• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 8 °C

Ay ışığından yansıyanlar

Bilge FIRAT
Küçük bir kız bakar dar pencereden,
Baba yolu gözler küçük Ali,
Bir dilim ekmektir istedikleri,
Kuru, katıksız, bir dilim ekmektir boğazlarından geçecek,
Yine de ümitle beklenir hep babalar, analar…
“Çok şükür, bugünde aç kalmadı Ayşe’m, Ali’m”…
Daracık bir pencereden hayata gülümser Zeynepler,
Bizlerin VURDUMDUYMAZLIĞINA inat,
HEP GÜLÜMSESİN MEHMETLER…
Ayların en güzeli, en bereketlisi, en hayırlısı olan Ramazan ayına yaklaşıyoruz ağır ağır. Bir neşe var her birimizin yüreğinde, Ramazanı karşılamak ayrı bir haz uyandırır asırlardır Müslümanlarda. Fakat!
Fakat unuttuklarımızı bir hatırlasak, bu kadar neşeli karşılayamayacağız belki de Ramazan’ı. Hemen yanı başımızdaki komşumuzu unuttuk, karşı apartmandaki yaşlı dedemizi unuttuk, dün yolda bizi görüp selam veren boynu bükük mahallelimizi unuttuk…
Unuttuk! UNUTUUUUUK!!! İnsanlığımızı unuttuk, yardımlaşmayı unuttuk, Peygamberimizin güzel öğütlerini, dinimizin güzel emirlerini unuttuk.
Ve şimdi Ramazan’a neşeyle “Hoş geldin” demeye hazırlanıyoruz öyle mi?(!)
Komşumuz aç, bizler ise tok yatıyoruz. Hiç aklımıza dahi getirmiyoruz küçük Zeynepleri, Alileri. Oysa onlarda bizlerin birer evladı değil mi?
Ramazan geliyor, ve bizler şimdiden hazırlıklarımızı yapmaya başladık bile, peki ya yardıma muhtaç insanlarımız, yardıma muhtaç ailelerimiz ne yapacak diye hiç düşündük mü? Düşünmeyi de mi unuttuk yoksa?(!)
Hadi diyelim bizler unuttuk, Dünyevi işler içerisinde KARDEŞLERİMİZİ unuttuk(!)…
Unutmayanlar var, onlara daima, akıllarında yüreklerinde yer vermiş, sıksık ziyaretlerine giden ağabeylerimiz var.
İnsanlarımızı unutmayan Rize Ay Işığı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğimiz var…
Geçtiğimiz günlerde Ay Işığı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği başkanı Ahmet BAŞ beyefendi ve Dernek Müdürü Ramazan ÖKSÜZ beyefendi ile kısa bir görüşme imkânımız oldu. Nedir durum dedim? Sonra utandım…
Utandım kendimden, ne kadar unutmuşum çevremi, meğer neler oluyor diye hiç bakmamışım etrafıma… Gördüklerimin bildiklerimin dışında meğer ne kadar zor durumda yaşamaya çalışan ailelerimiz varmış. Utandım kendimden, peygamber efendimizin nasihatlerini unuttuğum, dinimin emirlerini aklımdan çıkarmış olduğum için utandım…
3000’e yakın aile varmış dernek listesine kayıtlı, bunlar Ay Işığı derneğimizden haberdar olan ailelerimiz, birde dernekten haberi olmayanları katarsak bu sayının içine, o zaman durumun ciddiyetini daha iyi anlarız kanaatindeyim. “Elimizden gelen yardımı yapmaya çalışıyoruz” diyor dernek başkanımız Ahmet BAŞ. Sonra devam ediyor Sayın BAŞ; “Derneğiniz peygamberimizin hadisleri doğrultusunda toplumun huzuru için, Ülkemizde ihtiyaç sahibi kalmayana kadar mücadelelerimize devam edeceğiz. Toplumsal dayanışmaya en çok ihtiyacımız olduğu günümüzde bütün insanlığı, bu hayır kervanına katılmaya davet ediyoruz. Bir insan bir damla umut verebiliyorsa, birden fazla insanların verebileceği umut gölü olmasına sebep olur. Atalarımız bu vatan millet için canlarını ortaya koyarak nasıl sahip çıktıysa bizlerde üzerimize düşeni yapmamız gerektiğine inanıyoruz.”
Her bir cümlesinde bizlere ders veren başkanımız, “ÜLKEMİZDE İHTİYAÇ SAHİBİ KALMAYANA KADAR, MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ” diyor. Peki bu koca yükü birkaç duyarlı vatandaşımızın sırtına yüklemek bizlere yakışacak mı? Bu mücadelede bizler de yerimizi almalıyız. Hem de en kısa zamanda.
Kısa sohbetimiz esnasında beni çok üzen bir olayı öğrendim dernek başkanımız sayın BAŞ’tan ve değerli Müdürümüz ÖKSÜZ’den, meğer hiçbir siyasi partimiz derneğimizi ziyaret etmemiş. Öyle ki davet edildikleri halde değil ziyaret etmek, aramamışlar bile. “Seçim çalışmalarında da mı gelmediler?” dedim. “Evet” yanıtını aldım. Öyle ya seçim çalışmalarında siyasilerimiz kendilerine epey bir vakit ayırtır, oy çalışmaları için sık sık esnaf, vatandaş ziyaretlerine çıkarlar. Vatandaşı dinlemek babında epey taban eskittiler seçim öncesi. Fakat Yardımlaşma derneğimizin kapısını çalan olmamış… Üzüldüm cidden, siyasilerimiz halkımızı en çok düşünenler olmalı öyle değil mi? buradan tüm siyasi partilerimize de bir çağrıda bulunalım bu vesileyle… Sonuçta hepimiz insanız, her birimizde “BU ÜLKE İÇİN VARSAK”, elimizden geleni yapabilmek için gayret etmeliyiz. Bir çok siyasi partimizin kadın kollarının bu tür çalışmaları olduğunu biliyorum, neticede birlikten kuvvet doğar. Yardımlaşma, dayanışma duyguları sağ-sol ayırt etmiyor haliyle…
Bizler bugün belki muhtaç durumda değiliz, fakat yarın ne olur kimse bilemez. Rabbim kimseyi bu şekilde imtihan etmesin. Bir baba için küçük evladına bir dilim ekmek götürememek ne demektir? Bayramda gözlerinin içine pırıl pırıl bakacak olan evladına, harçlık verememek, yeni giysiler, ayakkabılar alamamak, eline bir şeker dahi sunamamak ne kadar acıdır? Bugün evimiz huzur, soframız katık, sıcak aş, cebimiz para dolu olabilir. Peki ya yarın?(!)
Ayışığı derneği üyeleri ve hayırsever hemşerilerimiz sayesinde ayda ortalama 150 yardıma muhtaç aileye gıda, giysi, eğitim ve sağlık yardımlarında bulunmakta. Fakat dernek yöneticilerimiz derneklerinin gelirlerinin iyi olmadığından muzdarip. Yardıma muhtaç binlerce aile var, oysa derneğimize yardım eden neredeyse bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar hayırsever insanımız var. Dolayısıyla yapılan yardımlar istenilen sonucu veremiyor. Ve burada bizlere iş düşüyor. Bizlere düşen bu iş için Sayın başkanımız Ahmet Baş şöyle bir açıklama yapıyor; “Derneğimize yapacağınız aynı nakdi fitre zekât bağışlarınızı çaresizlik içerisin de yaşam mücadelesi veren mağdur kardeşlerimize dertlerine ferman olup yoksulluk felaketini bir nebzede olsa önleyebilmenin yardımlaşma duygusunu sizlerle paylaşmanın onurunu yaşamak istiyoruz.” Bu çağrıya alakasız kalacağımızı sanmıyorum. Rizeliler mert insanlardır, bir eli kanda dahi olsa yardıma koşan insanlardır. SESİMİZİ DUYACAK insanlardır.
Bir umut olacağız, ardından bin umut olup küçük gönüllerde tebessüm oluşturacağız inşallah.
Ay ışığında beliren siluetlerde kendimizi, öz’ümüzü bulacağız. Çıkmaz sokaklara ilerleyen insanlarımıza yeni yollar olacağız, bir dilim ekmeğe muhtaç ailelere katık olacağız, sıcak aş olacağız, çocuklarının tok olduğunu bilen babaların başlarını yastığa rahat koymalarına vesile olacağız inşallah.
İlla “yüz” vermek gerekmez, vereceğiniz “bir” dahi yetecektir… Elinizden geleni ardınıza koymayın, “Bana mı kaldı?” demeyin. İnsanlık hepimize emanet değil mi? Bu yük hepimizin omuzlarında daha da hafifleyecektir. Sizlerde destek olun, bu hayır işinde küçük Alilerin, Zeyneplerin, Ayşelerin daracık pencerelerden beklediği umut el’i siz olun…
Şimdi gözyaşlarınızı yüreklerinize dokundurun, parmaklarınızı telefonlarınızın tuşlarına… 0 464 212 12 81 Ay Işığı yardımlaşma ve dayanışma derneğimizin telefon numarasıdır. En küçük bağışınız, yardımınız bile büyük anlamlar katacaktır, kocaman bir sevinç olacaktır inanın. “Eminettin mahallesi Farabi sokak Eminettin cami altı” adresinde sizleri güler yüzle karşılayacaktır dernek çalışanlarımız. Gitmek isterseniz kapıları sizlere her daim açıktır. Yüreğinin kapılarını ardına kadar açmış olan ağabeylerimiz, emin olun gelişinizle büyük sevinç duyacaklardır.
Bu yazdığımız olayları tüm yardım derneklerimiz yaşıyordur haliyle, ben sadece bir isim verdim. Fakat genelleme yapmama gibi bir lüksümüz yok. Amaçları aynı ; “insanımızın dolayısıyla vatanımızın felah’ı...” Burada da var mıdır? demeyin, emin olun yanı başınızda bir yardımlaşma derneği vardır.
Hatırlatmakta tekrar görüyorum, dernek adresi: Eminettin Mahallesi, Farabi Sokak, Eminettin Cami altı, telefon numarası: 0 464 212 12 81
Vesselam şimdi benim susma zamanım… Çünkü eğer başarabildiysek, az sonra yürekleriniz konuşmaya başlayacak. Benim sesimi duyamayacaksınız bile.
Allah’a emanetsiniz...
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40