• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Rize 11 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 16 °C
  • Trabzon 11 °C
  • Samsun 10 °C

HER TÜRLÜ DARBEYE HAYIR

Osman KAYA

Darbeler ve cuntalar sadece ülkemizin değil dünyanın da baş belalarından bir oldu hep.
Nasıl terör büyük bir sorun olarak karşımızdaysa aynı şekilde darbeler de, cuntalar da çok büyük bir sorun olarak karşımızda duruyor.
Latin Amerika’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Pakistan’a, Güneydoğu Asya’ya; darbe ve darbeci zihniyet bir insanlık ayıbı.
Darbeler hangi gerekçe ile olursa olsun en temelde insan haklarını ve demokrasiyi katleder. Bizim ülkemizin de darbe sicili bir hayli bozuk.
Cuntalar, muhtıralar, darbeler bizim özellikle yakın tarihimizde tabiri caizse gök kubbemizde vızır vızır işlemiştir.
Bu nedenle bu konu üzerinde durmamız gerekir:

1- SİLAHLI KUVVETLER BAŞTACIMIZDIR
Silahlı kuvvetler bu ülkenin bağımsızlığının teminatıdır Bu kuvvet kurtuluş savaşını veren, mazlum milletlere tam bağımsızlığa kavuşmanın yolunun direnmekten geçtiğini gösteren bir kuvvet.
Bu kuvvet çok önemlidir. Daha da geliştirilmeli, çağın teknolojisinin üstünde bir teknoloji ile donatılmalıdır.

2-SİLAHLI KUVVETLER KESİNLİKLE SİYASETİN DIŞINA ÇEKİLMELİDİR.
Tarihçi İlber Ortaylı aksini düşünüp söylese de ben fikrimde ısrar ediyorum: Silahlı kuvvetler asla siyasete dahil olmamalıdır.
Siyasetin de elbet bir etiği olmalıdır ama bu bazen olmuyor. Yani siyasette her zaman etik değerlere riayet edilmiyor.
Oysa bir ülkede silahlı kuvvetler alabildiğine etik davranmalı, ahlaki ilkelere alabildiğine riayet etmelidir.
Ayrıca siyasette taraflar vardır.
Silahlı kuvvetler bu taraflardan birinin yanında yer alamaz.
Silahlı kuvvetler yurt içinde siyasi tarafların hiçbirinin yanında ya da karşısında olmamalıdır.
Silahlı kuvvetler; bu ülkede yaşayan bütün kesimlerin gönlünde yatan bir aslan olmalıdır. Bunun için mutlaka siyasetten çekilmelidir.

3-ASKERİN SİYASETE MÜDAHELE ETMEMESİ DEMOKRASİ İÇİN ŞARTTIR
Şu sosyal psikolojik bir gerçektir; bir topluluk içinde silah kimdeyse onun dediği olur.
Bu durumda devletin silahını ve üniformasını taşıyan güç eğer konuşursa bu konuşmanın bir yaptırımı olur.
İşte burada silahlı kuvvetlerin ülke savunmasına kilitlenmesi ve sivil demokrasi güçlerinin inisiyatifi belirlemeyle hareket etmesi demokrasinin bekası için temel şarttır.

4-BÜTÜN DARBELERDE DEMOKRASİ GÜÇLERİ YARA ALMIŞTIR.
Her bir darbede bu ülkenin aydınlık kafaları ceza görmüşlerdir.
Kimileri ‘olmayan’ işkencede can vermiş, kimileri yine ‘olmayan’ işkencede yaralanmış, psikolojik olarak yıpranmıştır. Örgütlü toplum parçalanmıştır. Kişiler hak aramaktan korkar hale gelmişlerdir.
Örneğin sadece 12 Eylül sürecinde yaklaşık 650 bin kişi gözaltına alınmıştır. 400’ün üstünde insan, işkencede can vermiştir. Ve bütün bunlar neticesinde millet ‘kuzu’ haline getirilmiştir.

Şair boşuna yazmadı şiirini:

‘Kuzu gibi olun diyorlar,
Büyüyünce koyun gibi gütmek için bizleri’

5-HER DARBEDE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE BİRAZ DAHA YARA ALMIŞTIR
Ulu Önder Atatürk, ‘Cumhuriyet; fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller ister’ demektedir.
Atatürkçülük özgürlüktür. İnsan hak ve özgürlüklerinin temeli de düşünme ve paylaşma özgürlüğüdür. Darbeler korku toplumunu oluşturmaya hizmet ederler.
Cumhuriyet ahlaki fazilete dayanan bir idare iken askeri darbeler korku ve tehdide dayanır.
Askeri darbelerin getirdiği korku ve tehdit Atatürkçü düşünceye taban tabana zıttır.
Atatürk’ün hedefi akılla, bilimle süblime edilmiş, yüceltilmiş bir toplumdur.
Bu noktada Atatürk, felsefenin en yüksek hedeflerine dayanan bir anlayış, bir düşünce sistemi getirmektedir.
Ama askeri darbeler bu anlayışı köreltir.
Çünkü darbelerin özü Atatürk’ün hedeflediği, özgür yurttaş idealini baltalama işlevi görür.
Askeri darbelerin, Atatürkçü düşünce adına yapılıyor görünmesi de Atatürkçü düşünceyi baltalayan bir olgudur.
Çünkü darbelerle birlikte yaşananlar Atatürkçü düşünceyle özdeşleştirilmektedir:
Bu da Atatürkçü düşüncenin kan kaybına uğramasına neden olmaktadır.
Ayrıca şunu da ekleyelim. Bütün darbelerde en büyük mağduriyeti yaşayanlar hep Atatürkçüler olmuştur. Olanlar hep Atatürkçülere olmuştur. Tarihe bakın bunun böyle olduğunu göreceksiniz.

6- DARBELER HEP ASKERİ NİTELİKLİ DEĞİLDİR. ASKER DIŞI SİVİL DARBELER DE OLUR. BUNA DA KARŞI ÇIKMAK GEREKİR.
Darbeler neden insanlık dışıdır?
Neden insanlık dışıdır; çünkü özgürlüğü yok eder. Peki, özgürlük sadece askeri darbelerle mi ortadan kalkar?
Hayır ve asla!
Tarih boyunca insanlık polis devletlerine tanık olmuştur.
Savcı devletlerine de tanık olmuştur.
Sivil güçlerin demokratik yollardan başa geçip totaliter bir yapıyı ortaya koyduklarına tanık olmuştur.( Hitler bunu en bariz örneklerinden biridir.)
Sivil darbeler en az askeri darbeler kadar tehlikelidir. Çünkü bu darbeler sinsidir. O halde sivil darbelere de askeri darbelere de hayır demek insanlık onurunun getirdiği bir borçtur.

7- ASKER DE, SİVİL DE HALKA VE DEMOKRASİYE HERKES İÇİN HERKESE VE HERKESLE DİYE ÖZETLENEBİLECEK NİTELİKTE SÖZDE DEĞİL ÖZDE İNANMALIDIR
Herkes halktan bahseder. Ama çoğu söylemler samimi olmaktan çok uzaktır. Oysa samimiyet şarttır.

8-TÜRKİYE’DE TAM DEMOKRASİ İÇİN KATLİAM MAKİNESİ PKK YOK EDİLMELİDİR.
PKK en büyük katil olan Amerika’nın Ortadoğu’daki taşeron haydududur. Bu katiller şebekesi tam anlamıyla yok olmadıktan sonra bu ülkeye tam anlamıyla demokrasinin geleceğini düşünmek olsa olsa ham bir hayaldir.

9-TÜRKİYEDE TAM DEMOKRASİ İÇİN ATATÜRK İYİ ANLAŞILMALIDIR.
Şu bilinmelidir ki, “Bu ülkede Atatürkçü düşünce elden giderse demokrasinin ‘d’si cumhuriyetin ‘c’si kalmaz.”
Konumuz şimdi bu olmadığı için açılım yapmıyoruz.

10- HER TÜRLÜ DARBEDEN ARI BİR TÜRKİYE ANCAK EMEĞE SAYGI VE ANTİEMPERYALİST ÇİZGİ İLE HAYAT BULACAKTIR
Emek en yüce değerlerden biridir. Para babalarına peşkeş çekilemez. Emekçi, en yüce insanlardan biridir. Para babalarının kölesi angaryacısı yapılamaz. Eğer peşkeş çekiliyorsa bu anlayışa da demokrasi denemez.
Her türlü darbenin içinde mutlaka emperyalist güçlerin parmağı vardır.
O halde emperyalistlerle dans ederek ortaya konulan darbe karşıtlığı söylemi inandırıcı olmaktan uzak kalmaya mahkûmdur.

SONUÇ:
Darbeler insanlığın yüz karasıdır dedik.
Ama darbelerin tekil nitelikte olmadığı bir gerçek. Her türlü darbenin panzehiri ‘ATATÜRKÇÜLÜK’TÜR’

Bunu bilmem kaçıncı cumhuriyetçiler anlamasa da, din sömürücüleri anlamasa da, para babaları anlamasa da, faşistler anlamasa da, darbeciler anlamasa da bölücüler anlamasa da, emperyalist işbirlikçileri anlamasa da, bu; “yerçekimi yasası” kadar açık bir gerçektir.

Bu nedenle ‘Bütün darbelere hayır’ demek için,
“HAYDİ ATATÜRKÇÜLÜĞE!”

  • Yorumlar 8
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40