• BIST 82.828
  • Altın 147,822
  • Dolar 3,8219
  • Euro 4,0676
  • Rize 6 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 3 °C
  • Trabzon 6 °C
  • Samsun 4 °C

ÇOCUK EĞİTİMİ

Ali GÜNAY

Çocuk demek oyun demektir. Her ne tür eğitim alırsa alsın oyun ortamında yetiştirilmeyen çocuk eksik eğitilmiştir. Kendisine yabancıdır.
Özgün bir oyun ortamında çocuk kendi gizil güç ve yeteneklerini sergiler, geleceği hakkında ipucu verir.
Kendisini ispatlayamayan ya da oyun ortamından uzak yetişen çocuklar; kendilerini kanıtlamak pahasına çevrelerinin hoşuna gitmeyecek tavır ve davranışları bilerek yapma yoluna giderler ki, bunu biz yaramazlık, gevezelik sözcükleri ile tanımlarız. Bu yola çocukları biz iteriz.
Hakkından gelmek, onları sindirmek ve terbiye etmek adına cezalandırırız.
Bence çocuğa hiç ceza verilmemelidir. Ne ceza, ne de ödül verilmelidir. Eğer çocuk yapmış olduğu bir fiil sonucu başarısından dolayı ödül verilmesi gerekiyorsa; yaptığı işin kendi doğal görevi olduğu bilincini kazandırmalıyız.
Toplumda herkesin bir görev ve sorumluluğu bulunduğunu benimsetmeliyiz.
Aslında hayat bir yarış ve savaşım olduğunu bilmelidir.
Sevgi de aynıdır. Çocuklarımızı koşulsuz seversek eğitim ve terbiyesini daha kolay ve olumlu bir şekilde gerçekleştirebiliriz.
Çocuklarımızı bizden olduğu için severiz. Etimiz, kanımız ve candan bir parçamız olduğu için severiz. Ancak bazen bunun tam tersi de oluyor.
Sevgisizlik.
Aslında birbirimizi sevmememizin nedeni, kendimizi sevmemiş olmamızdır. İnsanın kendisini bile sevmeyince başkasını sevmesi beklenir mi?
Kendimizi sevmek, koşulsuz sevgiyi gerektirir.
Kendimizi sevmemiz, aşağılık duygusunu yenmemizi gerektirir.
Aşağılık duygusunu yenmek için de;
• Kendi aşağılık duygusu ile yüzleşmek,
• Kendi aşağılık duygusu nedenini saptamak,
• Onu itki gücü olarak kullanmak gerek.
Armağan ile ödül aynı değildir. Armağan her kişinin kendi ilgisi ve sevgisine göre verilince anlam kazanır. Bence çocuk eğitilirken onu bol bol şımartmalıyız ki kendine güvenebilsin.
Yemek içmek nasıl çocuğun dirimsel(biyolojik) gereksinmeyse, şımarmak da ruhsal gereksinmedir.
Şımartılmamış çocuklar; yılışkan, içine kapanık, saldırgan, kırıcı, yıkıcı olurlar.
Şımararak ise; sevilip, sevilmediğini, sevecenlik içinde olup olmadığını, güven içinde olup olmadığı hakkında büyüklerini sınarlar.
Nasıl eğitmeli?
• Üretken,
• Eleştirel bakış açısına sahip, cezasız, şımarık,
• Toplum ve çevresine borçlu,
• Kendileri ile barışık
• Aşağılık duygusunu yenmiş,
• Uygar, değişimci, sevdiği işi yapan,
• Büyük düş kurabilen, büyük düşünen, Yaşamı bir savaş ve yarış alanı olduğu anlayışına sahip bireyler olarak eğitmeli
 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40