Erkan HACIFAZLIOĞLU

Erkan HACIFAZLIOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

GÖK-TÜRKLER

A+A-

 

 “Türk” adının geçtiği ilk devlet Gök-Türklerdir. Gök-Türklerden bizlere miras kalan Orhun Abideleri ilk yazılı belgelerimizdir.

Türkler, devlet olarak tarih sahnesine Hun İmparatorluğu ile çıkar (MÖ 220- MS 216). Çin’in kuzeyinde yer alan ve Orta Asya diye adlandırılan bölge ilk devletin kurulduğu yerdir.

Hunlar göçebe olarak yaşar ve hayvancılıkla uğraşırlardı. Hunların yaşadığı bölgenin güneyinde verimli topraklar vardı ve burası Çinlilere aitti. Çinliler Hunların bu verimli topraklara ulaşamaması için 6.000 km uzunluğunda Çin Seddi’ni inşa etmişlerdir.

***

Hun İmparatorluğu dağıldıktan sonra, Aşina ailesine mensup Bumin Kağan Asya bozkırlarındaki göçebe Türk boylarını 552’de bir araya getirir. Böylece, Türk adının geçtiği ilk devlet olan “Gök-Türk Devleti” kurulur. Türk adını, dilini, kültürünü dünyaya ilk kez onlar duyurmuştur.

Gök-Türk Devleti’nin Kuruluşu ve Yükselişi (Doğu Gök-Türk 552-630)

Bumin Kağan, Juan Juan’lara elçi gönderip hükümdarın kızı ile evlenmek istediğini bildirir. Juan Juan Hükümdarı A-na-kuei Bumin’e sen benim demir işlerimde çalışan bir kölemsin, nasıl böyle bir teklifte bulunabilirsin?” diye haber gönderir. Bunun üzerine Bumin, Juan Juan elçisini öldürerek bütün ilişkilerini bitirir (Prof.Ahmet Taşağıl, Gök-Türkler, Genel Türk Tarihi I.Cilt, s.563). Böyle bir tepki Gök-Türklerin güçlendiğinin göstergesi olduğu gibi devlet kurmak için bir isyan sebebinin ortaya konulmasıdır.    

Bumin Kağan siyasi gücünün yerinde olduğu 552 yılının baharında Juan Juan’lara baskın yaptı ve onları bozguna uğrattı. Bu büyük zaferden sonra Bumin, Gök-Türk Devleti’nin bağımsızlığını ilan etti. Aynı yıl Bumin Kağan öldü ve oğlu “Kara” Kağan oldu. Kara Kağan’da Juan Juanları mağlup etti. Kara Kağan’ın ölümünden sonra kardeşi “Mukan” Kağan oldu (553-572).

Mukan Kağan en büyük düşmanları Juan Juanları tamamen ortadan kaldırdı. Gök-Türklerle iyi ilişkileri olan Çinliler, Gök-Türklerin güçlenmesinden çekindiler. Çin İmparatoru, Çin Seddi’ni güçlendirmek ve yeni duvarlar inşa etmek için 1.800.000 bin kişiyi görevlendirdi. Ancak,  Mukan Kağan 565 yılında Çin Seddi’ni aşarak yine de her yerde yağmalar yaptı (Prof.A. Taşağıl, s.566). Mukan Kağan Orta Asya’daki bütün kavimleri kendine bağladı. 572 yılında ölen Mukan Kağan, Gök-Türkleri dünyanın en büyük gücü haline getirmiştir.

Mukan Kağan’dan sonra kardeşi “Taspar” Kağan oldu. Ülkeyi Batı ve Doğu olarak teşkilatlandırarak  “kağanlar kağanı” unvanını aldı. Taspar Kağan sonrasında taht kavgaları başladı ve bu taht kavgaları 630 yılında Doğu Gök-Türk Devleti’nin Çin esaretine girerek yıkılmasına yol açtı.

Batı Gök-Türkler (582-659)

Bumin Kağan 552 yılında Gök-Türk Devleti’ni kurduğunda ülkenin batı kısımlarının yönetimini kardeşi İstemi’ye vermişti. “İstemi” “Yabgu” unvanını aldı ve 552-576 yılları arasında Doğu’daki Gök-Türk Devleti’ne bağlı olarak batı kısmını idare etti.

İstemi’nin ölümünden sonra yerine oğlu “Tardu” oturdu. Tardu 582’de bağımsızlığını ilan etti. Tardu’nun ölümünden sonra taht kavgaları başladı ve Batı Gök-Türk Devleti de 659 yılında Çin esaretine girerek yıkıldı.

Gök-Türk Devleti’ndeki İç Karışıklıklar

630 ile 680 arası Gök-Türk Devleti’nin Çin hâkimiyetine girdiği fetret dönemidir. Bu süreç Tonyukuk, Kül-Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında (Orhun Yazıtları) milletin ders alması için çok acı bir şekilde dile getirilmiştir.

Kitabelerde; Türk beylerinin Türk adını bırakıp, Çin ad ve unvanlarını alarak onlara boyun eğdiklerini, Türk Milletinin aç iken tokluğu, tok iken açlığı düşünmediği dolayısıyla kağanının sözlerini dinlemediği yurdundan ayrılıp, harap ve bitkin düştüğü, kutlu yurt Ötüken’i terk edip su gibi kanının aktığı kemiklerinin dağlar gibi yığıldığı, devletine karşı hata yaptığı,  Çin Milletinin hilekâr ve kurnaz olduğu için küçük kardeşle büyük kardeşi birbirine düşürüp beylerle millet arasına nifak sokup Türk Devleti’nin yıkılmasına sebep olduğu, üstelik Türk Milleti ona bu kadar çok hizmet ettiği halde her zaman onu öldürüp yok etmek maksadını taşıdığı anlatılmıştır (Prof.A. Taşağıl, s.580).

Orhun Yazıtları ile Gök-Türklerin düştüğü hatalara tekrar düşmemek için, tarihe bir not düşülmüştür. Bu not “Türk Milleti” için çok önemlidir.

***

Bugün Türk tarihini en iyi araştıran tarihçiler batı kökenlidir. İlk yazılı kayıtlarımız olan Orhun Yazıtları’nı 1893 yılında Danimarkalı bir dil bilimci olan Vilhelm Thomsen çözmüştür. Batı niye bu kadar doğu milletlerinin tarihine meraklıdır diye sorabiliriz? Bunun cevabı doğu milletlerini iyi tanımak ve yıkılan devletlerin yıkılma gerekçelerini görerek, kendi devletlerini daha uzun yaşatmaktan başka bir şey değildir.

Sonsöz olarak Romalı tarihçi Cicero’nun şu veciz sözü ile bitirmek isterim: “doğumundan öncesini bilmeyen, bütün hayatını bebek olarak geçirir”.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum