1. YAZARLAR

  2. Şaban Ali YILDIZ

  3. ÇAĞDAŞ İLERİ DEMOKRASİ VE BİZ
Şaban Ali YILDIZ

Şaban Ali YILDIZ

Yazarın Tüm Yazıları >

ÇAĞDAŞ İLERİ DEMOKRASİ VE BİZ

A+A-

Çağdaş dünya, demokrasi üstü yönetim arayışlarında daha da ileri süreçlere evrilirken, bizler demokrasinin neresindeyiz?                                                                                     

Demokratik bir ortam oluşmadan, gerçek manada örgütlenme ve düşüncenin özgürce ifade edilemediği ve örgütlü halkın her platformda düşünce ve taleplerini özgürce ortaya koyamadıkları, siyasi partilerde lider sultası ile seçime katılacakların liderlerin iki dudağının arasında olduğu bir sistem demokrasi modeline ne kadar yakın olur? Hele hele ekonomik özgürlük olmadan siyasal özgürlük olmaz biçimindeki temel demokrasi anlayışının uzağında kalarak nasıl bir demokrasi modeli yaşayabiliriz?
Halkın haber alma özgürlüğünün sağlanamadığı ve basının bir bölümünün çeşitli baskılarla sindirildiği ve büyük bir bölümünün de tamamen ekonomik menfaatler doğrultusunda kim iktidarda ise o iktidar yanlısı tek yanlı yayınlar yaptığı ve halkın vergileri ile finanse edilen devlet yayın kurumunun kim iktidara gelirse onun sözcülüğünü yaparak tam bağımlı bir kurum haline geldiği böyle bir ortamda demokrasinin gerçek manada uygulanabildiğini kim iddia edebilir? Bir de üstüne üstlük siyasette alabildiğine dini değerleri kullanarak halkın dini duygularının istismar edildiği bir ortamda kim gerçek manada halkın iradesinin sağlıklı ve doğru bir biçimde seçimlere yansıyabileceğini savunabilir? 
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi demokratik yönetimlerin olmazsa olmazı olan ve iktidar gücünü ellerinde bulunduranların keyfi ve hukuk dışı uygulamalarını frenlemek mekanizması olan güçler ayrılığı prensibini yerle bir eden bir devlet sistemi ne kadar hukuki ve demokratik olabilir?
Şu anda uygulamış olduğumuz Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tam anlamı ile tek adam sistemidir. Çünkü başkanı tek adamlık özleminden ve uygulamalarından caydırabilecek ve hatta hukuk dışı uygulamalarına dur diyebilecek bir etkin mekanizma yoktur. Şu an için Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın böyle bir niyette olduğunu hiç sanmıyorum. En azından şimdilik güvendeyiz diyebiliriz. Evet, Sayın Erdoğan da demokratik ortamlardan hoşlanan ve demokrasiyi amaç edinen bir lider değildir. Hatta zaman zaman demokrasiyi bir araç olarak gördüğünü ifade de etmiştir. Ama ne olursa olsun bir diktatörlük hevesinde de olmadığı kanısındayım. Çünkü bunun ülkeye vereceği zararı bilen bir politikacıdır. Ama ne yazık ki getirdikleri model bu yolu açık tutmaktadır. İlerde Hitler ruhlu bozuk kişilikli birinin bu makama seçildiğini düşünsenize. Bırakın demokrasiyi, demokrasinin kırıntılarını bile mumla arar durumlara düşeriz.

           Evet, şu an içinde bulunduğumuz krizlerin ve sorunların temelinde inanın ki çağdaş katılımcı ve temsili demokrasiden uzaklaştığımızın sebebi yatar. Sorunların ortak platformlarda tartışılmadığı hiçbir yönetim biçimlerinde geniş halk yığınları lehine olumlu gelişmelere rastlayamazsınız. M.Ö eski Yunan’da başlayıp Magna Carta’da kralların yetkilerinin kısıtlandığı ilk anayasa girişimi ve 18. ve 19. yüzyıllarda Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve Fransız İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi süreçlerle devam eden çağdaş demokrasi süreci günümüzde daha da ileri taşınırken, bizlerin bırakın bunlara yetişmeyi, 1923’lerin Türkiye’sinden bile geri kalmamız çok üzücü ve düşündürücü bir durumdur. Biz millet olarak demokrasinin yalnızca askeri darbelerle sekteye uğradığını ve uğrayabileceğini, hiçbir sivilin demokrasiye darbe vurabileceğini düşünmüyoruz bile. Oysaki çağdaş demokrasinin önüne kim ne engel koyuyorsa ve demokrasiyi zaafa uğratıyorsa bu da demokrasiye indirilmiş bir darbedir ve en az askeri darbeler kadar zararlıdır. Gerek sağ ve gerekse sol görüşlü entelektüellerin bu konuda bir an önce halkı aydınlatma görevini yerine getirmeleri gerekir. Eğer böyle yapmayıp suskun kalarak bir köşeden olup bitenleri izlemekle yetinirlerse çağdaş dünyadan adım adım uzaklaştığımızın vebalini üzerlerinde her daim taşıyacaklardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum