• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Rize 7 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 4 °C
  • Trabzon 8 °C
  • Samsun 7 °C

Çöken Osmanlıcılık ve altında kalanlar

Osman KAYA

Bu ülkede din adına hareket edenlerin çoğu kez sarıldıkları ip Osmanlıcılıktır.

Bu ipe sarıldıklarında çoğu kez titrek bir sesle ‘ecdaaaat’ diye inlemeyi ve bu inlemenin başına da ‘şanlı’ ibaresini koymayı ihmal etmezler.

Osmanlıdan bahsederlerken nedense Osmanlıyı ‘La Yüsel’ olarak gösterirler.

Ama bir Atatürkçü karşısında ‘Allahtan başka La yüsel yoktur’ derler.

Osmanlı elbette ki bizim adlarımızdan biridir. Biz şu ya da bu oranda Osmanlıyız. İstesek de istemesek de bu böyledir. Bizim tarihsel kökümüz olma durumuyla bu böyledir. Ama sorun onu bir bilim olan tarihin süzgecinden geçirirken objektif olmaktır.

‘Ecdat’, ‘mesut mazi’ gibi duyguları okşayan ama içi boş ve yer yer gerici ve faşist söylem gerçekleri görmemizi engellemiş, bazen akı kara, karayı ak olarak göstermiştir.

Elbette ki Osmanlı güzel şeyler de yapmıştır. İyi şeyler de yapmıştır.

Bunları inkâr etmek bilimci kafa yapısına uymaz, gerçeklere de terstir.

Ama bizim eleştirdiğimiz Osmanlıcılık, Osmanlıyı model alma, onun Atatürk devrimlerinden ileri olduğu anlayışıdır.

Atatürk’ün devrimlerinin o koşullar altında gereksizliğini savunmak için kör olmak gerekir.

Hele de Atatürk ün devrimlerinin yerine Osmanlı’yı savunmak için kör olmanın yanı sıra sağır olmayı da ekleyin.

Atatürk dönemini eleştirenler, Atatürk ün baskıcılığından söz edenler ve hatta sözü dönüp dolaştırıp ‘Faşist Atatürk’e kadar götürürler.

Dersim katliamını dillerine pelesenk edenler Osmanlıdaki Kuyucu Murat Paşa katliamını nedense es geçerler.

Atatürk ün çiftliklerinden yola çıkıp onun bu ülkeyi babasının çiftliği haline getirenler padişahların halka kullarım diye baktıklarını nedense görmezler hatta utanmadan pişkin pişkin kutsarlar.

Onlara göre Atatürk’ün demokratlığı falan hikâye.

( Örneğin Dilipak’a göre bu böyle.)

Bir kısım aydınlar ise Osmanlıdan Cumhuriyete hiçbir şeyin değişmediğini savunurlar.

Değişen pek çok şey var. Örneğin bugün kimse bize kullarım demiyor. Kadınlar şeytanın elçileridir diye resmi bir bakış yok. Birden fazla evlilik yasal olarak mümkün değil. Eksik güdük de olsa bir sosyal devlet anlayışı var mesai kavramı var. Seçme seçilme kavramı var.

Bunlar Atatürk’e borçlu olduğumuz şeyler.

Değişmeyen şeyler yok mu? Onlar da var. Bunlar Atatürk Devrimlerinin tamamlanmamasından kaynaklanmaktadır.

Atatürk Devrimlerini tamamlayamamamız bizim Osmanlının kirli yönlerini atamamamız sonucunu doğuruyor.

Osmanlılıktan çıkamadığımızın göstergelerini şematik olarak şöyle ifade edebiliriz:

OSMANLI - BUGÜN

1-EKONOMİK AÇIDAN

1-İLTİZAM - İHALE

2-TEFVİZ - TAHSİS

3-MURABAHA - VURGUN

4-TEFECİLİK - BANKA FAİZCİLİĞİ

6-MİRİ MALI DENİZ YEMEYEN DOMUZ ANLAYIŞI - DEVLET DESTEKLİ İSRAF

2-MALİYE AÇISINDAN

1-KAPIKULCULUK - TORPİLLE MEMURİYET

2-ZÜYÜF AKÇA - ENFLASYON

3-RÜŞVET - RÜŞVET

4-İRTİKÂP - İRTİKÂP

5-SUİSTİMAL - GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMA

3-İDARİ HUKUK AÇISINDAN

1-ŞERİATA AYKIRI FETVA - ANAYASAYA AYKIRI KANUN

2-KIRTASİYAT - BÜROKRASİ

3-İLTİMAS - KAYIRMA

4-SUBAŞI FALAKASI - KARAKOL DAYAĞI

5-KULLUK - POPÜLARİTEYE VE GÜCE TAPINÇ

4-SİYASET

1-KERAMETLİ ŞEYH - YANILMAZ POLİTİKACI

2-DALKAVUK MÜRİT - ALKIŞÇI PARTİZANLIK

3-ÜMMETİ MUHAMMEDE ŞERİAT İSTERİZ - STATÜKOCU KEMALİZM

4- KATLİAM - YARGISIZ İNFAZ

5-KÜLTÜR

1- MEDRESE KAFASI - SKOLÂSTİK EĞİTİM

2-DİNSEL TAASSUP - ETNİK ŞÖVENİZM

3-DİVAN OSMANLICASI - UYDURUKÇA BOYUTUYLA ARI DİL

4-EMİR KULLUĞU - MUTLAK VE PRENSİPSİZ İTAAT

5-KİTAP VE DÜŞÜNÜR YAKMA - KİTAP YAKMA DÜŞÜNÜR HAPSETME

Bu şemada gördüğümüz gibi Osmanlıdan günümüze aynı kalan şeyler var. Ama Mustafa Kemal devrimci kafa yapısıyla bunların bir kısmını kendi çağına göre yok etmiş, bir kısmını da dozajını azaltmıştır.

Ancak şu bir gerçektir ki Atatürk, Osmanlının karanlık yapısından çok daha ileri bir adım atmıştır. Hataları, eksikleri, yanlışları yok mudur? Elbette ki olabilir. Ama o ne yaptıysa millet için ve milletle beraber yapmıştır.

Hataların, yanlışların, eksiklerin düzeltilmesi ve tamamlanması için ‘bütün ümidim’ dediği gençliğe en önemli mirası olan cumhuriyeti emanet etmiştir.

Millet padişahların iki dudağı arasında can verme tehlikesinden kurtulmuştur.

(Yeri gelmişken Yavuz Sultan Selim’in bir yol meselesi yüzünden vezirini idam ettirdiği ve ondan sonra halkın beddua repertuarına ‘Yavuzlara vezir olasın’ bedduasının da girdiğini belirtelim.)

Medrese skolastisizmi ile Cumhuriyetin Üniversite Reformunu karşılaştırmak bile aradaki farkı bize gösterir.

Ancak bazılarımız Osmanlıdan gelen alışkanlıklarla Atatürk’ü putlaştırmaktadır.

Atatürk’ü öğretmeliyiz. Atatürkçülüğü en gelişmiş yöntemlerle öğretmeliyiz. Atatürk’ü benimsetmeliyiz. Ama onu hiçbir zaman putlaştırmamalıyız. İşte putlaştırmanın olduğu zaman Osmanlıcılığın bir kirli yönünün içine girmiş oluruz.

Buna en başta Atatürk karşı çıkar.

Bu nedenle Atatürk ilkelerinden bana göre en önemlilerinden biri olan devrimcilik ilkesinin sürekli canlı tutulması gerekir.

Osmanlıcılık yıkılmıştır. Neoliberallerle el ele Batıcılığa koşan bir kısım İslamcıların yıkılan bu enkazın altında kaldıkları aşikârdır.

Bu durumda onlarında kurtuluşu Atatürkçü devrimciliktedir. Çünkü bu vaziyet devam ederse ağababaları olan Batılılarca da tefe konulmaları kaçınılmazdır.

  • Yorumlar 30
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40