• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 15 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C
  • Trabzon 16 °C
  • Samsun 14 °C

GAZZE YOLCULARINA

Osman KAYA

BİR SELAM,
BİR SİTEM

SELAM
Filistin, Kudüs ve Gazze, mazlumların kanayan yüreğinin üç damarı.
Emperyalizmin insanlığın onuruna sapladığı İsrail hançerinin kestiği üç damar.

Mandela’nın dediği gibi, “Filistin esir kaldıkça, özgürlük imkânsızdır.”

Filistin –İsrail meselesi iki aşiret arasında söz konusu olabilecek türden bir kan davası değildir. O nedenle bu mesele naif bir mantıkla söylenen, “Biz arabuluculuk edelim, biz çözelim” türü ifadelerle çözülebilecek bir mesele değildir asla.

Filistin- İsrail meselesi çok köklü bir meseledir. Bu meseleyi çözmek tarihin tekerleğini tersine çevirmek kadar büyük bir kuvvet gerektirir.

İşte bu önemli ve büyük soruna karınca kararınca tavır almak, duruş belirlemek amacıyla dünyanın her yerinden 1000 iyi adam yola çıktı.

Benim sür natürel (doğaüstü-doğa dışı- masalımsı ya da romantik) ya da metaforik (felsefi benzeşim imgesi) inancıma göre güneş doğuyorsa eğer, iyi insanların yüzü hürmetine doğuyor. Eğer yeryüzünde iyi insanlar olmasa güneş utancından kızarır ve bir daha gökyüzünde gözükmezdi.

İşte bu bağlamda güneşe doğuş cesareti veren 1000 iyi adam 7 güzel gemiyle bir yürüyüş eylediler, mazlumların vatanı Gazze’ye doğru.

Ve eyledikleri yürüyüşle iyiliğin vatanı, dini ve milliyeti olmadığını gösterdiler tüm insanlığa.

‘Mavi Marmara’yı götürdüler Güney Lübnan’ın sıcak sularına.
Ve asıl olanın, kötülük değil iyilik, savaş değil barış olduğunu gösterdiler tüm dünyaya.
Büyük yüreklerini, gülen güzel yüzlerine yansıttılar.
Ve ‘ben neden orada değilim’ sorusunu sordurdular kutlu yürüyüşleriyle.
Destanların, mitosların tarih öncesine has bir şey olmadığını gösterdiler,
Çünkü onlar bir destandılar, bir efsaneydiler.
Bir zamanlar Deniz Gezmişler’ce, enternasyonal tugaylarca açılan bu yolda cesurca yürüdüler.
Selam olsun onlara.
Gemiler, denizler dolusu selam olsun...

SİTEM
Gazze yaralı.
Buna evet.
Ama yaralı olan sadece Gazze mi?
Ya da Gazze’yi yaralayan canavar sadece Gazze’de mi?
Güney Lübnan da, Gazze’de kan döken kalleş kapitalizm, Zonguldak’taki maden ocaklarında da kan dökmüyor mu?
Tuzla tersanelerinde kan dökmüyor mu?
Çernobillerle kan dökmüyor mu?
Trafik canavarıyla, tüketim çılgınlığıyla, ezen ezilen çelişkisiyle, kuş gribiyle, domuz gribiyle, keneyle kan dökmüyor mu?
Hani şöyle bir Zonguldak’a doğru, Tuzla’ya doğru, HES’lere doğru da yaklaşan deprem sorununa doğru da işsizlik sorununa doğru da işten atılmalara doğru da bir yürüyüş eyleseniz diyorum.
Hem de öyle bir sefer eyleseniz ki buralardaki sömürü çarkı ortaya çıksa, adam kayırmalar, sözleşmeli personel ve özelleştirmelerdeki yanlışlar ortaya çıksa.
Buralara da sefer edilmeli, sefer edilmeli ki sömürünün bir kader değil bir zulüm olduğunu bu millet anlaya,
Velhasıl kelam, Gazze’ye giden dostlara bir selam, bir sitem.
Selamı bir yürek dolusu,
Sitemi ise varın siz düşünün.

(Bu yazımı yazdığımda Katil İsrail henüz saldırmamıştı. Mazlum ve mağdur Filistin’e yardım etmekten başka suçları olmayan bu onurlu insanlara katil İsrail’in yaptığı saldırı, İsrail ve onun arkasında bulunan yeryüzünün en büyük katiline karşı kinimizi arttırmıştır. Umarım bazılarının aklı başına gelmiştir. Umarım uluslararası sorunların basit mahalle meselesi olmadığını birileri anlamıştır ve çok daha önemli çok daha etkin tedbirler alma kararı almışlardır. Unutulmasın, katiller döktükleri kanda boğulacaklardır. Yaptıkları yanlarına kâr kalmayacaktır.)

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40