• BIST 96.808
  • Altın 144,543
  • Dolar 3,5662
  • Euro 4,0101
  • Rize 14 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C
  • Trabzon 14 °C
  • Samsun 15 °C

FAZLA AÇILMAYIN BOĞULURSUNUZ!

Bilge FIRAT

Tarihin başlangıcından bu yana nesillerin devamının oluşmasında ana etken kadınlar olmuştur.

Devletleri yapan da, yıkan da her ne kadar hükümdarların yanlış kararları olarak görünse bile, her yapım ve yıkımın arkasında bir kadın muhakkak vardır.

Söylemek istediğim “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” tezinin asırlardır büyük bir eksiklikle insanlara sunulmuş olduğudur.

Sadece “başarı” diye sınıflandırılmış olmasından dolayı, erkeklere büyük bir haksızlık yapıldığı kanaatindeyim.

Başarıları kadınlara sahiplendirip, başarısızlıkları erkeklere yamamak büyük bir yanlıştır, belki de usta bir zekâ oyununun parçasıdır.

Aslında bu sözün çıkış noktası dahi bir kadın zekâsı olmuş olabilir.

Nasıl geldi aklıma bu konu hiç bilemiyorum, yazılarımda öyle giriş-gelişme ve sonuç bölümü de pek bulamazsınız. Bu yazım da onlardan birisi olsun.

Amaçsız değil yazdıklarım, şimdilik adlandıramadığım için, “karışık olacak” demeye getiriyorum. (biraz da laf kalabalığıyla).

Kadın, İslamiyet’in gerçek anlamda yaşandığı toplumlar dışında hiçbir yerde hak ettiği değeri bulmamıştır bugüne kadar. Kimi yerde peçeler ardında saklanmış, kimi yerde teşhirden öte teşhirciliğe mahkûm edilmiş, adına da cici bir kelime uydurup modernizm yalanıyla kandırılmış, araba reklâmlarında dahi cinsel obje olarak kullanılmış, sözüm ona HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRMÜŞ kadınlar vardır dünyamızda.

Kişisel olarak şu güne kadar kimsenin giyimine, kuşamına, fikrine, zikrine takılmış değilim. Yazdıklarım yanlış anlaşılmasın; açıkla, kapalıyla değil işim.

Kadının kıvrak zekâsının ayaklar altında ezilişine, analık kavramının kadınlarda temiz bırakılmamış olmasına kızıyorum. Hak ettiği “DİNLENİLME” fiilinin yok sayılmasına kızıyorum. Bunun suçu erkeklerde mi, kadınlarda mı? Varsın siz düşünün. Bence herkes kendine bir pay biçmeli bu durumdan.

Analıktan açılmışken konu, yıllardır ağlayan, son günlerde daha da fazla ağlatılan şehit analarına getireceğim konuyu. Zira onlar bir iki kişinin anası değil, tüm TÜRK milletinin anaları olmuşlardır. Analarımızdan bahsedeceğim size; gözleri bir türlü kurumayan, yüreklerinin sızlamadığı bir tek günleri olmayan analarımızdan.

“Yıllardır sineye çektim, sustum, sabır gösterdim, VATAN SAĞOLSUN dedim. Bugün ilk kez sokaktayım, bunun için mi oğlumu şehit verdim” diye ağlayan, izlediğim haber programında adını bir türlü duyamadığım bir anadan başlayacağım söze.

Acısını “vatan uğrunda öldü” diye sineye çekmiş bir ana bugün sokaktaysa, bu kimin suçudur? Bando eşliğinde gözleri önünde toprağa verdiğiniz bir fidanın acısını sizler bir iki saat yaşarsınız, bizler birkaç ay, o analar ise ömürleri boyunca yaşayacaklar…

Kaldı ki bu topraklar üzerinde şehit vermemiş bir aileye denk gelmek artık zorlaşmışken…

Bu anaların sesine kulak vermemek nasıl bir vicdandır. Sınırdan geçen, kahramanlar gibi karşılanan hainlere (suçsuzluklarını tespit ettiniz ya hani) göz yummalarını beklemek, açılım diye diye Kürt vatandaşları yok sayıp PKK’lıları denk almak nasıl bir politikadır anlayamamışken… Bu analara nasıl zarar verdiğinizin FARKINDA MISINIZ?

Bu ülkede bir iki sene öncesine kadar alt kimlik, üst kimlik, yan kimlik, çapraz kimlik, iki bilinmeyenli kimlik… yokken, KÜRT sorunu değil PeKaKa sorunu varken. Kürdüyle de, Lazıyla da, Çerkeziyle de, Ermenisiyle de TEK KİMLİK, TÜRK MİLLETİ anlayışı varken, açılım yapacağız dediniz, yaptığınız açılım vatandaş içerisinde değil VATANI BENİMSEYEMEMİŞ OLAN İŞ BİRLİKÇİ, BÖLÜCÜ kişilerle oluyor. Hayret doğrusu…

Denizi bilmeyen, yüzmeyi de bilemez, açılmayı da, balık tutmayı da… Bir leğen sudan korkmayabilirsiniz ama bu; denizde fazla açılınca, boğulmayacağınız anlamına gelmez.

Yıllardır evlerinde oğullarının BOŞA ÖLMEDİĞİNİ DÜŞÜNEREK acısını avutan analara bugün “OĞLUM BİR HİÇ UĞRUNA MI GİTTİ” dedirtmek için mi yapıldı bu açılım?

Yazımın başında belirttiğim gibi; “Her YAPIMIN ve YIKIMIN arkasında bir kadın muhakkak vardır.” Eğer bir şeyler yapmak istiyorsanız önce bu vatanın analarına danışın, eğer bir şeyleri yıkmak istiyorsanız duygularını inciteceğiniz o analar damarlarına basmanız sonucu YIKIMI da gerçekleştirecektir, anladığım kadarıyla oyunun kuralı bu, bizlerden beklenen tepkiler bu yönde. Analar da, babalar da, bacılar da, geride kalan evlatlar da sokaklara dökülsün…

Analarım sizler VATAN SAĞOLSUN demeye devam edin, sizin oğullarınızın kanlarıyla bu vatana taktıkları madalyalar, yakalarınıza takılan madalyalarla kıyaslanamaz bile. VATAN SAĞOLSUN demeye devam et ana; vatan olmazsa bu topraklarda ne gelecek kalır, ne kardeşlik kalır, ne de ŞEHİTLİK mertebesi kalır…

Birçok kadın ana olur, kimisi oğluna Mehmet adını koyar Peygamber ocağına uğurlar, kimisi adını Kürdistan* koyar…

(*) DTP Şanlıurfa Merkez İlçe yöneticilerinden Ahmet Atış dünyaya gelen kızına ‘Helin Kürdistan’ adını vermek istemiş, nüfus müdürlüğünden izin çıkmayınca İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’na yazılan dilekçeye OLUR cevabı gelmiş.

Bakanlıklarımızı kutluyorum, andımızı IRKÇILIK kabul ederken, Kürdistan ismine izin vermelerinden ötürü hepsini canı gönülden kutluyorum…

Bu toplumda bir bayan bu olaylara bu kadar yorum yazabiliyor, yine de “AMAN, SUS, YAZMA” diyenlerinin sayısı azalmıyor…

Olaylar tükense de yorumlar tükenmeyecektir, yorumlar tükenirse de olaylar bitmeyecektir muhakkak. Allah sonumuzu hayır eyleye.

Selametle…

  • Yorumlar 20
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40