• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Rize 8 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C
  • Trabzon 8 °C
  • Samsun 6 °C

EMRET, DENETLEME; SONRA GÖR CÜMBÜŞÜ!

D. Ali TAŞÇI

 

                Terbiye konusunda çok sıkıntılarımız vardır. Evde, okulda, sokakta eğitilmiş insanla eğitilmemiş insan arasındaki farkı, hatta uçurumu gördükçe ve terbiye sınırlarını aşanların davranışlarından iğrendikçe, insan terbiyenin farkına varıyor ve onu hayatın başköşesine oturtuyor.

                Çocuk evvela ailede terbiye edilir. Anne ve babanın tutum ve davranışları, kopya kâğıdı gibi çocuktan çıkar. Bu durumda ailelerin çocukları konusunda çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Ne var ki, anne ve babaların birçoğu bu durumdan haberdar bile değildir. Neyi, nasıl ve niçin yapacaklarını bilememektedir. Aslında belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve ilgili bakanlıklar “Anne-baba eğitimi” konusunda kurslar açmalı ve bunu çok ciddi bir biçimde de denetlemelidirler ki, sonuç alabilsinler.

                Denetlemenin/kontrol ne kadar önemli olduğuna bir bakalım:

                Çocuklarınıza neyin, nasıl yapılacağını öğretmeden emirler yağdırın, hiçbir zaman yerine getirmeyeceğiniz tehditler savurun; daha sonra sizi nasıl aşağılayacaklarını görün!

                Anne, oğluna: “ Oğlum, odanı toplamayı unutma! Elbiselerini dolaba as! Çamaşırlarını da çekmeceye koy!” Kızına da: “ Bardak ve çatalları yıkayıp kurula! Yatağından kalkar kalkmaz yüzünü yıka!” tarzında emirler yağdırır da hiçbir gün bunların yapılıp yapılmadığını kontrol etmezse, çocuklar, kendilerine söylenmiş şeylerin hiçbirini dikkate almaz ve yapmazlar. Emir yalaması olmuş, söz artık cıvata tutmamaktadır.

                Baba: “ Bana bak oğlum, şu odanın dağınıklığından, kitaplarının perişanlığından utanmıyor musun? Bir daha bunları dağınık görürsem, hiç bakmadan onları sobaya atarım!”

                Oysa çocuklar artık bu sonuç vermeyen emirleri çoktan tanımışlar, savrulan tehditlerin boş olduğunu iyice öğrenmişlerdir. Bundan dolayı da kendilerine söylenenleri asla yerine getirmemişler; hatta kendi aralarında, anne ve babalarının savurduğu emirleri alaya almışlar ve eğlenmişlerdir. Daha da ötesi, anne ve babanın çocuklar karşısında prestiji sarsılmış ve modellik konumları suya düşmüştür.

                Baba evde bağırıp çağırdığında sanırsınız ki deprem oluyor; ama çocuklar bir köşede babalarına kıkır kıkır gülüp geçiyorlar. Neden? Çünkü hiçbir emir veya tehdidin ardından, bu emirlerin yapılıp yapılmadığı baba tarafından denetlenmemiştir. Oysa çocuklar çok kurnazdır ve cinliklerini, emirleri dinlemeyerek sergilemektedir. Biliyorlar ki sonunda bir yaptırım yoktur. “Hadi canım sen de!..Birazdan sinirleri yatışır, tehditleri unutur, bir şeycikler yapamazsın!”

                Eğitimde denetimsizlik bir başına konudur ve önemlidir. Elbette iş bununla da bitmemektedir; çünkü hayatın her yüzünde eğitimin görüntüsü başka başkadır. Bu kontrolsüzlük sadece aileye özgü bir durum değil, okulda, öğretmenlerin de en fazla dikkat edecekleri husustur. Ödevler verildiğinde, arkasından ciddi bir biçimde denetim yapılmamışsa, bırakın çocuğun ödev yapmama eğilimini, onları hayata karşı da küstürmüş olursunuz. Yerine göre ödül ve cezanın olmadığı bir yerde hayat da yoktur.

                Bu nedenle öğretmenlerimizin çok ciddi bir biçimde bu mesleği bilmeleri yetmez, uygulayabilme yetenekleriyle de donanmaları gerekmektedir.  Saha çalışmalarımızdan görüyor ve biliyoruz ki, kendilerine, okudukları okulun verdikleriyle yetinmeyen, çabalayan, araştıran ve her şeyden önce de öğrencilerini seven öğretmenlerimiz başarıyı daha kolay yakalamaktadır. Üzülerek söyleyelim ki, öğretmenlikle hâlâ tanışamamış birileri de bu meslekte yer bulabilmektedir. Yeryüzünde gerçekten insan eğitmekten daha kutlu bir mesleğin varlığı söz konusu değildir.

                Hiroşima’ya atom bombası atan adam üniversite mezunuydu! Dün, yaralı bir kediyi avucuna alıp onun kanını silerken gözyaşlarını tutamayan çöpçünün belki de diploması yoktu. Ama insan olmak sanattır; bu sanatı elde etmek için okumak elbette şarttır da, Hakk’ı bilmeden okumanın zarardan başka bir getirisi de yoktur.

                Ailede ve okulda çocuk eğitiyoruz diyerek, onları fıtratlarına uzaklaştırıcı söz ve davranışlarda bulunmanın hesabı, sadece Ahiret’e kalmaz, kan, uyuşturucu, sapkınlık olarak dünyada da karşımıza çıkar. Biraz bilinç, ciddiyet ve merhamet, lütfen!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40