• BIST 89.573
  • Altın 146,325
  • Dolar 3,6382
  • Euro 3,9067
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 11 °C
  • Samsun 16 °C

BARIŞ SÖYLEMİ: GERÇEK VE ALDATMACA ARASINDA MÜLAHAZALAR

Osman KAYA

‘’Savaş herkesle, barış ise sadece onurlu insanlarla yapılabilir.’’

Fatih Sultan MEHMET

Süreci biliyoruz… Anlatmaya gerek yok… Öncesini boş verin… 15 ağustos 1984 te Eruh ta başlayan süreç bu güne kadar geldi ve bu gün Barış adı altında oynanan bir oyunla bir kandırmacayla bu noktaya getirildi.
Kapitalist ülkelerde basın halka gerçekleri anlatmak için değil de gücü elinde bulunduranların anlayışı doğrultusunda halkı aldatmak için işlev gördüğünden dolayı halk bilgilenme adına sürekli yanıltılıyor… Yani biz gazeteyi enformasyon sahibi olmak için okuyor, televizyonu enformasyon sahibi olmak için izliyoruz ama…aslında enformasyon sahibi olmak bir yana dezenforme oluyoruz…. Dikkat ederseniz geçmişte çok okuyanların çok tv izleyenlerin bilgilerine hayran kalırdık…. Ama bu gün hiç okumayanların bazı isabetli fikirlerine hayran kalıyoruz ki bunun nedeni işte bu gün enformasyon vermesi beklenen kaynakların dezenforme etmesi ve okuyucu ya da izleyicileri de yanıltmasıdır…
Bunun en bariz örneğini biz bu adına ‘’ barış’’ denen süreçte görüyoruz… Vaktiyle sürekli savaş tamtamları çalan ve bu çerçevede bir kaşık suda fırtına koparan sözde ‘’ Türk ‘’ medyası, zaman geçipte emperyalizmin belirlediği konsept değişince bu sefer sürekli zurna gibi barış borusunu çalmakta ve içi yalanlarla dolu barış çubuğunu tüttürmektedir…
‘’Barış’’ adına ‘’ güzel’’ ama içi boş sözler söylenmekte, duygu sömürüsü yapılmakta ve alabildiğine halk yanıltılmaktadır….
Bir kere yaşanan şeyin adı savaş değildir ki ortaya konan şey barış olsun….
Savaş ayrı olan iki taraf arasında yaşanır….savaşan taraflar farklı iki unsurdur…. Şimdi, bu topraklarda yaşayanlar birbirinden farklı mı ki ayrı mı ki ortaya barış çıksın?
Bu topraklarda yaşayan insanlar aynıysa eğer, bir vücudun azalarıysa ya da bir vücudun kendisiyse eğer- ki elbette öyledir- o halde bu ortaya konan şiddetin adı nasıl oluyor da ‘’savaş’’ oluyor?
Herkes biliyor ki yaklaşık 30 yıldır yaşanan şey bir savaş değil, bir isyan hareketi, bir kalkışma hareketidir.
İsyan her zaman kötü değildir elbette… hatta bazen isyan etmemek insanlık suçudur….
Ben meseleye tamamen suskun olmak adına asla yaklaşmıyorum….İsyan edilecekse edilir…olan olur… ama burada önemli olan neden, nasıl, kime karşı ve kimden yana isyan edildiğidir.
Bu bağlamda ele aldığımızda pkk hareketi bu toprakların asli parçası olan Kürt halkını kullanan ve bu halka mensup olan kitlenin bir kısmını emperyalizmin emelleri doğrultusunda isyan ettiren bir harekettir.
Pkk hareketi her türlü ahlaki değeri ayaklar altına almıştır…. Hedefe ulaşmak için her yolu mubah gören bir tür makyavelist şiddet hareketidir…. Pkk hareketi yalanı yaşam felsefesi hline getiren bunu açıkça deklare eden ve yalana insanlık tarihinde en fazla masum gözle baktıran bir harekettir.
Pkk can almayı , insan canına katletmeyi çok basite indirgemiş ve bunu kutsal ibarelerle bezeyerek adeta neredeyse ölü sevicilik konumuna getirmiş bir katliam makinesidir.
PKK lider kültü yaratmanın en belirgin örneklerinden birini ortaya koymuş,karizmasız bir şahsiyetten yalancı bir karizma yaratmış ve buna önderlik diyerek ne idüğü belirsiz bir sözcüğün etrafında bir tür lider- Tanrı yaratarak faşizmin en uç örneklerinden birini sergilemiştir..

PKK yeryüzünün en vahşi canavarı olan emperyalizm canavarının tehlikesini ezilen halklara unutturan, hatta emperyalizmle işbirliğinin kaçınılmazlığını muhataplarına yutturan bir taşeron örgüttür..
Pkk tahammülsüzlüğün, baskının, şiddetin despotluğun ve her türden ahlaki değeri ayaklar altına almanın örgütlenmiş, mücerret olmaktan çıkıp müşahhas hale gelmiş bir örneğidir.
Barışın sözcüsü olduğunu söyleyen şahıslardan biri olan BASKIN ORAN bakın bir ortamda neler söylüyor:
‘’ "Altı yaşından bu yana aynı ezberi duyuyorum. Artık burama kadar geldi. Biz sütten çıkmış kaşığız, bizi buraya cami kapısından getirdiler. Hep emperyalizm yapıyor, emperyalizm yapıyor ya da içerdeki odaklarına yaptırıyor. Bu ezberden bıktık usandık. Şu anda artık tabutların gelmesini engelleme çabasındayız"
Söyleme dikkat eder misiniz?….emperyalizm bir kandırmacaymış… bir yalanmış….emperyalizm hiçbir şey yapmıyormuş….
Ve bu zihniyete biz bu ülkede ‘’aydın’’ diyoruz…. Bu zihniyet aydın değil belki ‘’ aydıncık ‘’ olabilir. Hatta ‘’ aydıncık’’ yerine başka bir şey diyebiliriz ama okuyucularıma saygısızlık etmek istemediğim için bu ifadeyi kullanmıyorum…
Bu ve buna benzer şahıslar İsrail’e toz kondurmazlar… Amerika ya toz kondurmazlar… İngiltere ye, Fransa’ya toz kondurmazlar… ama sıra ortadoğuya gelince hemen canavar kesilirler… hem kel hem fodul misali….

Şimdi sürecin adına ‘’ Barış ‘’ deniyor…. Hemde bu ‘’ Barış’’ ı anlatmak için ne idüğü belirsiz ‘’ akil’’ adamlar ortaya çıkarılmış…
Bu seçilen adamların ortak tarafı belirli bir zihniyetin sözcülüğünü yapmalarıdır.
Bu zihniyet tam anlamıyla kökü dışarıda bir zihniyettir..Özlediği dünyanın temelleri bu topraklarda atılmamıştır bu zihniyetin.
Bu zihniyetin amacı asla üzüm yemek değildir… Bakın bazı süreçlere bakalım göreceğiz…
• Bu akil adamlar Türkiye’yi ‘’ Kürdistan’’ da işgalci olarak gören ve böyle lanse eden ve bu çerçevede haklı bir mücadele verdiğini iddia eden PKK yı ve yandaşlarını haklı görürken, Kıbrıs ta katledilen Türkleri katledenleri telin eden bir söylemde bulunmamıştır. En azından bir kısmı böyledir.
• Bu akil adamlar Türklerin ve Kürtleri bir arada yaşayamayacağını yeri geldikçe dillendiren pkk ve yandaşlarını haklı bulurken, (çünkü bunlara göre bir halk diğer halka baskı yapıyorsa baskı yapılan halkın ayrılma talebi haklıdır.) Filistin’de 70 yıldır katledilen toprakları gasp edilen halkın savunusunu yaptıkları görülmemiştir. Ya da Kıbrıs’ta ayrı iki devlet olarak yaşamak isteyen Türklerin haklı taleplerini dile getirdikleri görülmemiştir..
• Bu akil adamların bir kısmı Türklerin Ermenileri katlettiklerini ateşli bir şekilde savunurken, Ermenilerin Azerilere karşı uyguladığı katliamı telin ettikleri, bu çerçevede söz söyledikleri görülmemiştir.
• Bu akil adamların büyük bir çoğunluğu’’ Türkiye’nin Kürdistan’da ne işi var ? Türkiye işgalci bir güçtür.’’ Diyerek salvo atışlarda bulunurken Katil Amerika nın 10000 km uzaktan ortadoğuya gelip te ne haltlar karıştırdığına yönelik bir tek sitayişte bulundukları görülmemiştir.
• Bu akil adamların Türkiye’deki sınıfsal paradoksların, ezen ezilen çelişkisinin sınıfsal ve kültürel boyutlarına değinen ifadelerine rastlanmamıştır.
• Bu akil adamların PKK nın ortaya koyduğu örgütsel faşizmin boyutlarına değindiği görülmemiştir.
• Bu akil adamların bölge sorunlarının temelinde emperyalizmin olduğu gerçeğini vurguladıkları bu yönde tespit yaptıkları görülmemiştir.
Açıkça söyleyeyim ki bu ülkede kan dökülmesinden en fazla nefret edenlerden biriyim. Yine açıkça söyleyeyim ki bu ülkede içinde yaşadığımız ülkede pek çok azim hatanın yapıldığı, zulümlerin yapıldığını iddia edenlerden biriyim… Ama hakkın hatırı her şeyin hatırından üstünse eğer bazı şeyleri açık konuşmak lazım..
*evet bu ülkede bölge insanlarına zulmedilmiştir ama….. ne sadece o insanlara zulmedilmiştir, ne de onlara Kürt olduklarından ya da Türk olmadıklarından zulmedilmiştir…. Bu ülkedeki zulümlerin temelinin etnik olduğunu kim savunuyorsa o çok büyük bir hatanın içindedir.
*Bu ülkede faşizm varsa bu faşizm sadece Türk faşizmi değildir… Ondan çok daha şiddetli faşizm türleri vardır..Ulusçuluk faşizm ise eğer etnisizim ise bin kat daha ağır insanlık suççudur.
*Bu ülkede baskı varsa, zulüm ve haksızlık varsa eşitsizlik varsa bunu mazeret ederek, daha baskıcı alabildiğine kalleş ve insanlıktan tam anlamıyla nasipsiz bir anlayışla ortaya çıkıp buna çözüm aranamaz.
*Bu ülkede devlet eliyle yapılan baskılar varsa PKK bu baskıları sayısız kat fazlasını örgütsel güçle yapmıştır.
*Pkk bu ülkede yöresel nitelikli düşmanlık tohumları atan ve bunda da pek başarılı olan bir örgüttür.
* pkk öncelikle bu ülkede işlediği cinayetlerin hesabını muhakkak vermesi gereken bir örgüttür.

Bu gerçekleri reddedemeyenler hemen şu beylik sözlere başvurmaktadırlar:
‘’ Kötü bir barış, iyi bir savaştan daha iyidir.’’
Aleksander Puşkin
Ne deniyor ondan sonra , çocuklar ölmesin, tabutlar gelmesin, kan dursun….
Şunu açıkça bilmek gerekir ki yeryüzünde en büyük alçaklık bir pisliğin güzel bir ambalaja sarılıp gönderilmesidir… şimdi de aynen bu yapılmaktadır….Tabutlar neden gelmeye başladı? Kim göndermeye başladı? kim kardeşçe bu topraklar üzerinde yaşayanları birbirinin düşmanı yaptı? bu süreç kimler tarafından ve neden başlatıldı?
Bu sürecin müsebbipleri eğer hesap vermeyecekse o zaman nasıl bir daha adaletten bahsedeceksiniz?
Bir an Kürtçü söylemlerin tamamıyla haklı olduğunu düşünelim…
Peki o zaman her hak kan dökerek, kurşun sıkarak, yağmalayarak, gasp ederek, Molotof kokteyli atıp bir otobüs içindeki insanları yakarak alınacak, elde edilecekse, o zaman herkes bu yolu izleyecektir. O zaman medeniyetten, barıştan, huzurdan, insanlaşmadan nasıl ve ne şekilde ve hangi yüzle bahsedilecektir?
Bu gün pkk nın başında bulunanlara sormak lazım… siz..’’ TC ‘’ ye hangi gerekçe ile isyan ettiyseniz… yarın benzer gerekçelerle sizlere birileri isyan ederse sizin karşılaştığınızı iddia ettiğiniz baskılardan daha beter baskıları yapmayacağınızın teminatı nedir? Ki yapmadınız mı? Önderliğe karşı çıktı iddiasıyla beynine tek kurşun sıkıp öldürdüğünüz, işkence ettiğiniz insanların hesabını kendi mantığınız içinde nasıl açıklayacaksınız?
‘’ Savaşın kendine özgü mantığı vardır ve savaşlarda normal zamanlardaki insan hakları unsurları askıya alınabilir .’’ diyorsunuz… eee… aynı mantığı askeri darbeleri yapanlarda söylüyor… onlarda diyor ki Türkiye konumu itibarıyla sürekli savaş halinde gibidir… Bu nedenle Türkiye’deki insan hakları olgusu asla orta Avrupa’dakine benzemez diyorlar… o zaman sizler, her ne gerekçe olursa olsun insan hakları asla ve kata askıya alınamaz diyorsunuz… bu sözlerinizi nereye koyacaksınız?
Tutturulmuş gidiyor… Kürtlerin hakkı… Kürt kim… Türk kim… Laz kim Çerkez kim….bu ülkede herkes 7000 yıldır 700 savaşla kader birliği yapmış… etle kemik olmuş… kız alıp vermiş… Sevdalanmış… sevda türküleri yakmış… Ölülerine beraber ağlamış… Düğünlerinde beraber eğlenmiş… aynı safta namaz kılmış… aynı cem evinde semah dönmüş… aynı tarlada çapa sallamış… aynı yağmurda ıslanıp aynı güneşin altında terlemiş… aynı dağa tırmanıp aynı nehirden balık tutmuş bu halkı Kürt Türk Laz Çerkez diye ayırmak kimin haddinedir ki…
Bu ülkede herkes birliğin , dayanışmanın , geleceğe yönelik güvenli adımların temeli olduğunu gördü ve daha da görecek…. Bu yüzden bizim meselemiz Türk- Kürt , Laz – Çerkez vs değildir…. Bizim meselemiz bu ülkeyi bir adım daha ileriye götürüp mutluluğumuzu bir adım daha ilerletmek olmalıdır… Bunun yanı sıra fitne ve fesadın tartışılmaz odağı olan emperyalizmin jandarmalarını ortadoğudan kovmak olmalıdır…
Kürtlükle Türklükle harcanan zaman ilerlemeye ve gelişmeye harcanmalıdır..
Kürtlükle- Türklükle harcanan 500.000.000.000 dolar bu ülkenin ve dünyanın ezilen , yoksul halklarının ikbaline harcanmalıdır..
Bu gün insanoğlunun akıllıları bilimle uğraşıyor… Felsefeyle uğraşıyor… sanatla uğraşıyor….Bu gün dünyanın gerçek akil insanları, Kürtle, Arapla, svanla, cemrenle , Türkle değil, atomla, nötrino ile, black hollesle, quarkla, quazarlarla , aerodinamizmle, iletkenlikle, paralel evrenlerle uğraşıyor…
Bizi de kurtaracak olan bunlardır..
Biz ana dil falan uğraşacağımıza, objektif bir bakışla en iyi bilim dilinin hangisi olduğuyla, hangi dil ile daha etkin bilimsel çalışma yapabileceğimizle uğraşmalıyız….
Bor madeniyle uğraşmalıyız… petrol ile uğraşmalıyız, doğa katliamını nasıl önleyeceğimize yönelik kafa yormalıyız….kanser nasıl yenilir, trafik kazaları ve çevre kirliliği nasıl önlenir bununla kafa yormalıyız… Yaklaşan depremlere nasıl önlem alırızın hesabını yapmalıyız…
Yoksa… sabah kürt akşam kürt… öğle kürt ikindi kürt….ne bu be…insaf…Bu ülkede bilim yok sanat yok spor yok…sağlık yok eğitim yok… depreme önlem yok….fabrika yok tarım ve hayvancılık batmış… trafik teröründen geçilmiyor..iş barışı yok güven ve huzur dibe vurmuş…. Sen kalk KÜRT- TÜRK… LAZ ÇERKEZ….SUSUN ARTIK SUSUN….
KAKLMIŞ BİR ÇOK AKILLININ BİRİ LAZLARIN DA BAYRAĞI OLSUN DİYOR….CEVABI VERİLDİ YA TEKRAR EDELİM… LAZLARIN BAYRAĞI VAR… BAŞKA BAYRAĞA DA İHTİYAÇ YOKTUR…BİZİM BAYRAĞA, ŞUNA BUNA İHTİYACIMIZ YOK… BİZİM ADAM GİBİ YAŞAMAYA, BİLİME SANATA, ÖZGÜRLÜĞE KALKINMAYA İHTİYACIMIZ VAR… HUKUKA VE ADALETE İHTİYACIMIZ VAR…
ARTIK KİMSE ADALETTEN BAHSEDEMEZ… ÇÜNKÜ KALKMIŞ ELİN KATİLİNE İŞ BULMAK İÇİN HERKES SEFERBER OLMUŞ….EEEE…. BENİMHASAN AMCAMIN OĞLU İŞSİZ… ÜNİVERSİTEYİ DE BİTİRMİŞ… ONA DİYORSUNUZ Kİ ‘’ İŞİ BİZDEN ARAMA… ASLAN GİBİSİN TAŞI SIKSAN SUYUNU ÇIKARIRSIN..’’ İYİ….ÇOK İYİ… BU SÖZLERİ NEDEN DAĞLARDA SIRTINDA KELEŞLE, ROKETLE GEZİP TE VATAN EVLATLARINI KATLEDEN ÇAKALLLARA SÖYLEYEMİYORSUNUZ? YOKSA HEP TEKME YEMEK, HEP HORLANIP DIŞLANMAK, BU MEMLEKETİN SESSİZLERİNİN, EDEPLİLERİNİN, SAYGILILARININ, YALAKA OLMAYANLARININ, KİMSESİ OLMAYANLARININ KADERİ MİDİR? KADERSE BÖYLE KADER ELBETTE Kİ RAHMANİ DEĞİL ŞEYTANİDİR… ÇÜNKÜ MEVLA KİMSEYE ZULMETMEZ… ZULMÜ KENDİ HİKMETİNE LAYIK GÖRMEZ….BU ANCAK İNSANIN İNSANA ATTIĞI KAZIKTIR Kİ BU KAZIĞI ATANLARA DA BU KAZIĞA DA LANET OLSUN..
HIH…. BARIŞ MI DEDİNİZ….DURAN KALKAN VERİYOR CEVABI:
‘’ÇEKİLME YOK… IRAKTAKİLER BİLE İÇERİ GİRMEK İSTİYOR( TÜRKİYEYE)’’
YOL YAKINKEN HERKES AKLINI BAŞINA TOPLASIN… ORTADA SAVAŞ YOKKİ BARIŞ OLSUN… ORTADA İSYAN VAR… İŞBİRLİKÇİ, EMPERYALİZMİN TAŞERONU OLAN İSYAN… YAPILMASI GEREKEN TEK ŞEY… BU İSYANIN MÜSEBBİPLERİNİN TESLİM OLMASI….BUNLARIN CEAZALANDIRILMASI… DARBELER VE DİĞER YOLLARLA BU BÖLGE İNSANINA VE DİĞER TÜM BÖLGE LERDEKİİNSANLARA BASKI YAPAN, GÖREVİNİ YAPMAYAN DEVLET YETKİLİLERİNİN , İŞKENCECİLERİN CEZALANDIRILMASI VE KİMSENİN YAPTIĞININ YANINA KAR KALMAMASIDIR…BEN YAPTIM OLDU DİYENLERE BARIŞ YA DA AF ADI ALTINDA MÜSAMAHA GÖSTERMEK, SUÇU VE ZULMU MEŞRULAŞTIRIR VE ALIŞKANLIK HALİNE GELMESİNE KATKI SAĞLAR….
ADALETSİZ BARIŞ OLMAZ… ADINA BARIŞ DENSE BİLE BU ANCAK ZALİMİ KIŞKIRTAN BİR ÖDÜL OLUR….

  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40