• BIST 89.878
  • Altın 145,744
  • Dolar 3,6012
  • Euro 3,9233
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 8 °C

Füze kalkanı anlaşması ve düşündürdükleri

Osman KAYA

Yeryüzünün en büyük katili Amerika ve onun gayrı meşru çocuğu İsrail, insanlık düşmanı tavırlarını sürdürüyor. Amerika işgal ettiği yerleri sömürmeye ve orada yaşayan insanları katletmeye devam ediyor…

En büyük katil Amerika, kendi çıkarları doğrultusunda Ortadoğu coğrafyasını değiştiriyor, rejimleri sallıyor, yerle bir ediyor.

İsrail’in faşistliğine bakmadan, onu eleştirmeden, onu durdurmadan, Ortadoğu’daki –kendi getirdiği ve yıllarca kendi koruyup beslediği– diktatörleri deviriyor ve bu operasyona da DEMOKRATİKLEŞME operasyonu diyor.

Ve bu süreçte iki büyük operasyon bekliyor Ortadoğu’yu. Birincisi İran’ı bölüp parçalamak ve İran’da emperyalizmin yalakası bir rejim ikame etmek, ikincisi ise Büyük Atatürk1ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetini bölüp parçalayıp bu coğrafyayı artık geri dönülmez ve işin içinden çıkılmaz bir nitelikte emperyalizme teslim etmek.

Hal bu iken vahim bir hadise daha karşımıza çıkmakta ve bizi oldukça üzmektedir. Bizi üzen hatta kahreden hadise Amerikan emperyalizminin saldırı projesi çerçevesinde Malatya’da konuşlandırılması için anlaşma yapılan FÜZE KALKANI projesidir.

Bu bizim ülkemiz için tam anlamıyla utanç verici bir gelişmedir. Bu bizim için yüzyıllarca alnımızdan silemeyeceğimiz bir kara lekedir..

Daha MAVİ MARMARA’da katledilenlerin kanı kurumamışken ve İsrail asla özür dilemeyeceğini adeta haykırarak beyan etmişken, İsrail’in koruyuculuğunu üstlenmek anlamına gelen bu lanetli projeye ülkemizin alet edilmesi, bu sürecin gelişmesinde belirleyiciler durumunda bulunanlar başta olmak üzere bu ülkede yaşayanlar için büyük bir vebaldir.

Yıllardır Araplar bizi arkadan vurdu teziyle faşist bir söylemle halkları birbirine düşman edenler; bu projeyle Türklerin kimi arkadan vurduğunun hesabını acaba nasıl verecekler?

Bu ülkede yaşayan herkesin vebal altında kalmasını sağlayan bu projeye İslam’ı katleden güçlerce ‘’MUHAFAZAKÂR’’ bir iktidara yaptırılması tarihin ne ilginç bir ironisidir…

Katil Amerika NATO denilen emperyalizmin taşeronu bir örgütlenmeyi kendisinin kalkanı yaparak üyelerine on yıllar boyu her istediğini yaptırdı ve yaptırmaya devam ediyor. Gerekçesi BARIŞ VE HUZUR…

Bu nasıl dünyadır ki, bu nasıl lanetli düzendir ki, İsrail’in katliamlarına karşı NATO sessizliğinin hesabını sorabilecek bir delikanlı çıkmıyor..

Bu ne yaman çarpıklıktır ki, PKK denilen emperyalizmin taşeronu, sömürücü ülkelerin lanetli piçi terör makinesine karşı NATO’nun ne yaptığını soramıyor.

Ve bu ne rezil gidişattır ki NATO eğer bir operasyon yapacaksa ve bu operasyon gerçekten dünya barışını huzurunu sağlamayı amaçlamışsa ilk hedefin bizatihi AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN KENDİSİ olduğu gerçeğini haykırabilecek bir babayiğit çıkmıyor…

Tam da bu gün ‘one minute’ demek zamanıdır. Eğer ‘one minute’ denecekse bu füze kalkanına denmeli… Çünkü bu kalkan Amerikan emperyalizminin yanında saf tuttuğumuzun alenen deklarasyonudur..

ÖZALCI mantıkla şunu kimse söylemesin: biz Amerika’dan yana olursak bir koyup üç alacağız.

Hayır, hayır asla… Tarih şahittir ki Amerikan emperyalizmine mendilini kaptıran donuna kadar soyulmaya hazır olsun.

Ve biz bu soygunu defalarca yaşadık, yaşıyoruz da…

Günün birinde Rahmetli Özal, 1. Körfez krizinde, Amerika’dan yana olmanın matematiksel bir zorunluluk olduğunu ve bir mühendis olduğundan dolayı bu matematiksel bağlantıyı çok net gördüğünü söylüyordu.

Ama bunu duyan bir muhalif şu anlamlı açıklamayla cevap verdi Özal’a:

‘Sayın Özal mühendis olabilir, matematiği de çok iyi biliyor olabilir. Ama asla unutmasın ki Ortadoğu Matematikle açıklanamayacak kadar karmaşıktır.’’

Geçenlerde ZAMAN gazetesinde bir yazar füze kalkanına yönelik İran’ın gocunmasına bir anlam veremediğini , İran’ın Türkiye’ye saldırma amacı yoksa neden alındığına bir anlam veremediğini belirten bir yazı kaleme aldı..

Bu çarpık mantığın ‘’İslam’’ı temsil ettiği söylenen bir gazetede dillendirilmesi ne kadar da acıdır.

Oysa mümin ferasetle bakar. Bu bakış ise asla ferasete dayalı bir bakış değildir. O halde Türkiye’de bazı kesimlerin ‘hangi İslam’ı temsil ettikleri açıkça anlaşılıyor.

Yıllar önce, ikinci körfez krizi sürecinde Katil Amerika, İran’a, üs vermesi halinde güçlü bir hava filosunu İran’a armağan edeceğini deklare eder ve savaş tazminatını da karşılamayı.

İran ki, yaklaşık on yıl, Irak ile savaşmış ve trilyon dolarlarla kayıp vermiş bir ülke, bir milyona yakın hayatını kaybeden ve bir o kadardan fazla da yaralı var.

Bu ülkenin dini lideri Hamaney şöyle cevap verir:

“Amerika ne kadar küstah bir ülke, hem benim kardeşimi vuracak, hem de benim evimin penceresini istiyor...’’

İşte Müminin ferasetle bakması budur.

Bu bakış nerde, Amerikan yanlısı Ilımlı İslam’ın borazanlarının bakışı nerde?

Söylenecek çok şey var ama lafın fazlası akıllıya söylenmez derler, özetleyelim;

Bu füze kalkanı projesi Ortadoğu’yu bölüp, emperyal hedefler doğrultusunda yeniden dizayn etmenin sac ayaklarından biridir.

Kardeşimizi vurmak için evimizin penceresini bir katile açmaktır. Yüzyıllardır barış içinde yaşadığımız bir ülke olan İran’la aramızın bozulmasına yönelik ciddi bir adımdır.

Tehdidin ve düşmanın apaçık belli olduğu bir ortamda bize saldırmayan ve saldırmayacak bir güce silah doğrultmaktır.

Bir ihanet belgesidir ve büyük bir vebaldir.

Rizeli İsmail dayının ifadesiyle

“Bir kamiyon zemzem suyiylan yikayamazsun bu cunahi’’

Bizden söylemesi…

  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40