• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Rize 14 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • Trabzon 14 °C
  • Samsun 11 °C

Emekli ve emekli adaylarına ilaç gibi öneriler

Ali GÜNAY

Yaşadıklarım:
Mesai arkadaşlarımın bazıları ben emekli olmadan çok önce, “Artık yeter! Bu yılbaşında veya Temmuz farkını aldıktan sonra işe son vereceğim” diyerek kendilerine sürekli hedef koyarlardı. Nice yılbaşılar ve Temmuz ayı gelip geçti ben emekli olduğum iki yılı aştı onlar hala çalışıyor. Meğer beni gaza getiriyorlardı. Gaza getirseler bile canları sağ olsun. Ben değil de amirleri gaza geldi. Duruma el koyup, hızlı bir şekilde harekete geçerek benim işimi bitirdi. Hanı; “Benim koltuğumda gözü olanın acelesi var” diyeceğim ama hala boşalttığım makama kimse atanamadı.
Hiç kimsenin, hazır olmadan emekli olmalarını istemem. Hele erken emekli olmak isteyenleri gördükçe vazgeçmeleri yönünde çaba sarf ederim. Her şeye rağmen bu süreci yaşayacak olanlara bazı önerilerim olacak.


Emeklinin Sorumluluğu:Emekli; emek vermiş anlamında olup halk arasında emektar, tekaüt gibi sözcüklerle de ifade edilmektedir. Her ne kadar “emeklemek” anlamını andırıyorsa da hiçbir zaman işe yaramamak değildir. Hele “Unumu eledim. Eleğimi astım. Benden artık bu kadar. Bundan sonra başkaları çalışsın” diyerek kenara çekilip pineklemek hiç değildir.
Emekli; bilgi, birikim ve deneyimlerini paylaşıp konuşturmalı. Yaşadıklarını yazarak ölümsüzleştirmeli. Sosyal hayata katkı yapmalıdır. Tüm bilgi ve deneyimlerini mezara kadar taşıyıp kendisi ile birlikte yok olmasının önüne geçmelidir. Yaşadığı süre içinde değil ölümünden sonrada geride kalanlara hizmetini sunmalıdır. Onun için diyorum ki aydın eğitimci bir kişinin emekli olması gibi bir şey ve lüksü yoktur.

Toplumun Sorumluluğu:
Toplum emeklisine sahip çıkmalıdır. Kurumlar kendi emektarından faydalanmasını bilmelidir. Onlardan danışma organları oluşturmalıdır.
Örneğin emeklinin son çalıştığı kurumca danışılıp bilgisine başvurulabileceği, bazı sorunların çözümünde katkısının alınacağı bir kaynak olarak görebilmelidir. Bu şekilde onları sosyal hayata katmış ve onurlandırmış oluruz. “Kazan-kazan” anlayışı ile hem onların mutlu olmalarını sağlamış, hem de toplum olarak faydalanmış oluruz.
Öneriler:
1. Her hangi bir hobi edinmeden ve erken emekli olmayın.
2. Aktif görevde iken yaşadıklarınızı, bilgi, birikim ve deneyimlerinizi yazın. Günlük tutma alışkanlığı edinin.
3. Her türlü özlük ve sosyal haklarınızla ilgili bilgi edinin. Kazanımlarınızı korumak, yeni haklar edinebilmek için mücadele edin.
4. Kendi istek, anlayış ve dünya görüşünüze göre örgütlenip sosyal- siyasal hayata katılın. STÖ ne ve Siyasi Partilere üye olup görev alın.
5. Beslenmenize ve sağlığınıza dikkat edin.
6. Çalışırken yapmak isteyip yapamadığınızı,”öç alırcasına” gerçekleştirmeye çalışın. Tatil yapın. Gezin. Yılda bir kez çok eskiden yaşadığınız yerlere, bir kez de hiç görmediğiniz yerlere gidin.
7. Bağ, bahçe ve canlı hayvanla ilgilenin. Arıcılık, balıkçılık yapın.
8. Tatil yaparken anlayış ve alışkanlıklarınıza da izin verin. Özgün, hür ve sınırsız yaşamaya bakın. Sakal bırakın. Kafanızı kazıtıp dağıtın. Ancak tatil dönüşü toplum içinde günlük tıraşınızı olun. Temiz ve şık giyinin. Paspal gezmeyin. Tekrarı mümkün olmayabilir.
Herkes kendi çapında önemli ve hayata katacak bir şeyi vardır. Kendinizi küçümsemeden ömrünüzün son baharını daha mutlu yaşamaya bakın.
Söylemedi demeyin,
Önerilerimi uygulayın,
Sonra pişman olmayın.

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40