• BIST 73.929
  • Altın 132,168
  • Dolar 3,5237
  • Euro 3,7703
  • Rize 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • Trabzon 7 °C
  • Samsun 5 °C

BİRAZ RAKAMLAR, BİR ÇOK EVREN….

Osman KAYA

Uzay ne kadar büyük diye sorduğumuzda karşımıza harikulade rakamlar çıkar şöyle ki….dünyaya en yakın gökcismi Ay dır… Ayın Dünyaya mesafesi ortalama 384.000 km dir… Dünyaya ışık veren ve dünyanın da etrafında döndüğü yıldız olan Güneş ise Dünyaya ortalama 150.000.000 kilometre uzaklıktadır….Bir ışık yılı 10.000.000.000.000 km dir ortalama….Uzayda mesafeler çok büyük olduğu için ölçü birimi ışığın 1 yılda aldığı mesafe olan ışık yılı ile ölçülür. Işık yılı ortalama 9.460.000.000.000 km dir ama kolaylık olsun diye 10.000.000.000.000 km ye tamamlanarak gösterilir. Dünyaya Güneşten sonra en yakın yıldız olan Alpha Centruari adlı yıldızın Dünyaya olan uzaklığı ise 4.25 Işık yılıdır… Yani Yaklaşık 40.000.000.000.000 km mesafededir. Güneş sisteminin de içinde bulunduğu ve içinde Güneş sistemi gibi yaklaşık 200.000.000.000 yıldız sistemini bulunduran galaksi olan Samanyolu Galaksisi ( Bilim dilinde buna MilkWay- süt yolu da denir.)kocaman bir disk şeklindedir ve bu kocaman diskin çapı Ortalama 100.000 Işık yılıdır. Dünyaya en yakın Galaksi İse İçinde yaklaşık 1.000.000.000.000 Yıldız sistemini barındıran Andremoda Galaksisidir. Ve Andremoda Galaksisi bize ortalama 2.200.000 ışık yılı uzaklıkta bulunur.

Samanyolunun da içinde bulunduğu ve içinde yaklaşık 40 galaksi bulunduran galaksi kümesine Lokal Galaksiler Gurubu adı verilir. Bilinen Evrende yaklaşık 300.000.000.000 Galaksi mevcuttur. Bu rakam büyük galaksileri ifade eder. Küçük galaksiler ise yaklaşık olarak 1.000.000.000.000 kadardır. Bilinen evrende biz uzaklık olarak yaklaşık 13.200.000.000 Işık yılı ötesini gözleyebiliyoruz… Ondan ötesini şu anlık gözlememiz teknik açıdan zor.

Ama biz akli olarak biliyoruz ki Evren çok daha büyük… Çok daha… Daha 90 yıl önce biz Evrenin sadece Samanyolundan ibaret olarak biliyorduk. Ve samanyolunu da birkaç bin Işık yılı boyutunda , birkaç milyon yıldızı içinde barındıran bir yapı olarak değerlendiriyorduk.. Oysa Bu gün Samanyolunun bile dünkü algımızdan çok daha büyük olduğunu görüyoruz…
Evreni gözlemek için bile bu günkü teknolojimiz yetmiyor… Yarın bu günkü teknolojimizin çok yetersiz olduğunu daha iyi göreceğiz… Yine yarınlarda göreceğiz ki, çok daha ötelerde belki evren değil evrenler olacak ve o evrenler içinde yaşadığımız evrene egemen olan yasaların çok dışında yasalarla yönetiliyor olacak….veya kim Bilir bizim mantığımız oralarda tam anlamıyla iflas edecek… ve oralarda olan biteni asla sahip olduğumuz mantık sistemiyle açıklayamıyor olacağız….
Uzayın sonsuzluğu alabildiğine inanılmaz….Geleceğin bilimi şunu gösterecek ki şu anda gözlemleyebildiğimiz Evren gerçek Evrenin karşısında güneş sistemi içinde bir kum tanesinden bile küçük hatta belki Hidrojen atomundan bile daha küçük bir yer işgal edecek…Yine çok uzak gelecekte o bahsettiğim üst evrenin daha sonra ortaya çıkacak evrenin karşısında samanyolu galaksisi içinde bir atom kadar yer işgal etmediğini göreceğiz….
Bir teori şunu söyler: Bizim kavrayabildiğimiz evrenin boyutları yaklaşık olarak 300.000.000.000 Işık yılı çapında bir alana tekabül eder ve bu alanın içinde yaklaşık,200.000.000.000.000.000.000 kadar galaksi vardır.
Ama bu Evren sadece üzüm asmasında bir taneciktir…. Bir üst evrende bu taneciklerden yaklaşık 300.000.000.000.000.000.000 adet mevcuttur.
Daha üst evrende ise Bu salkımlardan 1.000.000.000.000.000.000.000.000.000 mevcuttur….
Bu sayı Evrenler bahçesinden bir bahçedir….Bu bahçelerden 100.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000 adeti se evren bahçelerinden sadece bir ovayı meydana getirir. Bir evren ülkesinde Bu ovalardan100.000.000.000.000 adet mevcuttur. Evrenlerin bulunduğu Dünya ise bu ülkelerden 100.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000 adetini içinde barındırır…Burada Enteresan olan her evrenin kendi iç yasalarının oluşu ve bu çerçevede işliyor olması…Bu teorinin sahiplerine göre bu dünyalardan kaç tane var dersiniz…..sıkı durun:
100.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000 Adet. Aklın alabileceği şeylerden çok uzak bir yapılar bütünü….
Elbette bu yaklaşım bir teoriden çok uzak bir varsayım… Hatta bin bir gece masallarından bir masal… Ama unutmayalım ki dünkü pek çok masal bu günün çıplak gerçeği durumunda değil mi?
Bizler ne kadar çabuk her şeye masal ya da gerçekdışı diyerek atıyoruz kafamızdan? Neyi ne kadar biliyoruz ki bu entelektüel kabadayılığı yapıyoruz?
Dün gemici Sindbad ın uçuşunu ancak kartal pençesinin eşliğinde masallarla düşünebilirken bu gün mach 10 hızında yani ses hızının 10 katı hızında uçaklar planlanıyor ve yakın gelecekte de bunlar göklerde süzülecekler.
Dün’’ Aya seyahat ‘’ yalnızca Jules Werne gibi Ütopist Romancıların kaleminin ürünü olarak düşünülürken bu gün Aya ayak basalı hemen hemen 50 yıl oluyor ve biz insanlık olarak marsa ayak basmanın projesini yapıyoruz… Marsa insansız araç göndereli çok oldu…

Şu bir gerçek ki İnsanoğlu ne kendini küçümsemeli ne de büyük görmeli…. Bir yanda ‘’ Kibirlenme… dik yürümekle boyun dağları aşamaz, yere sert vurarak yeri delemezsin’’ ilahi emrinin ışığında alabildiğine mütevazi olmalı, diğer yanda Hz Alinin ‘’ sen kendini küçük bir şey mi sanırsın oysa sende koca alem dürülmüştür.’’ Hikmetli sözünün ışığında özgüvene sahip olmalıdır.
Ve daima dedikodulardan, fesatlıktan uzak, bilimin ,sanatın, felsefenin , inancın ışığında hareket etmeli daima daha güzele , daha iyiye daha ileriye gitmelidir…Daha müreffeh yaşamın sırlarını araştırmalıdır insanoğlu….İnsanın insana kul olmamasının yollarını aramalıdır…Kötülükten koparak Rabbine tekamül etmelidir.
Bu milleti yapay gündemlerin peşine koşturanlara alet olmamalıdır… Dünyanın akıllıları uzay yarışında yerini alırken biz hala birbirimizi vurmakla meşgul oluyorsak bu bizim için utanç verici bir durumun söz konusu olduğunun açık bir göstergesidir.
‘’ Hayatta en hakiki Mürşit, ilimdir fendir’’düstürünü,’’ İstikbal göklerdedir.’’ Öngörüsünü’’ Medeniyet öyle bir ateştir ki ona duyarsız kalanları yakar geçer.’’ Uyarısını daima kaale almak zorundayız….Ne yapacaksak, tartışarak, sorgulayarak, bilimin ve felsefenin ışığında yapmalıyız….Ama asla ahlakı da elden bırakmamalıyız… ahlaksız hiçbir etkinliğin ve çabanın fayda sağlamayacağı gerçeğini asla göz ardı etmemeliyiz….Bir yanda atoma sarılmalı ama bir yanda çevreyi ihmal etmemeliyiz… Öyle bir sistem geliştirmeliyiz ki ihtiyaçlarımıza sağlığımızı kurban etmemeliyiz… Ama yaşamı kolaylaştırmak içinde elden gelen ne varsa yapmalıyız… ama burada da da bir ince ayar var buna dikkat: yaşamı kolaylaştıralım derken kendi insani yapımızdan, bedensel – zihinsel yeteneklerimizden uzaklaşmamalıyız, kendimize asla yabancılaşmamalıyız….Uzayı , atomları araştırırken, yeryüzündeki mazlumları ve açları da düşünmeliyiz….
Akıl ve Bilimin , ahlak ve sanatın insanoğluna verilen en yüksek değerler olduğunu bilip ona göre hareket etmeliyiz….Analizden uzak bir kafanın hurafe bataklığında boğulup kalacağı gerçeğini asla gözden kaçırmamalı, ama ahlaksız bir kafanın analizinden de fayda değil zarar geleceğini de asla unutmamalıyız….Ahlak yani fazilet duygusu….
Burada da Merhum Akif e kulak verelim….
‘’ Fazilet hissi insanda Allah korkusundandır..’’
O korku çok farklı bir korkudur…O KORKU AŞKTIR…AŞIĞIN MAŞUĞUNDAN KORKUSUDUR Kİ BU KORKUYLA YIKANAN YÜREKLERE SELAM OLSUN….

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40