• BIST 108.489
  • Altın 151,105
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Rize 17 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 16 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 16 °C

“DÜNYA DADI (TADI) BAL DADI…”

D. Ali TAŞÇI

 

            Yanılmıyorsam bir Kerkük türküsüdür; şöyle der:

            “ Dünya dadı (tadı) bal dadı/ Dünya meni aldadı.

            Altına zeher koymuş/ Üstü meni aldadı.”

            Dünya kimi ve kimleri aldatmadı ki. Şahbaz şahbaz atlara binenleri, katar katar altın yüklerle ömür sürenleri, yaşarken ölümü hiç düşünmeden çılgınca hayat sürenleri, evet, hepsini dünya aldattı. Ölümü bir sır gibi kucağında tutan dünya, en beklenmedik bir anda, hayata en çok düşkün olunduğu bir zamanda, sevgililerle doyumsuz vakitler geçirirken ansızın ölümü cana salar ve ümitleri söndürür.

            Bazı rüyalar vardır, uyanıldığında insan mutsuz olur; çünkü rüyada yaşananlar çok mutluluk vericidir. Bazı rüyalar da kâbus gibi iner üzerinize ve uyanıldığında “oh!” dersiniz; “rüyaymış bu.” En uzun rüyanın sekiz saniye olduğu söylenir de bizler bu sekiz saniye içinde evleniriz, çocuklarımız olur ve dünyadaki asıl aile hayatımızı hiç hatırlamayız. Sekiz saniyelik bir mutluluk veya kâbus, hepsi bu. Yalan dünya!

             (Allah inkârcılara) “ Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” diye sorar. “ Bir gün veya bir kısmı kadar kaldık. İşte sayanlara sor.” derler. Buyurur: Sadece az bir sure kaldınız; keşke (bunu) bilmiş olsaydınız!” “Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?”  ( Mü’minun Sûresi; 112,113,114,115)

            “ Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi.

            Hele bana şöyle gelir, şol göz açıp yummuş gibi.

            Bu dünyadan bir nesneye, yanar içim, göyner özüm

            Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi.” ( Yunus Emre )

            Yaşarken dünyayı amaç edinmektir asıl ölüm; çünkü dünya amaç olunca bütün çabanızı onun üzerine yoğunlaştırırsınız ve asıl amacı unutursunuz. Gün gelir bu amaç ölümle elden alınınca, ötelere amaçsız, kimsesiz ve çaresiz yolculuk başlar. Güçlü, dünyadayken mala, mülke, silahlara, avanelere sahip olan değil; asıl güçlü, mahşer meydanında alnı ak, imanı kavi ve iyilikleri tarafından kuşatılan kimsedir. Ey şahbaz atlara sahip olanlar; dünyadayken yakın korumalarınızın gölgesinde emin olduğunuzu hissederek, ayaklarınızı yere vura vura yürürdünüz. İnsandan saymadığınız o mübarek zavallıların korumalarını hiç kaale almamıştınız. Oysa o korumalar yarın ne marifetler sergileyecek ve sizler pişmanlığın kuyularında aman dileyeceksiniz. Keşke bugünden bilseydiniz!

            “ Hey gafil, bir gün sana / Öl derlerse ne dersin?

            Soru, hesap yerine / Gel derlerse ne dersin?” ( Yunus Emre )

            Milletimiz ölüm karşısında duyarlıdır. Ölülerini hayırla yad eder. Mü’min olduğuna inandığı birisine Allah’tan rahmet diler. Diğerleri için de “Toprağı bol olsun.” der. Acılarını veya uzunca söylemlerini mecazi olarak ifade etmeyi sever. Bir tanıdığının ölüm haberini “… Bey ömrünü size bağışladı” diyerek gönül zenginliğini dile döker.

            Gerçekten en büyük azap, ötelerden habersiz sürülen hayatta bir gün ölümle burun buruna gelmeyi düşünmek ve ölümü yaşamaktır. Allah yokmuş gibi yaşamanın adıdır, mutsuzluk. Faniliği içselleştirip, dostane yaşayanlar için ölüm “şeb-i arus”tur- düğün gecesi.

            Pasaportları sahte olmayanlar, ülkelerine vardıklarında “vatandaş” muamelesi görür, onlar için bir endişe yoktur. Vatan, ruhunu kalıba dökebildiğin yerin adıdır. Sen ruhunu, onu sana verenle hiç tanıştırmamışsan, asıl vatan olan ahirete gittiğinde “kaçak” muamelesi görmekten korkmuyor musun?

            Ölümün var olduğu yerde “Ben güçlüyüm” diyen insandan daha ahmak kimse yoktur. Dünyadan insan olarak ve rahatça göçenlere selam olsun!

                        D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40