• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Rize 28 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 25 °C
  • Trabzon 27 °C
  • Samsun 26 °C

ÇOCUK ve SANAT

Ali GÜNAY

Sanatın kaynağı oyundur.
Resim: çizgiler ve renklerle oynamak,
Müzik: seslerle oynamak
Dans: hareketlerle oynamak,
Edebiyat: sözlerle oynamaktır
Çocuğun dünyası oyunla başlar, oyunla biter.

Oyun çocuğun deneme, yaratma ortamıdır. Oyun çocuğun özgürlüğüdür. Çocuğun en iyi gözlemlenecek yeri oyun ortamıdır. Gizli yetenek ve güçleri oyunları ile dışarıya yansır. İlerde yapacağı iş hakkında ipucu verir.

Çocuğun oyunu, özgürlüğü ile bütünleşen bir sanat eğitimi olmalıdır. Çocuk oyunda yönlendirilmemelidir. Oyunda yönlendirme ne kadar hatalı ise, çizerken, boyarken de yönlendirmek o kadar hatalıdır. Çocuğa kılavuzluk edilmeli ama onu anlayarak, ona sorarak ve onu belirli bir kalıba sokmadan.

Bizim meslekte, çocuk resimlerini, onu tanımak için kullanırız. Çocuk çiziyor ve onun çizdiği, yaptığı resimleri yorumluyoruz. Ona yorumlatıyoruz.

Aslında üretilen her türlü sanatsal yapıya bilinçli yaşam süreçleri değil, bilinç dışındakiler yansır.

Bizde toptancı bir eğitim vardır. Bireysel farklılıklara önem verilmiyor. Oysa yaratı için bireysel farklılıklar çok önemlidir. Bu farklılıklar öne çıkartılmaya çalışılmalı ve desteklenmelidir.

Bizde çocuğun sanatsal eğitimi çok zayıf. Çocuğun oyununa değer vermiyoruz. Onu özgür bırakmaktan korkuyoruz. Belirli kalıplara sokmaya çalışıyoruz. Bu da yaratıcılığı kısıtlıyor ve engelliyor. Çocuğun her türlü gelişmenin dinamizmi özgürlüğünde yatar. Çocuğun eğilimleri özgür bırakılmalı, bireysel özellikleri ciddiye alınmalıdır. Çocuğun soru sormasına, tartışmasına fırsat tanımalı, onun ile özgür bir iletişim kurulmalıdır. Çocuk elbette ki büyürken büyüklerinden etkilenecektir. Ancak bu büyüklerin koyduğu bazı kalıplara girecek anlamı taşımamalıdır. Çocuk kendi eğilim ve yetenekleri ile büyüklerden edindiği bilgileri kaynaştırmalıdır. Düşünceye sınır çekilmemelidir.

Tartışma, eleştirme ve soru sorma cesaret işidir. Ders kitabı dışında özgür okumaya yönlendirilmeyen çocuk bu cesareti bulamaz. Çocuk oynarken nasıl özgürce hareket etme denemelerine girişiyorsa, konuşurken de bu özgürlüğü kullanabileceği eğilimlere izin verilmelidir.

Örneğin matematikte 3x3 =9 eder. Bu sonuca çeşitli yollardan gidilir. Bu sanatta da öyle olmalı ve sonuca gidiş yolları özgürce seçilmelidir. Sanat eğitimi, genel eğitimden soyutlanmamalıdır.

Eğer eğitim; kalıba sokmak, hizaya getirmek amacına göre yapılırsa, elbette bir şeyler öğretirsiniz ama çocuğu eleştiremezsiniz. Çünkü onu özgür bırakmadınız. Kendi özgürlüğüne dışarıdan müdahale ettiniz. Yaratıcılığını önlediniz. Resimde, beden eğitiminde, müzikte not olmamalıdır. Her öğrenci kendini geliştirdiği ölçüde bir ilişki kurabilmeli, bu derslerle yeteneği ve özgür ortamı şekillenebilmelidir.

Her okulun bir serbest boşaltım duvarı olmalıdır. Çocuk istediği resmi yapabilmeli, istediği yazıyı yazabilmelidir. O zaman ancak bazı saplantılar ortadan kalkar, tuvalet kapıları yazı tahtası olmaktan kurtulur.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40