• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 11 °C

Gri propaganda ve taşıyıcıları

Seyfullah FIRAT
Çağımızın en büyük, büyük olduğu kadarda en tehlikeli silahı reklâm ve propagandadır. Bu alanda birbirinden çok farklı yöntemler ve stratejiler geliştirilmiştir. Hedef alınan kitleler değişik yollarla kuşatma altına alınmak istenirken, kimi zaman dost görüntüsü, kimi zaman da düşman görüntüsü ardına gizlenilerek işler kotarılır. Gri Propagandanın hedefi kitlelerin hafızasıdır. Hafızalar kuşatıldığında kitleler bir şekilde kolayca yönlendirilir hale getirilir. Kitleler psikolojik olarak kuşatıldığı zaman hiç de beklenmeyen, tahmin dahi edilemeyen neticeler kolayca ortaya çıkar olur.
Propagandanın arkasındaki odaklar her şeyden önce hedef aldıkları kitleleri çok iyi tanımak ve en ince ayrıntısına varana kadar tahlil etmeye özel bir önem verirler. Ülkelerarası ilişkilerde, küresel düzeyde hesapları olan güçler bu konuya çok önemli miktarlarda kaynak tahsis etmeyi de hiçbir zaman ihmal etmezler. Emperyalist ülkelerin istihbarat birimlerinde çalışan elemanlara görevlerini yaparlarken her türlü maddi imkân sağlanır ve parasal açılardan açık limit kullandırılır. Bu elemanlara ve onların ayaklarına sonsuz harcama yapma imkânları sunarlar.
Özel olarak yetiştirilen bu elemanlar, haberleşme ve iletişim sektöründe çalışan insanlara yakın durmaya çalışırlarken, diğer bir yandan da her türlü şantaj ve hileyi de ustaca kullanmaktan geri durmazlar. İnsanlığı propaganda yoluyla kuşatmayı hesaplayan saldırgan ülkeler bu alanda özel olarak ekipler oluşturmuşlar, enstitüler dahi kurarak bu işi en ince ayrıntısına kadar planlı ve programlı bir şekilde yürütürler.
Türkiye ile ilgili hesaplar içerisinde olan bütün ülkeler bu alanda çok ciddi çalışmalar yapmışlar ve toplumumuzun yapısında yabana atılamayacak derinlikte gedikler açmayı ne yazık ki başarmışlardır. Ulusal basınımızın çok büyük bir ekseriyeti bu odaklarla bilinir veya bilinmez ilişkiler çerçevesinde uzun bir zamandan beri gerçekleri ters yüz ederek, şişirme konularla gereksiz gündemler yaparak ve bir takım gerçekleri karartarak toplumun bilinçlenmesinin önünü tıkamakta, malum çevrelere hizmet etmektedirler. Bu oyuna gelenler, kirli bir takım paralar karşılığında işbirlikçilik yapma onursuzluğunu yaşayanlar bir gün mutlaka tarih önünde hesap vereceklerdir. Gri propagandanın en acımasız ve kahpece olanı moral değerlerimizi çökertmeyi, öz güven duygumuzu sarsmayı, toplumsal uzlaşma kültürümüzü tahrip etmeyi amaçlamaktadır.
Yabancı İstihbarat birimleri kendi bünyelerinden seçtikleri ve özel olarak yetiştirdikleri elemanlarını hedeflerindeki ülkelere gönderdiklerinde, o ülke insanları arasından itinayla seçtikleri işbirlikçilik yapacak, propaganda malzemelerini kitlelere taşıyıp servis edecek kiralık insanlara ihtiyaç duyarlar. Milli şuur, milli duygu fakiri bazı zavallıları veya soysuz ve kişiliksiz bazı yaratıkları yanlarına alarak çalışmaya başlarlar. Bu çevreler sürekli olarak yazılı ve görsel medyayi kullandıkları gibi en tehlikeli saldırılarını fısıltı gazetesi yoluyla yaparlar. Fısıltı gazetesi dediğimiz durum bizim dilimizde dedikodu denilen illettir. En büyük tahribatı yapan, olur olmaz şekilde konuşan, ülke meseleleri üzerinde gevezelik yapan kimselerdir. Bunların çoğu vatanperver insanlar oldukları halde aptallıkları yüzünden farkında dahi olamadan düşmanların değirmenine su taşırlar.
Gri propagandanın en aptal taşıyıcıları her duyduğuna inanan, onun doğruluğunu teyit etmeden olur olmaz yerlere taşıyan ve servis yapanlardır. Bu çevreler; densizlikleri, akılsızlıkları sayesinde düşmanlarımızın işlerini oldukça kolaylaştırmış olurlar. Bir makalede bu konuyu detaylarıyla insanımıza aktarmak takdir edersiniz ki kolay değildir. Kısaca şu hususu arz ederek konumuzu bitirmiş ve mesajımızı arz etmiş olalım. Her duyduğumuz yalanı başkalarının kulağına taşımayalım. Bilmeden fısıltı gazetesinin aptal muhabiri olmayalım. Neyi nerede, ne zaman konuşacağımızı çok iyi bilelim.
Her dost görüntüsü arkasındaki bilinmez yüzleri iyi tahlil edelim. Unutmayalım ki, ismi Ali olan herkes Hz. Ali olamayacağı gibi, yakalarda takılan siyası rozetler de kişinin gerçek yüzü değildir. Etrafımız maalesef sahtekâr ve ikiyüzlü insanlarla çevrilmiştir. Allah cümlemizi bize şeytan tuzakları kuranların hile ve entrikalarından korusun dilek ve dualarımla esen kalınız aziz okuyucularım.
  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40