• BIST 107.202
  • Altın 145,420
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Rize 25 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C
  • Trabzon 27 °C
  • Samsun 25 °C

FİLİSTİN BİZE NELER ANLATIR? (II)

Osman KAYA
1-GİRİZGÂH YERİNE
Bizim toplumumuz adeta kafa karışıklığını yaşayanların ordusu gibi.
Kişilik zaaflarımız bir yana, bilgisizliğimiz de adeta ayyuka çıkmış durumda.
Ya da yanlış bildiklerimizi üst üste koysak herhalde en üsttekinin yeri gökte en alttakinin yeri yerin dibinde olurdu.
Bilmiyoruz. Bilmenin peşine koşmuyoruz. Bildiklerimiz bilimsel temele dayanmaktan çok dedikodu kültürüne dayalı olarak kendini belirliyor.
En hayati meselelerde bile diz çöküp dirsek kırıp çalışarak öğrenme eğilimimiz yok gibi. Bu da çok önemli sorunlar ortaya koyuyor. Filistin meselesinde de aynı durum söz konusu. Halkımızın duyarlılığının göstergeleri takdire şayan olduğu kadar, cehaleti de üzücüdür.

Birkaç gün önce bir arkadaşla sohbet ederken vatandaşın biri gelip şunları söyledi:
—Ben Amerika ve İsrail’e hak veriyorum. Adamlar kendi askerlerinin kafalarını kesenlere en ağır cezaları veriyorlar, helal olsun.
Vatandaş önceki sözlerine şunları ekledi:
—Ortada bir savaş var. Elbette çoluk çocuğu öldürmesinde de İsrail’in haklı gerekçeleri vardır. Hem Filistinliler toprak satmasaydılar.

Ben bu sözlerin şokumu üzerimden atamamışken bu sefer bir televizyon kanalında bir ilahiyat profesörü sergilediği cehalet ve izansızlıkla beni daha beter bir hale getirdi.
Profesör diyordu ki:
— Bu Hamas denen örgüt katilin ta kendisi. Şehrin içinden roket atıyor. İsrail de bu rokete karşılık veriyor. Ve siviller de İsrail’in verdiği bu karşılık sonucu ölüyor. Hamas neyine güvenerek savaş açıyor? Hani neden açamıyorlar silah fabrikalarını? İsrail topraklarını Filistinliler ve Araplar satmışlardır. Adamlar arazilerini, dükkânlarını sattılar, ayrıca Yahudiler bu topraklar üzerine barlar diskolar açtılar. Bu sayede geriye kalan paralarını da aldılar Arapların. Valla biz çocukluğumuzdan beri bunu böyle duyduk. Bunu yanlışlayan da olmadı… Amerika eskiden bizim dostumuzdu, bu Tuncaylarını muncaylarını geri alsınlar yine bizim dostumuz olmaya devam edecektir.

(vah ülkem vah.
Bu kafa yapısı mı profesörlük yapıyor? Bu akıl mı fikir verecek? Bu bakış açısı mı bilimsel yöntemi öğretecek Türk Gençliğine? Yazıklar olsun!!!)

Bu örneklerde görüldüğü gibi, halkımız da, aydın geçinenlerimiz de kulaktan dolma bilgilerle dünya görüşü ve bakış açısı geliştiriyor.
Bunun da yanlış tutum ve davranışlara neden olacağı açıktır.

O zaman yaklaşımlarımızı bilimsel temele dayandırmak zorundayız. Okuyarak, düşünerek, tartışarak sorgulayacağız ve bu çerçevede Filistin meselesini de bu çerçevede ele alacağız.

Filistin sorununu tartışmak, Filistin halkından yana tavır almak antisemitist ( yani Yahudi düşmanı ) olmak demek değildir. Biz Yahudi düşmanlığının bulunduğu yerde durmuyoruz. Çünkü bir zulme karşı çıkmak adına dahi olsa başka bir zulme onay vermek, zalimliğin bir farklı versiyonundan başka bir şey değildir.

Biz her zaman ahlaktan yana ve ahlaki plandan yana tavır alırız. Ahlaktan yana tavır almamız bizim her zaman haklıdan ve mazlumdan yana durmamızın bir nedenidir.

Şu da bir gerçektir ki, Siyonist Yahudilerin özelliklerinden bir tanesi de kendi aleyhlerine, yani Yahudiliğin aleyhine olan yapılanmaları örgütlemeleridir. Çok ilginçtir ki Dünyadaki Antisemitik hareketlerin arka planında her zaman için Siyonist Yahudiler bir şekilde vardır.

Dünya Siyonizm’inin sistematik kurucusu olan Dr Teodor Herlz, Yahudilerin bir araya toplanması fikrini çok uzun zamandır savunmasına karşın Hitler’in jenosidine kadar bu fikir Yahudi kitleler tarafından kabul görmemiştir. Ancak bu jenosidden sonra Yahudiler yekvücut olmuş, Büyük İsrail ve Arz-ı Mevud (vaad edilmiş topraklar ülküsü- Bu ülkü Muharref Tevrat tan kaynaklanır. Bu ülküye göre Tanrı öz evlatları olan Yahudilere Önce Fırat ve Nil arasında yer alan toprakları verecek, daha sonra ise bütün dünyayı bağışlayacaktır. İsrailoğulları da Tanrının bu armağanını Büyük Dünya Siyon Krallığı ile taçlandıracaklardır) ülküsüne canla başla hizmet etmeye başlamışlardır. Bu da ‘Hitler i katliama cesaretlendirenler Siyonist Yahudilerdir’ tezini ileri sürenleri belki de haklı çıkarmaktadır.
Biz her zaman ahlaki olandan yana olan tavrımızın gereği olarak bu meselede Filistinliler’den yana tavır koyuyoruz ve bu tavrımızı da haykırarak ifade ediyoruz.

2-FİLİSTİN MESELESİ GERÇEKTE NEDİR?
Toplumlar ve medeniyetler, sembollerle ayakta durur. Sembol sosyal ve psikolojik çimentodur. Batı Uygarlığının sembolleri olduğu gibi İslam uygarlığının da sembolleri vardır. Semboller çok çeşitlidir. Yakaya takılan rozetlerden tutun da dile, işaretlere kadar, pek çok şey sembol olabilir. Şehirler ve çeşitli coğrafi olgularda bir semboldür. Örneğin Nil, Mısır’ın sembolüdür. Ural Dağları Asya’yı Avrupa’dan ayıran bir semboldür. Şehir olarak Paris ve Londra Avrupa’nın, Roma Rönesans’ın, Atina batı felsefesinin sembolüdür. Washington emperyalizmin, Tel Aviv vahşet ve cinnetin, Moskova eski demir perde ülkelerinin sembolüdür.

İslam Dünyasının da sembolleri vardır. Sembol coğrafyaları vardır. Bunların her biri, ayrı ayrı boyutlarda derinliğine anlamlar içerir.

Örneğin İstanbul, Şam, Bağdat, Tahran, Musul, Kerkük, Karaşi, Kâbil, Buhara, Kurtuba, Mekke ve Medine’nin çok derin sembolik anlamları vardır.

Ve Kudüs ün…
Kudüs ün çok derin bir anlamı vardır.
Kudüs dünya tarihinin en ilginç sembolik anlam taşıyan şehridir.
İlginçliği Şurada:
Bazı şehirler sıradandır.
Bazı şehirler tek boyutlu semboldür.
Bazıları çift boyutlu, bazısı ise üç boyutlu bir semboldür.
Üç boyut, üç medeniyetin bileşkesiyle oluşuyor.
İşte Kudüs böyle bir yer…
İnsanlığın en önemli üç uygarlığının sembol şehridir Kudüs…
Hıristiyanlığın, Yahudiliğin ve İslam’ın sembol şehridir, Kudüs…
Bunun yanı sıra Kudüs, sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan kapitalist süreç içinde bir sembol olmuştur ve o sembol şudur:
‘İslam Dünyasının kalbini oymak!’
İşte biz burada sözün özüne gelelim:
‘Kudüs ya da Filistin gerçekte, İslam dünyasının özelinde yeryüzünün tüm ezilmiş insanlarının oyulmuş kalbidir!’

Gelecek yazımızda bu sorunun tarihsel arka planını ele almaya çalışacağım.
Not: Sevgili okuyucularımdan ricam biz yazarlara da katkıda bulunabilecek araştırmaya dayalı yorumlarını esirgememeleridir. Saygılar.
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40