• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Rize 18 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 15 °C

Çeşitleme. Bu ülkedeki çalışma ahlakı üzerine

Osman KAYA

Bir ülkenin insan hakları ve demokrasi boyutunda yüksek not almasını sağlayan en önemli kriteri
‘’ emek- sermaye ilişkisi’’ konusundaki tutumudur.Gönül aksini isterdi ama maalesef ülkemizin bu husustaki durumu çağdaş kriterlere göre çok geridir..Bizde ast- üst ilişkisi alabildiğine dikey bir yapılanma arz eder.Her ne kadar nazik bir dil kullanılsa da protokol icabı , üst her zaman aba altından sopa gösterebilme hakkına sahiptir.
Amir-işveren bağırır çağırır, hakaret eder, asta susmak düşer. Çünkü rızkı(haşa) o vermektedir.
Amir- işveren hak çiğner, asta düşen ‘’boşveeer, iyi ki de işim var’’ şeklindeki züğürt tesellisidir.

Amir- işveren her itirazı tembellik, hainlik, art niyetlilik olarak değerlendirir. Ama çalışan , hiçbir şekilde buna karşı çıkamaz..
İliklerimize kadar işlemiş bir hatalı söz vardır kültürümüzde….
‘’yediğin çanağa pislemek’’
Bu hep çalışan adına kullanılan, çalışanın aleyhine kullanılan bir sözdür. Türkiye’de çalışan, sanki iş aradığından, çalışmak zorunda olduğundan, geçinmek zorunda olduğundan, adeta doğuştan suçludur. Her şeyi kabul etmek zorundadır.
İdareci randövüye geç kalır,
‘’ işi vardır da ondan’’
Çalışan geç kalınca söylenecek söz bellidir’’ yediğin ekmeğin hakkını vermiyorsun’’
İdareci toplantıda istediğini söyler ‘’ bu uyarıdır. İşi daha iyi götürmenin koşuludur, idareci elbette bağıracak.’’

Çalışan konuştuğunda ‘’ hööööööttt’’


İdareci her türlü fisk-ü fücürü karıştırır,’’ kol kırılır, yen içinde kalır’’
Çalışan en ufak hata yaptığında ‘’hiç utanmıyor musun, adın bile bizi kirletiyor’’ yaftası hazırdır.

İdareci hiçbir halt yapmaz… oturur pişkin pişkin… Personel canını dişine takar…çalışır , çabalar….Ama azıcık hatalı olsa, yaptığı hata 1000 kere suratına vurulur…
Bu ülkede çalışan robottur…Bu ülkede çalışan, fazlalıktır..
Bu ülkenin çalışanı, olmazsa yerine bir düzine insanın çalışabileceği, tohumuna para verilmemiş, kimsenin farkında bile olmadığı bir grolier dir…
O yaşamaz… onun ihtiyaçları yoktur…o alile babası, evlat, dost ahbap, özel işleri olan bir varlık değil, demin dediğim gibi sadece bir robottur….programlanır, çalışır….o kadar…Haa… çalışmıyorsa yeri çöplüktür…
Bu gün özelleştirmeden bahsedenler aslında bu ülkede çalışma koşullarının daha vahşi, daha acımasız olmasına hizmet ediyorlar….Çünkü bu ülkede özelleştirme çalışanın ,işverenin iki dudağı arasında kalmasından başka bir amaca hizmet etmez…
Çalışma hayatındaki ahlaksızlık sadece patron ya da işverenle ilgili değildir….aynı zamanda çalışan kesim- personelle de ilgilidir….
Bir kere personel düzeyinde çalışma hayatı dayanışma üzerine değil birbirinin kuyusunu kazma üzerine kuruludur…personel işverene- patrona, müdüre şirin gözükmek için her türlü taklayı atar…taklayı atarken de parende de sıçrama tahtası olarak kendi arkadaşını kullanır….yani başka arkadaşlarını karalama üzerine kurar…Espiyonaj yaptıkça, arkadaşını karaladıkça yükseleceğini , güvenilir insan olacağını sanır ya….. heyhaaat… bu tutumuyla aslında kendi kuyusunu kazmaktadır….

Ekmeğinin hakkını çalışmakla vereceğine yalakalıkla ekmeğini garantiye almaya çalışmaktadır çoğu kere ….
Ve bu süreci beslemek adına aslında kendi üzerinde durduğu dalı kesmek anlamına gelen özelleştirmeyi savunmaktadır….
Evet…. Bu bağlamda daha çok şey yazılabilir… Fakat zannediyorum maksat anlaşılmıştır…
Bu çizdiğimiz tablo bazılarına acımasız gelebilir… ama ben aynı kanaatte değilim…. Az bile yazıldı diye düşünüyorum…
Elbette ki çalışanlarımız arasında da işverenlerimiz, amirlerimiz ve patronlarımız arasında çok değerli, çok centilmen, çok kaliteli olanlarımız vardır…. Dileğimiz bunların sayılarının artması….

Bu tabloda şunu da vurgulamalıyız ki, suçlu olan sistemdir….bu sistemde ne çalışan hakkını alabilmekte… ne de amir layığını bulabilmektedir….
Umarım zamanla bu istenmeyen tablo düzelir- düzeltilir…

YAHUDİNİN KANLI BÖREĞİ- HOLOKOST
Katil İsrail Ortadoğu’yu kana bulamaya devam ediyor….İsrail’in meşru zemine oturması için argüman olarak kullandığı bir şey var…. Holokost….İsrail bu gün bunun üzerine oturuyor, bunun üzerine kayırılıyor, bunun üzerine gözbebeği konumunda tutuluyor…. Nedir Holokost? Holokost Nazi Almanyasında Yahudilere karşı yapılan katliamdır…Dünyada İsrail’in ya da Yahudilerin finanse ettiği yüzlerce holokost filmi ve binlerce holokost kitabı var…. İsrail bu kartı çok güzel kullanıyor… Ve dünyanın şımarık çocuğuna oynuyor…

Ama utanmazlık ve alçaklık şurada ki, 1947 den beri arazilerinden sürülen, katledilen, mahvedilen Filistinlilere yaptığı yıllardır göz ardı edilen bu utanmaz zihniyet, en üst düzey din adamının ağzından holokostu dillendiriyor…. Hem de kime karşı biliyor musunuz? Filistinlilere karşı… Yani alçak İsrail, hem Holokostu tam 70 yıl dillendirecek, hemde bu rezaleti başka bir halkın, mazlum ve kimsesiz bir halkın üzerine uygulayacak…

Nereden alıyor bu cesareti? Katil Amerika’dan…
Bu nedenle İsrail demek Amerika demektir… Ve şunu söylüyorum…. Amerika’yla dans edenlerin Filistinlilere ağlamaya asla, hiç hakkı yoktur…

 

ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE ÖĞRETMEN..

Ah… okey çanak arasında sıkışan öğretmen…. Ah yoklukla ve yoksullukla boğuşan, alabildiğine üzerine yük vurulmaya çalışılan, kendisinin belirleyicisi olmadığı sistemin sonuç faturasının başına kesildiği mesleğin sahibi….
Günün kutlu olsun…herne kadar askeri darbeyle gelen bir zihniyet tarafından lütfedilerek verilse de…olsun…yine de bir günün var ya…. Günün kutlu olsun…. benim acizane bir isteğim var senden….ne olur oku… oku… oku… ve paylaş…. Aydınlat yurttaşını…. Aydınlat ki… bu ülkeyi cehalet karanlığının zifiri boğmasın….

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40