• BIST 99.639
  • Altın 141,794
  • Dolar 3,5028
  • Euro 3,9236
  • Rize 25 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 27 °C
  • Trabzon 24 °C
  • Samsun 24 °C

BİR SAVCI VE BİR ÖĞRETMEN

Osman KAYA

Bir kaç gün önce, Türkiye bir utanç günü yaşadı...
Çağlayan Adliyesinde, gezi eylemlerinde öldürülen, Berkin ELVAN davasına bakan Savcı Mehmet Selim KİRAZ, uluslararası emperyalizmin gizli servislerinin taşeronu olan DHKP-C tarafından hunharca katledildi...
Görünürdeki sebep şuydu: Bu savcı Berkin ELVANın katillerini saklıyordu ve gözdağı verdi....
Oysa Mesele tam da bunun tersidir.
Bu savcımızın katledilmesinin en önemli sebebi kanımca şu doktrinde saklıdır..'' DEVLET SUÇLUYU SAKLAYIP, KORUYAMAZ...''
Yani bu sayın savcımız Berkin ELVANIN katillerinin üzerini örttüğünden dolayı değil, tam tersi Berkin ELVANın katillerine yaklaştığı için katledildi- Şehid edildi..
Şimdi bu ülkenin bir makus tarihi de şudur, bir yanlışlık, bir karanlık iş hangi iktidar döneminde olmuşsa o iktidara yandaş olanlar, olan biteni reddederler..
Mesela benim yukarıda yazdıklarımı okuyup ta ''OLUR MU ÖYLE ŞEY'' diyenler şunu unutmasınlar, dün sizin düşüncenizdekiler iktidarın sahipleri değilken söz konusu olan karanlık işlere bu iktidara yakın olanlar '' OLUR MU ÖYLE ŞEY '' diyordu..
Biz , her dönemde karanlık ilişkilerin ve eylemlerin olduğunu, ve iktidara sahip olanların, bu karanlığın müsebbipleri kim ve kimler olursa olsun üzerine gidilmesi gerekliliğini savunduk..
Terör kimden gelirse gelsin lanetlenmelidir. Özellikle de devlet gücünü arkasına alanların asla terör yapmaya ve karanlık işler çevirmeye hakları yoktur...
Sayın Savcımızın hunharca katledilmesinden sonra bir olay daha yaşadı bu ülke...
Bir Vali ( YALOVA VALİSİ) Selim CEBİROĞLU, Fen Lisesinde bir sınıfa giriyor,bir öğretmen olan ve serbest kıyafet doğrultusunda hareket ederek okula gelen , Matematik öğretmeni Sayın Halil Serkan ÖZ e aynen şunları söylemiştir: ''“Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler dilenci zannedip para verirler” Bununla da kalmamış, idarecilere de şunu söylemiştir: '' “Siz eşekbaşı mısınız burada?” Daha sonra okuldaki tüm öğretmenleri öğretmenler odasında toplayarak kılık kıyafet yönetmeliğini hatırlatan Vali, Eğitim-Sen üyesi bir öğretmenin “Yönetmeliği biliyoruz, bunun değişmesi için zaten eylemdeyiz” demesi üzerine “Yönetmeliği bilerek eylem yapıyorsanız anarşistsiniz” demişti.
Yalova'daki Eğitim-Sen, Türk Eğitim Sen, Aktif Eğitim Sen ile Eğitim-İş üyeleri bugün (3 Nisan 2014) Halil Serkan Öz'e destek eylemi yaptı. Vali'nin hakaret ettiği matematik öğretmeni Halil Serkan Öz, eylem sırasında kalp krizi geçirdi. Sağlık ekipleri tarafından Bursa'daki Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırılan ve yolda iki kez duran kalbi çalıştırılan öğretmen Öz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Evet arkadaşlar...Ne diyorduk.. PKK öğretmen katlediyor demiştik değil mi? evet katlediyor...O alçak örgüt bunu yapıyor.. Ama Öğretmeni katleden sadece PKK denilen lanetli örgüt değilmiş.... Devlet gücünü kullanarak da birileri öldürüyormuş öğretmeni...
Aman hiç kimse şunu demesin.. yaaa hoca bu nasıl ifade... silah mı kullanıldı... Her katliam silahla olmaz.... İkiden bir Yunus Emreyi dillerinden düşürmeyenler, burada da Yunusa kulak verelim mi? bakın ne diyor büyük usta... '' SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI SÖZ OLA AĞULU AŞI YAĞ İLE BAL EDE BİR SÖZ'' Evet Yalova Valisi bir söz ile bu öğretmenin başını kestirmiştir. Akli selim olan herkes şunu bilir ki, öğrencilerinin karşısında Vali tarafından , '' dilenci'' diye nitelenen bir öğretmen, aslında tam da o anda kurşuna dizilmiştir.
Yasalardan bahseden Vali, şunu neden hatırlamıyor, hangi amir memuruna yasal olarak hakaret etme hak ve yetkisine sahiptir? kendisine yasadışı davranmayı reva gören bu zihniyet, neyi sağlamak için bu sözleri söylüyor? Sağladığı tek şey, ben Tanrıyım, itiraz edilmezim, ben her şeyi yaparım bilincini, kutsal kitaplardaki bir ayet misali yerleştirmek...
Ya Milletimiz....Terör eylemini yapan zavallılardan biri Giresunlu ya, onun köyünde ailesi tehdit altında... Trabzon'da eylemi yapanlardan biri hastanelik oluncaya kadar dövüldü... Doğru mu? evet... Yapılan şey ahlaki olarak doğru mu? hayır.. Denecek ki halkın galeyana gelmesi ve savcısına sahip çıkması...
Tamam kabul edelim.. Peki o zaman halk öğretmenin katline de aynı tepkiyi versin mi? Yalova valisini darp etsin mi? Yok... Neden... Neden mi Osman Hoca ... O vali... ona darp edilir mi?O vali ise diğeri de insan- yurttaş değil mi? neden darp ediyorsunuz? Hz Nuhun Oğlunun bile kendisine isyan ettiğini bile bile bu anne babayı, oğlunun işlediği rezalet terör eyleminden dolayı suçlayıp faturayı kesmek ne derece doğru? Yanı sıra şu da denebilir... Osman Hoca Terör eyleminde hayatını kaybeden koca bir savcı... elbette tepkili olacağız... İyide savcı koca olabiliyor da öğretmen neden bu nitelemeden nasiplenemiyor? Çöpçü neden bu nitelemeden nasiplenemiyor? Sayın savcımız hunharca katledilirken tepki varda- hatta bu tepki çok daha fazla olmalıdır-Öğretmen hunharca katledilirken ortada adam gibi neden tepki yok? Bu ülkede yurttaşın canı neden ucuz? neden? son zamanlarda bu ülkedeki gelişmeleri ''DEMOKRATİKLEŞME'' diye ballandıra ballandıra anlatanlar, Türkiye'nin geçmişinde baskıcı anlayışlardan örnek verirken , bir Vali Tandoğan örneği verirler.Ankara Valiliği de yapan Vali Nevzat TANDOĞAN hakkında şu anlatılır: O'nun, 'Bu memlekete komünizm gerekiyorsa ve komünizm yararlı bir şeyse onu da biz getiririz, size ne oluyor?' sözü tarihe geçmiş önemli sözlerindendir. 3 Mayıs 1944 yılında tutuklanıp huzuruna çıkarılan Osman Yüksel Serdengeçti'ye 'Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askere gelmek.' dediği iddia edilmiştir. Yıl 1944.. O sizin çok eleştirdiğiniz, NAMI DİĞER TEK PARTİ DÖNEMİ..... peki Şimdi yıl kaç:2015... söylenen söz ne: tekrar edelim... ''“Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler dilenci zannedip para verirler” '' “Siz eşekbaşı mısınız burada?” “Yönetmeliği bilerek eylem yapıyorsanız anarşist siniz” Şimdi ehli vicdana sesleniyorum... bu iki söz arasında, vicdan, izan, anlayış, felsefe, mantalite, yönetim anlayışı ve idari yapı arasında ne fark vardır? Beyler...hakkı haklıya verin....bu ülkede bir şeyler değişmiyor.. özellikle söz demokrasi olunca hep bölücülere pirim vermek anlaşılıyor, emekçiye hak tanımak ve onu ezdirmemek anlaşılmıyor.. Ve Bizdeki bu kafa devam ettikçe de asla değişmeyecek.. Bizi kurtaracak olan bizim mücadelemizdir... Demokrasi, ahlak ve insanlık uğruna yapacağımız mücadelemiz...

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40