• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Rize 3 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 12 °C

HALK VE TANK

Osman YAZICI

 

Vatanı savunmak 
"Vatan" artık sade düşmanlara karşı savunulmayacak.
Güvenliğimizi tehdit edenler sade canlı bombalar değil. FETÖ'ye bağlılık yemini etmiş F-16 pilotları kadroları da, en az canlı bombalar kadar ölümcüller.
Allah yardımcımız olsun... İşimiz hiç kolay değil. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde demokrasi mücadelesine ve nöbetine devam edeceğiz.

15 Temmuz’da bu millet; Çanakkale, Sakarya-Dumlupınar’daki gibi birlik-beraberlik ruhunu oluşturdu. Bu millet, kahramanlık destanını, altın harflerle yazdı. Bu millet, vatan hainlerine ve işbirlikçilerine karşı kenetlendi.

 15 Temmuz’da, halkın gücü, Tank ’in gücünü yendi. Kendi Cumhurbaşkanına suikast düzenleyen, kendi halkına ateş açan, tankları üzerlerine süren hainlere ve işbirlikçilerine gerekli dersi verdi ve emperyalist ve uşaklarına meydan okudu.

***

Fethullahçı terör örgütünün devletin kılcal damarlarına kadar girdiğini, 15 Temmuz'dan bu yana açığa alınan, gözaltına alınan, tutuklanan binlerce kişiden anlıyoruz…
Sadece Türk Silahlı Kuvvetleri değil…
Polis teşkilatı… Yargı… Üniversiteler… Eğitim teşkilatı… Sağlık Bakanlığı… Diğer bakanlıklar… Ülkenin en büyük istihbarat teşkilatı MİT…
Ve Diyanet İşleri…
Bütün devlet kurumlarında yapılanmışlar… Daha öncesinde yazdım, sadece TRT’de bir kalemle alınan iki bin kişi soruşturulmalı.(İbrahim Şahin döneminde).Kendilerini iyi saklıyorlar. Hala devletin her birimlerinde söz sahibi ve yönetim kadrolarındadırlar.

***

40 yaşıma kadar, bürokrasinin her kademesinde görev yapmaya nasıp oldu.30 yılık gazeteci ve sürekli Basın Kartı sahibiyim. İddialıyım. Türkiye’deki alt yapısı, deneyimi ve tecrübesi olan, başarılı 10 bürokrattan biriyim.

Üç Başbakana danışmanlık,( Sayın Mesut Yılmaz ve rahmetli Süleyman Demirel ile rahmetli Ecevit hükümetlerinde)

Yedi Bakana, TRT, Anadolu Ajansı ve Özelleştirmeden sorumlu başdanışmanlık yaptım. Anadolu Ajansı Görüntü Hizmet (ARG)  ve Tekel-Tuz İşletmeleri Genel müdürü olarak hizmet verdim.

Anadolu Ajansı, TÜPRAŞ, PETKİM, Denizcilik İşletmeleri ve Tekel Genel Müdürlükleri başta olmak üzere 8 kamu kurumunda yönetim Kurulu Üyeliklerinde bulundum. İletişim Fakülteleri’nde hocayım.

2004-2005 yıllarında; Genel Müdürlük görevimden terör örgütü fetö’cülar tarafından aldırılan Rizeli ilk Genel müdürüm.

Açtığım davaların tümü, o dönemde yargıyı ele geçirmiş malum terör örgütü mensuplarının hukuk tanımaz kararlarıyla kaybettirildim.

12 yıldan beri kızak görevdeyim. Her şeyimi borçlu olduğum, devletime ve milletime hizmet veremiyorum. Kendimi cepheden kaçmış asker gibi hissediyorum. Bunun yanında bu çete mensupları hala devletin en önemli birimlerinde at koşturuyorlar. Her şeylerini borçlu oldukları devletine ve milletine ihanet etmeye devam ediyorlar.

Allah’tan bunların birer terör örgütü oldukları belirlenip, Danıştay’dan, Yargıtay’dan adli yargıdan ve diğer kamu kurumlarından; binlercesi ayıklanmış, görevlerine son verilmiş ve gözaltına alınmışlar. Operasyon adil bir şekilde devam etmeli. Şunun için yazıyorum. Herkes eteğindeki taşları dökecek. Gün bugündür.

***

Devlet ve siyaset adamı, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga hemşerimiz başta olmak üzere, bölge siyasetçileri ve üst düzey bürokratların tümü beni ve ailemi tanırlar, güvenirler. İyi bir görevde olmamı gönülden isterler. Başarılı olacağımı de bilirler.

Ancak, önemli bir göreve getirmediler. Getirmezler. Nedeni ise şu; 2011 yılında, merkez sağdan transfer edilerek CHP İstanbul 1.Bölgeden Milletvekili adayı olmamdır.

Yüzüme diyemeseler de, ”Keşke CHP’den aday olmasa” dediklerini biliyorum. CHP’den aday olmuş birini bir yerlere getirmekten çekiniyorlar.

2007 yılında da Anavatan-Demokrat Parti ortaklığında Yalova’dan Milletvekili adayı idim.

Yok, ben CHP’den aday olduğuma pişman değilim. Atatürk’ün partisi CHP’den aday olmak bir onurdur, ayrıcalıktır.

 Bunları, bir gerçeği tespit etmek için yazıyorum. Gün kişisel ikbal peşinde koşma günü değildir, gün birlik ve beraberlik günüdür. Kurtuluş savaşı mücadelesi günüdür. Hep birlikte, istiklal mücadeleni verme günüdür.

Benim gibi merkez sağdan gelen, sosyal demokrat, vatanını, bayrağını, milletini seven çok değerli bürokrat arkadaşlarımıza da aynı gözle bakıldığı için kenara itildiler. Artık bu hatadan ve önyargıdan dönülmelidir. “Benden olsun cemaatten olsun” mantığı ülkemizi felakete sürükledi. Liyakat esas alınmalı.

Ankara’dan sevgiler..

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40