• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 14 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 13 °C

ATATÜRK’ÜN ÖNEMİ VE ATATÜRKÇÜ DURUŞ-1

Osman KAYA

 

Yurdunu seven ve aydınlanmayı temel alan, aynı zamanda değerler sahibi olan bir insan ve bir yurttaş olarak her daim haykırdım: İyi ki Atatürk’üm var ve iyi ki de ben Atatürk’ünüm...

Mustafa Kemal alabildiğine derin bir felsefe ve bir aksiyonun adıdır. Onu mahalle kahvesindeki ucuz politik tahlillerle anlayamazsınız Mustafa Kemal’i anlayabilmek için çok ciddi akademik çalışmalar yapmanız gerekir.
Okudukça, düşündükçe, araştırıp sorguladıkça onu daha iyi anlıyor ve ona çok daha değer veriyorum. Okudukça anlıyorum ki Atatürk başlı başına birçok üniversitedir. Ve Atatürk’ü araştırmak bir çok üniversiteyi bitirmek demektir.Geçmişte Atatürk’ü eleştirdiğim,'' yaa neden böyle'' dediğim konular oldu..Leibnitz felsefesinde '' Mümkün dünyaların en iyisi '' diye bir teori var.. Bu teori Tanrı Neden Evreni Böyle Yarattı? sorusuna cevap verir. Cevap ortalama olarak şöyledir: '' Tanrı Bu Evreni Böyle Yarattı Çünkü Bu Evren , Mümkün Evrenlerin En İyisidir.''

Tıpkı bu çerçeveden baktığımızda Mustafa Kemela bize yanlış gözüken bazı uygulamaları mecburen , yani alternatif uygulamalar arasında mümkün olan en iyi uygulamayı ortaya koyarak yapmıştır.Okudukça gördüm ki Mustafa Kemal asla '' işte iyi şeyler yaptı ama geldi geçti işte'' diyerek geçilecek bir lider değildir.Onu her gün yeniden, yeni bir bakışla, farklı ve daha derin bir perspektifle yeniden okumak gerekir.

Günümüzde yaşadığımız krizlerin en önemli nedeni Atatürkü doğru anlamamak ya da ondan kopmaktır.Atatürkten kopmak demek, aslında insan olmaktan kopmak- vazgeçmek demektir.Yurdunu teslim etmek demektir Atatürkten kopmak demek...

Atatürk, Atatürkü düşünce ile anlaşılır- bilinir.Atatürkçü Düşünceyi şu tanımlarla ortaya koyabiliriz:ATATÜRKÇÜLÜK, TÜRKİYE NİN ÇAĞDAŞ MEDENİYET SEVİYESİNE ERİŞMESİNİ , ATATÜRKÜN BAŞLATTIĞI DEVRİMLERİN YÜRÜTÜLMESİNİ BAĞLAYAN VE ŞART GÖREN YOL''

ya da: '' TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞ VE SÜREKLİLİĞİNDE TEMEL OLAN , ATATÜRKÜN TÜRK TOPLUMUNU ÇAĞDAŞ UYGARLIK DÜZEYİNİN DE ÜSTÜNE ÇIKARMAK AMACIYLA UYGULAMAYA KOYDUĞU DÜŞÜNCE VE İLKELER BÜTÜNÜ.''

Atatürkçü düşüncenin hedeflerinden biri özgürlükçü ve toplumcu demokrasidir.Bir sözünde şöyle ifade eder bu durumu:

'' MALÜMDÜR Kİ , TÜRKİYE CUMHURİYETİ , DEMOKRASİ ESASINA MÜSTENİT BİR DEVLETTİR.DEMOKRASİ İSE ESAS İTİBARI İLE , SİYASİ MAHİYETTEDİR.FİKRİDİR, FERDİDİR, MÜSAVVATPERVERDİR.''

Atatürkçü düşünce hangi etkenlerle ortaya çıkmıştır?Mustafa Kemal Harp Okulundayken pek çok şey öğrenmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun yönetim biçimini ve yönetimin baskıcı günlerini yaşadı.Dünya Ülkelerinin iç işlerimize karıştığı görüldü.Devletin uzun süre ayakta kalamayacağına inandı. Bunun için bir arayış içine girdi.Geniş bir çevre edinmeye çalıştı.

Osmanlı İmparatorluğu nun savaştan yenik çıkması ve işgal edilmesi , Atatürkün Düşüncelerinin gerçekleştirilmesine olanak hazırladı.

İmparatorluk parçalanmıştı. Düşman askerleri , yakıyor, öldürüyor, her türlü işkenceyi yapıyordu. Padişah yönetimi , etkisiz kalmıştı. Sarayı ve kendilerini nasıl kurtaracaklarının hesabını yapıyorlardı.

Uzun süren savaş, halkı bezdirmiş , aç ve sefil bırakmıştı. Bir kurtarıcı arıyordu.İşte bu karanlık günlerde Atatürk Samsuna çıktı. Bütün Anadoluya umut ışıkları saçtı..Halk, ona inandı , etrafında bütünleşti. Kurtuluş savaşı başarı ile sonuçlandı. Sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Cumhuriyet kuruldu ve diğer devrimler yapıldı. Bu gün şu ya da bu şekilde bağımsız ve özgürce yaşıyorsak , bunu hiç şüphesiz Atatürke borçluyuz.

Defalarca söylediğimiz Gibi Büyük Önder attığı adımın her aşamasında bilim ve aklı rehber edinmişti..Ve onun attığı adım, adım atarken izlediği yol hep bu nitelikleri taşıyordu.

Atatürkün düşündüğü devrimlere inanacak ve uygulayacak bir kadrosu yoktu. yontemleri kendisi bulmuş ve ustalıkla uygulamaya koymuştur. Ona göre :

1-Ulus Devrime adım adım alıştırılmalıydı.

2-Önderin çevresi bile bu kadro niteliğinden uzak olduğu için devrim evrelere ayrılmalıydı.

Mustafa Kemal NUTUK ta şöyle der:

'' Ben ulusun vicdanında ve geleceğinde sezdiğim yeteneğini , bir ulusal sır gibi vicdanımda taşıyarak yavaş yavaş bütün toplumumuzda uygulatmak zorundayım.''

ve Büyük Önder Cumhuriyetin ilanını bile bir gün öncesinden çevresine bildirmiştir. Bu zorunlu bir taktik gereğidir.

Atatürkçü düşüncenin bazı özellikleri vardır.. Bunları sıralarsak:

* Atatürkçülük , ayırıcı , bölücü değil , bütünleştiricidir.Bu nedenle kesin olarak ırkçılığa karşıdır.

* Atatürkçülük , yobazlığa, kalıpçılığa , boş inançlara karşıdır. özgürlüğün en kutsal bir hak olduğuna ,inanır . Her türlü zorbalığa karşıdır.

*Atatürkçülük barışçıdır.Her türlü saldırganlığa ve yayılmacılığa karşıdır.Yurtta barış, dünyada barış ilkesini savunur.

* Atatürkçülük, ulusal kültürü yüceltmeyi ve dilde bağımsızlığı amaçlar . Kültürde ve dilde yabancılaşmaya karşıdır.

* Atatürk her türlü iç ve dış sömürüye karşıdır. Ulusal kaynakların ,ulusal çıkarlar doğrultusunda kullanımını öngörür.

* Atatürkçülük eskiyi yadsımaz . TC ni yeni değerlerle kalıcı tarihsel değerlerin bileşimi sayar.

* Atatürkçülük , ileriye , uygarlığa , her türlü yeniliğe açık devrimci bir yoldur. Türkiyede yaşayan tüm insanları yeni çağlara yönelten ilerici bir akımdır.

* Atatürkçülük , ezilen , sömürülen mazlum ulusların uyanmasını , bağımsızlıklarını kazanıp kalkınmasını sağlayan ilk ulusal kurtuluş Devrimidir.

Maalesef karanlık bir zaman diliminde yaşıyoruz... Bu ülkenin kurucu unsuru olmasına rağmen Mustafa Kemal in düşüncesini savunmak neredeyse utanç verici bir duruma düşürülmektedir. Formalite olarak Atatürkün adı hala daha anılmakta ama Atatürkçü olmak, her türlü baskıyı göze almayı gerektiren bir bedel ödemeyi göze almayı beraberinde getirmektedir.

Atatürkçüler, baskı altına alınmakta ve susturulmaktadır.her yerden soyutlanmakta, tecrit edilmekte, adeta suçlu psikolojisi içine sokularak toplama kampına sokulmaktadır

Bu kuşatmadan kurtulduğunu sananlar ise bu baskıları yapanlara karşı yağcılık yapanlardır.Bunlar, her ne kadar olan bitene muhalefet ettiklerini sansalarda son tahlilde etliye sütlüye karışmayarak aslında egemen güce entegre olmaktadırlar...

İki kuruşluk menfaate eğilen, ne dediğini ve kime hizmet ettiğini tahlil etmekten aciz, şımarık başına buyruk sözde Atatürkçü, özde paracı- menfaatçi bir kesim bu memleketin başına bela olmuştur.

Bu kesimin tutumları alabildiğine çelişkilidir.tarikatlardan şikayet ederler, en küçük menfaat karşısında hemen tarikatçıların yalakalığını yaparlar..Din sömürüsünden bahseder, din sömürüsünde zirve şahısların şakşakçılığını , yağcılığını yapar...

Atatürkçü olduğunu iddia eder alabildiğine şımarık, başını beğenmiş, konuşması ile kendini özerk, lider gösterme ama bu özerk ve liderliği ilkesel ve düşünsel mücadele içinde değil, ekonomik ve sosyal olanakların baskınlığı şeklinde kullanan, kendisine tanınan küçük bir imkan uğruna çiğnenen bütün değerlerini görmezden gelecek kadar ilkesiz bir kesim ortaya çıkarılmıştır.

Tuzu kuru, olanağı nisbi geniş bu kesim sömürünün en önemli parçaları olmalarına rağmen bu ülkedeki sömürünün en önemli parçası olduklarını pişkince unuturlar...

Dayanışma duygusu kitaplarında asla yazmaz.. aslında bu türden sözde Atatürkçülerle, bu türden sözde dindarlar çok önemli ortak pay menfaatperestliktir.

Bu ülkede aydınlanma gerçekleşmemişse, bu ülkede Atatürkçü düşünce boynu bükük duruyorsa hep bu gardrop sözde Atatürkçüleri nedeniyledir...Bunlar alabildiğine suçludurlar.. Vatan anamıza karşı.. insanlığa karşı..(devam edecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40