• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Rize 9 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C
  • Trabzon 14 °C
  • Samsun 8 °C

GÜZELLİK VE YAKIŞIKLILIK ÜZERİNE

Osman KAYA

‘’Leyla nın güzelliğine ancak
Mecnunun gözüyle bakmalısın ki
Onu seyretmenin sırrı
Sana da görünsün’’
SADİ

Aşkta güzelliğin belirleyiciliği varmıdır?
Elbette ki vardır. Çünkü aşık maşukundaki güzelliğe vurgundur.Ama bu bağlamda güzellik olgusuna bir açıklık kazandırmak gerekir..’’ güzel olan’’ üzerine düşünmek gerekir epeyce…
Gerçekte güzel nedir? Neye güzel diyoruz? Güzelliğin standardize edilmiş bir tanımı var mıdır? Modern zamanlarda güzelliğin zorlama standardizasyonu yapılmıştır. Ki bu tutumun kökeni ta eski Yunan Filozofu Aristoteles e kadar gider. Aristoteles e göre ‘’ güzellik, matematiksel olarak orantılı ve ölçülü olandır.’’( Bu filozofun bakış açısına göre güzelliğin üç belirtisi vardır: düzen, orantı, sınır)İşte bu bakış açısı çerçevesinde bu gün güzel olan tanımlanmış, sınırlandırılmış ve ölçülendirilmiştir.’’Moda’’ denilen şey, giyimdeki ‘’ güzel’’ olarak kabul edilen şey in empoze edilmesidir.
Film yıldızları, mankenler v.b hep tanımlanmış, meta haline dönüştürülmüş olan güzelliği dikte ederler.
Ama ‘’ güzel olan’’ konusunda herkes aynı görüşe sahip değildir. Mesela Platon ‘’ Büyük Hippias ‘’ adlı diyalogunda ‘’ kişiye çirkin görünmeyen şey güzeldir’’ dedikten sonra güzel ile iyi arasında ahlaki bir bağ kurmuştur.’’ Güzel bir şey, iyiye götüren bir fırsattır’’
Bu ifadede görüldüğü gibi Platon ‘’ güzel ‘’ olan ile’’iyi ‘’ olan arasında bir geçişlilik kurarak’’ sanat ‘’ ile ‘’ ahlak’’ arasında bir bağ kurmuştur.
Yeni Platonculuğun kurucusu Plotinos a göre güzel, ideden ya da Tanrıdan pay alan şey dir.. Madde Tanrıdan pay almazsa çirkindir. Üstün bir aklın etkisi altında olmayan, ondan biçim almayan her şey çirkindir. Güzel, Tanrının saydamlığıdır.Ve ondan ancak ruhun arınmasıyla pay alınır. Bir şey ancak idealarla aydınlanma oranı kadar güzeldir.Bu anlayış ortaçağ boyunca egemen olmuştur.Plotinos güzelin , bölümlerle bütünün bağlanmasında ortaya çıktığı görüşündedir.Bundan dolayı biçimlenmiş olan şeyler güzel, biçime girmemiş olan şeyler çirkindir.
St. Augustinus , güzeli ikiye ayırır:Kendinden ve kendi başına güzel olanla bağıntılı ve göreli güzel…
Aquino lu Thomas ‘’ kendilerinde tamlık, mükemmellik, uygun oranlarla açıklık bulunan şeylerin güzel olabileceğini savunmuştur.
Güzellik konusu üzerine en fazla düşünenlerden biri de Alman Filozofu İmmanuel KANT tır.Bu filozofa göre bizim dışımızdaki güzellik diye bir şey yoktur.Ona göre güzel olan ile iyi olan arasında Platonun vurguladığı tarzda kesin ve apaçık bir bağ yoktur.
Ama elbette ki dolaylı bir bağlantıdan söz edilebilir. Güzellik haz veren unsurdur.
Kant güzelliği nitelik, nicelik, bağıntı ve yön bakımından inceler.
1-Nitelik bakımından güzel-karşılıksız bir haz almanın konusudur. Estetik haz konunun gerçekliğine ilgisizlik gösterir.
2-Nicelik bakımından güzellikte de pratik amaç gütmeyen bir düzen vardır.Bir düzen vardır.
3- Bağıntı bakımından’’ güzel’’ de ise amaçsız bir ahenk vardır. Güzellik, belirli bir amaç tasarlamadan bir şeyin ahenginin farkına varmaktır.
4- Yön bakımından ‘’güzel’’ zorunlu bir hazlanmanın konusudur.
Örneğin bir kimseye bir şey için ‘’ bu güzeldir’’ deyince başkalarının da buna katılmasını ister.

Hegel e göre ‘’ güzel olan’’ o güzel i yaratanın özgür iradesine dayalı olandır.’’ Güzellik’’ ise ruh un nesnelerde belirmesidir.
Güzellik yaklaşımında şunu açıkça görüyoruz ki ‘’ güzel olan’’ ile ilgili yargılar , mantık ve matematikteki gibi tümel ve zorunlu değildir.
Güzellik yargısının belirleyicileri inanç , alınan eğitim, kültür, insanın o an için bulunduğu halet-i ruhiye gibi faktörlerdir.

Tolstoy ‘’ güzel’’liğin ‘’çok değişken ve göreli olduğunu’’ söyler ve ama’’ her durumda güzelliğin gerekli olduğunu unutmamalıyız’’ diye ekler. Schoppenhauer güzelliği’’ mutlak iradenin evrendeki varlıklara yansıması doğrudan doğruya kendisini varlıklara göstermesidir’’ şeklinde ifade eder.

Aşık Veysel bu gerçeği en güzel ifade edenlerden biridir:

Güzelliğin on par etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa

Güzel yüzün görülmezdi
Bu aşk bende dirilmezdi
Güle kıymet verilmezdi
Aşık ve maşuk olmasa


İşte bu çerçevede görüyoruz ki, ‘’ güzel olan, standart değildir’’ Güzellik referans alınan sisteme göre değişir ve farklılaşır.
Aşk ile güzellik ilişkisine gelince … Aşk bir uyumdur…Bu uyum güzellik ve çirkinlik meselesi değildir…Bu uyum bir ritim meselesidir.Aslında ne güzel insan vardır ne de çirkin insan vardır..
Toplumca çirkin olarak nitelendirilen bir insan pekala yine aynı toplumca çirkin olarak nitelenen biriyle uyum içinde olabilir.
O zaman çirkin olarak nitelenen insan güzel olarak nitelenen insan için çok güzel olmaya başlar.
Güzellik uyumun bir gölgesidir.Aslında bir insana o insan ‘’’ güzel ‘’ olduğu için aşık olunmaz..Aşka dayalı gelişme tam tersidir.Birine aşık olunduğunda o insan güzel görünür.
Güzellik fikrini getiren aşktır.Aşk fikrini güzellik getirmez..
Aşk insanların hayat biçimine paralel olarak yürür. İnsan inandığı gibi yaşarsa inandığı gibi de aşık olur. Aşkın içinde acı olduğuna inanıyorsa yaşadıkları da acıdan ve hazandan ibaret olur.
Aşk insanın inandığı gibi yaşadığında güzel ve anlamlı olur. Bu tutum bazen hoş olmayan sonuçlar ortaya koyabilir. Ama aşk, kişinin inandığı çizgide olduğunda güzel ve anlamlıdır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40