1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Bu kanser türü en çok Karadeniz’de görülüyor
Bu kanser türü en çok Karadeniz’de görülüyor

Bu kanser türü en çok Karadeniz’de görülüyor

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Köse: “Tiroid kanseri en sık Karadeniz’de görülüyor. Bunda genetik faktörlerin yanı sıra iyot eksikliği ve Çernobil’in etkisi oldukça fazla. Şüpheli görülen nodüllere biyopsi yaptırılmalı; Erken

A+A-

Tiroid kanserinin en fazla Karadeniz Bölgesi’nde görüldüğü belirtildi. 

Medical Park Karadeniz Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Köse, insan vücudunda önemli rol oynayan Tiroid bezi ve kanserine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Tiroid bezinin bedendeki birçok aktiviteyi kontrol ettiğini söyleyen Köse, tiroid hastalıklarının hafife alınmaması gerektiğine vurgu yaptı. 

Tiroit hastalıklarının dünyada medikal açıdan en sık rastlanılan hastalıklardan biri olduğunu kaydeden Köse “Türkiye’de en çok Karadeniz Bölgesi’nde görülmektedir. Bunda genetik faktörlerin yanı sıra iyot eksikliği ve Çernobil’in etkisi oldukça fazla. Özellikle Çernobil felaketinden sonra kanser vakalarından ciddi oranda artış yaşandı. Ancak tiroid kanseri diğer kanser türlerine göre ölümcül riski azdır. Erken teşhisle tedavide ciddi mesafe kat etmek mümkün. Geç tanı konulan hastalarda, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, boyunca sertlik, şişlik, nefes darlığı gibi şikayetlere neden olabilir” dedi. 

Sınır 1 santim 
Tiroid bezinde görülen her nodülü kanser olacağı anlamı taşımadığına dikkat çeken Köse, “1 santimetrenin üzerinde birden fazla nodül var ise USG (ultrason) özelliklerine göre kanser olma ihtimali yüksek oluyor. Bu durumda biyopsi yaparak teşhisi koymak mümkün. Bu açıdan biyopsi, erken teşhis için büyük önem taşımaktadır. Biyopsi sonrası kanser veya kanser şüphesi taşıyan tüm hastalara cerrahi işlem öneriyoruz. Diğer taraftan biyopsisi temiz çıkmış ancak büyüme eğilimi olan veya yemek borusuna bası yapmış yutma güçlüğü, nefes darlığı yapmış nodüller de ameliyat edilmeli” ifadelerini kullandı.
 
Dr. Köse biyopsi işlemi için de şu bilgileri verdi: “Biyopsi, poliklinik şartlarında ve normal kan alma enjektörü ile yapıyoruz. işlem 5 dakika gibi kısa bir süre sürdüğü için anestezi veya uyuşturma yapmıyoruz. Sadece biyopsi öncesinde hastanın kan sulandırıcı ilaç kullanmıyor olması gerekmektedir.” 

Bu belirtilere dikkat 
Öte yandan diğer tiroid rahatsızlıklarının da önemsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Köse, şöyle devam etti: 
“Tiroid bezi hızlı çalıştığı zaman (hipertroidizm) çarpıntı, sıcağa karşı tahammülsüzlük, terleme, kilo kaybı, nefes darlığı, ishal, baş ağrısı, sinirlilik, uykusuzluk gibi şikayetlere neden olabilir. Yavaş çalıştığında ise kilo artışı, dikkat dağınıklığı, tansiyon yüksekliği, kabızlık, mide şikayetleri, adet düzensizlikleri gibi şikayetler görülebiliyor. Bu şikayetleri olan kişiler olası bir tiroid hastalığı için dahiliye veya endokrin uzmanına başvurması gerekir. Tiroid hastalıkları tüm sistemleri etkilediği gibi cinsel fonksiyonları da etkiler. Özellikle erkeklerde isteksizlik, impotans ve sperm kalitesini düşürebilir. Gebelik geriliğine neden olabilir.” 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.