1. YAZARLAR

  2. D. Ali TAŞÇI

  3. GENÇ ADAM, YALANA TESLİM OLMA!
D. Ali TAŞÇI

D. Ali TAŞÇI

Yazarın Tüm Yazıları >

GENÇ ADAM, YALANA TESLİM OLMA!

A+A-

 

            Yumruklarını sıktı, kaşlarını çattı ve gözlerini yumar gibi yaparak adeta yüzüme haykırdı:

            “ Hocam, isyanlardayım!..”

            Onun bu davranışına gülümsedim.

            “ Beni ciddiye almıyor musun?” dedi.

            Bilakis, onu çok ciddiye alıyordum. Gençti; terü tazeydi. Üniversiteli de olsa, hayatın ağırlığını kaldıramıyordu. Çok hızlı akan hayat, çapraşık olaylar, teoriyle pratiğin çarpışması, gönülden gelmeyen gülüşler, sanal ortamın karanlık dehlizleri… onu olumsuz etkilemişti.

            Ona dedim; isyan, ferdiyetin/ kişiliğin başlangıcıdır. İman ise, ferdiyetin kemale ermesi, olgunlaşmasıdır.

            La ilahe (isyan), illallah (iman).

            İsyanı olmayanın imanı kâmil/ olgun değildir; çünkü onun kişiliği yoktur. O, bir irade beyanı yapabilecek güçte değildir.

            Bir bardak düşünün; bu bardağın yarısı çamurla doludur. Bu bardağa su doldurursanız bu su içilmez! Önce suyu iyice temizleyeceksiniz (la), sonra ona temiz su doldurarak içersiniz (illa). Bu su, sağlıklı ve doyurucu sudur. Çamurlu su, şirkin görüntüsüdür ve şirk, kişiliksizliğin adıdır. Bunun için de af edilmesdir.

            Çevrenize bakınız; her söze, her davranışa evet diyen, boyun büken yığınlarca insan görürsünüz. Çoğu zaman bu tür insanlar toplumda “hizmet ehli” olarak anılır. Kimseye “hayır” diyemedikleri için herkes tarafından kullanılmaya müsaittirler. Bu tip insanlar zayıf kişilikli olduklarından “hayır”ın getireceği eleştiriye tahammülleri yoktur. Gazali’nin dediği gibi; “ Alçakgönüllü görüntünün en zirve noktasında müthiş bir kibir yatar!” Kibir, zaten zayıf kişilikli insanların davranış biçimidir.

            Erginlik çağı isyan çağıdır. Genç, bir kişilik sürecine girmiştir. Kişiliği, insan fıtratıyla aile ve yaşanan toplum yoğurur. Bu zamanda aşçı iyi değilse, yetişen genç tuzsuz, yağsız olur veya nefs obezitesinin ağına düşer. Gencin bu isyanına engel olmak değil, ona yön çizmek en doğru yoldur. Tazyikli suyun önü kapatılırsa, su üzerinize sıçrar; onun akacak olduğu yeri iyi belirlemek gerekir.

            Genç, daha hayata yeni atıldığından, yaşamın labirentlerini bilmez; hep düz yolu hayal eder. Bu labirentlerle karşılaştığındaysa, haklı olarak, isyan eder. O zaman ona “la ilahe”yi derinden kavratacak bir bilen varsa, o genç kolaylıkla “illallah”a ulaşır.

            Çağımızda bilgiye kolaylıkla ulaşılmaktadır. Gençlerin çok malumatları olduğuna inanıyorum; fakat irfan ne durumda acaba?

            İrfan, bilgiyi hak yolunda kullanma sanatıdır, diye düşünüyorum. Genç, bilgi sarmalı içine girer de onu kullanmasını beceremezse, psikolojik ve toplumsal açıdan çok tehlikeli sonuçlarla karşılaşır.

            Bu bilgi çağından irfan çağına geçemezsek, bütün insanlık için korkunç sonlar beklenebilir; çünkü insan terbiye olmazsa ondan daha zalim hiç kimse olamaz.

            Genç adam;

            İçinde şeytan ve nefs adında iki varlık taşıyorsun. Suyun formülünü düşün; iki hidrojen ve bir oksijenden, kimyasal bir formül neticesinde birleşerek, meydana geliyor. Yani yanıcı ve yakıcı iki gaz, bir formülle birleşince, su gibi bir söndürücü ortaya çıkıyor.

            Senin içinde var olan yakıcı şeytan ve yanıcı nefs adındaki iki varlığı, İslam formülü ile birleştirirsen, ruhun özgürlüğünü tadar ve mutlu olursun, iki dünyada da! Gerisi mi? Bir sürü yalan! Yalana teslim olma!

            Mevlâna’nın bir sözü ile bitirelim:

            “ Bütün ilimlerin özü, ahrette başınıza nelerin geleceğini bilmektir.”

D. Ali TAŞÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.