21 Ağustos 2014 Perşembe
Rize25 °C
HAVALİMANI İHALESİ PAZAR’A NASIL KALDI?
Cumhurbaşkanlığı seçimi ve muhalefet
Seyfullah Fırat: İnanan gönüller
D. Ali TAŞÇI: BİR KUŞ KADAR HAFİFLEDİM
Osman YAZICI: Senatörün elektriğini kestiler

Osman KAYA / köşe yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yeniden yanan Atatürk meşalesi ve yükselen umut

Salı :

İslam dünyası, yüzyıllarca efsanelerle, yalanlarla yaşadı. Vakanüvisler, hep İslam dünyasındaki egemenlerin keyfine ve çıkarlarına uygun olarak kaydettiler olan biteni. Halk kandı buna; bütün yalanları ve hurafeleri gerçek sandı.

Ama emperyalizm almış başını gidiyordu ve sert bir tekme ile İslam dünyasındaki yalanların canına okudu. Bombalarca Müslümanların üzerine yağdı gerçekler. Savaşlarda milyonlarca Müslüman’ın kanı aktı. Mustafa Kemal gelip hayal dünyasından uyandırdı Müslümanları ya uykudakiler ve uyuyanların üzerine menfaat çarkı kuranlar en büyük düşmanları oldu onun.

Yaptığı devrimlere karşı tavır aldı. Devrimler yanlış tanıttı. Devrimlerin felsefesini yıpratmaya çalıştılar.

Etkili oldular mı? Elbette.

Koca koca vakıflar, dernekler kurdular ,'' gâvur '' dedikleri Mustafa Kemal in Devrimlerini yıkmak için gâvurlarla işbirliği ettiler. Her buldukları malzemeye mal bulmuş mağribi gibi sarıldılar.

Alabildiğine çifte standartla hareket ettiler. Hukuk kendileri için olmalıydı. Kendileri için olmalıydı demokrasi.

Sadece kendileri zengin olmalıydılar. Kendileri her tür ilişkilerin içinde bulunabilirlerdi. Ama başkası böyle bir ilişki içinde olduğu zaman kafirdi.

Masondu, gavurdu.

'' Allah ile aldattılar'' insanları onyıllar boyu.

Onlara göre Atatürk despottu,

Atatürk zalimdi.

Atatürk din düşmanıydı.

Atatürk Kürt düşmanıydı.

Atatürk hem gavurlarla işbirliği içinde olmuştu, hem de komşularımızın ve tüm gavurların düşmanıydı; nasıl oluyorsa bu.

Kendilerinin yaptığı baskı despotluk değildi.

Kendilerinin övdüğü tarihteki kan dökücüler zalim değildi.

Kendilerinin işlediği günahlar '' olabilirdi canııııııııııııııııııım''

'' şeytan kendilerini kafirlerden daha fazla dürtüyordu, ne yapsınlardı''

Kendileri ''en iyi Kürt ölü Kürttür'' dememişler,

Bazı cemaat önderlerine dahi sadece Kürt olduklarından dolayı soğuk bakmamışlardı canıııım.

Bunlar Alevilerin de büyük dostlarıydılar!??????

Onları sapık olarak nitelendirmemişler , ''mum söndü oynuyorlar'' sözünü bunlar kullanmamışlardı canıııııııım (utanmasalar bunu da Atatürk’e mal edecekler.)

Ve daha pek çok şey.

Ve ortada Atatürk adına Atatürk Devrimlerinin ayağının altına sabun koyanlar da, karşı devrimcilerin ekmeğine yağ sürmekteydiler.

Yıllardır bir karanlık çağ yaşıyor İslam Dünyası.

Kapitalizm belasının kuyusuna düşürülmüş debelendikçe debeleniyor

Şimdi bir umut doğdu. Atatürkçü düşünce yeniden yeşeriyor, yeniden canlanıyor.

Bu umut Türkiye’de yaşayan ezilen halkın umududur.

Bu umut maden ocağında ölmenin, hastalıklarda ve yoksulluklarda ölmenin kader olmadığını haykıran dillerin yarattığı bir umuttur.

Bu umut Amerikan Emperyalizminin Ortadoğu’dan defolma umududur.

Sonucu belirleyecek olan nasırlı ellerimizdir.

Okuyucu Yorumları
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Toplam 63 yorum.
  • Ömer Lütfi YAZICI05 Şubat 2011 Cumartesi 20:52Atatürk olmak!

    Yazı Atatürk’ü konu ediyordu, epeyce konudan uzaklaştık yazı değişebilir kaygısıyla bir yorum daha göndermek istiyorum.

    Osmanlının son dönemlerinde Arabistan’da üç askeri ordu vardı. Bunların merkezi Şam, Bağdat, Yemen Sana şehirleri idi, bu ordular Arabistan’da hiçbir zaman rahat yüzü görmemişlerdir, (yan gelip yatmamışlardır) asayişi bozan ayaklanmalar, baskınlar olur hükümet bunlarla devamlı mücadele etmek zorunda kalırdı. Filistin, Yemen, Irak çöllerinde yari müstakil şeyhlikler, emirlikler de vardı. Bunlar meskûn topraklarla deniz arasındaki boşluklarda, çöllerde, dağ eteklerinde yaşayan bedevi kabilelerdi. Fırsat buldukça birbirlerini yağma ederler, zayıf tarafın çadırını, devesini her şeyini alır götürür, bu yağmacılığa bir de ad verip “GAZVE” diye dinleştirir güya haramı helal yaparlardı.

    Eğer bağlı bulundukları şeyh ve emirlikleri varsa o zaman durum değişir siyasi ve politik bir hal alır. Emirler, şeyhler hem Osmanlı hükümetiyle hem şeriflerle hem de İngiliz’lerle hoş geçinmek politikası güder hepsinden Allah ne verdiyse kabul etmekten başka tasaları yoktu.

    Atatürk yıllarca kurmay subay olarak kaldığı bu coğrafyayı, insanını çok iyi tanımış, bu kıtada emeli olanların niyetlerini çok iyi anlamıştı.

    Padişahlık dönemini görmüştü, Meşrutiyet ilan edildiği halde yaşanan TEK ADAM! Dönemlerini görmüştü. Bu bağlamda;

    Makedonya’da yakmadık can, yıkmadık hanüman bırakmayan Slav’lar, Sırp’lar ve Yunan eşkıyasının Balkan harbinde yurdu baştanbaşa çiğneyip, masum halkı camilere doldurup nasıl yaktıklarını, kayıtlara girmemiş nice fecaat yaparak Çatalca’ya gelip dayandıklarını, 400 yılda alınan toprakların 15 günde elimizden nasıl kayıp gittiğini, Yunan ve Bulgarların Selanik için birbirine düşünce Edirne’nin nasıl kurtulduğunu görmüş ve bu acıları benliğinde hissetmişti

    Dört bin rakımlı Allahu Ekber dağlarında, kar tipisi insan değil çam ağaçlarını dahi devirip yok ederken, göz gözü görmediği bir ortamda iki kol orduya da taarruz emri verip sonuçta 90 bin insan 60 bin hayvanı kar tipi içinde donduran, etrafında kumanda edecek kimse kalmayınca Kürt Paşo’nun yardımı ile orduyu o halde bırakıp Pasin’lere, oradan da Erzurum Valisi Tahsin Beyin tedarik ettiği bir kızağa atlayıp kürk sırtında İstanbul’a def olup giden tek adam Enver paşa nın TEK ADAM lığından bu ülkenin çektiklerini görmüştü

    On sene içinde koca bir İmparatorluğu çökertip yok eden, şuursuz ve çılgın idarecilerin, Türk milletini perişan bir halde bırakıp bir gece bindikleri bir Alman denizaltısıyla vatanı terk edip nasıl kahpece kaçtıklarına şahit olmuştu.

    Daha neler neler! O 56 yılda ne cehennemlerden geçmişti. Ama “keskin bıçak olmak için çok çekiç yemek gerekir” diyor tecrübesi olanlar.

    İşte bu tecrübelerle Atatürk belirlemiştir T.C nın dış politikasını. Bazı zavallıların bu büyük insanla Kasımpaşa sporda iki gün top koşturan oyuncuyu aynı kefeye koyma gafletinde olduğunu görmekteyim! Şunu bilmelerini isterim. Enver, Talat, Cemal’ların hatalarının bedelini bu millet ve çok büyük acılarla ödemiştir. İyi Pazarlar.

  • noname05 Şubat 2011 Cumartesi 15:09ah ah

    Yorumlara bakıyorum adamları istemiyorsunuz ama adamlar ceplerinize kadar girmiş buna bayıla bayıla katılıyorsunuz en iyi telefonlarını satın alıyorsunuz, arabalarının klimalısını tercih esiyorsunuz, heriflerin bilgisayarlarını kullanıyorsunuz, heriflerin silahlarıyla savaşa gidiyorsunuz. bunda sakınca görmüyorsunuz ama onların kafasından faydalanmayı sakınca hatta sömürü görüyorsunuz. işte neden tavuklar bile siz gibilere güldüğünü anlayın...
    Ben gelişimden yanayım ve onlarla iş birliği yapmakta sakınca görmeyenlerdenim. eğer onlar bizden iyiyse bunu kabul edeceksiniz ve kendinizi ona göre geliştireceksiniz, bu bugün onlarla iş yapmak olur yarın kendi teknolojimizi kullanmak olur, ama sizin gibi yok sömürüyorlar yok filistinde satmıştı yok bilmem ne deyip kafamı kuma gömmem

  • noname05 Şubat 2011 Cumartesi 11:37ömer seyfettin

    sanırım sen ömer seyfettin den başlaman gerekecek. dostum cv ni yazdın anladık ama sana göre iş yok bizim şirkette:) kütüphanen var, bi şeyler okumuşsun, az biraz bi yerleri de gezmişsin, meşhurlarla takılmışsın, bi şey ler bi şeyler, kısa özgeçmişini aldık ta her seferinde 15 yaşında çocuklar gibi kumandalı arabasını methederkibi kendini meth edip duruyon buna ihtiyacın mı var. bak bana ilkokul mezunu diyorsun sesimizi çıkarıyoruz mu:). senin tek okuduğun ne biliyormusun bir tarih birde din kitapları onunda amacı belli. daldan dala gezen asıl ben miyim sizmi eski yorumlarınıza bir bakın isterseniz.
    sen mustafa turan güvenirsin ben rauf orbaya anlayacağın kutuplarımız uymuyor o yuzden bana yazar tavsiye etme.

  • Ömer Lütfi YAZICI04 Şubat 2011 Cuma 21:32Okuduğunu anlamaya çalış! Allah aşkına.

    Tartışan tarafların kültürleri, akıl, zekâ, kavrama yetenekleri eşit olsa birbirlerine cevap verme hem çok kolay olur, tartışma zevk verir, öğretici olur hem de bu kadar fuzuli yazışmaya gerek kalmazdı. Ne yazık ki bu imkândan yoksunuz. Bunu yazdığımda “kibirli, gururlu” oluyorum. Ne yapayım yanı. Bir şey yazıyorsunuz hiç ilgisi olmayan bir cevap geliyor. Cahil diyorsunuz alınıyor beyefendiler. Ben iktisat okumuşum, hasbelkader birazcık Dünyayı görmüşüm adam bana diyor ki; “ömer bey anlaşılan sen içine kapanık bir ülke istiyorsun. bak senin kafan bu işlere pek çalışmıyor anlaşılan,” Bunu diyen adam ismin baş harfinin büyük yazılacağından bile haberi yok. Bu ve benzerlerine cevap yetiştiremem.

    Bakın beyler! Yakın tarihi iyi okumak gerek. Tarih geleceği anlayabilmek için insana lazımdır. Şimdi size bir olayı özetleyerek aktaracağım. Çok kaynakta var bu olay ben en özet şekilde yazan “Taş Kışlasa 31 Mart Faciası Aykut neşriyat 1964” eserden özetleyeceğim. Yazarı Mustafa Turan olayların içinde bizzat bulunmuş bir subaydır.

    Yıl 1898 Alman İmparatoru II. Wilhelm, Abdülhamit’i ziyaret için İstanbul’a gelmişti, bunu haber alan Teodor Herzel İstanbul’a geldi. Fakat geç kalmıştı. Wilhelm Kudüs’e hareket etmişti. Kudüs’e giden Herzel Alman Başbakanı Prens (VON BÜLOV) un yardımıyla Wilhelm’le görüştü ve Dünya Yahudilerinin Filistin’de yerleşmeleri için yârdim istedi.

    İmparator, Osmanlının hükümranlığına saygılı olmak kaydıyla yardım edebileceği sözünü verdi.

    Büyük bir ümitle İstanbul’a dönen Herzel Alman sefaretinin yardımı ile o günün Yahudi Hahamı MÖŞE LEVİ ile birlikte bir heyet halinde Yıldız Sarayında Abdülhamit’in huzuruna çıktılar. Teodor Herzel;

    “Şevketli padişahımız efendimiz hazretlerine Yahudi kullarınızın tazimat ve istirhamlarını arz etmeye bizleri vekil ettiler, bu sadık kullarınız mukaddes Filistin’de yerleşmeleri için hakipayinize yüz sürerek niyaz ediyorlar. Uluvvu Canabi Mülükanelerine ve Ferman-i Hümayünlarına bir mükabele-i şükran olarak beş milyon altın hediyelerinin kabul buyrulmasını arz ve istirham ederiz.” diyerek Abdülhamit’e, Filistin’e yerleşmek için rüşvet teklif etti. Abdülhamit bunları sükûnetle dinledikten sonra mabeyincisine emir vererek bunları huzurundan kovdu.

    Sirkeci Garında bir vagonda bekleyen bu para ne oldu biliyor musunuz? Avrupa’ya geri gitti, yıllar geçti İsrail kurulduğunda, kurulan devlet hudutlarında ki toprakların büyük çoğunluğu Yahudiler tarafından daha önce para ile satın alınmıştı.

    Tarihi gerçek bu. Bir partinin körü körüne destekçisi olmak bu gerçekleri değiştirmez. Feryadımız bu, anlamak isteyen ne dediğimizi anlar. Anlamak istemeyene ben ne yapabilirim. Kimse ile cebelleşmek gibi bir arzumuz yok. Buna ihtiyacımız da yok.

  • bedih04 Şubat 2011 Cuma 17:09nonamelere

    “Eğer Bu Millet,Bu Memleket Parçalanacak Olursa,Genel Şerefsizliğin Enkazı Atında Şunun Bunun Şahsi Şerefi De Parça Parça Olur. Biz O Genel Şerefi Kurtarabilmek İçin Harekete Geçen Millete Ruhumuzla Katıldık. Katılmamıza Mani Olabilecek Şahsi Rütbeleri,Mevkileri De Genel Şerefi Kurtarmaya Yönelik Bir Gaye Uğrunda Feda Ettik… Bunu Anlamayıp Da, Milleti Hala Kendi Kafalarının Keyfine Göre İdare Etmeye Kalkışan Kuvvetler Artık Birer Beladır. Bela Çekmeye De Bu Milletin Artık Tahammülü Kalmamıştır.”
    (Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk)

  • osman kaya04 Şubat 2011 Cuma 17:00o sizin güzel gönlünüz sayın hocam

    o sizin güzel yüreğiniz sayın hocam, Rabbim en güzel cennetlerini ihsan etsin inşaalah.

  • nanomeye04 Şubat 2011 Cuma 13:00konuştukça batıyorsun

    verdiğin cevapların bilmemki neresinden tutmalı,diyorsun ki şirketlerin amacı sömürmek değil kar elde etmektir... işte değerli kardeşim zaten sömürü dediğin şeyde kar için yapılır haybeden yapılmaz.Burada biz yerlilikten bahsederken bizler bizim toprağımızın kendi öz kaynaklarımız tarafından kullanılması ve işletilmesinden yanayız diyoruz.

    Ondan sonra siz biz ifadesini kulanmanız da bu memleketin birlik ve bütünlük idealine uygun düşmüyor. işte sizin paşababalarınız medeniyet ittifakı leblebisiyle yahudilerle de vatikanlada natoyla da ittifakta beis görmezken sizler en ufak muhalefet sahibini ötekileştiriyorsunuz. Bu da sizin bu ülkeyi seven insanlara nasıl baktığını acı ve açık bir şekilde gösteriyor.

    Bakın kardeşim türkiyede milyonlarca dönüm arazi adım adım satılıyor
    rize büyüklüğünde arazigüneydoğuda yabancılara peşkeş çekilmiş.
    yahu siz ne adamlarsınız
    bu halinizle filistini israile satan bir ayağı dışarıda olan arap işbirlikçilerine benziyorsunuz
    onlarda arazileri satarken yahudi sermayesine geçit verirken aynı sizin kullandığınız jargonu kullanıyordu dışa açılma, dünya ile bütünleşme.

    Osmanlının yıkılışının en önemli gerekçelerinden gösterilen tanzimat fermanı ve mustafa reşit paşanın da en önemli gerekçelerinden biri bu oldu

    Yabancı sermaye Osmanlının yıkılışının en büyük nedenlerinden biri olmuştur ve şimdi de bu ülkede aynı oyun oynanıyor ve sizin gibi lar da buna çanak tutuyor

    nükleer den bahsediyorsun hemşerim nükleer olayı bitti artık nükleer aşılması gereken 1950 li yılların ideali ve bu günün de acizlerinin oyuncağıdır

    çöpe atılmış teknolojilerle bizi avutmayın artık şu biliniyor nükleer doğanın en büyük düşmanıdır nükleer dediğin ermenistanda davar, açlıktan nefesi kokan bir ülkedir ermenistan, ne yapacak nükleeri çanağına mı doğrayacak

    kardeşim herşeyiniz yalan, şimdi mısıra akıl verirsiniz, sonrada ankarada işçi coplatırsınız

    size göre mısır direnişçisi demokrasi peşine koşar sizin coplattırdığınız işçiler ise satılık öyle mi..
    sizler bunların hesabını sorabiliyormusunuz
    heabını sorun ellerinizden öpelim
    yalanlarla insanları kandırmayın

    siz nükleer santraldan bahsediyorsunuz siz ankaranın göbeğindeki ostime sahip çıkamıyorsunuz nükleer size mi kaldı?

    telekomdan bahsediyorsunuz.. bize ne telekomdan biz kapitalizmi besleyen babamız dahi olsa biz ona karşı çıkmamız gerektiğine inananlardanız , sizin gibi kol kırılır yen içinde kalır diyenlerden değil.

    kendinize iyi bakın, derin düşünün , özgür düşünün başkasının payandası olmayın

  • Raif ATİK04 Şubat 2011 Cuma 10:39Beni de yazı yazmaya başlattı.

    Osman KAYA hocam,
    Başlattı beni bu işe,
    Bir lezzet kattı,
    Dünya ve ahiret aşıma,
    Eğer hocam ile tanışmasaydım,
    Kalmıştım bu dünyada tek başıma.

  • çok bilmiş.....04 Şubat 2011 Cuma 05:18vatansever derken....

    "halkı aydınlatan ömer bey vatansever ve diğer vatanseverler"

    bu ne biçim bir yazı diğerler vatan haini mi?öyle diyene kadar aydın kendini geliştirmiş çok okuyo v.s. diyebilirdiniz. klavyeden sonra yazdıklarınızın bir kısmını delete ile siliniz bende çoğunu siliyorum . hassas bir dönemdeyiz allarjik reaksiyonların bol olduğu bir dönem ölçülü konuşmalıyız

    "Çirpınırdım karadeniz bakıp Türkün bayrağına ...
    "
    bu kadarda bir insanı methetmeye gerek yok herkes vatanını seviyor herhalde buraya yazı yazanlar ömer beyi desteklemeyen ler ne oluyor acaba ?

    uydurukça mantık ne demek?
    mantıktan ne anlıyorsunuz size soruyorum o zaman:
    her şeyi yakan bir şey ile hiç bir şeyi yakmayan bir şey bir araya geldi ne olur?

    hadı uydurukça mantık la cevapla bakalım

    10 kişi bir araya gel ve birkaçtane daire eve bakın ben yoktur diyeyim siz vardır diye iddia edelim sonuç ne olur? akıl hocalarını da al cevapla .

    aklım var diye övünme "akıl çamura düşmüş eşek bibidir çırpınır çıkamaz aşk lazım aşk".(bir bilgin)

    NONAMEYİ KÜÇÜMSERKEN DİKKATLI OLUN . O BİR EMEKÇİ .

  • nonameye destek03 Şubat 2011 Perşembe 05:46ömer beyin neyi siniz?

    ben nonamenin destekçisiyim . yazılarına aynen katılıyorum. Ömer bey hangi teknolojiyi üretti bilime ve ekonomiye ne kazandırdı labratuvara gittiniz mi beraber türkiyedeki bilimadamları ile iş birliği yaptınız mı ?okulla mi açtınız
    "ÇALIŞ DEDİKÇE ŞERİAT ÇALIŞMADIN DURDUN
    ZAVALLI DİNE BİRDE İFTİRA UYDURDUN" DİYOR ŞAİR.

    Biz hazırcıyız öylemi bu ülkeyi mollalar mı yönetti yoksa 200 yıldır... yoksa demokratlar mı 8 yılda mı geri kaldık ? sen ne icat ettin ?

    UYMA DEDİ DİN SİZE UYDUNUZ DİNSİZE
    NE İCAT ETTİNİZDE
    ENGEL OLDU DİN SİZE

    EMPERYALİSTLER GİBİ YAŞAYAN EMPERYALİST KAPİTALİSTLER GİBİ HAYAT SÜRENLER Mİ EMPERYALİZMİ KOVACAK?,
    SİZ HANGİ CEMAATA BAĞLISINIZ" BİZ medeniyet cemaatine bağlıyız " siz yoksa Tarıkatçı mısınıız?

    Teknolojiyi ve buluşları devletin sana vereceği imkanlarla yaparsın adam köyünde elektrik üretiyor devlet elinden alıyor o zaman tedaş ne işe yarıyor diyor da ceyran parası alacak. bu işler akşama kadar kahve köşelerinde oyturtulan vatandaşlar sex peşinden koşturtulan futbol peşinden koşturtular milletimiz mi ve siz boş konuşmalarla ecdadı frengtandaki din bilgini ile sıfırlamaya çalışanlar mı teknoljiyi veya emperyalizmi çökertecek bir şey icat ettin devlete gittin sana laburatuvar veya iş merkezi mi açmadı ?köylüye esnafa kredi veren devlet bilime bir şey kazandıracaksında sana yardım mı etmedi. Ziya Özel kanserle ilgili araştırmalarını ulusal basınımızda geri kafalı çağdaş yobazlar susturdu o zaman canlı yayında seyrettim . Biz demokratlar artık okuyoruz bilimi ilimi teknolojiyi gelişmeleri ömer beyin adına adam bozmayın nonameninde destekçileri olduğunu unutmayın güya adamı örnek vererek boğacaksınız ...yemez
    frengistandaki bilginledrde dedemden öğrenmişler teknolojiyi şu sayfalarda bakıyım birisi bu siteye atmıştı kopyalayayım size hadı emperyalistlerin oyuncağı olmayalım bir şey üretelim okullara yapılandırılmış eğitim geldi, modernleşme böyle olur proje performanslarla bilime katkı küçük yaştan başlatıldı okula elinde pil ve ampülle gelen azarlanmıyor artık belki bir buluşa imza atacak o çocuk . Haberal okula jilet ve kurbağa ile gidermiş.
    hurafelere yer yok
    "müslüman ilim öncüleri" şaban döven 2 cilt adlı kitabı okuda bilim mi menkibe mi anlarsın!

    Hem avrupalılar değil bizim adamlar neler yapmış bak menkibe mi tarıkat mı anlarsın !

    HEM BU YAZI KENDİME LAZIM BU BİR HAFİF BİR ARAŞTIRMA FOTOKOBİSİNİ ÇEKER KAYNAK OLARAK BİR YERDE DURUR

    "zaman ihtiyarladıkça kuran gençleşiyor".bediuzzaman

    "Dün kapitalizme karşı çıkan ham softa ,yobaz mürteci ve terakki düşmanı idi bu gün faşist ve sermaye uşağı biz 200 senedir..."ali bulaç

    Tarihte 2 türlü inkılap var
    1-mutlak inkılap peygamberlerin getirdikleri
    2- toprağa bağlı nispi inkılaplar
    a-rönesans
    b-fransız inkılabı
    c-komünizim."necip fazıl

    Bugün Türkiyedeki aydınlar batının kusmuğunda gıda arayanlar durumundalar

    harbert spencerde :" ilim hürafeye ters düşer ;dine değil.

    hiç bir felsefi akım sürekli kalmamıştır .rönesansın anlamı putperestliğin yenilenmesi ...ve canlanmasıdır

    "ortaçağ boyunca papazlar ve krallar ALLAH uğruna insan yakacak ...hançerlerini bileyerek binlerce masumu boğazlayarak ALLAHA ibadet etrtiklerini sanmışlardır." vahşi batı dr. sedat cereci.

    "herkes cahildir ve sadece branşları farklıdır." will ROGERS.

    BİZİM HER TÜRLÜ İMKANI ELİNDE BULUNDURAN BİLİM ADAMLARIMIZ KURANLA SAVAŞMAKTAN GELİŞMEYE ZAMAN AYIRAMADILAR.

    İSMİ barış olan bir dinin medeni insanları bu gün dünya liderliğini batıya kaptırdığından ötürü tüm insanlık çağdaş bir köleliğin ....işgallerin altında inlemektedir.

    insan yok iken sular kaldırıyor demek ki fen kitaplarında ki kanunlar insan yaratılmadan yaratılmıştı

    tartışmalar aslında din ile bilim arasında değil ilahi vahiy özelliğini kaybetmiş dinler ile bilim arasında geçmektedir.

    bu yazıyı da iyi oku sn bir adam ve serkan bey
    islam belirli tarihi devrelerin ürünü olmadığından belirli toplumlarda onu zorunlu kendi ekonomik şartlarından doğurmuş değildir.

    islam çağlar üstüdür çağ onu geriden izlemek zorundadır


    Bu günkü dünyanın kirli bezinde islamın tarağı yoktur

    düşmanlık üzerinde yükselen hiç bir düşünce evreni kucaklayan bir sevgi ve barışı getiremez.

    silahların gölgesinde barış edebiyatı yalandır

    kurulu zalim düzenlerin arasında bitkisel bir hayat yaşanmakta.ALİ BULAÇ (ÇAĞDAŞ KAVRAMLAR VE DÜZENLER)

    bilimsel konuşabildik mi sence sen de eteğindekileri bir dökte görelim "su varken teyemmum yapılmaz"

    tarikat yol demektir senin bir yolun yok mu?

    AHKAF SÜRESİ 17. AYET:" Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir..."

    bilimsel mi konuşalım ?internete gir murat hoca dr.a nasıl cevap vermiş bir bak.

    avrupalılar aya gitmiş sizde sadece namaz kılın deyince bu gariban adam dr.a" sende namazsız onlarda onlar aya gitti sen neden gidemiyorsun?.....!!!!!!

    güneş sisteminin yolu "yasin:38

    "göklerle yer önceleri bitişik."enbiya :30

    dünya kutuplardan basık:rad :41
    denizlerin birbirine karışmaması:rahman 19-20

    bulutlarda aşılama olayı:nur 43
    dünyanın dönmesi neml:88

    mal zenginler arasında dolaşan devlet olmasın haşır:7

    ilk defa dünyanın dönüşünü ispat eden dahi:beyruni

    atom bombası fikrinin ilk mücidi ve kimyanın babası CABİR BİN HAYYAN

    MİKROBU İLK BULAN VE" KÜÇÜK CANLILAR" ADINI VEREN AKŞEMSEDDİN

    TRİGONOMETRİ MÜCİDİ : BATTANİ

    OPTİK İLMİNİN KURUCUSU :İBNİ HEYSEM

    ESERLERİ Avrupada 600 yıl okunan dahi dr.:İBNİ SİNA

    İLK CEBİR KİTABINI YAZAN VE BATIYA CEBİRİ ÖĞRETEN:Harizmi

    cebirdeki binan formulünü bulan: ÖMER HAYYAM

    400 sene önce dünya haritası çizen :PİRİ REİS

    ÇİÇEK VE KIZAMIKLA İLGİLİ İLK ESER YAZAN :Razi

    HEM HÜKÜMDAR HEM ASTRONOM: Uluğ bey

    dünyanın güneş e olan uzaklığını presesyonunu hesapladı:ZERKALİ

    İLK uçuş denemesi yapıp minareden düşüp ölen:İSMAİL CEVHERİ

    LONGONFİYE KARDEŞLERDEN ÖNCE galata kulesinde üsküdar ok meydanına uçan: HAZARFAN AHMET ÇELEBİ

    İLK ROKET DENEMESİ YAPIP İSA AS İLE GÖRÜŞTÜM DİYEN VE PADIŞAHLA ŞAKALAŞAN GAGARI HASAN ÇELEBİ......


    DAHA YAZALIM MI??????????????????????


    SİZ DE KUÇAKLARINIZDAKİ TAŞLARI DÖKÜNDE BİR GÖRELİM NEYMİŞ NE İLE ÖVÜNÜYORSUNUZ????????

    SAKIN benlik uçurumlarında dolaşmayın.ALLAHIN GİZLİ GAYRETİNE DOKUNURDA BAŞAŞAĞI YERİN DİBİNE GEÇERSİNİZ

    Kasırga rüzgarı bir çok ağaç devirsede taze ve zayıf ota güzellikle temas eder.mevlana

    zamane insanı üç yaşındaki çocuğa benziyor ihtiyacı olduğu zaman babasını çağıran bunun dışında oyuna devam etmesi için rahat bırakılmak istenen üç yaşındaki bir çocuk.ERİÇH FROMM

    BİLİMSEL KONUŞALIM HURAFELER VE MENKİBELERLE DEĞİL.

    MEDENİYET SADECE BİR TOPLUMUN BİR İMPARATORLUĞUN DEĞİL AVRUPA MEDENİYETİ ,OSMANLI, SELÇUKLU, BİZANS, ROMA ,BABİL, ASUR ,MISIR. YUNAN, PEYGAMBERLER.
    BU YAZILARI OKUDUKTAN SONRA BİR DAHADA TEKNOLOJİDEN MEDENİYETTEN EMPERYALİZİMDEN DEMOKRASİDEN BAHSETMEYİN . BİLİM ADAMI DEĞİLSİNBİZ BİR DEFA HA BİR BİLGİN VAR İDİ ÖYLE DEMİŞTİ .ONLARIDA BANA NEDEN YAZIYORSUN ÇOCUK MU KANDIRACAKSINIZ SİTEDE ORTAKLAŞA LÜTFEN DİNİ SAHANIZDA BİR ŞEYLER YAZIN SİZ TEKNOLOJİ VE EKONOMİYİ SİZDEN ALACAK DEĞİLİZ HA DİNİ SİZDEN ÖĞRENİRİZ O SAHA SİZE BIRAKMIŞIZ YAZIN BİR DİN BİLGİNİDAHA BULUN BEKLİYORUZ. NE KADAR GERİ KALDIĞINIZ BİRBİRLERİNİZİ METHETMEKTEN VE YAZINIZDAKİ ÜSLÜP SİZİ ELE VERİYOR BİR DAHAKİNDE UZMANLARA RÖTÜŞ YAPTIRIN DA ÖYLE TENKİT EDİN LÜTFEN HA BEN İMLA KURALLARINA UYMAYARAK YAZDIM ONA GEREK YOK. KENDİNİZE İYİ BAKIN NONAMELER BŞİR TANE EDEĞİL

    YİNEDE SİZİ SEVİYRUZ DA YAZDIK EMPERYALİZMİN OYUNUNA GELMEYELİM BU ÜLKENİN İNSANİYIZ ATATÜRK VE ECDADIMIZIN KURDUĞU TÜRKİYE CUMHURİYETİ V VE BERABERLİKTEN TAVİZ VERMEYELİM SİZİ SEVİYORUZ .

  • noname03 Şubat 2011 Perşembe 00:08ne diyorsun

    Adamlar T.C. kurulduğundan beri ülkemizde ticaret yapıyorlar onlar kazanıyor bizde kazanıyoruz. Bursa', Koccaeli neden sanayi şehri neden daha zengin? çünkü birçok otomotiv devi fabrika kurmuş ne yani orayı sömürüyormu şimdi? Vodafone sömürüyormu? asıl sömüren senin övündüğün türk dediğin turkcell.
    Gidin telekom çalışanlarına sorun bakalım devlet elindeyken mi daha iyiydi şimdi?
    Neden anlamıyorsunuz kendimizi kapatmak ne işimize yarayacak.
    Ben bu şirketlerin gelmesinden hiç rahatsız değilim, ucuz yazılar yazıp sömürüyorlar demeyin sömürgenin ne olduğunu sizden daha iyi biliyoruz. Şİrketler ülkeleri sömürmez şirketlerin amacı kar elde edip para kazanmaktır. Adamlar seni sömürse çalışanlarına para vermeden seni çalıştırırdı.
    Sadece olayları karıştırıyorsunuz o kadar. Bi,r bakın son on yıldaki silah sanayimizdeki gelişmelere ondan sonra konuşun. Dünyada sadece 5 ülkede olan bir zırh sistemini tübitak' ta geliştirmeyi başardı bunlar imkan tanınarak olur sizin gibi kapanarak değil.
    Siz ne derseniz deyin biz görüyoruz silah sanayimizi de görüyoruz, teknolojimizi de. Siz daha nükleeri ağzınıza bile alamazken bakın dua edin artık nüklleer üreten devlet haline geldik...
    Siz fiş ile benzin dağıtan mantıksınız siz SSK yı sömürüp " SSk da kar zarar hesabı olmaz" diyecek kadar cüretsiz mantıksınız, siz hastaları kartına göre hastaneler tıkan zihniyetsiniz, siz eğitimde (meslek liseleri) adaletsizliğin temellerini atan zihniyetsiniz, siz anayasa defterini fırlatanı cumhurbaşkanı yapan zihniyetsiniz, siz amerikan devlet başkanının karşısında el pençe divan duran zihniyetsiniz kredi için, hala konuşuyorsunuz ital bakan bile getirdiniz :))
    Bir zamanlar saha para vermeyen İMF ah bir zamanlar çay parası verilecek imf yi bekliyorduk, iki sene paramızı alamadığımız oluyordu, memura maaş veremiyordunuz imf gelecek diye, imf geldi dediki elektirk tasarufu yapın günde iki saat elektriği kesin ne çabuk unuttunuz bizi imf ye mahkum ettiğiniz o günleri. Şİmdi ben imf nin adını bile duymuyoruz adamlar para vermek için yalvarıyorlar nerden nereye dimi.
    Kimseye borcumuz katlandı masalı okumasın borcumuz katlansa o imf kenesi sizin dönemden beter ederdi bizi. Dua edin böyle bir hükümetimiz var diye.
    Sen profesörlere tedavi olmayı rüyanda ancak görürdün, şimdi sağlığa bak en azından da nerden nereye geldik gör...
    Sen hala sömürgede kalmışsın e tabi artık sömüremiyorsunuz ya ondandır.

  • nanomeye02 Şubat 2011 Çarşamba 20:51dua edecek bir şeyimiz varsa

    dua edecek bir şeyimiz varsa o da senin gibilerin ortaya koyduğu uydurukça mantığı görüp halkı aydınlatan Ömer Lütfi Yazıcı ve diğer vatanseverlerin bulunmasıdır.Siz hala bu ülkede otomobil sayısından övünebiliyorsanız vay bizim halimize demek olan bitenden hiç haberiniz yok.. ye iç yat, ülke iyiye gidiyor ha.. satılıyoruz kardeşim satılıyoruz...yabancı sermaye senin babanın hayrına mı iş yapıyor, görmüyormusun dünyayı nasıl sömürdüklerini, adamlar bizim on lira kar elde edeceğimiz yeri alıp bizi bir lirayla oyalıyorlar.

    19. yüzyılda bir din bilgini şunu söylüyordu.Frengistandaki buluşlar Allahın bize hediyesi. biz kılımzı kıpırdatmadan onlar çalışıyor biz kullanıyoruz. Buna itiraz edilir mi?elbette dünyayı sömürenler sömürülenlerin ağzına bir parmak balı çalacaklardır.Kardeşim balı değil zehiri gör. Bak ortadoğu yeniden düzenleniyor.. Amerikan menfaatleri doğrultusunda yeniden şekillendiriliyor. Yakında yanıbaşında bir devlet kurduklarında o zamanda park yapacak çok yer bulursun hiç merak etme. seninki aynen şuna benziyor, firavunun mezarına taş taşıyan kölenin firavuna şükranlarını sunuyor.arkadaş uyan,mesel akp de değildir, mesele emperyalizmdir biraz okuyun araştırın bilen adamlarla hem halolun, cemaat evlerinden çıkmazsanız ve parti lokallerindeki yorumlarla bakarsanız olan bitene bu kadar cahilce yorum yaparsınız. ömer beyin yorumlarını iyi oku iyi.

  • TARAFSIZ RİZELİ02 Şubat 2011 Çarşamba 12:47Nonameye teşekkürler

    Yapmış olduğun açıklamaları beğendim hizmet edenler sevilmez . Sağolun. kaleminize emeğinize teşkkür.

  • noname01 Şubat 2011 Salı 20:01size inatla anlatacağım

    kardeşim o satılmış dediğin kurumlar ya yüzde kırkdokuz hisse ile yada kırkdokuz yıllığına satlma usulu ile satılıyor bir nevi kiralanıyor, şimdi sığ kafalı zihniyete soruyorum bu yabancılar satın aldıkları kurumlarda türkler mi çalışıyor?
    sigorta pirimlerini ssk ya mı ödüyor?
    elektrik faturalarını kime ödüyor?
    vergilerini türkiye cumhuriyeti vergi dairelerine mi ödüyor?
    elde ettikleri karla türk çalışanlarına mı maaşları dağıtıyor?
    şimdi siz sığ kafalılar yabancılardan para kazanmak neden zorunuza gidiyor onu bi anlatın.
    kimsenin bi şey sattığı mattığı yok oturun böyle bir hükümet olduğu için dua edin.
    avrupa ekonomik krizlerden geçerken sende dolarda en küçük oynama bile olmadı, biz develasyonları görmüş bir toplumuz.
    bir gecede boşaltılan bankalar, soyulan merkez bankaları, yüzde kırkyedi ile bankalar kredi veriyordu şimdi ise yüzde birlere kadar indirdiler,
    siz hala neyin tartışmasını yapıyorsunuz Allah aşkına,
    dışarda arabamı park edecek yer bulamıyorum öyle eski model de değil ha son model arabalar.
    oturun da dua edin böyle bi hükümetimiz olduğu için fazla konuşmanın alemi yok.
    size kalsa hala fiş le akaryakıt dağıtan dönemleri yaşardık.
    Ben yabancıların beyninden yararlanma taraftarıyım. kafanız çalışsın biraz,, Atom bombası yemiş japonya bile amerikan şirketlerle ortaklıklar kuruyor amerikada japonyada fabrikalar açıyorlar. toyotanın amerikada fabrikaları var, apple japonyada üretim yapıyor.
    onlar bi sakınca görmüyorda sizin karın ağrınız nedir?
    global dünyanın gerektirdiklerini yapın ya içinize kapanır kuba gibi brezilya gibi geri kalırsınız yada bu ülkelerin beyinlerinden faydalanıp onlarla yarışırsınız vesselam.

  • Ömer Lütfi YAZICI01 Şubat 2011 Salı 14:33Ne biçim mantığın var...

    Noname, ramazan. ... O senin sıraladıkların yabancı sermaye ile gelip yatırım yapanlardır. Biz satıştan bahsediyoruz. Ülkenin 24 milyon 79 bin 957 m2’ si satılmış diyoruz. Çanakkale boğazı diyoruz. Çanakkale boğazı… Git işine Allah’ını seversen. ... Atatürk getirmiş miş. Ülkeye geliş tarihlerine bak...

  • Nanome ye01 Şubat 2011 Salı 11:15bil ve düşünde öyle konuş

    şimdi biz ve bizim gibi düşünenler hep Atatürkün putlaştırılmasına aracılık ettiğimiz gerekçesiyle suçlanırız.Halbuki asıl putlaştıran sizlersiniz... şimdi Atatürkün yabancı sermayeyi çağırması öyle senin iddia ettiğin gibi değildir.Atatürk duyuni umumiye borçlarını reddetmiş bir adamdır. Atatürk topluiğne bile yapmaktan aciz bir ülke devraldı geçiş dönemi içinde eskiden kalma borçlara binaen ve aşamalı olarak kaldırılmak suretiyle nisbi olarak yabancı sermayeye izin verdi ama Atatürk herzaman yerli olanın tam bağımsız Türkiyenin olmazsa olmazı olduğunu her zaman vurguladı ve bunu devlet politikası yaptı. Bu tutumun bilinç haline gelmesi için eğitsel süreçlerin içine yerlilik bilincini aşılayan metodlar geliştirdi.özelleştirmeye aşamalı olarak karşı çıktı.Onu yok etmeye çalıştı. Atatürk bunu yaptı.

    Ha şunu da söyleyelim... yabancı sermayeyi Atatürk bile getirse biz yine onu reddedecek cesarete sahibiz.Ve bunu yaparkende bizim ışığımız devletçilik ve devrimciliktir.

    Varmısınız siz peşine takıldığınız kişi ve kurumların yanlışlarını reddetmeye...

    diyorsunuz ki adamlar ülkemizde kurumlar kuruyor ve biz de ekmek yiyoruz.. yazık size .. yazık.. aynı kafaya bu gün kuzey ıraktaki peşmergeler sahip.. oh ne güzel diyorlar Amerika burayı işgal etti biz de paralandık.işte sömürgeciliğin yarattığı kafa budur ve her yerde aynıdır. Ne diyelim, Allah sizi ve sizin gibileri islah etsin.

  • SERTAN01 Şubat 2011 Salı 05:09NONAMEYE TEŞEKKÜRLER

    "O SENİN DEDİĞİN YABANCI ŞİRKETLER ÜLKEMİZDE FABRIKA AÇIYOR.. " SÖYLEMİŞSİNİZ

    AKPARTI ŞU AN YÜZDE ELLİLERDE YA NE YAPACAKLARINI ŞAŞIRDILAR BÜTÜN KOZLAR ELLERİNDEN ALININCA SON BİR DAHA NASIL TEKME ATARIZ DÜŞÜNCESİNİ BENİM HALKIM KÖYLÜM BİLİYOR. DEPREM PARASI İLE GEÇİNDİĞİMİZ GÜNLERİ UNUTTUK HER HAFTA ZAM VARDI UNUTTUK YAKINDA DAHA BÜYÜK YAZILAR YAZACAM İNŞALLAH. 8 YILIN HİZMETLERİNİ SAYMAKLA BİTİREMİYECEM BAKALIM BİR ÇİVİ BİLE ÇAKMAMIŞ İNSANLARIN BU ÜLKEYİ KALKIP MEMLEKET SATTI SLOGANLARINI SÖYLEYİP İŞ OLSUN TORBA DOLSUN DİYE GAZETE KÜPÜRLERİ İLE UĞRAŞANLARA YAZACAĞIZ HATTA KENDİLERİNE ÇALIŞIYOR BU HÜKÜMET KRIZI ÖNLEMİŞ MEMLEKETİ YİYİCİLERDEN KURTARMAYA ÇALIŞTIN MI SUÇLUSUN ZATEN DOĞRU İNSANLAR SUÇLUDUR

    SADECE TÜRKİYENİN LİDERİ DEĞİL DÜNYA LİDERİDİR
    50 YILDA BELKİ BULURDUN KARİZMEATİK DEMOKRAT ADAM BİTTİ ÜLKE İÇİN 8 YILDA ÇÖKTÜ BİZİM İÇİN YOK MEMLEKETİ SATMIŞ .BURADA YAZAMIYORUM KÜFÜR EDENLERİDE BİLİYORUZ OLSUN MUSA AS YALVARMIŞ YARADANINA :"YA RABBİ BU KULLARIN BANA BÜHTAN EDİYORLAR BENİ BEĞENMİYORLAR" DEMİŞ ONU YARADAN DA DEMİŞ Kİ:"ÜZÜLME BEN ONLARI YARATTIM BENİ BEĞENMİYORLAR DA SEN İŞİNİ YAP" DEMİŞ

    BU HÜKÜMET BU PARTİ AH BİRBAŞKASININ ELİNDE OLSAYDI GAZETELER VE GÖRSEL MEDYA BİLMEM NE GRUPLARI ŞİRKETLERİNİN KANAL D STAR ŞOV MOV NEYSE ŞİMDİLİK BU KADAR BU SİTELER SİYASET İÇİN HÜKÜMETİ KÖTÜLEMEK İÇİN KURULMAMIŞ FİKİR ÜRETMEK İÇİNDİR NERDE FİKİR ONİ SATTİ BUNİ SATTİ MEMLEKET BATTİ .... BAŞKA ÇAYDA SÖYLEYELİM Mİ? BU HÜKÜMETTE KALICI DEĞİLDIR SADECE ALLAH BAKİDİR GİDİNCE ANLAŞILIR ŞİMDİ SÖYLEMEKLE OLMAZ

    GİYİMDE KUŞAMDA ÇAĞDAŞ UYGARLIĞA UYUYORUZ DA KANADADAN JAPONYAYA KADAR EKONOMİK GELİŞMEDE UYMAYALIM MI MAĞARADA MI YAŞAYALIM GERİCİ MİSİNİZ YOKSA, YOKSA KISKANÇ MI ?

    YAŞASIN DEMOKRASI GERÇEK ATATÜRKÇÜLÜK ÖZGÜRLÜK VE ÜLKEYİ DÜNYAYA TANİTAN BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN

    NAMAZ KILANLAR HEPSİ ATILACAKTI SON ANDA DİREKTEN DÖNDÜ BU HÜKÜMET HALKIN NEYİ İLE UĞRAŞIYOR HERKES DAHA ÖZGÜRLEŞTİ. HA FAZLA PARA LAZIM SANA HAAAAAAAAA
    KUSURA BAKMAYIN KAÇ YABANCI ÜLKEDEN GELENLE KONUŞTUKSA HEPSİ BU HÜKÜMETİ METHEDİYOR BİR GEZELİM ÜLKEYİ NELER YAPIMIŞ ? NAMKÖR MİLLETİZ DERLER YA ESKİLER BU MEMLEKETİ CHP ZİHNİYETİ KURMUŞ ONUDA KİMSE BEĞEN MİYOR NE YAPALIM ?ÇOĞUNLUK BUNU BEĞENİYOR TENKİT EDENLERE AKPARTİLİLER CEVAP VERMİYOR NEDEN 2050 LERİN PARTİSİ DA ONDAN YOLA DEVAM EDEN ADAM YOLDA TAKILIR KALIRSA HEDEFE GİDEMEZ.

  • noname31 Ocak 2011 Pazartesi 23:41atatürk çağırdı

    Bu yabancıları ben değil atatürk çağırdı yanlışmıyım?
    balık baştan kokar demişler atalarımız.
    yabancı sermayeyi ben teşvik etmedim atatürk etti, ve ben bunun doğru bir karar olduğunu düşünüyorum ama ömer bey anlaşılan sen içine kapanık bir ülke istiyorsun. bak senin kafan bu işlere pek çalışmıyor anlaşılan, senin o yabancı dediğin şirketler gelip ülkemizde fabrikalarını açıyor yerli işçi yerli mühendis çalıştırıyorlar. Bugün
    Renault
    Mercedes
    Honda
    Temsa
    mitshubishi
    strabag
    Lassa
    Pirelli
    unilevel
    gibi daha bir çok yabancı sermayeli firmalar bizim ülkemizde üretim yapiyır ve türk işçi ve mühendisler çalıştırıyor
    senin gibi kapalı kafalar bu işlerden anlamadığı için bu firmalarıda kaçırır işte bu hükümet onun için kazanıyor.
    ülkeyi ileri götürmek için yollar arıyor bunun için yabancıların teknolojisini ve imkanlarından yararlanmak istiyor 5 sene sonra kendi üretimimiz otomobillerimiz olacak peki o zaman ne diyeceksiniz.
    Sizin zihniyetiniz bir zamanlar ürettiğimiz otomobili yakıt koymayı unuttğu için fabrikayı kapatan zihniyettir.
    son 10 yılda tübitakın asilsanın yaptığı başarılar gözler önündedir, Bunlar imkan tanınarak olan işlerdir,
    2000 de acer firması tuzlada anakart üretimi için fabrika kurmak istedi ve senin zihniyetindeki hükümetin sanayi bakanlığı buna onay vermedi.
    Şimdi ise yine sizin zihniyet bu yabancıların teknolojisinden yararlanmayı, para kazanmayı istemiyor, ama ne hikmetse giyimi kuşamı onlardan alıp bir adım ileri götürmekte de bi sakınca görmüyor,
    Ben yabancılarla iş yapmakta bir sakınca görmüyorum tıpkı Atatürk gibi, senden Atatürkü biraz tanısaydın bunlara karşı değil tam tersi destek olurdun.
    Bugün bakın teknoloji devi gördüğünüz japonya herşeyi diğer ülkelerden kopla alarak geliştirmiştir.
    bizde bunu yapmalıyız bunun içinde onların beynine ihtiyacımız var, onlardan yararlanıp onları geçmeliyiz.
    Yoksa yerimizde sayıp dururuz.
    Ömer bey gençlere bırakın, bırakında bi şeyler yapalım.

  • SERTAN31 Ocak 2011 Pazartesi 21:40HALKÇI AKPARTİ VE SEÇİM OLSA

    Bugün seçim olsa ne olur? İşte cevabı

    ANDY-AR Sosyal Arastirmalar Merkezi 20 il’de toplam 153 noktada 24- 28 Ocak 2011 tarihleri arasında toplam 5 bin 201 denek ile yüz yüze görüşerek seçime ve gündeme ilişkin konularla ilgili halkın nabzını tuttu. Anket sonuçlarına göre AK Parti bu ankette yüzde 50'yi zorluyor, MHP kritik eşikte, CHP ise yerinde sayıyor.


    Kaynak : internethaber

  • serkan31 Ocak 2011 Pazartesi 09:11CHP Lİ TOPRAKTAN AK PARTİYE ÖVGÜ

    CHP'li Toprak'tan AK Parti'ye övgü
    CHP'nin yeni isimlerinden Prof. Binnaz Toprak, Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun tersine açıklamalarda bulundu...





    25 Ocak 2011 Salı 10:04


    CHP'nin yeni yüzlerinden Parti Meclisi Üyesi Prof. Binnaz Toprak'tan, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylemlerine tamamen zıt açıklamalar geldi. Toprak, başta Kılıçdaroğlu olmak üzere partililerin 'kriz aşılamadı, halk yoksullaştı' söylemlerinin tam aksine bir çıkış yaptı. Haberturk.com internet sitesine konuşan Prof. Toprak, hükümetin ekonomiyi iyi yönettiğini ve zenginliğin arttığını söyledi. AK Parti'nin 8 yıldır nasıl iktidarda olduğuna ilişkin soruyu yanıtlayan Toprak, "Buradaki en büyük faktör ekonomidir. Bu ekonomi politikalarını AK Parti başlatmadı, daha önce başladı. AK Parti çok akıllı davrandı ve o politikaları devam ettirdi. 2002'de devraldıklarında daha önceki birçok hükümetin yaptığı gibi popülist politikalara girişip, parayı har vurup harman savurup ekonomiyi rezil bir hale getirmediler" dedi.

    ZENGİNLİĞİ ARTIRDILAR

    Anadolu sermayesinin AK Parti döneminde güçlendiğini anlatan Toprak, "Kişi başına düşen gelirin artması ve zenginliğin artması bir gerçektir. Çünkü Türk halkının en büyük sorunları her seferinde, bütün araştırmalarda ekonomi kökenli çıkıyor. Krize rağmen ekonomi büyüdü, hükümet göstergeleri kötü götürmedi" diye konuştu.
    YAŞASIN TAYYİP ERDOĞANIN BAŞBAKANLIĞINDA ÇAĞDAŞ DEMOKRAT TÜRKİYE

  • Ömer Lütfi YAZICI30 Ocak 2011 Pazar 14:50Düşünürüm hep! Neyzen neden kürürbazdı?

    Türkiye'nin gerçek yüzölçümü 814.578 km2’dır. İzdüşümü ise 779.452 km2’dır. Atatürk’ün bize bıraktığı Türkiye’nin tamamı Türk’tü. Bugün ülkenin 24 milyon 79 bin 957 m2’ si artık Türk değil. Çünkü yabancıya satıldı.

    Atatürk "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” dedi, birisi çıkıp Allah tan sonra Atatürk sayesinde bu ülkede Belediye Başkanı olabildi ve "'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' diyorlar. Bak, yalan! Koskoca bir yalan!”’ diyebildi. Ve bunu diyebilen zihniyet sayesinde bugün birinci paragrafa ilaveten; (alıntı)

    *Türk Telekom, Arap'ın.
    *Telsim İngiliz'in.
    *Kuşadası Limanı İsrailli'nin.
    *İzmir Limanı Hong Kong’lunun.. .
    *Araç muayene işi Alman'ın.
    *Başak Sigorta Fransız'ın.
    *Adabank Kuveyt’linin.
    *İETT Garajı Dubaili'nin.
    *Avea Lübnanlı'nın.
    *Petkim? Ermeni'nin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık..
    *Ermeni...)
    *Rakı , Amerikalı'nın.
    *Finans bank Yunanlı'nın...
    *Oyakbank Hollandalı'nın.
    *Denizbank Belçikalının.
    *Türkiye Finans Kuveytlinin.
    *TEB Fransız'ın.
    *Cbank İsrailli'nin.
    *MNG Bank Lübnanlının.
    *Alternatif Bank Yunanı’nın.
    *Dışbank Hollandalı'nın.
    *Şekerbank Kazak'ın.
    *Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın.
    *Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un.
    *Beymen'in yarısı Amerikalı'nın.
    *Enerjisa'nın yarısı Avusturyalı'nı n.
    *Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın.
    *Eczacıbaşı İlaç, Çek'in.
    *İzocam, Fransız'ın.
    *TGRT(Fox) Amerikalı'nın.
    *Demirdöküm Alman'ın.
    *Döktaş Fransız'ın.
    *Süper FM Kanadalı'nın. Bu manzara karşısında insaf sahıbı olan kişi Atatürk ismini talaffüz etmekten utanır diye düşünüyorum. Utanmak için de insanda bazı erdem kırıntolarının olması gerek. İyi Pazar’lar.

  • SERTAN29 Ocak 2011 Cumartesi 21:39ATATÜRK İÇİN

    TAYYİP ERDOĞAN VE BİZ ATATÜRKÇÜLER VE DEMOKRATLAR BU ÜLKEYİ ÇAĞDAŞ UYGARLIK DÜZEYİNE ÇIKARACAĞIZ
    Büyük Adamı Saygı ile Selamlarım.
    Atatürk adı insana, bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyayı ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır.
    Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan hür bir Türkiye’nin doğması, yeni Türkiye’nin hürriyet ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri muhafaza etmesi Atatürk’ün ve Türk halkının işidir.
    Kennedy – A.B.D. Başkanı

    ***

    Işık Tutan Bir Lider,
    Türk milletinin hürriyeti ve Türkiye milli kalkınması için çetin mücadelelere adı karışan Kemal Atatürk’ü, memleketimiz çok iyi tanır. Yakın ve Orta Doğu ilk cumhuriyetin doğuşunu O’na borçludur. Bu cumhuriyet, bir çok milletin milli hürriyet hareketine ışık tutmuştur.
    Kuruşçef – Sovyet Başbakanı

    ***

    Atatürk, yüzyılların geleneklerine bağlı kalmış olan milletine içeride ve dışarıda yeni yollar gösterdi. Demokratik bir hukuk devletinin kurulmasına karşı koyan bütün engelleri ortadan kaldırdı. O, Avrupa ve Batıya yönelmekle yeni Türkiye’nin kaderini tayin etmiş oldu.
    Alman milleti de Atatürk’e bir devlet adamı olarak büyük şükran hissi beslemektedir.
    Prof. Erhardt – Alman Başbakanı

    ***

    Onda, hayran olduğum iki harikulade vasıf vardır ki, biri alev gibi vatan sevgisi, öteki mutlak bir mantık ve vahdet manzarası veren nefse hakimiyetidir.
    E. Herriot

    ***

    Sevimli, sempatik, mütevazi duruşlu, fakat kararlarında aşırı derecede ısrarlı, dileklerinde sarsılmaz surette sebatlı, görüşlerini açıklamada tereddüde yer bırakmayacak kadar açık.
    General Liman Von Sanders

  • Ömer Lütfi YAZICI28 Ocak 2011 Cuma 20:37Ya olduğun gibi görün ya da.....

    Yazar yazısına şu başlığı kullanmış “Yeniden yanan Atatürk meşalesi ve yükselen umut” bu yazının, olumlu ya da olumsuz kırk yorum alması başlığı doğrulamıyor mu?

    Ziya paşanın meşhur sözüdür: Âyinesi İştir Kişinin Lafa Bakılmaz./ Şahsın Görünür Rütbe- i Aklı Eserinde'… Atatürk’ün erdemini davranışlarında görmek mümkündür. Görmek istersek. Prof. Dr. İlhan Başgöz’ün ODTÜ de yaptığı bir konuşmadan aynen aktarıyorum.

    Mustafa Kemal Atatürk bize sadece çelik iradeli, demir yürekli, tuttuğunu koparan bir lider olarak tanıtıldı. Bu nitelemeler Onun gerçek kişiliğini tümden yansıtmaktan uzaktır. Görüyorsunuz ki, ben Ondan söz ederken hep “halk adamı” diyorum, yani Onun insanlığını öne çıkarıyorum. Çünkü son yıllarda Atatürk’ün yakınında bulunan bahçıvan, Köşk hizmetçisi gibi sıradan insanlar anılarını yayınladı. Onun silah arkadaşlarının anılarını da dikkatle incelersek görüyoruz ki, Atatürk merhametli, insan sever, duygusal ve doğa âşık’ı bir insandır da. Size kişiliğinin bu yanını belirten bazı olayları nakledeceğim. Bunları değerlendirip, karar vermeyi de size bırakacağım.

    Başkent kuruluş sancıları içindedir. Atatürk Çankaya’dan tozlu ve çamurlu yollara bata çıka Büyük Millet Meclisi’ne gidip gelmektedir. Mayıs ayıdır. Tozlu yolun kenarında, bir iğde ağacı çiçek açmıştır. İğde, bozkırın bu vefalı ağacı gelip geçenlere mis gibi Anadolu kokuları sunmaktadır. Atatürk, iğdeler çiçek açanda, bu ağacın önünde otomobilden iner, bir zaman kendini iğde kokularına bırakırmış. Bu doğa âyini her bahar tekrar ediliyor. Bir mayıs ayında, gene yoldan geçerken Mustafa Kemal bakar ki iğde ağacı yerinde değil yolu genişletmek için kesilmiş. Arabasından iner, kesilen iğdelerin bıraktığı boşluğa varır ve orada bir zaman ağlar. Evet, Türkiye devletinin başı, on binleri ölüme süren kumandan bir iğde ağacının ölümüne ağlamaktadır.

    Atatürk’e hakaret etti diye bir köylü mahkemeye verilecektir. Kişiye hakaret olduğu için Atatürk’ün mahkeme açılmasına izin vermesi gerekir. Atatürk’ten onay almaya giderler. “Köylünün suçu nedir?” diye sorar Atatürk. Adamcağız tütünü gazete kâğıdına sarıp içerken, bunu yapanın da, bize içirenin de diye küfretmiş. Atatürk ilgililere “siz hiç gazete kâğıdına sararak tütün içtiniz mi?” diye sorar. İçmemişlerdir. “Ben” der “Trablusgarp’ta içtim, pek berbat bir şeydir. Adamcağıza dokunmayın ona iyi sigaralar içirmeye gayret edin.”

    Burada bir parantez açayım. Denebilir ki; Atatürk’ün çocukları, dolayısıyla gemicikleri olmadığı için bu köylüye dava açmamıştır. Bunu okuyucunun takdirine bırakıyorum.

    Bir gün Florya’dan dönülmektedir. Otomobil Yeşilköy banliyö istasyonuna gelince Atatürk otomobilini durdurur ve başyavere emir verir. “Sorunuz Sirkeci’ye tren var mı?” Hareket etmek üzere olan bir tren vardır. Hep beraber otomobilden inilir, koşarak trene yetişilir. Atatürk yolcuların arasına oturur. Bilet memuru kuru tahtanın üstünde oturan Atatürk’ü görünce ne yapacağını şaşırır. Bilet kessin mi, kesmesin mi? Atatürk “görevini yap memur efendi” der. Yanında oturan milletvekilleri bilet almazlar. Atatürk bunun nedenini sorunca, “bizler milletvekiliyiz, trende bedava seyahat ederiz” derler. Atatürk: “Bu imtiyazı hiç beğenmedim, ne güzel halkçılık bu böyle!” der.

    Okuyucuyu yormamak için burada bırakıyorum. Halka “ananı da al da git” dediğini bilen varsa yazsın da biz de öğrenelim. Saygılar.

  • SERTAN26 Ocak 2011 Çarşamba 06:41YAŞASIN CUMHURİYET

    YAŞASIN CUMHURİYET
    ADAM DİK DÜRDÜ Kİ İÇERİ KODESE GİRDİ

    MEDENİYET İLİM İRFAN DEMEKTİR
    BİZDEKİNE GELİNCE
    DÜPEDÜZ ....YEMEKTİR

    TÜRKÜZ CUMHURİYETİN GÖĞSÜMÜZ TUNÇ SİPERİ

    TÜRK ÖNDE TÜRK İLERİ

    YAŞASIN TAYYİP ERDOĞANLA CUMHURİYET VE ÖZGÜRLÜK BUNU HAZMEDECEĞİZ .ÇOĞUNLUK BENİM PARTİME OY VERSE HALK VERDİ ÇOĞUNLUK TAYYİBE VERDİMİ KAYACI (MANKEN)LER ÇOĞALIYOR BİZ KAYACILARA BAĞLI DEĞİLİZ HALK İDARESİ CÜMHÜRİYETE BAĞLIYIZ YAŞASIN HALK İDARESİ VE TAYYİP ERDOĞAN 8 YILDA VATANI NE HALE GETİRDİ BİZİ KİMSE GAZETE KÜPÜRLERİNDEKİ YAZILARLA KANDIRAMAZ ÇÜNKÜ BİZ ATATÜRKÇÜYÜZ VE ÇAĞDAŞIZ ÇAĞDIŞI SÖYLEMLERE DEĞİL İCRAATIN İÇİNDEN PROĞRAMLARI BİZİ MEŞGUL EDİYOR YAŞASIN TAYYİP ERDOĞAN VE TÜRKİYEMİZ BİZ TÜRKÜZ VE

    MİLLİYETÇİYİZ AYNI ZAMANDA SOSYAL DEMOKRATIZ KİMSEYE BU DEĞERLERİ KAPTIRMAYZ HER GÜZELLİK BİZDE

    YAŞASIN DEMOKRASI VE CUMHURİYET

  • Veli VASİ25 Ocak 2011 Salı 21:58Atatürk =Düşünebilmek=Bağımsızlık=İnsan Olabilmektir

    Atatürk'ün anlaşılmaya başlandığı sözünü ve onu anlamaya çalıştığını söyleyen herkesi selamlıyorum.
    İster inanın ister kabul etmeyin ortada bir gerçek var.
    Eğer Atatürk'ü anlamaya başlamış ise bu Millet o halde sadece ülkemizin değil , yakın gelecekte inanın ki Dünyanın çehresi değişecek.
    Atatürk'ü anlamak;
    Oynanan oyun ve tezgalanan Planların farkına varmak ve gereğini yapmak için ne yapılmalı ise onun için harakete geçebilme gücünü kendisine görebilmektir. Vatanı sevmenin ne demek olduğunu anlayabilmek demektir.Hatta inanmak ve neye inandiğının ve o inancının gereğinin neler olduğunun farkındalığıdır.
    Atam seni sevmek, Seni anlayabilmektir.
    BU ÜLKEDE SENİ SEVMEYENLER VARSA;...!
    ONLAR HENÜZ KENDİLERİNİ BİLMEYENLERDİR.
    GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ BİRGÜN ONLARDA KURDUĞUN CUMHURİYETİN AYDINLIĞINDA KARANLIKTAN ÇIKIP IŞIĞI GÖRECEKLERDİR.
    ''Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir''
    Bu ülkede Cumhuriyetle bu aydınlık başladı ve karanlıklar Kurduğun CUMHURİYET sayesinde hiçbir kara leke dahi kalmayıncaya kadar aydınlanacak, örümcek bağlamış manda zihniyeti üreten beyinler aydınlanacak ve Milli düşünceler üreten beyinlere katılacaklardır.
    Ruhun Şad Olsun Ey Sevgili Atam.

  • serkan23 Ocak 2011 Pazar 01:24emir büyük yerden sorunu kimse çözemez

    Sayın Ö.Lütfi yazıcı yorumlarınızdan faydalanıyoruz.Bazı yorumcuların gazına gelip frenler tutmayınca metal tencereden taş devrine kadar kovaladığınız oluyorsada,bence bu sitede eli kalem tutan en aydın kişi sizsiniz,sağol varol.

    (yazınızdan bir bölüm.)

    "1- Merhum Dış İşleri Bakanlarımızdan Hasan Esat Işık şöyle diyor: “Babam Osmanlı Paşası idi İdadi (lise) yıllarında bize derdi ki, ‘nerede bir çatışma görürseniz altında İngiliz parmağı arayın’”

    (bölgemizde mevcut çatışma tohumu ;Pazar,Ardeşen minibüsçüleri arasındaki anlaşmazlık,senaryodaki hudutta acaba lipton ne tarafta kalıyor.)

  • Ömer Lütfi YAZICI22 Ocak 2011 Cumartesi 21:53Serkana. \..TOPRAĞI BOL OLSUN.

    Beynine sağlık, hafızana kuvvet seni yetiştirenlerden Allah razı olsun. Tahmin ederim ki gençsin. Ben uzatmaları yaşıyorum. O nedenle sana bazı gerçekleri yazmak istedim.

    O yazdığın konuları konuşmazlar, işlerine gelmez. Onların beyinleri o şekilde doldurulmuş. Tek amaçları var Cumhuriyetin kazanımlarını yok etmek. Nedenini aşağıda yazdıklarımdan daha iyi anlayacaksın.

    1- Merhum Dış İşleri Bakanlarımızdan Hasan Esat Işık şöyle diyor: “Babam Osmanlı Paşası idi İdadi (lise) yıllarında bize derdi ki, ‘nerede bir çatışma görürseniz altında İngiliz parmağı arayın’”

    2- İsmet İnönü hatıralarında şunu nakleder “Lozan Antlaşmasını imzalayıp salona çıktığımızda İngiliz temsilci Lord Curzon elindeki bir tomar kâğıdı bana göstererek ‘ bunlar İngiltere’nin önerileridir hiç birini kabul etmediniz. Zamanı gelince bunları size tek tek kabul ettireceğiz.’” Lütfen bunları hatırında tut ve bana istersen güvenme araştır!

    Yıllarca Batının bu çalışması devam etti. Mehmet Ağar: “1980 öncesi olayların tamamını batı istihbaratının madden desteklediğini tespit ettik” diyor. Ne anlatmak istediğimi anladığınız kanısındayım. Bunu ülke içindeki işbirlikçiler eliyle yaptıklarını söylememe gerek yok sanırım.

    Şimdi başa dönelim; Tutturmuşlar “geçmişimizle yüzleşelim” Tamam yüzleşelim ne demek, hayır yabancı maşaların yaydıklarını kabul edersen yüzleşmiş olursun. Aksı halde senin dediklerin, bildiklerin yalandır. Yanlıştır.

    Peki, birde bu Said-i Kürdinin geçmişi ile yüzleşsek. Mezarı nerededir?

    12 Temmuz 1960 da Esenboğa’da inen uçaktan, o günün kudretli subayından naşı kimler teslim aldı?

    Sonradan siyasetçi olarak ölümüne kadar Türk siyasi hayatında yer alan o subay çok yakın çevresine neler anlattı acaba?

    Okyanus ötesinde yaşayan birisinin bu olaydan haberi varımıdır? Bu zatın Vatikan’a duyduğu sempati acaba sadece Papa ile mi sınırlıdır?

    Menderes’in kemiklerini anıt mezara nakledenler, Bazı kaynaklara göre İngiliz ajanı olan bu kişi ile ilgili neden parmaklarını dahi kıpırdatmadılar? Neden acaba?

    TSK’nin kozmik odasına girenler böyle bir oy deposu cemaatin liderinin kemiklerini (güya gömülü olduğu Isparta’dan) niçin alıp ta şaşaalı bir törenle uygun bir yere nakletmezler!

    Bütün bu sorular (geçmişle yüzleşmek için) cevap bekliyor. Yurttaş olarak bunları sormak, öğrenmek sanırım bizim de hakkımızdır.

    Bu kadarla yetinelim. Toprağı bol olsun.

  • ramazan22 Ocak 2011 Cumartesi 21:42evet kalite düşmüş

    Gerçektende kalite düşmüş bana daldan dala atlıyor diyenlere bir bakalım mesela serkan; sınır kapısından girmiş ttnet arenadan çıkmış,
    ömer bey demeye gerek yok ikide bir kütüphanesiyle övünür durur. sanırım hala kendini 1970 lerde sanıyor. Ömer bey emin ol ki bir çokların evinde kütüphane mevcutdur bir tek okuyan sen değilsin.
    Ben onların giyiminden kuşamından yemeklerinden bahsetmiyorum, ben diyorum ki bizde onlarla aynı namazı kılıyoruz, aynı orucu tutuyoruz, aynı kıbleye dönüyoruz.
    Senin benzetmenin yanlış kısmı burda, ezanın türkçe okunması konusunda zaten hemfikiriz, ama örneklemen yanlış biz bunu eleştiriyoruz ama sen bunu anlayamamışsın,
    Birde bazı şeyler orjinali ile kalması gerekiyor, onun için arapçaya, ingilizceye pek takılmayın bazı şeyleri orjinali gibi bırakın.

  • Ömer Lütfi YAZICI22 Ocak 2011 Cumartesi 17:33Hakemsiz Maç gibi, Maşallah!

    Asla arzu etmem ama Pazar 53 de okuyucu demeyelim ama yorum yazan insanların kalitesi her geçen gün düşüyor gibi. Şöyle desek galiba daha doğru olacak. Belli birikime sahip okuyucu yorum yazmıyor sanki.

    Hakemsiz maça döndü burası, Bilmeyen insanlara bırakın bir şey öğretmeyi bilmediğini anlatamıyoruz. Örneğin: Bu yemek tencerede pişti diyoruz. Tencere nedir? Yahut saksı’dan tencere olmaz mı? Cevabi geliyor. Tencere metalden yapılır. Saksıdan tencere olmaz. Saksı çamurundan güveç kabı yapılır diyorsunuz. Sen mi her şeyi biliyorsun Said-i Kürdi yapılır dedi diyor. Said-i Kürdinin dediğine bakıyorsunuz o da sizin dediğinizi demiş ama yorum yazan onun ne dediğini dahi anlamamış. Yanı insanın frenlerinin patlaması için ne gerekirse yapılıyor. Fren patlayınca da insan bazen mahbup oluyor. Hadi bazı kendini bilmez, yeterli terbiye almamışlara cevap vermiyorum ama diğerleri de konuya sadık kalmıyor.

    Konu ezan. Ana dilde okunabilir mi? Adam kalkmış bize Said-i Kürdinin şu cümlesini yazmış “Meselâ biri dese: 'Ezanın hikmeti, Müslümanları namaza çağırmaktır, şu halde bir tüfek atmak kâfidir.' Halbuki, o divane bilmez ki, binler maslahat-ı ezâniyye içinde o bir maslahattır. Tüfek sesi, o maslahatı verse, acaba nev-i beşer namına, yahut o şehir ahalisi nâmına, hilkât-ı kâinatın netice-i uzmâsı ve nev-i beşerin netice-i hilkâtı olan ilân-ı tevhid ve Rububiyyet-i İlâhiyeye karşı izhâr-ı ubudiyyete vasıta olan ezânın yerini nasıl tutacak?"

    Bu cümlede yazanları okuyucunun büyük bölümü eminim ki anlamamıştır. Yazan dahi anlamamıştır. Anlasa yazmazdı çünkü bu yazılanın konumuzla alakası yoktur. Biz ezanın Türkçesinden bahsederken o ezan yerine tüfek atılmasından söz ediyor. Galiz bir Osmanlıca olan sözleri bugünkü dile çevirelim siz karar verin.

    “ Örneğin biri dese’ Ezanın hikmeti Müslümanları namaza çağırmaktır, öyle ise bir tüfek atmak da bunun için yeter. Doğrusu şudur ki, o deli bilmez ki, binler ezan meselesi içinde bir meseledir! Tüfek sesi o sonucu verse, insan katmanları yahut şehirde yaşayanlar adına, evrenin yaratılışındaki büyük sonuç ve insan soyunun yaradılış sonucu olan Allahın birliği ve rab oluşuna karşı kulluk gösterilmesine vasıta olan ezanın yerini nasıl tutacak.”

    Şimdi bu adam kalkmış bize tere satıyor. Yeter artık Allah aşkına! Adam kalkmış onun bunun sözlerinden iki sayfa derlemiş yorum diye buraya kopyalıyor. Kardeşin örnek, delil olarak verebilirsin ama yorum demek kendi beyninin üretimi demektir.

    Adam bize dini bir kanıt getiremeyince özetle diyor ki, Ezan Peygamberin Bilal’a dediği gibi okunacak, Rüya görülmüş bu ezanın kelimeleri ilahi (Allahtan) dır. Biz de diyoruz ki, madem ezan peygamberin tatbikatındaki özgün haliyle okunacak, neden sen peygamber gibi giyinmiyor, yiyip içmiyor, Arapça konuşmuyorsun? Çıkmış bir başkası “cennette Arapça konuşacağız.” Nereden biliyorsun? Ben Arnavutça konuşmak istiyorum. İtirazın mı var.

    Ben medresede yetiştim 55 yıldır okuyorum. O dediğiniz bilim adamlarının eser ve makaleleri 1 ay geçmeden elimde olabiliyor. Yazmak istemezdim ama geçen yıl 1200 TL kitap için harcadım. Keşke onlardan biri aramız da olsa da hakemlik yapsa.

    Ben tıpa tıp Peygamber gibi giyinmiyorum. İslam bana böyle bir şey de önermiyor. Zaten önerseydi evrensel bir din olamazdı, Peygamber bulunduğu ıklım itibariyle en çok 1 hırka 1 pantolon mesabesinde şeyler giyerdi. O zaman + 50 derecedeki Müslüman ile – 50 derecedeki Müslüman’ın hali nice olurdu hiç düşündün mü?

    Ben sana şiir yazmayayım da; Dini öğrenmenin farz olduğunu, insanın kendisini de bilmesi gerektiğini hatırlatayım.

  • serkan22 Ocak 2011 Cumartesi 15:33yobazlara

    Temel mahkemedeki hikayesinde Trabzondan bir türlü istanbula gelemez,gelse hikaye bitecek,sonuç malum.

    Tarihte her kes iyi veya kötü rolünü oynamış,şu anda neler oluyor,

    Dünyada faiz sıfırlanmış japonyada eksi faiz var.Türkiye dünyada en yüksek faizi uyguluyor.Türk halkı dış ülkelere haftada 1 milyar dolar faiz(haraç) ödüyor.

    Güneydoğuda eşkiya devlet gibi davranıyor.vergi vermez,elektrik parası ödemez,gümrükler aşiretlerin ellerinde dişardan istediği malı getirip gümrüksüz vergisiz iç piyasaya sürüyor.

    Ruslarla uğruna savaşıp yüz bin şehit verdiğimiz ardahan kars bölgesindeki doğal zenginlik ülkenin ihtiyacının 10 katı kadar hayvan besleme imkanı sunarken angustlara muhtaç durumdayız.

    Emperyalizme karşı en son kazanılmış savaş olan kurtuluş savaşımızın arkasında durulacağına,islama yapılmış savaş gibi gösterenlerin arkasında duranlar maalesef artmaktadır.

    Tek bir denizaltısında 80 vilayetimizi nükleer bombayla vurabilecek silahı bulunan amerikanın irani yola getirmesi için arabuluculuk görevide bize düşmüş.neymiş elindeki uranyumla iki adet bomba yapabilirmiş.

    Trabzon belediye meclisi bugün toplanıp basın bülteninde tt arena stadındaki protestoyu kınıyor.nedeniyse haksızlık bu 600 trilyon harcandı stad yapıldı,nankörlükmüş.Peki,iyi de ; cumhuriyet döneminde binbir feragatla yapılan tesisleri sattın 30 milyar dolar aldın,deprem vergisinin tutarıda 30 milyar doları geçti,döneminde dış borç 220 milyar dolar arttı,bunlarla bu halka ne yaptın. otoyolların tutarı 12-15 cıvarında ,bir okadarda kamu binası vs.desek kalanlarla ne yaptın soran yok.

  • RİZELİ22 Ocak 2011 Cumartesi 06:36YAZICIYA

    "peygamber gibi mi giyiniyorsun?Arapça mı konuşuyorsun?
    peygamber Bilal'a dediği gibi okunacakmış...peygamberin onayında gizlidir ." bu sözlere yorum getirmek istersem CENNETTE ARAPÇA KONUŞACAĞIZ ARAPÇA ÖĞRETİLMEDİ BİLMİYORUM CENNETTE KONUŞACAĞIZ İNŞ. PEYGAMBER BİLALA DEDİĞİ GİBİ OKUNACAKMIŞ" BU NE BİÇİM SÖZ ?

    HEM ezan Türkçe okunması bu ülkeye birşey kazandırmadı diyorsunuz hemde soru işareti bırakacak cümleler kullanıyorsunuz bende sizi sıkıştırıyorum.

    HZ peygamber yerine ben HZ. MUHAMMED(SAV )E İNANIYORUM BENİM PEYGAMBERİM HZ. MUHAMMEDDİR DEYİN .2. Sİ ŞEYTAN RÜYADA İNSANLARA RÜYA GÖSTEREREK NAMAZA KALDIRMIYOR BEN İSE ONUN KADAR İLME SAHİP DEĞİLİM Kİ DEYİN .

    Aziz mahmut Hüdayının rüya yorumunu bende biliyordum bunu beğendim birde ATATÜRKÜN BEYKOZ imami ile konuşması bunu da doğru yazmışsınız Bunuda biliyordum.BUNLAR GÜZEL BİLGİLER .

    Birde en büyük eksiklik islamı sahada medrese eğitimi görmüş ilahiyat fakültesi bitirmiş kimseler işlerinin yoğunluğundan buralarda vakit geçiremiyorlar yoksa size çok daha ikna edici bilgiler verirlerdi. onlar ilimle meşgul.

    Bana diyorsun ki :"Peygamber gibi mi giyiniyorsun?"

    senden cevap bekliyorum peygamber gibi giyinip yanına gelsem sen giyinecen mi? evet ben giyinmekten şeref duyarım deyin. madem seviyoruz sevdiği kız gece pencereden bakışalım denilen genç yatabilir mi? uykuyada dalmaz kı belki saatın zili çalmazda sevgilimin bakmasından mahrum kalırım düşüncesiyle

    kendine iyi bak

    "İlmim var deyi mağrur olmagil
    Hak kabul etti kefen soyanı."şair

  • pazarlı22 Ocak 2011 Cumartesi 05:52osman beye

    kapitalizmden islamdan bahsetmişsin size tavsiyem ALİ BULAÇ ÇAĞDAŞ KAVRAMLAR VE DÜZENLER İLE insanın özgürlük arayışı kitaplarını okuyarak bir başka köşe yazısında dahada ilerleyeceğini umarım . okumamışsan yazık

    mesela bir örnek alıntı yapayım size:

    insanlar kesin bilgiyi eşyanın gerçeğini ve yaradılışın gerçek sebeplerini ...bilmedikleri için tarih boyunca ...açlık bunalım....ve savaşlarla ömür tüketmişlerdir.(çağdaş kavramlar ali bulaç)

    Modern insanın birinci sorunu kaybettiği özgürlüğünü bulmasıdır İnsan bir yere kapatılmış gibi ışıksız yardımsız ve umutsuz yaşıyor. Bu yere niçin kapatıldığını niye buraya geldiğini bilmiyor (insanın özgürlük arayışı ALİ BULAÇ) bu kitap fikir ödülü almıştır . bütün yazılarınıza burdaki bilgilerle doldurabilirim

    OSMANLIYI YIKAN KAPİTALİZİMDİR KOMUNİZİM DEĞİL İLK OLARAK KAPİTALİZMLE MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ "DİYOR

    Bu yazıyı kim yazdı gibi anladım falancadıra gerek yok üslüptan kim yazar herkes anlar önemli olan muhtevadır ne anlatılmak isteniyor ...

    "Bu umut AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN Ortadoğudan defolma umududur." güzel ne diyelim ki.

  • PAZARLI22 Ocak 2011 Cumartesi 05:13SERKAN BEYE

    Diyelim ki biz yobazız sen cennetlık misin ?

    yobaz eskiyi istemek ise sen yeniyi mi istiyorsun?

    her yeni eskinin biçim değişikliği değil mi önce iletişim ateş yakarak sonra güvercinle sonra bugünkü durumlar ortaya çıkmış

    nenen çaruk giyerdi bunları unuttun mi?

    orta çağ karanlığında insanlar yüzerken papazlar krallar halkı ezerken ben çağlarüstü(sanagöre yobaz)
    devrim gerçekleştirdik.

    insanca yaşama

    hukuk

    komşuluk

    kişiye değer

    kula kul olmamak (bir ilaha kul olmayan kaçtane ilaha kul oluyorlar sayayım mı?)

    Tereciye tere satmayalım ATATÜRK NE DİYOR:"BİZİM DİNİMİZ EN MAKBUL DİNDİR ...HER TÜRK VATANDAŞI DİNİNİ ÖĞRENMEKLİDİR ORASIDA MEKTEPTİR"der

    milli benliğimize ters unsurlarla mücadele lüzümü öğretilmelidir yetişecek nesile..." diyor

    milli benliğimiz nedir?sizce çağdaşlık mı?milli benliğimiz kültürümüzdür dinimizdir geleneklerimizdir bayraktır ezandır v.s. şimdi biz yobaz olduk öyle mi ? kıskandın mı? sende sev bayrağı dini Atatürkü ...

    ROGER GRAUDİ (FRANSIZ ):"DİĞER DİNLER VE SİSTEMLER ÇAĞ DIŞI KALDI İSLAM ÇAĞLARI PEŞİNDEN SÜRÜKLEYEN BİR DİNDİR(HAYAT TARZI)

    İTALYAN rejisör bir film yapıyor (yiyenler içenler çarpışanlar ve sevişenler )4 bölümde film ana konusu adam yiyor yiyor oboziteden ölüyor çarpışan motosiklet taksi derken sevişenler diş çekmekten başlıyor aidsle ölüyor avrupalılar buna tepki gösteriyor bizi dünyaya rezil ettin diye .rejisör diyor ki mahlesef durumumuz bu...

    çok şey yazarımda sabah namazını kaçırmayım çünkü bu namaz çağdaş dünyada ilerde nur olacak köprüden geçmede yardımcı olacak inş. serken seni bu cazibeli dünya ve çağdışı insanlar yönlendirmesin bizlere yobaz dediğine göre bizi de seviyorsundur yok deme biraz var çünkü hep aynı topraklar üzerinde ve 2011 yılındayız kendine iyi bak.

  • pazarlı22 Ocak 2011 Cumartesi 04:43sn ramkaya

    Ezan yorumunu yazıcı değil bendeniz yazdım.

  • ramazan22 Ocak 2011 Cumartesi 01:36atatürkçü aramak için

    Atatürkçü aramak içinde islam demen yeterli sanırım?
    hüdayinin rüyası da efendimiz (s.a.v) onayı ile mi geçerlilik kazandı bende bunu merak ettim doğrusu?
    Yada Efendimiz (s.a.v) vefatından sonra rüyalar önemsiz mi?
    Bir ayette Allah (c.c.) kullarıyla konuştuğunu söylüyor. yani sen sanırım kendi yorumuna göre konuşuyorsun herhangi bir araştırma yapmadan yani.
    Bilal gibi kuran okuyorum, bilal gibi namaz kılıyorum, Efendimiz (s.a.v) gibi abdestalıyorum, ömer gibi oruç tutuyorum, osman gibi cuma' ya gidiyorum, Ebu bekir gibi miraç' a inanıyorum.
    İllede aynı şeyleri yiyip aynı şeyleri giymem gerekmez aynı şeye inanıyoruz.
    senin demene bakarsak şöyle de olabilirdi camiden biri çıkıp öğle namazı herkes namaza :)
    namaz çağrısı bukadar da uzatmaya ne gerek vardı? dimi.

  • serkan21 Ocak 2011 Cuma 14:56yobaz aramak için

    Atatürk demen kafi yobazlar hemen orda vazifede

  • Ömer Lütfi YAZICI21 Ocak 2011 Cuma 10:34Bu konulara basit ilmihal bilgisi yetmez!

    Madem bu safhaya geldi önce şu rüya meselesinin İslami yönüne bir bakalım. Çünkü anlaşılıyor ki, elif be den başlamak gerekiyor.

    Ezanla ilgili yazdığın rüya meselesi doğrudur. Aynen vakidir. Ama şurayı anlayamıyorsun. Peygamber hayattayken, vahi devam ederken yani Cebrail Allahtan haber getirirken, başka bir deyişle Allah peygamberine ezanın şeklini Cebrail vasıtasıyla bildirmeyerek neden bazılarına rüya göstermiştir? Yoksa o rüya görenlerde mi (hâşâ) peygamberlik görevi ifa etmekteydiler? Eğer senin dediğin yoldan gidersek bu sonuca varırız. Bu rüya meselesinin başka sebepleri vardır. Gerekirse onları da yazarız. Şimdi konumuz o değil.

    İslam inanışında (akaidinde) ilham ve rüya esbab-i marifetten değildir. Yanı rüya ve ilhamın bağlayıcı niteliği yoktur. Ve tamamen kişiye özeldir. Çünkü bunların doğruluğunun, yorumlanmasının nasla testi mümkün değildir. Nitekim bahsettiğiniz rüyada geçen cümleler ancak Hz. Peygamberin onayı ile geçerlilik kazanmıştır. Hz. Peygamber onaylamasaydı o rüya bugün bir hiç idi. Marifet rüyada değil Hz. Peygamberin onayında gizlidir.

    Rüyanın yorumu da öyle kolay içinden çıkılır nitelikte değildir. Bunun çok örnekleri vardır ama biz herkesin ulaşabileceği bir örnek verelim. I. Ahmet rüyasında Avusturya kralı ile güreşe tutuştuğunu ve kendisinin sırtının yere geldiğini görür. Bu pek hoş olmayan rüya sarayda büyük moral çöküntüsü yaratır. Günler süren bu durumu Aziz Mahmud-i Hüdai şöyle yorumlar “toprak pek ve asıldır senin sırtın toprağa geldiğine göre sen galipsin” ne dediğimiz herhalde anlaşılmıştır.

    Peygamber Bilal’a dediği gibi okunacakmış, Peygamber gibi mi giyiniyorsun?
    Onun gibi Arapça mı konuşuyorsun?
    Onun gibi mi yemek yiyorsun? Vs. vs. Bu gibi’leri tamamladın da ezana mı sıran geldi?

    Bak öğren anlat saygı duyalı. Atma, sallama; Bandın yanlış, hurafelerle dolmuş.

    Kur’an Ayetlerinin yaklaşık % 80 ı yoruma tabıdır. Bunu ben demiyorum bizzat Kur’an diyor! Ne olur bilmediğin konularda kafa karıştırıp da günah alma. Allahtan kork.

  • ramka21 Ocak 2011 Cuma 09:06ezan

    Sn yazıcı samimi cevabınıza teşekkür ederim.Beni aydınlattığınız için.

  • pazarlı21 Ocak 2011 Cuma 05:53Ezanın kabul edilişi

    Ben M. Asım Köksalın İSLAM TARİHİNDEN BURAYADA YAZABİLİRDİM DAHA GENİŞ AMA GAYE O DEĞİL kitabındanda başka kaynaklardanda nasıl oluştuğunu yazardım kaynak problemi değil kısaca ilahidir ilahiyi bıraktık bir kenara Efendimiz sav Bilali Habeşiye nasıl okuttu ?hala hürafelerle bize kaynak göstermekle vakit geçiriyorsun.KALEMİNE YAZIK BİZİM BANTIMIZ DOLMUŞ HERKESTEN DİNİ BİLGİ ÖĞRENMEYİZ .

    BAK MAHMUT EFENDİ BİR SÜRÜ ALİM YETİŞTİRMİŞ SADECE CÜBBELİ BİR KONUDA BİR KİTAP DOLUSU BİR KAÇ SAAT KONUŞABİLİYOR . MADEM BEN LE ALAY EDİP KÜÇÜMSEDİN AL SANA GÜLÜNECEK KÜÇÜK BİR BELGE
    EZAN NASIL OLUŞTU ?

    Ezanın tesbiti nasıl olmuştur, ezanın şeklini kim belirlemiştir?Nedir-Namaz-Hadisler-Ayetler-ile ilgili-İslam-Oruç-Zekat-Anlamı-Rüya Tabiri-İlginç-Resimler-Haberler-Şafi-Hanefi-Maliki-Hanbeli-Mezhebi-Faydaları-Hakkında bilgiler-Tevbe.org Ezanın tesbiti nasıl olmuştur, ezanın şeklini kim belirlemiştir?

    Hicretin 1. senesi. Milâdî 622.

    Mekke'de iken Müslümanlar ibadetlerini gizlice yapıyor, namazlarını kimsenin göremeyeceği yerlerde kılıyorlardı. Dolayısıyla orada namaza açıktan dâvet etmek gibi bir mesele söz konusu olamazdı.
    Ancak, Medine'de manzara tamamıyla değişmişti. Dinî serbestiyet vardı. Müslümanlar rahatlıkla ibadetlerini ifâ ediyorlardı. Din ve vicdanları baskı altında bulunmuyordu. Müşriklerin zulüm, eziyet ve hakaretleri de mevzu bahis değildi.
    Mescid-i Nebevî inşâ edilmişti. Fakat, Müslümanları namaz vakitlerinde bir araya toplayacak bir davet şekli henüz tesbit edilmemişti. Müslümanlar gelip vaktin girmesini bekliyor, vakit girince namazlarını edâ ediyorlardı.1
    Resûl-i Ekrem bir gün Ashab-ı Kirâmı toplayarak kendileriyle nasıl bir dâvet şekli tesbit etmeleri gerektiği hususunda istişâre etti. Sahabîlerin bazıları, Hıristiyanlarda olduğu gibi çan çalınmasını, diğer bir kısmı Yahûdiler gibi boru öttürülmesini, bir kısmı da Mecûsilerinki gibi namaz vakitlerinde ateş yakılıp, yüksek bir yere götürülmesini teklif etti. Peygamber Efendimiz, bu tekliflerin hiç birini beğenmedi.2
    O sırada Hz. Ömer söz aldı:
    "Yâ Resûlallah! Halkı namaza çağırmak için neden bir adam göndermiyorsunuz?" diye sordu.
    Resûl-i Ekrem o anda Hz. Ömer'in teklifini uygun gördü ve Hz. Bilâl'e, "Kalk yâ Bîlâl, namaz için seslen" diye emretti.
    Bunun üzerine Hz. Bilal bir müddet Medine sokaklarında, "Esselâ, Esselâ (Buyurun namaza! Buyurun namaza!)" diye seslenerek Müslümanları namaza çağırmaya başladı.3

    Abdullah Bin Zeyd'in Rüyâsı

    Aradan fazla bir zaman geçmeden Ashabdan Abdullah bin Zeyd bir rüyâ gördü. Rüyâsında, bugünkü ezân şekli kendisine öğretildi.
    Hazret-i Abdullah sabaha çıkar çıkmaz, sevinç içinde gelip rüyâsını Peygamber Efendimize anlattı. Resûl-i Ekrem, "İnşallah bu gerçek bir rüyâdır" buyurarak dâvetin bu şeklini tasvip etti.4
    Hz. Abdullah, Resûl-i Ekremin emriyle ezan şeklini Hz. Bilâl'e öğretti. Hz. Bilâl, yüksek ve gür sadasıyla Medine ufuklarını ezan sesleriyle çınlatmaya başladı:
    allahü ekber, allahü ekber!
    "allahü ekber, allahü ekber!
    "Eşhedü enlâilâhe illallah!
    "Eşhedü en lâilâhe illallah!
    "Eşhedü enne Muhammede'r-resûlullah!
    "Eşhedü enne Muhammede'r-resûlullah!
    "Hayye âle's-salâh, Hayye âle's-salâh!
    "Hayye âle'l felâh, Hayye âle'l felâh!
    "allahü ekber, allahü ekber!
    "Lâilâhe illallah!"

    Hz. Ömer de Aynı Rüyâyı Görüyor

    Medine ufuklarının bu sadâ ile çınladığını duyan Hz. Ömer, heyecan içinde evinden çıkarak, Resûl-i Ekremin huzuruna vardı. Durumu öğrenince, "Yâ Resûlallah! Seni hak dinle gönderen 'a yemin ederim ki, Abdullah'ın gördüğünün aynısını ben de görmüştüm" dedi.
    Biraz sonra birkaç kişi daha geldi, aynı rüyâyı gördüklerini söylediler. Peygamberimiz (s.a.v.) birkaç kişinin aynı şeyi görmesinden dolayı 'ALLAHA hamd etti.5
    İslâmın ne derece fitrî ve nezih bir din olduğunu bu dâvet şeklinin tesbitinden de anlıyoruz. Ruhsuz, mânâsız, heyecansız ve tatsız çan çalmak, boru öttürmek veya ateş yakmak nerede? Yeryüzünde "tevhid" ulvî hakikatını ilân eden, Resûl-i Ekremin Peygamberliğini haykıran ve dolayısıyla îmân esaslarının tamamını halka duyuran mânâ ve kudsiyet dolu "ezan" şekli nerede?

    "Hukuk-u Şahsiyye (şahsi hukuk)" ve "hukuk-u umumiyye (umumî hukuk)" adıyla iki nevi hukuk olduğu gibi, şer'î meseleler de iki kısımdır. Bir kısmı şahıslarla ilgilidir, ferdîdir. Diğer kısmı umuma bakar, umûmîdir. Onlara "Şeâir-i İslâmiyye" tâbir edilir.Şeâir-i İslâmiyyenin en büyüklerinden biri de işte bu hicretin birinci senesinde meşru kılınan ve "şehâdetleri dinin temeli" olan ezândır. Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin "Şeâir-i İslâmiyye" ile ilgili çok mühim izah ve değerlendirmeleri vardır. Mektûbât isimli eserinin 29. Mektubunda şöyle açıklanır:"Mesâil-i Şeriâttan bir kısmına 'Taabbüdî' denilir; aklın muhakemesine bağlı değildir; emrolduğu için yapılır. İlleti emirdir.
    "Bir kısmına 'Mâkulü'l-Mânâ' tâbir edilir. Yani; bir hikmet ve maslahat var ki, o hükmün teşrîine müreccih olmuş; fakat sebep ve illet değil. Çünkü; hakiki illet, emir ve nehy-i İlâhîdir."Şeâirin taabbüdî kısmı; hikmet ve maslahat onu tağyir edemez, taabbüdîlik ciheti tereccüh ediyor; ona ilişilmez. Yüz bin maslahat gelse, onu tağyir edemez. Öyle de; 'Şeâirin faidesi, yalnız mâlum mesâlihtir' denilmez ve öyle bilmek hatâdır. Belki, o maslahatlar ise, çok hikmetlerden bir fâidesi olabilir."İslâmın mühim bir şeâiri olan ezânla ilgili olarak da şunlar söylenir:"Meselâ biri dese: 'Ezanın hikmeti, Müslümanları namaza çağırmaktır, şu halde bir tüfek atmak kâfidir.' Halbuki, o divane bilmez ki, binler maslahat-ı ezâniyye içinde o bir maslahattır. Tüfek sesi, o maslahatı verse, acaba nev-i beşer namına, yahut o şehir ahalisi nâmına, hilkât-ı kâinatın netice-i uzmâsı ve nev-i beşerin netice-i hilkâtı olan ilân-ı tevhid ve Rububiyyet-i İlâhiyeye karşı izhâr-ı ubudiyyete vasıta olan ezânın yerini nasıl tutacak?" Elhâsıl: Cehennem lüzûmsuz değil; çok işler var ki, bütün kuvvetiyle 'Yaşasın Cehennem' der. Cennet dahi ucuz değildir; mühim fiat ister."


    1. Sîre, 2/154; Buharî, 1/114
    2. Buharî, 2/3; Ebû Davud, 1/134
    3. Buharî, 1/114
    4. Sîre, 2/155; Müsned, 4/43
    5. Sîre, 2/155; Ebû Davud, 1/117

    BUNU HEMEN İNTERNETTEN KOPYALAYIP YAPIŞTIRDIM

    RÜYA DERKEN HZ. ÖMERİN RÜYASINI ABDULLAH BİN ZEYDIN RÜYASI NI YAZMAM LAZIMDI HANİ ALİMDİN NEDEN ANLAMAYIP İLLEDE AÇIK ARIYORSUN .ŞİMDİ NE SÖYLEYECEKSİN.ŞU SÖYLEDİĞİNİ Mİ?
    " Ezan ve kametin Türkçe yapılmasına bence gerek yoktur. Türkçe yapılmasının dinen hiçbir sakıncası da yoktur. ..."DİYORSUNUZ(BU SÖZLER SİZ Ö.L. YAZICIYA AİT)

    BİZİ KANDIRMAYA KALKMA
    VEDE CAHİLLİKLEDE SUÇLAMA ŞEYTAN İNSANLARIN RÜYASINA GİRİP ONLARI MEŞGUL EDİP NAMAZA KALDIRMIYOR

    SİZ İSTERSENİZ TÜRKÇE NAMAZ KILIN EZAN OKUYUN AMA BİZE DAYATMAYIN .

    MECNUN LEYLANIN KÖYÜNÜN KÖPEĞİNİ SEVİYOR .NEDEN?

    BİZ CAHİLİZ LEYLAMIZIN KÖYÜNÜN HERŞEYİNİ SEVİYORUZ

    HİCİV SANATIMI KULLANMIYORUM.

  • serkan21 Ocak 2011 Cuma 00:08başka derdin yokmu

    ramka kardeş kimse cevap yazmıyor bari ben anladığım kadarıyle yazayım.Halkını seven bir yönetici halkının her türlü öğrenme ve bilgi ihtiyacının iyi bir şekilde karşılanmasını eğitimli ve yetenekli olmasını ister.
    Din insanların nasıl yaşaması konusunda yardımcı olur, faydalı bilgileri ,insanlar arasında faydalı kuralların benimsenmesini ve yayılmasını öğütler.
    Bilmediğin dilde bir dinin varsa dinin faydasını halk görmez,sadece inanç bakımından kul olur,osmanlı padişahlarının kulu gibi aynı.
    Atatürk Türk halkının kul değil,dininden yararlanmış eğitimli ve yetenekli çağdaş akılcı insanlar olması için dini Türkçeleştirmek istemiş olabilir.

  • Ömer Lütfi YAZICI20 Ocak 2011 Perşembe 20:25AÇIK VE NET SÖYLÜYORUM.

    Şahsi görüşümdür; bu cümleyi tüm samimiyetimle ve özgür irademle yazıyorum:

    EZANIN TÜRKÇE OKUTULMASI BU ÜLKEYE HİÇ BİR ŞEY KAZANDIRMAMIŞ AKSİNE ÇOK ŞEY KAYBETTİRMİŞTİR.

    “yok, müstear isim yok parazitler yazık cevap bu olmamalıydı.” Demeye gerek yok. Bu düşüncemi bu sitede birçok kez yazdım sen okumamışsın. En son Ali Cevahir beyin RAKI MI ZEMZEM Mİ? Başlıklı yazısına gönderdiğim “Hiç onunla o kıyaslanır mı? Ayıp ayıp!..” (10 Kasım 2010 Çarşamba 20.00) başlıklı yorumun 2. paragrafında bunu açıkça yazmışım.

    Biraz daha açayım; Ezanın Türkçe okutulması, çok doğru ve gerekli projenin içindeki bir yanlıştı. Bu yanlış tüm projenin bozulmasına sebep olmuştur. Bugün hurafeden, bidatten, dinden bihaber kişilerin tasallutundan din ve siyasetin kurtarılmasının, dinin isteyenler tarafından gerçekten bilinip yaşanmasının yolu bu projenin hayata geçirilmesi ile mümkündür. Bu proje ana dilde ibadet projesidir. Atatürk bunu başlatmak istiyordu.

    Ezan ve kametin Türkçe yapılmasına bence gerek yoktur. Türkçe yapılmasının dinen hiçbir sakıncası da yoktur. Neden gerek yoktur; Çünkü bu ikisinin Arapça ya da Türkçe olması işlevlerini yerine getirmeleri açısından bir eksikliğe neden olmamaktadırlar. Ama hutbenin mutlaka Türkçe olması gerekir. Gerek görülürse ayrıntılara gireriz.

    Not: Eğer sen dinini Ömer Nasuhi’den, Cuppeli’den, Diyanetten öğrenseydin “ezan nasıl kabul edildi okuduk mu” başlıklı yorumda yazdıklarını yazmazdın. Çünkü onlar böyle bir cümle telaffuz etmezler. Hiçbir din adamı edemez. Hiç olsun bilgisizliğine onları alet etme. Onları senden çok daha iyi tanırım. Anlarsan Akif’ kulak ver bak ne diyor;

    Ey millet uyan! Cehline kurban gidiyorsun!
    İslam ı da “batsın!” diye tutmuş yediyorsun! (çekiyorsun)
    Allah tan utan! Bari bırak dini elinden…
    Gir leş gibi topraklara kendin, gireceksen!
    Lâkin ne demek bizleri Allah ile iskât?
    Allah tan utanmak da olur, ilim ile… Heyhat!

  • ramazan20 Ocak 2011 Perşembe 19:27lütfi :)))

    Ya lütfi bey alemsin ha :) adam sana bir soru sormuş son hava bükücü gibisin :)) beni mi sandın niye cevap veremedin ha neden ezan inkilabına ihtiyaç duyuldu diyor. yani çağdaşlaşma yolunda yada ekonomi alanında bu gerekli bir şey miydi? diyor
    Sende yok noname yok bilmem ne, cevap veremeyeceksen sus,
    Bak başkası benim gibi senin hakaretlerine ve aşağılamana katlanamaz, ben katlanıyorum diye :)))
    Bir soru da ben sorayım. Atatür neden muhteşem balıkesir hutbesinden sonra halifeliği kaldırdı?
    Oysa mecliste açıkça halifeliği destekliyordu.
    Yazarın bu yazılarını okudukça 15 sene sonra islamın halinden korkuyorum, korkuyorum ki namaz da hurafelerin arasına girecek...

  • yucel tanay20 Ocak 2011 Perşembe 16:05ATATÜRKÜ ANLAMAK

    Atatürkü anlamak,yobaz olmamaktır. Dinci geçinip Dini siyası çıkarlarına alet etmemektır.Atatürkü Anlamak onun emperyalizme karşı nasıl mücadele vererek yıkılan bir imparatorluğun küllerinden modern bir devlet kurduğunu anlamaktır.Atatürk dini hurafeleren temizleyerek gerçek dinin ne olduğunu Yobaz beyinlere göstermek istemiştir. ezanın Türkçe okutulmasına gelince Dünyadaki Tüm dilleri allah vermedi mi? İnsanlığa? sen bir dinin dillinden anlamazsan nasıl grçek bir tapınma yaparsın? Gidip dinci geçinen yobazlara soracaksın onlarda kendi kafalarına göre bir din anlatacaklar. Atatürkü anlamak bölüclüğe mikro milliyetçliğe dur demektır. Allaha Dua edelimki Böyle Bir deha Türk milletinin içinden çıkmıştır.

  • ozcanozgubuz20 Ocak 2011 Perşembe 14:08üzüntü

    Değerli Arkadaşlar,öncelikle hepinizi saygı ile selamliyorum.Tüm yorumlar için birkaç cumle yazacağım kusuruma bakmayın.Allah bütün evreni galaksileri ırkları dilleri yaratmadımı,özelliklede bütün dilleri yarattığı gibi bütün dilleri anlamıyormu,bu diller arasında bu veya şu dil daha kutsal diye bir ayati varmi yok. Ayrıca bir ayet'i kelimede ''O BÜTÜN DİLLERİ BİLEN ve ANLAYANDIR'' didyor.Yukarıdaki tartişmalara bakıyorum da hayretler içindeyim,lütfen ZİYA GÖKALP'I okuyun bugün kimse cıkıp arapçayı farsçayı onun kadar biliyorum diyemez herhalde vede ben onlardan daha fazla müslümanım diyemez. Bakın ABD'DEKİ İMAMINIZ ne diyor, vATİKAN'daki papaza,''Sizlerde bizim gibi kutsalsınız sizler bizden önce cennete gideceksiniz''diyor sanki vahi gelmiş en büyük suç olan ALLAHA'şirhk koşuyor yazık ,okumadan ülema olmuşlar,kim ne olursa olsun kimin nereye gideceğıne YÜÇE YARATAN 'ALLAH'Karar verir.Ve aleyküm selam.

  • ramka20 Ocak 2011 Perşembe 09:19ezan

    Sn yazıcı ben çok samimi sorumu israrla sorduğum halde,yok mustear isim yok parazitler yazık cevap bu olmamalıydı.Ben tekrar yüksek sesle soruyorum.BU ÜLKEDE TÜRKÇE EZANA NİÇİN GEREK DUYULDU.Beni ikna edecek alim,bilgin,veli,kemalist ve atatürkçü arıyorum.

  • galatasaraylı20 Ocak 2011 Perşembe 06:23bjk ve rize seyircisi

    beşiktaşın çarşı seyircisine bravo ist. gidersem maçına gidecem inş. neden filistini desteklediler rizespor seyircisi filistini destekledi. rize maçına gittim. galatasarayı araştırıyorum eğer başbakana toki başkanına kızıpta yuh çekmişlerse başka ama direk ona ise galatasaray taraftarlığından şüphe ediyorum ki onlar o zaman siyasidir....

  • pazarlı20 Ocak 2011 Perşembe 06:04ö.l. YAZICIYA

    BİZ DİNİMİZİ STAJERLERDEN DEĞİL UZMAN DR.LARDAN ÖĞRENİYORUZ ÖMER NASUHİ BİLMENİMİZ VAR CÜBBELİMİZ VAR DİYANETİMİZ VAR SEN YETERKİ RAHAT OL

    SEN BİZE CEVAP VERME KENDİ ZİHNİYETİNDEKİLERE CEVAP VERİYORSUNUZ ZATEN... BİZİM KAFAMIZ ÇALIŞMIYOR CAHİLİZ CAHİL KALDIK AMA ŞİMDİ ÖĞRENİYORUZ TELEFONLADA ANINDA ÖĞRENİYORUZ DİYANETTEN SEN NEDEN DARLANIYORSUN Kİ .CEVAP VERME MADEM CAHİLİZ KAFAMIZ ÇALIŞMIYOR NEZYEN TEVFİKTEN DE ÖRNEK VERME

    ATOMU PARÇALAMAKTAN DAHA ZORDUR SABİT FİKİRLİ İNSANLARLA ÖNYARGILI İNSANLARLA UĞRAŞMAK DEMİŞ AİNŞTAİN .

    YİNE DURAMAYACAK BİZ CAHİLLERE KAYNAKLARLA AKIL VERECEKSİN TATLI CANINI SIKMA KENDİNE İYİ BAK BİZ VİRÜSÜZ FORMAT TA ATAMIYORSUN YENİ BİLGİSAYAR ALINACAK

  • pazarlı20 Ocak 2011 Perşembe 05:51mustafa kemaller

    ATATÜRKÜ gerçek kimliğine oturtan arkasına sığınıp dindarlara her gün irtica yaygarasıyla korkutanlardan kurtaran Tayyibe bravo gerçek Atatürkçü ve laik dünyanın en büyük lideri şu an Türk cumh. Avrupa Amerika islam ülkeleri herkesle iyi geçinen Atatürkün " yurtta sülh cihanda sülh "ilkesini en iyi uygulayan bir lider seni Atatürkten dolayı seviyoruz Tayyibim yaşa varol.

    AMERİKADA seçime kadar liderler tartışılır kim başkan seçilirse herkes ona itaat eder .bizde vatanı satmışta bilmem ne yapmışta "ıslık sesleri bunbun alameti imişte........falan o ki çoğunluğu burada kullanarak tayyibei eleştiriyorsunuz neden çoğunluğun oyu adamda demiyorsunuz sizin ruhunuzu biliyorum söyliyeyim mi kıskançlık çekememezlık

  • pazarlı20 Ocak 2011 Perşembe 05:40bizim partimiz amerika uşağı olsa

    ak parti amerika uşağı diyelim peki ya sizin partiniz amerika uşağı olsa ne diyecektiniz söyliyeyim mi? yahu adam canavar kuvvetli bir müddet ondan görünmen gerekiyor kim amerika uşağı değil ki derdik. biz 50 ye yakın hükümet gördük bize numara geçmez daosta gördük obamanın yanındaki duruşunu gördük dünya liderini sen beğenme çekememezlık

    taife giden peygamberimizide faşistler taşladılar galatasaraylılar ki bende o takımdayım her cins taraftar var çekemeyen .sonra tayyip bey oy verdiğim halde hala bizim isteklerin hiçbirini yapamamış hep sizin gönlünüzü yapıyor özgürlük bol para ne yemek içmek ..... hani inanç hürriyeti nerde ?

    son bir kez daha oy verecez dediğimiz olmazsa bizde oturup bakacağız sadetemi mhp ye mi büyük birlik partisine mi bekliyoruz şu anda biz kendimize bir şey beklemiyoruz ekonomiyi düzeltsin mafyayı vs.

  • pazarlı20 Ocak 2011 Perşembe 05:29dini iyi bilenler dine zarar verir

    dini iyi bilmeyenler dine zarar veremez

    dini iyi bilenleri biz takip ediyoruz ve bir tane dr yok o ameliyat derse diğer dr. ilaç tedavisi veriyor cübbeliler olmasaydı milleti ne hale getireceklerini herkes biliyor. biz dini ilimleri kimin dizi dibinde öğreneceğimizi bilmeyecek kadar cahil değiliz hastalık için 10 tane dr. gidiyoruzda dini bir konuyu sadece dini iyi bilen bir kişiye sormayız ilmihal kitaplarımız var akait kitaplarımız var

    ezanımızı hangi dilde opkuyacağımızıda biliyoruz hangi peygamberede bağlı olduğumuzu biliyoruz.

  • Şermin Çıkrıkçı20 Ocak 2011 Perşembe 00:28EN BÜYÜK TÜRK OLMAK KOLAY DEĞİL...

    Atatürk'ten muhteşem bir ders tabiki anlayanlara...

    Konu azınlıklar. İnönü bir yasa çıkarmaya hazırlanıyor. Atatürk'ün huzuruna çıkıyor.

    Başbakan İnönü saat 18.00 sularında Florya Köşkü'nde Atatürk'ü ziyaret etmiş:
    - Hayırdır İsmet... Habersiz geldin.
    - Paşam, azınlıklar meselesi... Konuyu Meclis'e getireceğiz... Ne diyorsunuz?
    - İsmet bugün geç oldu... Yarın sabah erkenden gel, konuşalım.

    İnönü çıkınca Atatürk "bütün görevlileri" toplamış:
    - Sadece laleler kalsın... Bahçedeki diğer bütün çiçekleri sökün, atın... Derhal.
    İsmet Paşa sabah gelmiş, bahçenin "halini" görmüş ve "görevlilere" sormuş:
    - Ne oldu böyle?
    - Gazi Paşa Hazretleri emrettiler, söktük.
    Başbakan İnönü, Cumhurbaşkanı Atatürk'ün odasına girmiş:
    - Paşam, bahçenin durumu nedir?
    - Azınlıkları söküp attım İsmet.
    İnönü "anladım" dercesine başını öne eğmiş:
    Atatürk:
    - İsmet, ben "Ne Mutlu Türküm Diyene"
    sözünü boş yere söylemedim... Kendini Türk hisseden herkes bu vatanın öz evladı... Ben hayatta olduğum sürece bu böyle bilinsin... Ve sakın azınlıklar ile ilgili bir kanun çıkarılmasın.

  • serkan19 Ocak 2011 Çarşamba 20:55fiyaka

    Bir hafta önce bir kamuoyu anketi yayınlandı.

    Bu anket; bugün seçim olsa AKP %47 ile gelir anketlerine benzemiyordu. Bu anket, Türk Halkının Amerika’yı nasıl tehdit olarak algıladığını %67 ile beyan eden bir anketti.

    Türk halkı Amerika’yı ülkesi için bir numaralı tehdit olarak görecek, Ülkenin başbakanı Amerikan projelerinin yürütülmesinde Eşbaşkanlık görevi üslenecek.

    Bu görevi yerine getirmek için kendi ordusu yargısı ile savaşacak. Amerikan silahlarını Türk yurduna yerleştirecek. Türk aydınlarını, siyasi parti başkanlarını, generallerini Silivri’ye tıktım diye övünecek.

    Sonrada, statta gerçekle yüz yüze gelince, şaşkına döneceksin.

    Sen Türk halkını tanımıyorsun. Onun dininden olmayı o olmak sanıyorsun. Senin onunla tek ortak yanın, aynı dinden olmaktan başka bir şey değil.

    Bu halkın dininden başka değerleri de var. İşte Arena stadında olanlar onlardı.

    Halk Amerikalıyı sevmez. Kendini tehdit edenler ile oturup kalkanlardan pek hoşlanmaz.

    Halk kendisine bağırılmasından hoşlanmaz.

    Halkı anlamak gerçekten zor zanaattır.

    Faşizmin yüksek sesle inlediği Türkiye’de, TT Arena Stadyumundan gelen bu ses, faşizmin fiyakasını bozan bir sestir.

  • Ömer Lütfi YAZICI19 Ocak 2011 Çarşamba 20:00Saçmalama da dinini öğren. O farzdır!

    Bin kez yazdım beklide Hz. Ali der ki, “dine en büyük zararı dini bilmeyen dindar verir.” O nedenledir ki, din ilimlerini öğrenmek farzdır. Din ilimleri öğrenilmeden sofi olunulamaz, tarikat ehli olunulamaz. Şeytanın oyuncağı, softa olunur.

    Rüyasında kaç sahabe görmüş imiş, ilahi imiş. Evet gördü. Ne oldu gördüyse? Rüyanın İslam’daki yeri, hükmü nedir? Önce bunu bir öğren güzel kardeşim. “İlahi” imiş. “İlahi” demek şu musikimizdeki ilahi değildir. İslam literatüründe “ilahi” demek: Allaha ait, Allahın vaz ettiği şey, Allahın açık emri demektir. Bunu kastediyorsan sırılsıklam, kap kara cahilsin sen. Sana dahi oradan derim başka bir şey değil.

    Bu bilgi, bu kafa ile yaptığın dua değil kabul olmak vallahi, billahi, tallahi Allaha bile arz olunmaz. Senin gibiler yüzünden İslam âlemi yüz üstü sürünüyor bugün!

  • Ömer Lütfi YAZICI19 Ocak 2011 Çarşamba 19:42Ramka’ya.

    Bu sitede bazı parazitler var. Bunlar her seferinde başka bir isimle kafa bulmak ve karıştırmakla meşguller. Bir örnek vereyim birisi var bazen Ramazan bazen Noname ismiyle yazıyor. Bilmem kaç isim daha kullanıyor? “A” yazıyorsun sıkışınca cevap olarak “K” yazıyor. “K” ya cevap veriyorsun “R” yazıyor ki; bunun sonu yok.

    Ben ismimi soy ismimi açık seçik yazmışım. Şüphe eden varsa e-postam o.lutfiyazici@mynet.com buda yetmez ise T.C. kimlik numaramı da yazabilirim. Yazdıklarımın sorumluluğu bana aittir. Bunu üstlenerek yazıyorum. Müstear bir isimle yazacaksınız iki gün sonra başka bir isimle… Burada bir aldatmaca var. Sizin yazınızdan da o izlenimi aldım. Bunun için verdiğim cevap nitelemelerinize uygun bir cevap oldu.
    “Kızıma anlatamıyorum” demişsiniz ki, bana inandırıcı gelmedi.

    Bu sitede sorduğunuz soruya sadece ben 2-3 defa cevap yazmışım. Mesele yok samımı iseniz beş kez daha yazabilirim. Hiç sorun değil. Yeter ki soruda samimi olalım.

    Benim kimseyi ikna gibi bir miyonum da yok. Benzetmek gibi olmasın ama Peygamberin de yoktu. Allah ona “senin görevin tebliğ etmektir.” Buyurmuştur. Bunun da bilinmesinde yarar var.

  • pazarlı19 Ocak 2011 Çarşamba 16:07ezan nasıl kabul edildi okuduk mu

    rüyasında bir kaç sahabı okunuşunu ezberleyip efendimize geliyor ve efendimizde ....kabul ediyor ilahidir.

    "ya rabbi buraya yazamıyorum ezanla uğraşanlar kiminle uğraştıklarını sen biliyorsun ....ben anlamam ya rabbi RAB sensin ,,,,

  • gerçek türk19 Ocak 2011 Çarşamba 12:05gerçekler

    sayın hocam türkiye gerçeklerinden çok uzaksın. halbiki çok okuyan bir insansın yada bilerek bu şekilde yazıyorsun. eleştirdiğin düzeni kuranlar da yine sizin gibi düşünen insanlar. yıllardır çalgıyı çaldılar oyunu oynadılar. ancak son sekiz yılsır düzen değiti, akli selim gözünü açtı. beyaz türkler gücünü yitirdi. gerçek türkler gerçekleri göstermeye başladı ve dereler nehir oldu nehirlerde denize dönüşerek tümdünyayı saracak sayın hocam. inşallah denizin içinde boğulanlardan olmayız. dindarlara karşı bu önyargı niye sayın hocam !

  • ramka19 Ocak 2011 Çarşamba 08:39ezan

    Sayın yazıcı;Benim sorumu anlamadınız galiba.Ezan türkçe okunurmu okunmazmı demedim.Türkçe ezana niçin gerek duyuldu ülkemize ne katkısı oldu bunu açıklarsanız sevinirin.
    Not.Cevabınızı alaylı ve aşağlayarak ve saygı sınırlarını zorlayarak değilde daha güzel uslupla cevap verirseniz sevinirim.Verdiğiniz cevap ne akli nede nakli tamamen hissi ve nefsi.Haliyle ne beni nede başkasını bu uslupla ikna edemezsiniz.Saygılar

  • e.k19 Ocak 2011 Çarşamba 08:32m.kemal

    mustafa kemal.vefet ettikten sonra yarım kalan cumhuriye ve devrimleri,malesef seksen küsür yıldır tamamlanamadı.Tamamlanmak bir yana yara aldı zaman zaman hastalandı hatta ölümle pençeleşyi..bütün bunları atatürkçü geçinen sağ yada sol hükümetler yaptı malesef.ezan meseleside bir garip uygulama,layiklik anlayışı keza aynı,velhasıl m.kemalin devrimlerinin üstüne bir taş konmadı bunca yıldır ülkemizdeki boşluğu tarikatlar cemaatlar doldurdu hemide iyi doldurdu.devletin her organına bürokrasinin her kademesine eğitimde sağlıkta hukukta en önamlisi yöneten kademesinde...**BUİŞ BİTMİŞTİR HASTA ÜLMÜŞ DEFİN İŞLEMİ BAŞLATILMIŞTIR** artık geri dönüş imkansıdır.keşke dileklerine katılabilseydim osman bey...

  • pazarlı m. ali.18 Ocak 2011 Salı 20:21Ezan

    lüzümsüz siteyi meşgul etmeye gerek yok biz yolumuzu ezanımızı hangi dilde okuyacağımızı biliyoruz

    ÇAĞDIŞI olarak HURAFELERLE uğraşmayacağız boş işlere de bakmıyoruz
    cevap vermeyede gerek görmiyeceğiz .

    NE YAZARSANIZ YAZIN CEVAP ALAMIYACAKSINIZ.

  • Ömer Lütfi YAZICI18 Ocak 2011 Salı 17:23Vah vah çok üzüldüm.

    Ramka ismiyle yazan arkadaş, kızınızın 78 sene önceki bir olayı değerlendirmek için sizden sorduğuna göre demek ki bilinçli bir insandır. Sanırım yalnız ezan meselesini de sormuyordur. 60 yıldır bu ülkenin emperyalistlere nasıl peşkeş çekildiği ile ilgili de yüzlerce soru sorduğundan eminim. Sadece bu sorusunu yanıtlayamadınız yazık, üzüldüm. Baba olarak mahcup oldunuz. Ama siz dininizi bilseydiniz, en azından ilmihalinizi bilseydiniz yanı din bilginiz bu kadar çiliz olmasaydı mahcup da olmayacaktınız. Çünkü ezanın hükmünün “ilan” yanı namaza çağırma bildirisi olduğunu, bunun Arapça dışında herhangi bir dille okunmasında dinen hiçbir sakınca olmadığını da bilecektiniz. Ama ne yapalım ki Atatürk sizi cahil bıraktı değil mi?

  • Ali GÜNAY18 Ocak 2011 Salı 09:10Beğendim

    Kaliteli bir yaı beğendim. Bu günlerde Tunustan başlayıp Kuzey Afrkayı saracak olan halk uyanışının yazınızda sözünü ettiğiniz İslamı hurafelerin sonu olması umudunu taşıyorum. Akdeniz çevresinin müslüman halkının artık uyanmasının zamanı geldi ve geçti. Yüce önderimizi örnek alır ve bir an evvel baskılardan kurtulurlar.

  • ramka18 Ocak 2011 Salı 08:27ezan

    Sayın yazar ve yorumcu kızım bana şu soruyu soruyor ben zorlanıyorum yardımcı olurmusunuz?Baba diyor bu ülkede 18 yıl ezan türkçe niçin okudu bana makul aklımı tatmin edecek bir cevap ver diyor.Türkçe ezan topluma,ekonomiye ve dine ne faydası oldu.

  • Ömer Lütfi YAZICI17 Ocak 2011 Pazartesi 21:10Gerçekler.

    Hocam, Bu yazınıza yorum yazmak nefis baklavanın üzerine turşu yemek gibi olacak bunun bilincindeyim. Ancak ayrıntıya girerek Atatürk’ü biraz daha tanıtmak amacıyla yazıyorum.

    Aşağıda yazdıklarımı Diyanet İşleri Başkanlığınca 214, Halk Kitapları Serisi 70 numara ile 1997 de basılan Doç. Dr. Ahmet Gürtaş’ın “Atatürk ve Din Eğitimi” isimli eserinin 57-62. sayfalarından alarak aktarıyorum.

    Atatürk, 24 Eylül 1924 tarihinde Amasya’da, şerefine verilen bir yemekteki konuşmasında;

    “Efendiler! Bir düşüncemi daha açıklamak isterim. Milletimizin içinde hakiki ulema, ulemamız içinde, milletimizin bihakkın iftihar edebileceği âlimlerimiz vardır. Fakat bunlara mukabil ilmi kisve altında ilmi hakikatlerden uzak, lüzumu kadar teallüm (Ders okuyarak öğrenme.) edememiş, ilim yolunda laiki kadar ilerleyememiş, hoca kıyafetli cahiller de vardır. Bunların ikisini birbirine karıştırmamalıyız. Seyahatlerimde birçok hakiki münevver ulemamızla temas ettim. Onları en yeni ilmi terbiye almış, sanki Avrupa’da tahsil etmiş bir seviyede gördüm. İslamiyet’in hakikatlerine ve ruhuna vakıf olan âlimlerimizin hepsi bu kemal mertebesindedir.

    Şüphesiz ki, bu gibi ulemamızın karşısında, İmansız ve hain ulema da vardır. Fakat bunları onlarla karıştırmak doğru olmaz.”

    Beykoz Camiinin emekli imamı anlatıyor.

    Bir ikindi vakti iskelenin yanındaki kahvede oturuyordum. Bir an kahvenin önünde birkaç otomobil birden durdu. En önde duran otomobilden, o zamana kadar hiç karşılaşmamış olduğum, fakat görür görmez tanıdığım Atatürk çıktı. Sevincimden şaşkına dönmüştüm. Bütün Beykozlular bir an içinde etrafını sardılar. Ben de kalabalığın arasına karıştım. Halkın sevinç nidaları uğultu halinde ve herkes daha ileriye yaklaşmaya çalışıyordu. Atatürk etrafına bakındıktan sonra halkı sukuta davet ederek:

    -Beykoz imamı burada mı? Gelsin de konuşalım dedi.

    Zaten tam karşısındaydım. Kalabalıktan ayrılarak ileriye çıktım ve:

    -Buyur Paşam, dedim; konuşalım.

    Atatürk, sol avucunda duran üzümleri bana göstererek:

    -Hoca, bu helal da bunun suyu niçin haram? Bize anlatsana.

    Birden bire şaşırdım. Bu güç suale ben nereden cevap bulacaktım. Bir müddet düşündüm; Aklıma bir şey gelmiyordu. Allah’tan bir imdat bekliyordum. Bir ara nasıl oldu bilmem, aklıma gelen bir cümle dudaklarımdan döküldü:

    - Paşam, karın sana helal da kızın niçin haram?

    Atatürk, bu sözümü işitince hafifçe gülümseyerek yüzüme baktı ve başını sallayarak:

    - Hoca, sen âlimsin; ben softaları arıyorum. Yarın saraya gel de seninle konuşalım, dedi.

    Ertesi gün saraya gittim; beni karşısına oturttu; saatlerce bana Kur’an’dan ayetler okutarak kendisi tefsir etti


    İşte dinsizlerin, dinsiz dediği Atatürk. Saygılar.

  • MANŞETTEN DÜŞMEYENLER





    ANALİZ
    ÜYE İŞLEMLERİ