• BIST 97.713
  • Altın 144,261
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Rize 17 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C
  • Trabzon 16 °C
  • Samsun 14 °C

CHE GUAVARA'NIN HATIRASINA ÇAMUR ATMA UYANIKLIĞI

Osman KAYA

TÜRK ASKERİNİ KALKAN YAPARAK CHE GUAVARA NIN HATIRASINA ÇAMUR ATMA UYANIKLIĞI

Geçen Günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı sayın İsmail kahraman beyin Che Guavara hakkında değerlendirmeleri oldu. Sayın Kahraman,"Arjantin'de faaliyette bulunan bir eşkıya benim liseli gencimin yakasında, göğsünde olamaz, olmamalı." şeklinde ifadeler ortaya koydu. O sözlerin yaklaşık tam metni ise şu: "Fatih'i fetihler ile anlayacağız ve böylece gençlerimize yeni Fatihler olma noktasında hız vereceğiz. Kadıköy'de 'DEVLİS' diye bir derneğin ya da teşekkülün bir çalışmasını gördüm. Yani liseli devrimciler. Che Guevara'nın tişörtünü giymişler. Che Guevara, 39 yaşında öldürülen, bizzat kendisinin infazlar yaptığı bir katil kişilik, bir gerilla. Bolivya'da, Küba'da, Güney Amerika'da, Arjantin'de faaliyette bulunan bir eşkıya benim liseli gencimin yakasında, göğsünde olamaz, olmamalı. Bağı yok benimle. Köküm bir değil, tarihim bir değil. Benim kendi mefailim var. Kendi insanlarım var. Onlarla övüneceğiz. Garip. Fatih'i dünya tanıyor da Türkiye tanımayacak."

"Fatih'i fetihler ile anlayacağız ve böylece gençlerimize yeni Fatihler olma noktasında hız vereceğiz. Kadıköy'de 'DEVLİS' diye bir derneğin ya da teşekkülün bir çalışmasını gördüm. Yani liseli devrimciler. Che Guevara'nın tişörtünü giymişler. Che Guevara, 39 yaşında öldürülen, bizzat kendisinin infazlar yaptığı bir katil kişilik, bir gerilla. Bolivya'da, Küba'da, Güney Amerika'da, Arjantin'de faaliyette bulunan bir eşkıya benim liseli gencimin yakasında, göğsünde olamaz, olmamalı. Bağı yok benimle. Köküm bir değil, tarihim bir değil. Benim kendi mefailim var. Kendi insanlarım var. Onlarla övüneceğiz. Garip. Fatih'i dünya tanıyor da Türkiye tanımayacak."

Bir insan olarak kendi görüşüdür. Elbette ki kendi görüşüdür. Ve herkes görüşünü beyan etmekte özgürdür. Nitekim sayın kahraman bir başka zaman diliminde şu sözleri ifade etmişti:

"Yeni anayasada laiklik maddesi olmamalı"

Nasıl ki bu söze katılmamışsak, önceki söze de katılmadık...

Kuşkusuz ki katılmak zorunda değiliz... Ve kuşkusuz ki ister katılalım ister katılmayalım her söze karşı, her düşünceye karşı bizim de bir görüşümüz ve düşüncemiz vardır...

Kimseyi putlaştırmak doğru değildir. Buna Che de Fatih te dahildir. Ama kimseyi putlaştırmayacağız derken haklıya da hakkını vermemek olmaz.. Che Katil midir değil midir bu konuya geçeceğiz ama bu konuya geçmeden önce Fatih sultan Mehmet ile ilgili bilgi verelim..Evet Fatih büyük bir dehadır.Büyük bir idealisttir .. Ama... İşte aması var...Bu amaları sıralayılm.. Mesela Bu büyük Fatih,  ünlü ‘kanunname’siyle “devletin bekası için” baba, kardeş, amca, anne vs. akrabaları öldürme hakkını yasallaştırır. Bundan sonra devlet nezdinde hiç bir suale tabi tutulmadan katledilen düzinelerce insan vardır. Bunu kim hangi mantıkla açıklayabilir? Ha.. elbette ki Fatih toplamda büyük insandır. Zekidir. Hoş görü sembolüdür bazı konularda , bilgedir. Ama bu onun kusursuz , eksiksiz olduğu anlamına asla gelmez.. O kusurlarıyla bir insanlık değeridir.

CHE de bir değerdir kanımca.. Bir insanlık değeridir. Amerikan emperyaizminin hoşuna gitmese de bu böyledir.

Bizim tarihimizin değeri değil midir? Bizim tarihimizin ne olduğu sorusunun cevabına göre değişir bu sorunun cevabı. Eğer bizim tarihimizden kasıt Irk ise  bana göre aydın insan tarihi bir ırka hapsetmeyecek kadar geniş yürekli olmalıdır. Eğer tarihi bizim derken ırk ile hapsedecesek eğer şah ismailler, timurlar , uzun hasanlarda bizdendi.. Ama .. işte aması var...

Bizen derken  tarihi din üzerine kuracaksak,Ali ile Ayşe nin bir birlerine kılıç çeken iki taraf olduğunu unutmayalım.. Ve daha bir çok sahnede Müslümanların bir birleri ile savaştılarını görüyoruz...

Benim için biz, zulme karşı mücadelede belirlenen safa göre belirlenir.

Mesela Chavez Güney Amerikalıdır, Müslüman değildir ama pek çok arap müslüman liderden daha fazla filistine sahip çıkar. İşte bu durumda Chavez benim için pek çok arap liderden daha fazla bizdendir. Ben Che ye de böyle bakarım. O Amerikan Emperyalizmine ve kapitalizme tavır almanın en güzel örneklerinden birini ortaya koymuştur.

Buyurun ne yapmıştır Che ,nasıl yaşamıştır? bakalım, anlatalım:

Ernesto Che Guevara 14 Haziran 1928 'de doğmuştur. Doğum yeri, Arjantin'in Rosario şehridir.

Che henüz iki yaşında iken ilk astım krizine yakalandı.Sierra Maestra'da Batista ordularına karşı savaşırken Che'ye zorlu dakikalar yaşatan bu hastalık,Bolivya ormanlarında Barrientos'un askerleri tarafından vuruluncaya kadar yakasını bırakmadı.

Yüksek mühendis olan babası Ernesto Guevara Lynch, İrlanda asıllı bir aileden, annesi Clia dela Sena ise İrlandalı-İspanyol karışımı bir aileden geliyordu.Che üç yaşında iken ailesi Buenos Aires'e yerleşti. Daha sonraları astım krizlerinden dolayı Che'nin durumu dahada kötüleşti. Doktorlar tedavisinin çok güç olduğunu, mutlaka iklim değiştirmesi gerektiğini söylediler. Böylece Guevara ailesi yeniden göç etti.Cordoba'ya yerleştiler.

Guevara ailesi tipik bir burjuva ailesi idi. Politik eğilimleri itibarıyla da sola açık liberal olarak tanınırlardı. İspanya iç savaşında açıkça cumhuriyetçileri desteklemişlerdi. Zamanla maddi durumları bozuldu. Che, eğitim bakanlığına bağlı Dean Funes lisesine başladı. Okulda İngilizce eğitim yapılırken, annesinden de fransızca öğreniyordu. Daha ondört yaşındayken Freud'un kitaplarını okumaya başlayan Che, fransızca şiirlere bayılırdı. Baudelaire'e karşı büyük bir tutkusu vardı. Onaltı yaşında ise Neruda'ya hayran olmuştu.

Guevara ailesi,1944 yılında Buenos Aieres'e göçtü. Durumları iyiden iyiye bozulmuştu. Che, biryandan öğrenimine devam ederken bir yandan da çalışıyordu.Tıp fakültesine yazıldı. Fakültedeki ilkyıllarında Arjantin'in kuzey ve batı bölgelerini baştan başa dolaşmış, buralardaki orman köylerinde cüzzam ve tropikal hastalıklar üzerinde çalışmalar yapmıştı.

Son sınıfta iken Che, arkadaşı Alberto Granadas ile bütün Latin Amerika'yı içine alan bir motosiklet turuna çıktı. Bu tur ona, Latin Amerika'nın sömürülen köylülerini yakından tanıma fırsatı verdi. Che, 1953 yılının Mart ayında üniversiteyi bitirmiş doktor olmuştu. Venezuella'daki cüzzam kolonisinde çalışmak üzere anlaşmıştı. Buraya gitmek için çıktığı yolculuğu sırasında Peru'ya da uğradı.

Orada yerliler hakkında daha önce yayınlanmış bir incelemesi yüzünden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hapisten çıktıktan sonra Ekvator'da bir kaç gün kaldı. Burada Ricardo Rojo adında bir avukatla tanışması hayatının dönüm noktası oldu. Che, Venezulla'ya gitmekten vazgeçip, Ricardo Rojo ile birlikte Guetamala'ya gitti. Devrimci Arbenz Hükümeti sağcı bir darbe ile devrilince Arjantin büyük elçiliğine sığındı.

İlk fırsatta ihtilalcilerin safına katıldı. Faaliyetlerinden dolayı elçilik binasından çıkartıldı. Guetamala'da kalması tehlikeli bir durum alınca Meksika'ya gitti. Ernesto, Guatemala'da bir çok Kübalı sürgün ve Fidel Castro'nun kardeşi Raul ile karşılaşmıştı. Meksika'ya geçtiğinde ise Fidel Castro ve arkadaşları ile tanışarak Küba devrimcileri safında yer aldı. Daha sonra Granma gemisiyle Küba'ya hareket etti ve savaşın sonuna kadar en ön safhada yer aldı.Devrim sonrasında Binbaşı Ernesto Che Guevara Havana'nın la Cabana Kalesi'nin komutanlığına getirildi.1959 yılında Küba vatandaşı ilan edildi . Bir süre sonra silah arkadaşı Aleida March ile evlendi.

7 Ekim 1959'da Milli Tarım Reformu Enstitüsü başkanlığına atandı. 26 Kasım'da da Küba Milli Bankası başkanlığına getirildi. Böylece Che ülkenin mali işlerini yüklenmiş oluyordu. 23 Şubat 1961'de Küba Devrim Hükümeti bir sanayi bakanlığı kurarak Che'yi bunun başına getirdi. Ancak Playa Giran çatışması sırasında, tekrar kale komutanlığı görevine getirildi. Daha sonra az gelişmiş ülkelere çeşitli seyahatlar yapan Che, sömürülen halkları ve emperyalistleri daha yakından tanıma fırsatı buldu. Bu durum Che'nin savaşcı yanının tekrar canlanmasına yol açtı.

Artık başka Latin Amerika ülkelerine gidip halkları örgütlemesi gerektiği kararını vermişti.1965 Eylül'ünde bilinmeyen ülkelere doğru yola çıktı. 3 Ekim 1965'de Fidel Castro, Che'nin ünlü veda mektubunu Küba Halkı'na okudu.

İlk olarak Kongo-Kinşasa’ya (sonraları Kongo Demokratik Cumhuriyeti) daha sonra da CIA ve Amerikan Ordusu Özel Harekât Birlikleri’nin ortak operasyonu sonrası yakalanacağı Bolivya’ya gitti. Guevara 9 Ekim 1967’de Vallegrande yakınlarındaki La Higuera’da Bolivya Ordusu’nun elinde iken öldü. Son saatlerinde yanında bulunanlar ve onu öldürenler, yargısız infaz sonucu öldürüldüğüne tanıklık etmişlerdir.

Ölümünden sonra Guevara dünya üzerinde sosyalist devrimci hareketlerin sembolü haline gelmiştir. Evet Guavara bu.. Özetle bu... Peki Guavara nın düşüncelerini yansıtan sözlerinden bir demet ise şunlar:

*Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme. Ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

*Aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar; Ya ölmeli cellatlar, ya da hiç doğmamalı çocuklar.

*Hayatta daima gerçekleri savun! Takdir eden olmasa bile, vicdanına hesap vermekten kurtulursun.

*Ezilen halkı anlamak için komünist, sosyalist, solcu, sağcı, ateist ya da dindar olmak gerekmiyor... İnsan ol yeter..!

şimdi bu adam katil , bu adam haydut öyle mi?

ne diyor bakın bu katil:

Gazeteci lisa howard bir devrimcinin sahip olduğu en önemli özellik nediɾ? Diye sorar röportaj sırasında. Che yanıtlar : aşk. Bu yanıt çok şaşırtmış olmalı ki tekrar etmekten kendini alamaz genç kadın. Aşk? İnsanlık aşkı, doğruluk ve adalet aşkı. Bunları taşımıyorsa benliğinde, gerçek bir devrimci değildir o.

İşte Che budur, böyle bir insandır. Ve bu özellikleriyle milletler arası bir insani değerdir.

Birilerinin onu değişik  emellere alet etmeleri onun değerini düşürmez.. Unutmayalım ki Işıd denen katiller sürüsü de Hz Peygamberin adını anıyor, Kuranı emellerine alet ediyor. Ama biz biliyoruz ki Kuran da Hz Peygamber de Işıd ve benzerlerinden çok uzaktır.Teşbihte hata olmaz aynı şey Che için de başkaları içinde geçerlidir.DüşünelimElektriği.. Edison ampul ve aydınlatma için kullanırken  Hitlerin emrindeki  bir polis ikinci dünya savaşında işkence için kullanabiliyordu elektriği...Burada Elektriği mi suçlamamız gerekir? Che Amerkan Emperyalizmine öldüğü güne kadar amansız bir savaş vermiştir. Ama kalkıpta bazı teröristler onun karizmasını kendi kirli emellerine alet ettiklerinde burada Ce yi mi suçlamak gerekir yoksa insanlığın bu kirli yönüne mi parmak basmak gerekir?

Unutmayalım , dünyanın tüm mazlumları ve mazlumlar uğruna mücadele eden tüm yiğitler kardeştir.Bunu bir tarafa bırakalım Che yi eleştiren bazı şahıslar 15 temmuz sürecinde şehid olan Astsubay başçavuş Ömer Halisdemir  ona alternatif olarak getirmeye çalışıyorlar. Ancak ne Che , ne de Ömer Halisdemir birbirinin alternatifi değildir. Halisdemir, bir haini engellemiş ve şehid olmuş bir kahramandır. Ama Che de Amerikan Emperyalizmi ve kapitalizme başkaldırının en güzel örneğini ortaya koymuş bir devrimci kahramandır. Bana göre ikisi de insanlığın bir değeridir. Bu böyle biline....

  • Yorumlar 8
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40