• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Rize 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Samsun 6 °C

BUGÜNKÜ HALİYLE BU DİN KİMİN?

Osman KAYA

Yaşadıkça anlıyorum ki İslam insanlık için bir nimettir..Çünkü din sayesinde insanlar maddeye hapsolmaktan kurtulurlar… maddesel boyutuyla uçsuz bucaksız olan bu evren metafizikle kanatlanarak çok daha genişler ve bu genişleme içinde sınırsız özgürlük alanları sağlar düşünen insana.. Çünkü din en yüksek güç ve kudret ile iletişim olanağı sağlar… Bu iletişim olanağı bir yanılsama dahi olsa- ki inananlar için asla yanılsama olmadığı açıktır.-sınırsız olanaklar sağlar. İç huzur ve insanın kendisiyle barışık olmanın anahtarlarından biri inançtır.

Din devrimci bir tutum için en önemli yol azıklarından biridir. Çünkü devrimci tutum iç dinginliği ve ruhsal mutmainlik gerektirir.Kendisiyle barışık olmayanların kendi kalplerinde mutmain olmayanlar gerçekte devrimci olamazlar….

Din insanlığın huzur ve mutluluğunun temellerinden biridir. çünkü uçsuz bucaksız bir evrende yalnız ve sahipsiz olmadığını gösterir ona din… bu çok büyük bir şeydir… Çok önemli olan ama bir o kadarda yabancılaştırıcı tehlikesi olan bilim ve tekniğin insana ilahlık telkin eden, şımartan, haddini aştıran kibre boğan yapısı ve bundan doğan zararları etkisizleştiren, azaltan, sınırlayan bir olgudur din…

İnsana dayanışmayı, sevgiyi saygıyı, insan olmanın farkını, üstünlüğü ve gereklerini öğreten en önemli unsurlardan biridir din…
Ama bu şekliyle değil… Çünkü bu şekliyle, bu günkü yapısıyla özellikleriyle din, değil insanlığın derdine derman olmak, insanlığın başına en büyük belalardan biri hükmündedir.
Dinden kastımız İslam ise eğer ki elbette öyledir, İslam’ın yaşandığı ve İslam’ın egemen olduğu iddia edilen coğrafyada Kapitalizmin çok yönlü bir propaganda sürdüğü inkar edilemez bir gerçektir.İslam topraklarında Kapitalist propaganda , enformatik cehaletin istilasını beraberinde getirmiştir. Kapitalist propagandaya aldananlar, ister istemez enformatik cehalete kurban giderler.

Kapitalist propaganda; ruhları hapsetme sanatını duyguları sömürerek, gerçekleri karalayarak gerçekleştirme olayıdır. Allah-u Teala Kuran-ı Kerimde şöyle buyuruyor:
‘’ İNSANLARDAN ÖYLELERİ VARDIR Kİ, DÜNYA HAYATI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ HOŞUNA GİDER. HATTA BÖYLELERİ, SÖYLEDİKLERİNİN KALPTEN GELDİĞİNE ALLAHI ŞAHİT TUTAR. HÂLBUKİ O, HASIMLARIN EN YAMANIDIR.’’(BAKARA SURESİ:204)
Dikkat edilirse bu ayet-i kerime bize Kapitalist propagandayı sürdüren insan tipini tanıtmaktadır. Evet , kapitalist propagandayı sürdüren zümre ; tatlı dilli , sırf kendi şahsi menfaatini hayatta amaç bilen, dönek ve ikiyüzlü insan tipi.İşte dışı seni hayran eden içinden ise nefret ettiğin kimse budur.Salaha ve Allaha yönelmeye çağrıldığı zaman hakka dönmeyen , kendi egolarının esiri olan , hatta bu yüzden gururu kendisine günah işleten , hakka ve hayra dönmekten kaçınan işte budur. Aynı zamanda da takip ettiği yolda yürüyüp , kültürü ve nesli yok eden zümre de kuşkusuz ki bu zümredir.

Bu gün din Allahın gönderdiği din olmaktan çıkmış, kapitalist para dolaşımının sağlam bir aracı haline gelmiştir. Kapitalist anlayış sahipleri, Müslümanlar arasında tüketim eğilimini kamçılamak istemişler, Müslümanlarda mal düşkünlüğü meydana getirmeye çalışmışlardır. Böylece kendi mallarına karşı bir piyasa oluşturmaya oluşturmaya girişmişlerdir. Şimdi günümüzde adı Müslüman olanlar ihtiyaç duymadıkları halde malları satın almak ‘’ ZORUNDA KALIYORLARSA’’ bu, , kapitalistik propagandanın baskısına yenik düşmelerinden ileri geliyor.( bu da bize adı Müslüman olanların Allah yerine sermayeyi öncelediklerini açıkça gösteriyor.)
Kapitalist sermaye sınıfının kuvvet ve kontrollerindeki kitle iletişim organları her dönemde farklı bir konseptle ortaya çıkarak dünyada sermayenin önünü açmışlar ve bu bağlamda farklı olguları araç ve gereç olarak kullanmışlardır.
Sermayenin bu gün kullandığı en önemli araçlardan biri tevhidi konseptin dışına çıkmış Erbakan Hocanın deyimiyle, ‘’cansız kuşa çevrilmiş’’ dindir.
Bu cansız kuşa çevrilmiş din kapitalizme yardımcı olmakta, bir yanda hurafeler üreterek insanları dinden soğutarak kapitalizme bağlatmakta, bir yanda kapitalist ahlakı din adına kutsayarak kapitalizme yardımcı olmakta ve böylece bu telkinlerin etkisi altındaki her birey ‘’ yaşamına zenginlik’’ getirdiği ‘’ söylenen ürünler karşılığında, sadece, işgücünü, emeğini değil , bütün imkanlarını , boş zamanlarını da satmaktadır. Bu kültürel düzenlemede, kitlelere sunulan toplumsal hedef , ‘’ daha iyi yaşamak… daha çok üretmek …daha çok tüketmek…’’Ne var ki bu tutkunun ifadesi olan şeylerin yani Marcuise ‘ nin deyişiyle ‘’ bir başka dünyaya kaçmak için kullanılamayacak gösterişli arabaların…. Dondurulmuş yiyeceklerle ağzına kadar dolu buzdolaplarının …. Hiçbir entelektüel çaba gerektirmeyen düzinelerle dergi ve gazetenin … hepsi aynı soydan sayısız eğlencelerin ‘’ en büyük fonksiyonu , temel sorun , bireylerin daha az çalışarak kendi gerçek ihtiyaçlarını kendilerinin belirleyebileceklerini fark etmeleridir.

Çağdaş toplum , kendisine başkaldırma eğilimi gösteren merkezkaç güçlerini , eski toplumsal yapılar gibi kuvvet kullanarak değil , bir yandan teknolojik etkinliği , bir yandan da ‘’ hayat standardı’’ nı yükselterek hizaya getiriyor… kaba kuvveti de bazen ve yerine göre kullanıyor.İşte bu yerleşik toplum yapısı tarafından özümsenmesi işinde en büyük rolü kitle iletişim araçları oynuyor…Yani İslam coğrafyasında kapitalist propagandaların kabul görüp taraftar bulmasında en önemli unsur, enformatik cehaletin galibiyetidir.

Müslümanların yaşadığı coğrafyada Kapitalist propagandanın insanların kalbine ve kafasına yerleştirdiği tek şey paradır. her şey bir şeye bağlanır… O da , ‘’ para kimde ise akıl ve fikir ondadır.’’ Safsatasıdır. Bu yaklaşım parayı nereden gelirse gelsin öpüp baş tacı eder… Faizi dünya gerçeği olarak kabul eder…Bu safsatanın etkisinde kalan adı Müslümanlar materyalist bir kafayla Islama yaklaşmakta ve yaşamı da bu çerçevede algılamaktadır.
Bu kafa dünyayı kendisinin malı saymakta ve o eşya ve doğa karşısında alabildiğine açgözlü bir tutumun içine girmektedir. Dahası onu tahrip etmek ten çekinmeyen bir hale koymuştur.
Kapitalistin amentüsü, DAHA FAZLA TÜKETMEK, DAHA FAZLA GÜÇ ELDE ETMEK, DAHA FAZLA SEKS YAPMAK, DAHA FAZLA EMİR VERMEK, MAKAM, MEVKİ VE POPÜLARİTE SAHİBİ OLMAKTIR.
KAPİTALİZMİN KURBANI OLAN ENFORMATİK CAHİLLER İÇİNDE EN TRAJİK DURUMDA OLANLAR ADI MÜSLÜMANLARDIR..
ÇÜNKÜ BUNLAR HEM ALLAHA İMAN ETTİKLERİNİ SÖYLERLER HEMDE YÜREKLERİNDE MAKAM, MEVKİ VE ŞEHVET CİRİT ATAR…
OYSA MÜMİNLER İÇİN GERÇEKTE SADECE ALLAH YETER… GERİSİ SADECE İHTİYAÇ MUKABİLİDİR…
Bu günün insanının ideolojik duruşunun parametrelerinden biri onun tükettiklerine kodlanmıştır.
‘’ modern ailenin tüketim anlayışı’’
İle..
‘’Müslüman ailenin tüketim anlayışı’’
aynı ise eğer… Müslümanlık sadece yeşile boyanmış kapitalizmden başka bir şey ifade etmez…Burada bir lokma bir hırka şeklinde ifade edilen doğu mistisizminin İslami klişelerle pazarlanan felsefesi değildir elbet…

Burada Tüketim bağlamında bir üçüncü yol, hatta bir dördüncü yol gereklidir.
Ancak şu an sözde Müslümanlar ayrı bir medeniyet, ayrı dünya özlemlerinden vazgeçmiş gözükmektedir… Ayrı medeniyet özlediğini ifade edenler ise ya yobazlıkla örülmüş bir dünyayı ya da yeşile boyalı kapitalizmi İslam diye yutturma ustalığında birbirleriyle yarışıyorlar…VELHASIL BU GÜNKÜ HALİYLE DİN-GERÇEKTE GÖNDERİ YANİ VAZ ETME ANLAMINDA ALLAHIN OLMASI GEREKİRKEN-SERMAYENİN VE ONU ELİNDE TUTAN SINIFINDIR.

Ama Mevla’ya şükür ki islamı Muhalif Tevhidi çizgide algılayanlar da var…Bunlar sosyal islamın mensubu aydınlanmış insanlar… Kim bilir Güneş beklide bunların yüzü suyu hürmetine doğuyordur… ne dersiniz?

  • Yorumlar 21
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40