• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • Rize 19 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 21 °C
  • Samsun 20 °C

EMEKLİLER BULUŞMASI

Ali GÜNAY

 

 İki ilçede Emekli Eğitimcilerle kahvaltıda buluştuk. Çok güzel bir fikir ve yerinde davranış.. Fikir babası Saltuk Deniz beye teşekkür ederim. Arkadaşımızın üretken fikirleri ve örgütçülüğünden yararlanmamız gerektiğine olan inancım daha da perçinlenmiş oldu. Bu uygulama hem emeklinin gönlünü okşadı hem de onların desteği sağlanmış oldu.

İnsan dünyaya geldiği andan itibaren üç boyutta yaşamını sürdürür;

  1. Boyut doğar büyür ve zamanı gelince de ölür. Biyolojik boyut. İnsanın ömrü ile sınırlıdır.
  2. Boyut evlenir, ürer, çoğalır, çoluk çocuğa karışır, genlerini çocuklarından torunlarına ve geleceğe taşır. Gensel boyut. Neslinin ulaşabileceği yere kadar uzanır.
  3. Boyut üretir, eserleri ile gelecek kuşaklara ışık verir. Eserlerinin kalitesi oranınca öldükten sonra sonsuza kadar yaşar. Ölümsüz, evrensel boyut...

Herkes 3. Boyutta yaşamak ister. Üçüncü boyutta yaşamak için ise bir şeyler yapmak, üretmek, katılmak, eser bırakmak gerek. Hele emekliyim diye ecelin kapısını çalmasını beklememek, bir köşede oturup pineklememek, kahve ve meyhane köşelerinde anlamsız işlerle meşgul olmamak gerek. Sosyal ve toplumsal hayata katkı yapmak, karar ve uygulamanın her aşamasına katılmak, tribünde değil sahaya inmek, oyuna girmek gerek. Bunun içinde ille de bir siyasi partinin herhangi bir organında yer almak gerekmez. Topluma hizmetin bir sürü yolları vardır. Devamlı savunurum. Emektarlarımızı değerlendirelim. Onlar yıllarını verdikleri işlerinde deneyim kazandılar. Çalışanların enerji ve performansına emeklilerimizin tecrübelerini katarsak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey yoktur. “Emekli işe yaramamak” demektir. Bu sözü haklı çıkaracak uygulamalardan uzak duralım. Hele eğitimcinin emeklisi olmaz.

Peki, ama ne yapalım?

  • Her kurumun emeklisinden danışma kurullarını oluşturup emektarlarımızın tecrübelerinden yararlanabiliriz. Bu hem emeklimizi değerli kılar hem de söz konusu kurumlarda işlerin daha kolay yapılmasını sağlar.
  • Toplum yararına görev yapan dernek ve STÖ de yer alabiliriz.(örneğin”TUKODER, ÇYGD, TEMA, ADD, AKUT, THK, KIZILAY, YEŞİLAY ve diğer Kültür ve kalkınma Dernekleri)
  • Emekliler sendikasını kurabiliriz, iş ve amacımız doğrultusunda örgütlenebiliriz.”hiçbirimiz hepimiz kadar güçlü değiliz. Dağınık yüz kişiden örgütlü on kişi daha güçlüdür”.
  • Sosyal sorunları çözüm bürolarını açabiliriz.”Danışma ve uğrak yerler, vatandaşın sorununu çözme yerlerini açabiliriz”.
  • Seyahat edebiliriz. Turistik ve tarihi yerleri gezebiliriz.
  • Hobine uygun ek iş yapabiliriz. Ekonomiye katkı sunabiliriz.
  • Bağ, bahçe ile tarım çalışmaları yapar canlı hayvan besleyebiliriz.
  • Yönetim birimlerinde yer alabiliriz.(okul aile birliğinden köy ihtiyar heyeti üyeliğine, azalıktan muhtarlığa, belediye meclis üyeliğinden, siyasi partilerin yönetim denetim ve karar organlarına kadar her birimde)
  • Okuyup yazdıklarımızı paylaşabiliriz. En azından anı ve deneyimlerimizi yazıp bizden sonraki kuşakların hizmetine sunabiliriz.

Emekli olunca rutin hayata alışamama, eski alışkanlıkları bırakamama gibi sorunlarla karşılaşılır. Her gün aynı saatte kalkma, günlük tıraş olma, takım elbise ve kravat takma gibi. Ama bunlardan gocunmamalıyız. İnsan için elzem olan bazı alışkanlıkların sürmesi daha güzeldir. Zira emekliyim diye dağınık, paspal gezmek zorunda değilsin. Zaten yıllarını verdiğin bir devlet terbiyesine de uymaz.

Ekonomik boyut da var tabi. Ekonomik boyutun hakkından gelebilmek için sendikalaşıp haklarımızı korumalıyız. Birde emekli yi düşünenleri unutmamak lazım. Yıllık seyyanen yapılan artışlar yaranın kesin tedavisi değil günlük pansumandır. Geçicidir. Artıştan çok bu tür haklarımızı örgütlenerek bileğimizin gücü ile almanın yoluna gitmeliyiz. Hak verilmez, alınır.

Birde yeni emekli olanların kendilerini avutmak, oyalanmak için kahve ve meyhanelere dadanması, ömürlerinin son baharını anlamı olmayan boş işlerle meşgul olması çok üzücü. Her şeyin aşırıya kaçmaması koşuluyla bunlarda elbette olmalı. Ancak bu tür yerler insanı hasta edip, sağlığını bozan yerlerdir. Bu yerlerden sonra hastane ve eczanelerde zaman geçirmekte var tabi.

Unutmayın ki insan ürettikçe, sosyal hayata katıldıkça ve hayata anlam kattıkça yaşar

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40