• BIST 109.223
  • Altın 153,727
  • Dolar 3,8241
  • Euro 4,5104
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C
  • Trabzon 11 °C
  • Samsun 13 °C

ÇAYKUR ÖZELLEŞMİYOR...

Osman YAZICI

Değerli okurlarım,
Bu ayın sonuna kadar bölgedeyim.
Dolaysıyla, buradaki izlenimlerimi aktarmaya çalışıyorum.

Rize demek, çay demektir.
Dahası, çay zamanı; herkes bahçede-alım evinde.
Önceki yazımda, Çaykur ile ilgili söylenenleri aktarmıştım.
Dahası, ‘özelleşiyor’ dedikodu-söylentileriyle vatandaşın kafasının karıştırıldığını yazmıştım.
Kişisel düşüncem olarak da, Çaykur’un özelleşmeyeceğini, Başbakanın buna izin vermeyeceğini, buna rağmen vatandaşın sağlıklı bilgiye ihtiyacı olduğunu eklemiştim.
Önceki gün Çaykur Genel Müdür Yardımcısı, ayrıca da Pazarlı hemşerimiz olan Süleyman Pınarbaş aradı.
Benim de yazımda belirttiğim gibi, kurumun özelleşmesinin söz konusu olmadığını, bazı art niyetli kişilerin dedikodusu olduğunu, çay üreticisinin bunlara itibar etmemesi gerektiğini söyledi.
Genel Müdür yardımcısı Pınarbaş, Genel Müdür Ekrem Yüce’nin, fabrika müdürleri ile yaptığı toplantılarda, bu konuların görüşülmediğini, her zaman yapılan kurum içi rutin toplantılar olduğunu belirti..
Evet, vatandaşın de beklediği resmi açıklama…
Çay üreticisinin telaş etmesine gerek yok, Çaykur özelleşmiyor, satılmıyor…
Dedikoduya değil, resmi bilgiye itibar edeceğiz.

***

Her memlekete gelişimde dikkatimi çekiyor.
Bölgede çok pahalı yaşıyorsunuz.
Yiyecek-gıda maddelerinden, inşaat malzemelerine kadar her şey, neredeyse iki katına satış yapılıyor.
Kalite çok düşük, istediğini bulamıyorsun.
Roka ile maydanoz gibi ürünler buralarda satılmıyor.
Sadece birkaç örnek:
Trabzon’dan Ankara’ya giden bir firmaya ait yoğurt; 4,5 TL, burada ise 6 TL Aynı firmaya ait, aynı marka, aynı ebat inşaat malzemesi neredeyse iki katı.
Sadece dikkatimi çekti.

***

Yolu olmayan, Sağlık Ocağı bulunup, hemşiresi bulunmayan, İlköğretim Okulu’nda öğrencisi ve öğretmeninden eser kalmayan, Sahipsiz, kimsesiz, sadece seçimlerde hatırlanan kadersiz bir köy…
Her yıl; yayla yollarında, kazalarda kurban veren, sesini duyuramayan tarihi bir köy…
Kapanan yollarını açtırmak için, bir Kepçe dahi alamayan köylü, Çaresizlik içinde kıvranan bir muhtar…
Ardeşen’e bağlı Yukarıdurak köyü…

***

Ardeşen-Yukarıdurak-Tunca yolu…
Temeli, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz tarafından 1997 yılında atıldı…
Sahilden 22 kilometre…
12 yılda bitirilemeyen yol…
Bu sürede yolu bitirmeyen Müteahhit…
Ardeşen-Tunca tarafı geçtiğimiz yıl tamamlandı.
Yapılan yollar bozulmuş, istinat duvarları yıkılmış bile.
Yedi kilometrelik Yukarıdurak köy yolu hala duruyor…
Rize eski Valisi Kasım Esen, müteahhide fazla para ödendiği ve projeye uygun yapılmadığı gerekçesi ile yolu durdurmuş, müteahhitti mahkemeye vermiş.
Olan köylüye olmuş...
Dava sürüyor…
Ardeşen Belediye Başkanı Mümtaz Sinan, aynı köydendir, ayrıca o köyün eniştesidir...
Bu yola el atacağını öğrendim ve çok sevindim…
Dahası beklenti bu yöndedir…

***

Önceki gün, 300 haneli, 2 bin 500 nüfuslu köyü dolaştım.
Sağlık Ocağı boş duruyor, ne ebe var, ne doktor.
Çatısı uçmuş, bina çürümüş bir sağlık merkezi.
Büyük emeklerle yapılan, il düzeyinde derece almış, nice öğrenci yetiştirmiş ilköğretim okulu ise yürekler acısı…
Ne öğretmeni ne de öğrencisi kaldı.
Köydeki öğrenciler; taşımalı sistemle başka köye taşınıyor. Minik öğrencilerimiz, hergün bunca yolu mekik döküyor…
Bu okulun kapanması için, sinsice uğraş veren, sözde köyün ileri gelenleri kına yaksınlar…

***

Balıkçılar, derede cirit atıyor…
Kırmızı benekli alabalıkların nesli tüketiliyor.
Kimse de buna dur demiyor…
Yetmedi… Dere yataklarında özel balık çiftlikleri yapıldı, eko sistemi bozuldu.
Gelişi güzel yapılan istinat duvarlardan zarar gören aileler var.
Ardeşen Kaymakamı Cemil Kılınç,’ı yakından tanıyoruz.
İstikbal vadeden, başarılı bir yöneticidir.
Bir hafta sonu; Yukarıdurak İlköğretim Okulu’nun tam karşısındaki balık çiftliğini incelesin, dere yatakları nasıl değiştirildiğini, o mahallede yaşayanlara sorsun.
Bu yüzünden derenin karşısındaki mahallenin nasıl zarar gördüğünü görsün…
Bu konuda kendisine yakında şikâyet dilekçesi gidecek…
Kendisinden ricamız, bu dilekçeye işlem yapması ve çözüm bulmasıdır…

***

Sevgili Okurlarım, Hatadan dönmek fazilettir.
Ben de bugün bunu yapacağım..
Yazılarımı sürekli takip edenler hatırlayacaklar.
Ardeşen Orman İşletme Şefi Aslı Çullu’yu bu köşemde konuk etmiştim.
Kendisini tanımadan, bilmeden, bana aktarılan yanlış bilgiler ile biraz üzmüştüm.
Yazımdan sonra şef Çullu’yu yakından tanıyan bazı dostlarım, bu şefimizin başarılarından, getirdiği yeniliklerden, dahası verdiği mücadele ve dağıttığı adaletten söz etler.
Geçtiğimiz hafta, Ardeşen’deki resmi dairelerde görev yapan bazı dostlarımı ziyaret ettim.
Bu kapsamda Orman İşletme Şefi Aslı Çullu’ya da uğradım.
Tunca–Armutlu köyünden yeni dönmüş, yemek yemeye vakit bile bulamamıştı.
Üç yıldan beri Ardeşen’de görev yapıyor…
Gitmediği köy, uğramadığı mezra kalmadı…
Ormanların korunması konusunda tavız vermiyor… Bana göre de iyi yapıyor…
Prensipleri olan, yasalar çerçevesinde herkesin yardımına koşan, bu özelliklerinden dolayı de sevilen birisi.
Onu izlemeye devam edin, gelecekte daha yüksek yerlerde görebilirsiniz.

  • Yorumlar 10
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40