• BIST 106.646
  • Altın 141,780
  • Dolar 3,5310
  • Euro 4,1134
  • Rize 24 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 28 °C
  • Trabzon 25 °C
  • Samsun 25 °C

CEVAP

Ali GÜNAY

Köşe yazıları yazmaya başladıktan beri yaşadıklarımı, şahsıma yöneltilen eleştirileri ve soruları; cevap niteliğinde bir makale ile okurlarımla paylaşmak istedim.

Aslında her türlü eleştiriden yararlanmasını bilen, haksız övgüden de utanabilen bir yapıya sahip olmama rağmen bu yazıyı yazmak zorunda kaldım. Başta, sürçü lisan edersem okurlarımdan özür dilerim.

Toplum olarak biz misafirperver ve saygılı insanlarız. Bütün dünya tarafından bilinen bir gerçektir. Atalarımızdan, örf, adet ve geleneklerimizden aldığımız terbiye budur. Evimize gelen büyük-küçük herkesi sayar, hürmet eder ve ikramda bulunuruz. Ailemize ve evimize sığınan düşmanımız dahi olsa onu koruruz. Bu gelenek bizim en kuvvetli değerimizdir.

Yaz tatilinde emekli olduğumdan arkadaşlarla vedalaşamamıştım. Çünkü onlar tatilde idi. Eğitim- öğretim yılı başında okulları ziyaret edip arkadaşlarla vedalaşmak istedim. Bir okulumuzda arkadaşların çoğunu okulun çay odasında buldum. Çay odası dar ve küçük bir yerdi. Arkadaşlar sıkışık bir şekilde oturuyorlardı. Kapıdan ;

Arkadaşlar ben sizinle vedalaşmak için geldim.

Arkadaşlardan ikisi benim çok eskiden beri okul arkadaşımdı. Devremdi. Beni onlar tanıyordu. Onlar bacak bacak üstüne atmış olduğu haldeki duruşlarını hiç bozmadan;

Güle güle Ali Bey diyerek kapıdan içeriye girip oturmama fırsat vermediler. Kapıdan uğurladılar. Hâlbuki her gittiğim yerde arkadaşlarla beş on dakika sohbet edip dertleşirdim. Hiç bir okulda bu tür bir davranışla karşılaşmadım. Her arkadaşım gayet saygılı bir şekilde beni karşılayıp uğurladı.

            Yine o arkadaşlardan biri geçmişte kendisine gönderdiğim Teşekkür Belgesini arkadaşlarının yanında; “hak etmedim “ bahanesi ile yırttığını açıklama gereğini duydu. Evet, bu belgeyi hak etmediği belli. Orada benim hatam var. “Bir kişiye hak ettiğinden fazla değer verirsen aldığı fazlalığı ile seni küçük düşürür.” İşte bana böyle oldu.

Bir kişinin çalıştığı iş yeri evi gibidir. Öğretmen için okul da öyledir.

Evine gelen birine yıllarca içinde tutup beslediğin duyguları genç ve yeni öğretmenlere nispet edercesine sergilemek eğitimci kitlesinde nasıl karşılanır?

Örf, adet ve geleneklerden öte, bir öğretmen, aydın ve eğitimci olarak bu davranış yakışır mı?

Bu tutum ve davranışlar ile benden hangi uygulamamın intikamı alındı?

Ne kanıtlandı?  Ne elde edildi?

Değerlendirmesini okurlarıma bırakıyorum.

Bazı arkadaşların da;

—“Çalışırken, görevde iken yapamadıklarını şimdi yazarak ne elde edeceksin?” diye haklı eleştirileri var. Bu eleştirilerinde haklı diyorum. Ancak; onlara Türk Milli Eğitim sisteminin yapısı, teşkilatın iş ve işleyişi hakkında hiçbir şey bilmediklerini de hatırlatmak istiyorum.  Benim bulunduğum makam, mevki ve görevlerde olanların, mesai arkadaşlarımın kararlarında kendi iradelerini özgürce kullanabildiklerini, hiçbir mevki ve kimseden emir, talimat almadan görev yapabildiklerini ve mevzuata tam uyabildiklerini mi sanıyorsunuz?

Burada ben olması gerekeni yazıyordum. Mevcudu değil.

Ne hazindir ki; bunu çok iyi bilen mesai arkadaşlarımdan da birçok eleştiri aldım. En kırıcı olan; “Geçti Bolu pazarı. Ali bey! Sen şimdi yazılarınla oyalan” diyerek dalga geçmesi, hor görmesi. Sanki er ya da geç benim kaderimi onlar paylaşmayacak. Bu koltuklar, mevkiler ömür boyu onlara payitaht olacak.

24 Kasım’ın 12 Eylül ürünü olması, öğretmenleri kutlamamda bir engel değildir. Bu günün ne ürünü olursa olsun duygularımı onlarla paylaşmam doğal bir şeydir.

Benim sözlerim sahiplerini bulur. Kime ne mesaj vermişsem o kendini bilir. Her ne kadar ismini açık yazma cesaretini göstererek yazamasa, rumuzun arkasına saklansa bile ben onları bilir, ifadelerindeki satır aralarından bulurum. Yapıcı eleştirileri bekliyorum

  • Yorumlar 17
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40