• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Rize -6 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun -2 °C

BU ÜLKE NEREYE GİDİYOR VE ÇÖZÜM NEDİR?-1

Osman KAYA


Osmanlının yıkılışından sonra Mustafa Kemal önderliğinde , Türk Milleti tıpkı kendi küllerinden kendini yeniden yaratan bir anka kuşu misali nice mücadeleler vererek ve nice bedeller ödeyerek bir devlet kurdu..
Bu Devletin kurucu güçleri büyük ve önemli devrimlerle bu ülkeyi çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarabilmek için büyük çabalar sarfettiler ve bunu da başardılar.Ama Mustafa Kemal ve mensubu bulunduğu Millet ,başarılı olupta Cumhuriyeti kurdukları ilk gün , emperyalistlerinde kollarını sıvadıkları ilk gündür.Emperyalistler , iki ana koldan saldırıya geçtiler, bunlardan biri dinci gericiliktir. Bu saldırı ağırlıklı olarak geleneksel alanların terminolojilerini kullanarak saldırıya geçti..Bu kesim, Mustafa kemal in dinsiz, devrimlerinin de din düşmanlığı üzerine kurulu olduğu tezini savunmuş bu çerçevede Şeyh Sait isyanı olmak üzere pek çok isyanlar başlatmıştır.. Mustafa Kemal ve devrimlerinin dinsizlik olduğunu söyleyen dinci gericiler , ilginçtir,İngiltere, Fransa , Almanya, Amerika ve en önemlisi de siyonizm bağlantılı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yani gerici faşistler , bir yanda Mustafa Kemal Atatürke dinsiz imansız derken diğer yanda Avrupa ülkelerinden çok ciddi destek görmektedirler.. Hatta ve hatta destek görmek bir yana kurucuları bu Batılı Emperyalist ülkelerdir.
Batılı Emperyalist Güçlerin Türkiye Cumhuriyetine ikinci saldırı noktası bölücülüktür. Etnik bölücülük. Garip bir tesadüf mü diyelim yoksa gerçekten zihin açıcı bir durum mu diyelim bilemem ama Bu cumhuriyete düşman olan bu iki karşı devrimci güç aynı kalkışmayla, yani Şeyh Sait isyanıyla boy gösterir.
Etnik bölücülük ise dinci ve geleneksel söylem yerine Batılı ve kısmen çağdaşlık süsü verilmiş kavramlarla saldırmaktadır.. Mesela ''halkların kendi kaderini tayin hakkı'' gibi cicili bicili ama Truva atı nitelikli kavram ve terimlerle...
Bu iki ana bölücü ve yokedici gücün yanısıra neoliberaller, müstemleke solcuları, ırkçı faşistler , en yüksek değeri para görenler, paracılar, menfaatçiler de bu kötülük katarına vagon olarak katıldılar..
Bu ülkede karşı devrimci hareketler çok erken başlamasına rağmen kazanımlar elde etmeye Mustafa Kemal Atatürkün vefatıyla elde etmeye başladılar...
Bir defa Mustafa kemal in vefatıyla beraber , bu kadar büyük dehanın karşılarında olmaması ile birliktene kadar büyük kazanım elde ettiklerini açık ve net olarak görmekteyiz..
Mustafa Kemalin vefatıyla beraber, Cumhuriyetin en önemli karakteristiği olan '' Aydınlanma '' ile ilgili çabalar ve çalışmalar sekteye uğradı ve hızını yitirmeye başladı...
Gerçi Köy Enstitüsü gibi Dünyanın en önemli eğitim projelerinden biri yürürlüğe geçti ama bu proje karşı devrimci güçlerin emperyalizm destekli propagandaları yüzünden yürürlükten kaldırıldı.. Yerine değerlerden yoksun, emperyalizme açık bir zihinsel haritaya sahip olan nesilleri yetiştirecek programlar içeren okullar , dinci faşizmin öğretilerini aşılayan okullar kuruldu- yaygınlaştırıldı.. Ortaya '' Allah adına hareket eden, ama Amerikanın da olmazsa olmaz olduğuna inanan'' veya '' Mustafa Kemal in Kürtleri katlettiği tezinin ateşli savunucusu ama Amerikanın da Ortadoğu halklarının özgürleşmesinin olmazsa olmaz fedaisi olduğuna ''' inanannesiller ortaya çıkarıldı...
Geriye kalanların bir kısmı Atatürkü savunuyordu ama, neye yarar.. Bütün dünyaları içmek, kız tavlamak ve kafaları uymayan kişilere okkalı küfür sallamak olan bir insanlar topluluğu.. Artık Atatürk düşüncesi savaş meydanların mermi vızıldamalarından, meydanların coşkulu seslerinden uzaklaştırılmış, meyhanelerin anason kokulu dört duvarına mahküm edilmişti..
Yani karşı devrimciler başarmışlardı büyük oranda...
Ve adım adım çözüldü, bu günlere geldi bu güzel ülkemiz.. Bir yanda bu ülkeyi bölmek için elinden geleni yapan kalleşler, diğer yandan Mustafa Kemale din üzerinden çamur atmak isteyen çamur atayım derken üzerine sıçrayan lağım artıklarını göremeyen zavallılar...
Bu ülke gidiyor dostlar.. Adım adım gidiyor... Ve bu gidişin sonu şu....YARINSIZ BİR HALK....
Neyse ki hala dönüş mümkün.. Hala her şey bitmiş değil... Ama dönüşü mümkün kılan, o yol ne kadar zorlu olursa olsun , yürümeyi göze alanlardır.. Varmı bu zorlu yolu göze alacak olanlar?
Heyhaattt.. Yok...
Piyasada Atatürkten yana olduğunu iddia edenlerin çoğuna bakmayın...Bunlar inanılmayacak kadar boş insanlardır....
Bunlar o kadar boş insanlardır ki, tek hedefleri gemilerini kurtarmak, bardaklarını içkiyle hep dolu tutmak, yemek ve içmektir.Aslında söyledikleri her sözle bölücülerin tekerine çomak sokmazlar...
Bunlar söyledikleri her sözle gericilerin , bölücülerin ekmeğine yağ sürerler.. Bazen beyinsizce Hz Muhammede laf atarlar.. Bazen utanmadan gericileri desteklerler.. Bazen haince bölücülere açık kapı bırakırlar...
Evet .. Mustafa Kemal yaşasaydı eğer önce bunlara yapacağını yapardı...
Gericilere susan, bölücülere çanak tutan, lıkır lıkır içen, halka alabildiğne uzak, tembel,makam ve mevki düşkünü, utanmadan Atatürkün resmini Atatürkün partisinde milletvekili olmasına rağmen duvardan indiren bu anlayış, en başta Mustafa Kemal ve düşünceleri için bir kamburdur...
Bağırıp çağırmakla, kabadayı gibi hareket etmekle, umursamazlıkla, yiyip içip halkı suçlamakla, oturduğu koltuğa çakılmakla, mücadele edeni desteklemeyip umursamayanlarla , kendi tembelliğini görmeden çözümü başkayerlerde görenlerle Mustafa Kemalin düşüncesi asla anlatılmaz.. Anlaşılmaz.. Benimsetilmez....
Evet...Yukarıda ifade ettiklerimle meramımı anlayan anlamıştır...
Bu ülke nereye gidiyor sorusunun cevabı açıktır.. YOK OLUŞA....Bu ülkeyi yok eden gerici, faşist, bölücü, neoliberal, işbirlikçi güçler elele vererek bu ülkeyi yok ediyorlar.. Hemde HERŞEY ÇOK İYİYE GİDİYOR DİYEREK....
Açık ve net .. Bu ülke kendisine uyuşturucu verilerek, kendisini mutlu edecek halisünasyon gören ve hayati organları kendisinden koparılan bir insana açık ve net bir biçimde benziyor...
DEMEDİ DEMEYİN EY MİLLET.... YARINSIZIZ.. YARIN YOK.. YARINIMIZ YOK...
TAA Kİ ÇÖZÜMÜ GÖRENE, ANLAYANA, ÇÖZÜM DOĞRULTUSUNDA KOLLARI SIVAYANA, BU UĞURDA MÜCADELE ETMEK İÇİN HER ŞEYİNİ ORTAYA KOYABİLECEK AZİM, İRADE VE MÜCADELE SAHİP OLANA KADAR...
NEDİR ÇÖZÜM?
Nasıl ki gidişat , açık ve netse, çözüm de açık ve nettir....KAYITSIZ VE ŞARTSIZ ATATÜRKÇÜLÜK... KAYITSIZ VE ŞARTSIZ ATATÜRK DEVRİMCİLİĞİ...
Yalnız bunu sözde değil özde yaşatmak ve yaşamasını bilmek koşuluyla...
Burada ezeli bir soru akla geliyor.. NASIL BİR ATATÜRKÇÜLÜK?
Bunun cevabı şudur:BÜROKRATİK OLİGARŞININ ATATÜRKÇÜLÜĞÜ DEĞİL...
MİLİTER ATATÜRKÇÜLÜĞÜ DEĞİL....
KAPİTALİZMİN PAYANDASI YAPILMIŞ MASONİK ATATÜRKÇÜLÜK DEĞİL....
PROLETER ATATÜRKÇÜLÜK....PROLETER VE MİLİTAN ATATÜRKÇÜLÜK.....
Bunun sacayaklarını da gelecek yazılarımızda ortaya koyalım....(DEVAM EDECEK)

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40