• BIST 89.113
  • Altın 146,730
  • Dolar 3,6439
  • Euro 3,9308
  • Rize 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • Trabzon 10 °C
  • Samsun 15 °C

BU ÜLKENİN YARINI İÇİN....

Osman KAYA

 

Çok çalışmak gerekir.. Hemde sıradan bir söz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini isteyerek söylüyorum bunu...Ve bu söylediğimin de son zamanlardaki gelişmelerle direkt bağlantısı olarak söylüyorum.. Çok çalışmalıyız bu ülkeyi , bu ülkenin düşmanına yedirmemekiçin.. Onların emellerine ulaşmamaları için çook çalışmalıyız... 

Şunu kabul edelim ki bu ülkeye düşman olanlar bu ülkenin dibini epeyce oydular.. Yıkılmadıysak bizlerde bir kalite olduğundan dolayı değil, temellerin sağlam atıldığından dolayıdır. Hala yıkılmadık ve elimizi çok çabuk tutarak çok çalışmaya başlamalıyız, yarın artık bugündür diyerek...Kuruluşundan beri bu ülkenin başından bela eksik olmadı ama günümüzde belli başlı iki bela var, bu iki beladan öncelikli olarak kurtulup daha sonra diğer belaların üzerine gitmesini bilmemiz gerekir:Bu belalardan birincisi İrtica , diğeri de bölücülüktür. 

İrtica ve bölücülükle muhakkak çok etkin çerçevede mücadele edilmelidir. 

İrtica ile ve bölücülükle mücadelede yapılan en büyük yanlış, olayın sadece güvenlik meselesi olarak görülmesidir. İrtica ile ve bölücülükle mücadelede elbette güvenlik boyutu vardır ama yetmez.. Ekonomik olarak görülmüştür. Evet ekonomik boyutu vardır ama yetmez... 

İrtica ve Bölücülükle mücadelenin en önemli sacayağı bilgidir. Doğru bilgi..Doğru bilgi, her türlü kötülüğün en temel panzehiridir... 

Gerek irtica , gerekse bölücülük, cehalet içinde yüzen halka verilen yanlış bilgi üzerine kurulup gelişen şer odaklarıdır. 

Bu ülkede önce gerçek bilgi kaynaklarının önü açılmalıdır.. Gerçek bilgi nin en temel unsuru akıl ve deneydir.. Metodik bilimsel çalışmalardan elde edilen verilerin akıl ve mantığın sağlam desteğiyle yorumlanması ile elde edilen bilgi gerçeğe en yakın bilgidir. Çünkü gerçeği mutlak olarak bilmek, gerçeği bilme yolculuğunu bitirmek asla ve kata mümkün değildir. 


İrtica önce halkı bilime düşmanlığa yöneltir. Örnek mi verelim.. Buyurun: 

Toplumda C. A adıyla anılan bir Kişi şunları ifade ediyor: 

''Diyorlar ki gökyüzünde öyle yıldızlar var ki ışıkları henüz dünyaya ulaşmamış...Peki ışık hızı bu kadar fazlayken bunlar ne kadar yukarda ki hala ışıkları gelmemiş?Hal böyle olunca , o yıldız dünya yaratılmadan veya dünya yaratıldıktan sonra, yaratıldı dünyayla beraber diyelim, gökler yapıldı, Rabbim gökleri yarattıktan sonra yıldızları da döşedi.O zamandan beri ışığı gelmemiş.O zaman , o yıldızdan daha yukarda olan birinci kat semeya bunlar nasıl çıkacak?Anlıyor musunuz, onların kendi lafıyla kendilerini bağlıyoruz.Allahımızın mülkü geniş, birinci kat sema böyle kaplamış, ikinci kat, birinci katı böyle kaplamış, arası 500 senelik mesafe yine.Üçüncü kat ikincinin üstüne böööyle, efendim her iki kat arasına ne kadar sene imiş?500 sene, bunları unutmayın...Sahih rivayet bu, her kitapta geçer bu...7 kat semadan sonra ne var?Bu dünyanın bütün teknolojileri, işte ne onun adı, teleskop mikroskop, bilmem neler çıkarttılar,uzay bilimleri bilimcileri, milyar dolarlık bütçeler felan , felan.... hala 1. kat semanın aşağısında olan gezegenler ve yıldızlar hakkında... Marsta su var mı? Merih te et var mı? öbür tarafta but var mı?Manyak manyak işler yaa....Ben sana söyleyeyim zaten..Sen oraya çıkamadan dünya kopacak...Masrafa değmez yahu...Ya biraz.. o kadar 70 milyar dolar, yüz milyar dolar... ver bana 100 bin dolar hepsini söyleyeyim yahu...Ne cahil adamsın...E kuranda var, hadiste var...Bakmıyorlar ki...Salaklar.. Belkide zannediyorlar ki bu rivayetler zayıf olabilir, biz yine gözümüzle görelim...Ne görcen? ... ne görcen?.. Ordan bir gidiyorlar bir yere geliyorlar.. aaaa.. Ne diyorlar ona.. kara çukur mu diyorlar, öyle bir şey.. kara delik mi?he... karadelik... Allah onlara hep karadelikleri gösteriyor böyle...Bir yerlere geliyorlar.. tam bir şey bulduk zannediyorlar... Bir delik....Üffff.. Girersek çıkamayız diyorlar...Onun içün kalsın... Daha dünyada bermuda üçgeninin sırrını çözememişler, gökteki sırrı çözmeye çalışıyorlar...Yerin altındaki sırrı çözmemişler, mağma tabakasını çözmemişler, yerlerin altında cehennem kaynıyor, kaynatıyor onu çözmemişler, yanardağlardan haberleri yok, deprem ne zaman olacak haberleri yok,dağ ne zaman patlayacak haberleri yok, gitmiş havayı karıştırıyor...Bir insan bu kadar akılsız olur mu?aşağıya halletmeden yukarıya çıkılır mı?Cahil cahil.. Kafirlerin hepsi cahildir.'' 

Evet.. inanılmaz bir cehalet değilde nedir bu.. Yorum yapmaya lüzüm görmüyorum.. İşte böyle kişilerin arkasında duran yüzbinlerin olduğu bir ülkede ilerleme olur mu? Gelişme olur mu? elbette ki olmaz.. Ne olur? Yalan olur, dolan olur, talan olur, yobazlık olur , irtica olur... 

O zaman biz bu ülkeye bilimi, bilim temelli düşünmeyi ne pahasına olursa olsun yerleştirmek zorundayız....Ancak bu düşünce yapısına sahip insanları arttırırsak, bunu yaygınlaştırırsak irtica ile mücadele etmiş oluruz.. Ancak o zaman insanlık tarihinin en büyük belalarından biri olan irtica cehennemim dibine gönderilir... 

PKK denilen rezaletin arkasında da cehalet ve cehaletten yararlanan fırsatçıların yalnış bilgilendirmesi vardır... 

PKK denilen rezaletin , pisliğin ve alçaklığın arkasında adına tarih denilen ama asla bilimsel mahiyet taşımıyan , kurgusal ve uydurma bir tarih yatar.. Emperyalist güçler sahte bir tarih bilinci üzerinden kendi işlerine yarayan bir bilinç geliştirmek için pek çok külliyat oluşturdular.. Bu külliyatın en önemli parçalarından biri de Rus Tarihçi BAZIL NİKİTİN in KÜRTLER adlı kitabıdır.İnanılmaz yalanlarla bezeli kandırmacalardan oluşan bu kitap bilinçsiz ve bilgisiz bırakılmış bir halkın manipülasyonu üzerine çok etkin bir işlev görmüştür.Yer yer , kürtlerin arap kökenli olduğunu vurgulayan, yer yer fars kökene vurgu yapan bazende ermenileşmiş kürtlerden, kürtleşmiş ermenilere kadar her yere zıplayan ve bir türlü karar kılamayan bu eserde nedense Türk ve Kürdün akrabalığına hiç değinilmez.. Türklerin işgalciliği tezine dolaylı vurgu yapan bu kitapta nedense Bizansın ya da diğer toplulukların Kürt toprağı adı verilen bölgelerde yaptıklarından açık ve net olarak bahsedilmez.. Bu kitapta temel amaç Kürdün Türke olan kin ve nefretini kışkırtmaktır.. 


Peki bizler ne yapıyoruz? ne kadar çalışıyoruz, bunun böyle omadığı gerçeğini anlatmak için? 

Bunu yapabilmemizin kilit anahtarı önce Mustafa Kemalin yaptıklarını bilmek ve anlamaktır..Sonrada geceyi gündüze katarak anlatmaktır. 

Ya doğa bilimleri? ya teknik bilimler? Bunlarla ilgili ne kadar yatırım yazsak azdır.. Bilim , akıl, mantık.. Durmadan , tükenmeden bu yolda çaba sarfetmemiz gerekir. 

Bu, gençleri tarikat şeyhlerinin önünde iki büklüm etmekle, medyada seks objesi haline gelen kişilikleri gençlere ilah gibi gösterip model olarak ortaya koymakla bu olmaz... 

Bu sabahlara kadar okumak, düşünmek, tartışmak, düşünmek ve sorgulamakla olur.. Anlatmakla, paylaşmakla, eğitmekle olur.. Bileceğiz.. Bileceğiz.. O kadar ki hangi bilginin doğru olduğunu ve bu bilginin nasıl elde edildiğini de bileceğiz... Hurafeden, şarlatanlıktan, dolandırıcılıktan , önce, altını çizerek söylüyorum, önce bilgi düzeyinde kurtulacağız...Bu da çok büyük bir entellektüel çabayı gerektirir..Unutmayalım.. 

BU ÜLKENİN YARINI İÇİN....

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40