• BIST 89.270
  • Altın 147,050
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Rize 9 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 14 °C
  • Trabzon 8 °C
  • Samsun 10 °C

Başaramadım… Özür dilerim…

Osman YAZICI



Sevgili dostlarım, İnsan hayatı acısıyla, tatlısıyla geçip gidiyor.Göz açıp kapanıncaya kadar.Kah büyük bir sevincin yarattığı mutluluk rüzgarları dalgalandırıyor yüreğimizi..Kah gönlünüzde kopan fırtınalar sarsıyor bütün  benliğinizi..

 İnsan yaşamının zor dönemleri vardır. Türlü mücadelelerden geçersiniz, bazen tökezler, bazen de düze çıkarsınız. Sevinçler, acılar kardeştirler hayatta.

Hele devletin imkânlarından nasip alamamış; Karadeniz Bölgesi’nin unutulmuş bir ilçesinin en yüksek köyündeyseniz, işiniz gerçekten zordur.

İlçeye inmek okumak, başka alanlara talip olmak için; diğer rakiplerinizden on kat daha çalışmak zorundasınız. Karadeniz’in tüm özelliklerini bünyenize toplamak kolay olmuyor

Aslında her şeyin temelinde sevgi yatıyor.Sevginiz için üzülüyor, sevdiğiniz için seviliyorsunuz.Öyle ya ananızı, babanızı,evladınızı, mesleğinizi sevmeseniz,hayat sizin için bir şey ifade etmez se, ne başarısızlıktan,ne hastalıktan,ne ölümden nede zülümden korkarsınız.

***

Ben, zincirlerimi kırıp değişebilen, eleştiriye açık olan, dahası kendimle dalga geçebilen birisisiyim. 
Kendimi yargıç hassasiyeti ile yargılarım. 
Duygularımı, içimdekileri dökerim, paylaşırım sizlerle. 
Siz, bana hep arkadaşlık edersiniz, yönlendirirsiniz beni. 
Ben de sizden bir şey saklamam, yazılarımla hep paylaşırım. 
Dertleşirim… Bundan da büyük zevk alırım… 
Bana haksızlık edenleri şikâyet ederim size… 
Hata yaparım, ama hatada ısrar etmem, dönerim geri... 
Tüm insanları çok severim. .


*** 

Her şeyin en iyisini ben bilirim diyen insanlardan değilim. 
Bürokrasideki çok güçlü dönemlerimde, etrafımı saran, ‘sanal dünya’ yaratarak, gerçek dostlarımı unutturan, dalkavuklardan nefret ederdim. 
Nereden geldiğimi, nereye gittiğimi hiç gizlemem… Geçmişten ders alıp, geleceğe bakarım. . 
Sevgi pınarlarını yazabiliyorum 
Hilesiz, hurdasız, gerçek dostluğu ararım, giderim peşinden. 
Ben kavgayı, bir yaprağın üzerine yazarım, sonbahar geldiğinde dökülsün diye… 
Öfkemi, bulutların üzerine yazarım, yağmur yağdığında yok olsun diye. 
Nefreti, buzlar üzerine yazarım, güneş doğduğunda erisin diye. 
Dostluğu, sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine kazırım, onlarla birlikte büyüsün ve tüm dünyaya yayılsın diye.. 
Sevgi gülü dikeniyle avuçlarım. 
Sıktıkça elim kanar, ama sorduklarında ‘Zaten dikeni yoktur ki’ diyebilenlerdenim… 

*** 

Değerli  dostlarım, 
Bugüne kadar yaptığım başarılı görevlerim, benim olduğu kadar,siz değerli dostlarımının de başarısıdır. Desteklerinizi asla unutamam.Siz olmasaydınız ,mesleğimde asla başarılı olamazdım.Kaçkarı’in eteklerinden,zirveye çıkamazdım.Bana destek verdiniz güç verdiniz.Bunun için takdirlerimi sunuyorum.

Deneyimim var, bilirim:  hedefe ulaşamamak,netice alamamak,çıktığın yolda başarısız olmak, sevgiliden ayrılmaktan daha zordur!.. Çünkü hemen hiçbirinin yüzünü görmemiş olsanız da, sizi yıllardır desteklemiş,gönülbağı kurmuş, onbinlerce, yüzbinlerce insan söz konusudur: sevmiş veya kızmış, onaylamış veya söylenmiş, dinlemiş veya reddetmiş, ama yine de sizinle yakınlık kurmuş, akıl ve duygu yoluyla iletişim kurmuş bir kitle söz konusudur. Onların bir bölümü kendilerini öksüz kalmış gibi hissedecektir. Bir çoklarınızla tanışmıyoruz bile.Ama hep sicaklığınızı arkamda hissettim.
***


Sevgili dostlarım,7.Haziran 2015 Milletvekili Seçimlerinde, Atatürk’ün kurduğu parti olan, Cumhuriyet Halk Partisi’nden, Milletvekili Aday  Adayı olmak için, bürokrasideki görevimden istifa ettim.

 Herkes ”Siyasetten nasıl nasiplenirim, koltuğumu nasıl güçlendiririm” anlayışıyla AKP’ye akın ederken, ben ”Ülkeme nasıl hizmet verebilirim” anlayışıyla CHP’ yi tercih eden tek üst düzey bürokrattım.

Türkiye Cumhuriyeti tarihi, buram buram ‘Vatan Sevgisi’ kokan güçlü bir devrimin destanıdır. Dostlarımın’ neden siyasete girmiyorsun’ sorusu ile çok karşılaştım. Çünkü Türkiye’ye hizmet etmenin yolu siyasetten geçiyor. Buna inananlardan biriyim. Çok zor şartlar altında devletin önemli birimlerinde görev yaptım. Bu devlet bana çok şey verdi, bilgi, tecrübe edindim.Hayat hikayemi okuduğunuz için tekrarına girmeyeceğim.

Şuna karar vermeliydim. Ya rahatıma bakacaktım, ya da zor yolu seçip; bilgi ve tecrübelerimi, her şeyimi borçlu olduğum ülkeme, insanlarıma hizmet etme yarışına girecektim.Ben hizmete aday oldum. Kişisel ikbalin peşinden,hiç koşmadım.

***

Siyaset arenasında olmak, o çemberin içine girmek çok zordur. Ya arkanda holding veya medya, ya da siyası alanda güçlü olmak gerekiyor. Veya siyasetçi  aileden gelmeniz gerekiyor.. Bende bunların hiç biri yok. Geldiğim, yaptığım işler ortada.

Aldığım duyumlara göre 7.Nisan’da YSK’ya verilecek listede adımı göremeyeceksiniz, öncesinden haber vermek istedim. Olmayınca olmuyor. Ben, bana düşeni yaptım. Rahmetli annemin” oğlum mebus olacak” hayallerini gerçekleştiremedim.

Hem maddi, hem de manevi olarak, hem 2011 seçimlerinde, hem de bu seçimlerde bedel ödedim. Bundan da kimse sorumlu değildir. Kişisel kararım ve tercihimdir Başarısızlığımdan sevinenler olursa, onlarında canları sağ olsunlar. Beni sevmek zorunda değiller. Nasıl mutlu olacaklarsa öyle davransınlar. Onlara da saygılarımı sunuyorum.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve onu tanımaktan onur duyduğum, eski Bakan Yılmaz Karakoyunlu dışında, dost bildiğim, yıllardan beri güvendiğim, hizmet verdiğim, gönülden bağlı olduğum etkili hiçbir Karadenizli, bana destek vermedi. Hele bazıları varki, Hamzaçebi’nin tırnağı bile olamayacaklarını yeniden anladım...

 Desteğini istediğim eski Başbakan Mesut Yılmaz, bile oralı olmadı. Volkan Canalioğlu, bana destek yerine Trabzon’dan kaçıp, İstanbul’da, benim yerime kendisine yer ayarlamaya çalışıp, benim listeye girme şansımı engelledi. Ve diğerleri. Kendi ikballeri uğruna bana engel olanlar, Milletvekili olacaklar, ancak bu özellikleriyle tarihe geçmelerine, parmaklarım çalıştığı sürece yardımcı olacağım. Bütün ayrıntıları daha sonra yazacağım.

***

Sevgili dostlarım, sizi hayal kırıklığına uğrattığım ve umutlarınızı söndürdüm için hepinizden özür dilerim. Kendimden çok bu görevi sizler için istiyordum. Bana yürekten inanıp, güvenmiştiniz. Beceremedim. Elimden daha fazlası gelmiyor.

Bana destek veren ,beni öven,eleştiren,kızan bütün sevgili hemşerihlerime ,dostlarıma,tanıdığım,tanımadıklarıma,sevgili öğrencilerime yürekten teşekkürler.İyiki varsiniz.Bizi biz yapan sizlersiniz. Bugüne kadar olduğu gibi,bundan sonrada  bürokrat ve gazeteci olarak sizlere hizmet vermeye devam edeceğim.Tekrar buluşmak dileğiyle hepinize saygılar,sevgiler sunuyorum.

Hoşta kalınız.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40