• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Rize -2 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -6 °C
  • Trabzon 6 °C
  • Samsun 1 °C

HANİ ANALAR AĞLAMAYACAKTI?-2

Osman KAYA

 

Dünden kaldığımız yerden devam ediyoruz.. - Mücadeleye sür, özür dile , mücadeleye sür, özür dile...

Özür dileyeceksen , neden mücadeleye sürüyorsun? Mücadeleye sürüyorsan neden özür diliyorsun?

Söylem şu:'' Devlet halkın güvenliğini sağlamayacak mı?''

Bu soruda paradigmanın güm diye iflas ettiği, zurnanın zırt dediği noktadayız... Bu sözün sahiplerine aklın , adaletin takipçileri olarak şu soruyu hemencecik yöneltiyoruz:

'' söylermisiniz , sizin operasyonlarınız halkın güvenliğini sağlamak amaçlı oluyorda neden örneğin Dersim olayı ya da sizden önceki operasyonlar birer katliam oluyor?siz bölge insanından oy alma adına devleti kuran idareye iftira atma hakkını nereden buluyorsunuz?''

PKK ya yönelik yapılan hatalardan biri de bazı kendini sosyalist olarak ifade edenlerce yapılmaktadır. Bu çevreler , PKK hareketini so l- sosyalist bir hareket olarak empoze etmekte- öyle savunmaktadır.Oysa durum tam tersidir.

PKK sosyalist bir hareketin tam zıt noktasınde durmaktadır. Yani PKK hareketi faşizan bir harekettir ve PKK ile mücadele faşizmle mü cadelenin ta kendisidir. Faşizm , etnik ya da ırk temeline veya din ve sermaye temeline dayalı , devlet ya da örgüt baskısıdır.

- Irka dayalı yoğun baskının - dine dayalı yoğun baskının - sermayeye dayalı yoğun baskının olduğu - sorgulamanın olmadığı - tartışmaya asla müsade edilmediği her yerde - Lider kültünün olduğu her yerde faşizm vardır.

Faşizm sadece devlet eliyle gerçekleşmez.Aynı zamanda toplumlar , guruplar ve örgütler eliyle de gerçekleşir.

Şimdi PKK ya bakalım...

- PKK ilk çıkışında siyasal kandırmaca tarzının zirve örneklerinden birini ortaya koyarak kullandığı İŞÇİ ifadesini de tamamen bırakmış tam anlamıyla kürt etnisitesi üzerinde şiddete dayalı politika yapan bir örgüt kimliğiyle hareket etmektedir. Ulusal benliği Türk Düşmanlığı üzerinde geliştirmeye çalışmaktadır. Propaganda teknikleri arasında şunları sayabiliriz:

-Türkler Kürtlerin en büyük düşmanıdır. - Türkler barbardır. - Türkler işgalcidir. - Kürt kimliğinin bağımsızlaşmasının tek yolu Türklerin işgalciliğinden kurtulmasından geçmektedir.

-PKK Sınıf bilincinin bu coğrafyadaki en büyük düşmanlarından biridir. PKK ve yandaşlarının emek ve özgürlük diye bir dertleri yoktur.Emeği çalınan, işsizliğe mahküm edilen , açlığa terk edilen kesimlerin durumu PKK yı en fazla; '' Zaten gebereceksiniz . O halde bizim yanımızda savaşın da leşiniz bir işe yarasın'' tarzında ifade edilebilecek düzeyde ilgilendirmektedir.PKK nın doğa ve çevre sorunları diye bir derdi yoktur. PKK kesilen ağaçtan en fazla, '' Ya bu tepeler çıplak kaldı TC bizi daha rahat bombalayacak'' gerekçesiyle rahatsız olmaktadır.

PKK ve yandaşlarının , ezilen halkların durumuna yönelik attıkları - belki propaganda amaçlı basit bir kaç show hariç- adım yoktur.

Bu konularda adım atsalar bile dönüp dolaşıp işi getirecekleri yer Kürt Irkçılığı ve Türk düşmanlığı olacaktır.

- PKK Emperyalizmin işbirlikçisidir.

Yıllar önce Mehmet Ali Birand , Abdullah Öcalan ile bir görüşma yaptı. Bu görüşmedeÖcalan şu ifadeleri kullandı:

''TC. 1 YY a yakın bir süre içinde ABD nin köleliğini yaptı. Biz de yapsak ne olur?''

Zulme karşı direndiğini iddia eden bir ö rgüt düşünün... Bu örgüt yüzlerce eylem y apmış olsun .. Ama Ortadoğunun en büyük zalimine , Yeryüzünün en büyük zalimine hiç dokunmamış olsun. Yani ABD ve İsraile hiç dokunmamış olsun Şimdi böyle bir örgüt için ne denilebilir? Tek şey:'' sen emperyalizmin piçisin..''

Bırakın Amerika ve İsraile dokunmayı , PKK nın bazı ileri gelen yetkililerinin '' Ortadoğudaki zalimlerden kurtulmak , anc ak Amerikan himayesinde olabilir.'' Yönlü ifadelerine sık sık rastlıyoruz. Bunun yanısıra PKK nın ve Kürt etnik faşistlerinin İsraille pek çok işbirliklerinin olduğuna tanık oluyoruz...

Ortaya konan söylem çoğunlukla şöyl edir: '' Kürtlerin ve İsrailin düşmanları ortaktır. Bu nedenle birinin özgürleşmesi diğerinin özgürleşmesine katkı sağlar. Bunun için İsrail ve PKK müttefik olmalı, bölgedeki Arap , Türk ve Fars zulmünü kırmak için işbirliği içine girmelidirler.''

PKK nın bu ülkenin asker ve Polisini , öğretmenini ne k adar iştahla vurdu ğunu biliyor, görüyoruz.. Peki bu örgütünhiç Amerikan üslerine , İsrail askerlerine yönelik baskın yaptığına tanık oldunuz mu?

Tanık olmaazsınız.. Çünkü bunlar aynı tavanın balıklarıdır.

- PKK Atatürk Düşmanı bir örgüttür. Ve Sosyalizm yandaşlığı üzerinden Atatürk düşmanlığı yaparak sosyalistlere ço k büyük yanılsama yaşatmaktadır.

Oysa bu ülkenin gerçeği gören sosyalistleri hep Atatürkten yana olmuşlardır. Atatürk düşmanı bir sosyalist eğer aptal değilse o bir haindir ya da sosyalist falan değildir.

Sosyalistlerin Atatürkçü düşünceye yönelik ilgi ve benimseyişlerinin düzinelerce örneği vardır...

Örneğin Deniz Gezmişin savunması buna örnektir. Yanısıra Deniz Gezmişle yapılan bir röpörtajda bu hususta önemli veriler ortaya koymaktadır.

(Devrim Gazetesi’nin Deniz Gezmiş’le Yaptığı Röportaj

Atatürk’ün, “Tam bağımsızlık” ülküsünü kendilerine şiar edinen devrimci gençleri sindirmek için cinayet tedbirlerine kadar varan planlar yapılıyor şu günlerde. Tertipçilerin baş hedeflerinden biri de gençliğin önde gelen liderlerinden Deniz Gezmiş, son olayları şöyle yorumladı:

- Türkiye ekonomisi tam bir çıkmaz içindedir. Zamlara rağmen, bütçenin açığı 2,5 milyardır. Bu, tutucular koalisyonunun iflasını açıkça ortaya koymuştur. Tutucu güçler, egemenliklerini uzun süre devam ettiremeyeceklerini anlamış olmanın telaşı içindedir. Devrimci gençlik eylemini engellemek için tertiplere girişmeleri bundandır. Fakat umduklarının tersi olmuş ve bu olaylar bizi daha örgütlü, daha disiplinli ve daha güçlü eylemlere hazırlamıştır. Tertipleriyle gençliği ordunun karşısına düşürmek hedefine ulaşamadıkları gibi, devrimci gençlik eylemi, Mustafa Kemal’ci zinde güçler saflarını biribirlerine kenetlemiştir. Mustafa Kemal adı, geniş öğrenci kitlelerinde daha fazla ağızdan ağıza dolaşır olmuş, forumlarda Bursa Nutku ve Gençliğe Hitabe tekrarlanmış ve bunlar uygulanmıştır. Emperyalistler ve işbirlikçileri, Gazi Mustafa Kemal’in çizgisinin geniş kitlelerde ve bütün zinde güçlerde yankılanmasından korkmuşlardır bugün.

- Gençlik eylemleri içinde önemli bir yerin var ve tutucu güçler senin okuldan atılmış olmanı sürekli istismar konusu ediyorlar. Bu durumda senin söyleyeceklerin neler?

- Üniversite öğrenimi yapmak Anayasa’nın verdiği bir haktır. Öğrenci olarak devrimci mücadeleye katılmak ise, Mustafa Kemal’in bize yüklediği bir görevdir. Dünyanın bütün gericileri biraraya gelseler bu hakkımızı ve görevimizi elimizden alamayacaklardır.

- Mustafa Kemal’in gençliğe yüklediği devrimci görevler nelerdir, biraz daha açıklar mısın?

- Türkiye ilk Kurtuluş Savaşı’ndan 50 yıl sonra tekrar yarı-sömürge durumdadır. Ve Kemalist bir Cumhuriyetin başına anti-Kemalist politikacılar geçmiştir. Politikacı, anti-Kemalist karşı devrim hareketine yeşil ışık yakmaktadır. Bu koşullarda gençlik, emperyalizme ve anti-Kemalist gidişe karşı verilen savaşta somut olarak ön safta bulunmaktadır. Elbette tarihi önderlik sorunu ayrı bir konudur. Bugün için gençlik, mümkün olduğu kadar geniş halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için devrim ci eylemde bulunacaktır. Kemalist Devrim tamamlanacak ve onun emperyalizmle çelişen bütün milli sınıf ve tabakalara maledilmesi sağlanacaktır. Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır.

- Halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için gençliğin dayanışma içinde bulunacağı Kemalist güçler kimlerdir?

- Bugün Türkiye’de Kemalist Devrim’in bekçiliğini yüklenen güçler arasında başta ordu, 27 Mayıs’ı yapan güçlerin önemli bir yeri vardır. Anti-Kemalist karşı devrim hareketine karşı gençlik bütün zinde güçlerle eleledir. Emperyalizmin işbirlikçileri gençlik ile öteki zinde güçlerin arasını açmak istemektedir. Fakat aynı inançta olan, yani emperyalizmi kovmuş, feodal unsurları tasfiye etmiş bir Kemalist Türkiye isteyen bu ilerici güçlerin arasını anti-Kemalist karşı devrimi tezgahlayanlar açmayı başaramayacaklardır.

- Emperyalizme karşı nasıl bir mücadele verilecektir?

- Bugün Amerikan emperyalizmi saldırganlık yolunu seçmiştir. Buna karşı biz de, emperyalizmin parmağının bulunduğu her yerde ona karşı aynı silahlarla mücadele yolunu seçtik: tıpkı Mustafa Kemal’in 50 yıl önce yaptığı gibi. Emperyalizm bugün millici güçleri tasfiye etmek için listeler hazırlamakta ve bütün kurumlarımıza elini uzatmaktadır. Bizse onları defterden sileli çok oldu. Milli kurumlarımıza uzanan elleri de kırmakta kararlıyız.

- Bazı çevreler bu görüşleri, “devrim yobazlığı” sayıyorlar. Bu sence nasıl açıklanabilir?

- Devrimcilik demek halk dalkavukluğu demek değildir. Her şeyden önce devrimcilerin görevi halkın önünde gitmek, halkın gerçek özlemleri için mücadele etmektir. Halk için düzen değişikliği isteyen gençliğe halk karşıdır gibi saçma bir iddiayla Kanlı Pazarları görmezlikten gelen ve gerçek devrimciyi yobazlıkla suçlamaya kalkışan tatlısu devrimciliğine özenmiş politikacı, aslında tutucu güçler koalisyonunun usta propagandalarının esiri olmaktadır. Politikacı, “halk kızar” diye, halk düşmanlarının uşaklığını yapmaktadır. Değirmenköy, Elmalı, Göllüce köyleri, davalarını desteklediğimiz bu topraksız köylüler bize hiç kızmadı, aksine gençliği bağrına bastı. Demir Döküm işçileri de öyle yaptı. Devrimci gençliği halkçı görünüp, egemen sınıflara göz kırpan tatlısu devrimcisi politikacı anlamaz ama işçi ve köylü anlar. Devrimci gençlik de onlara dalkavukluk etmez, gerçek kurtuluş yolunda onlarla birlikte mücadele eder. Hem egemen sınıflara göz kırpan oy goygoyculuğu, hem devrimcilik olmaz. Bugün bizi devrim yobazı olarak nitelendiren birkaç CHP yöneticisi Ortanın Solu tabanını temsil etmemektedir. Anti-Kemalist karşı devrimcilerin yanında yer alan bu birkaç yöneticiyle ortak bir mücadele söz konusu değildir. Fakat şuna inanıyoruz ki, tam bağımsızlık isteyen dürüst Ortanın Solu tabanı Kemalist bir Türkiye’nin kurulması için bizimle birlikte mücadele edecektir.” (Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Devrim Gazetesi - 23 Aralık. 1969 -sayı: 10 - sayfa: 2-7))

Yine 68 kuş ağının öncü isimlerinden , büyük sosyalst teorisyen Mahir Çayan ın savunmasında şu ibareler vardır:

'' Bizler 2. Kuvvayı Milliyecileriz. Mustafa Kemal in silah arkadaşlarıyız. ABD emperyalizmi ve yerli işbirlikçilerine karşı ulusal bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesinin önci savaşçılarıyız.''

Yine Aynı kuşaktan olan Malatyalı Teslim Töre , bir yazısında şunları ifade eder:

'' O dönemin devrimcilerinin büyük bir bölümü Mustafa Kemal in gençliğe hitabesini ya ezbere biliyor ya da yazılı olarak cebin de taşıyor ya da evinin bir dolabında bulunduruyordu. O dönem devrimci gençliğinin ilk çıkışının temel esin kaynağının Mustafa K emal in gençliğe hitabesiydi demek, fazla abartılı bir belirleme olmaz diye düşünüyorum.''

(Denizler İdama Giderken- Oral Çalışl ar- Gün cel yayınlar- 8. baskı- sayfa-87)

Peki PKK Atatürk e neden düşman dır?Bunun görünür sebebi PKK nın iddia ettiği , Atatürkün Kürtlere uyguladığı katliamdır. Oysa Mustafa KEMAL, yalnızca ve yalnızca ülkesini savunmuştur. Ve PKK ve yandaşlarının iddialarının iler tutar yanı yoktur.

Bunun birde asıl sebebi vardır ki bu asıl sebebi aşağıdaki olay çok açık bir tarzda ortaya koymaktadır:

'' MUSTAFA KEMAL'İN GENERAL HARBORD'A VERDİĞİ MÜLÂKAT, 1919 Birinci Cihan Harbi'nde, General Pershing'in kurmay başkanı bulunan General Harbord 1919 Eylülünde Sivas'a gelir ve burada Mustafa Kemal'le görüşür, General bir hayli konuştuktan sonra sözlerine şunları ekler: -"Ben bu vazifeye getirildiğim zaman Türk tarihini okudum. Gördüm ki milletiniz büyük ordular hazırlamış, büyük kumandanlar yetiştirmiştir. Bunu yapan bir millet, mutlâka bir medeniyet sahibi olmalıdır. Bunu takdir ederim. Fakat bugünkü vaziyetimize bakalım. Başta Almanya olmak üzere dört müttefiktiniz. Dört sene muharebe ettiniz, neticede mağlûp oldunuz. Dördünüz bir arada yapamadığınız bir şeyi, bu vaziyetimizde tek başınıza yapmayı nasıl düşünebilirsiniz? Fertlerin intihar ettiğini vakit vakit görürüz. Şimdi de bir milletin intiharına mı şahit olacağız!" Atatürk, büyük bir heyecan içinde bu sözlere aşağıdaki cevabı vermişler: -"Generale teşekkür ederim. Tarihimizi okumuş, milletimizin büyük ordular, büyük kumandanlar yetiştirdiğini, bunun için milletimizin bir medeniyete sahip olması lâzım geleceğini takdir ve kabul ediyor. Fakat şunu bilmesini isterim ki biz, emperyalistlerin pençesine düşen bir kuş gibi tedrici, sefil bir ölüme mahkûm olmaktan ise babalarımızın oğlu sıfatıyla vuruşa vuruşa ölmeği tercih ediyoruz." Atatürk, bu son sözleri söylerken, avucu ile, bir pençeye düşmüş bir kuş işareti yapıyor ve avucunu sıkarak tedrici ve sefil ölümün şeklini gösteriyor. Harbord, ve arkadaşları sessizce ayağa kalkıyorlar: -"Biz de olsak öyle yapardık..." Diyorlar ve Atatürk'le arkadaşlarının elini sessizce sıkarak oradan uzaklaşıyorlar. Kaynak: Vatan Gazetesi, 10 Kasım 1952''

Sanırım PKK nın Atatürke neden düşman olduğunun gerçek cevabı verilmiştir.

- PKK Kendisinden başka hiç bir an layışa hayat hakkı tanımayan alabildiğine faşist alabil diğine ben merk ezci bir harekettir. Bu faşist örgüt sadece Türkiyenin kol luk kuvvetlerine değil, bölgede yaşayan kendi h alndeki ya da değişik siyasetlerde bulunan insanları da hunharca katletmiştir. Hatta kendi içindek i farkli versiyonlarda düşünen insanları dahi katletmiştir. Bir veriye göre sırf bu kaynaklı katliamların miktarı yaklaşık 15000 dir. Yan i örgüt kendi içinde 15000 kişiyi katletmiştir.

Ne yapılmalıdır? Bu konuda da genişçe yazı kaleme almayı düşünüyorum ...Am a o zamana kadar sonuç yerine geçebilecek bir kaç hususa değinmek istiyorum: - PK K ya karşı topyekün imha savaşı v erilmel idir. Bu bela ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırılmalıdır.

- PKK il e Kürt Halkı birbirinden ayrılmalıdır.

-AKP nin paradigması İflas etmiştir.Bu nedenle AKP düşünsel ve pratik yenilgisini kabul etmelidir.

- Topyekün Atatürkçülüğe dönme zamanıdır. Atatürkün tüm ilke ve devrimleri uygulanmalıdır.

- Emperyalizme karşı Dünyanın , Amerikan Emperyalizmine karşı olan güçleri ile ittifak içinde mücadele verilmelidir.

- Kapitalizmin yağmacı , talancı, vurguncu ekonomisinden vaz geçilmeli alabildiğine ve toplumcu ve devletçi bir ekonomi politik, uygulanmaya geçilmelidir.

- Yobazlığa karşı en etkin mücadele yolları denenmelidir.

- Cana kıydığı tespit edilen tüm PKK lılar ve onların lider kadrosu idam edilmelidir.

-PKK lılar arasında örgüte yeni katıldığı tespit edilen militanlar, ( cana kıymayanlar) en az 10 yıl ağrlaştırılmış hapis cezası ve bu hapis sürecinde en ağır koşullarda çalıştırılmalı, bu çalışmanın karşılığı asla kend ileri ne verilmemeli, aileleri varsa bu çalışmadan ortaya çıkan ücret ailesinin ihtiyaçları için gönderilmeli, ailesindeki genç ve çocukların Atatürkçü yetiştirilmeisnde harcanmalıdır.

- Tüm Ülke çapında Atatürkçü Düşünce teorisi ve pratiği ile insanlarımıza kavratılmalıdır.

- PKK ya yardım ve yataklık eden tüm ülkelerle diplomatik yolla çözümler aranmalı, başka ülkelerin asla iç işlerine karışmamalı , çözüm olmuyorsa bu ülkeler 1. dereceden düşman muamelesi görmelidir.

sonuç olarak dost düşman herkes şunu bilsin:

Biz bu ülkeyi yolda bulmadık ve PKK faşistlerine kaptırmaya da hiç niyetimiz yok...Bin canımız varsa binini de feda etmeye hazırız....Bu böyle biline....

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40