, bilimsel ve teknik atılımın, doğayı ve yaşamı kavramanın en gerçekçi olarak kavranmasının temel koşuludur...


Aydınlanma, insanın insanı kandırmasının önüne geçmektir. Avrupa, Rus, Japon Aydınlanması beraberinde gelişmeyi ve ilerlemeyi getirmiştir. Bu gün Japon kalkınması ve teknolojisinden bahsedebiliyorsak bunun kaynağı taa 19 yy da başlayan Meiji restorasyonlarıdır.

Ruslarda da aynı şekilde Çarlık dönemindeki kısmı Aydınlanmalar, ve Sovyet aydınlanması bu günkü Rus Devini oluşturmuştur.. Ama ne yazıkki Türk Aydınlanması başlatılmış , maalesef tamamlanmamıştır.

( devam edecek)

  • Yorumlar 13
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40