• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • Rize 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 6 °C
  • Trabzon 8 °C
  • Samsun 7 °C

Her türlü yozlaşmaya bir ilaç olarak Mustafa Kemal-1

Osman KAYA

Yaşam en iyi öğretmendir. Bu bağlamda Mustafa Kemal e çamur atanların aslında nerelere hizmet ettikleri, Türkiyeyi nerelere götürdükleri akli selim millet çok açık bir şekilde görmektedir.Bir insan olarak Mustafa Kemal hataları da olabilecek bir insandır. Ama o Yüzyıllar boyunca insanlık onurunun yüce bir temsilcisi olarak anılacak büyük bir değerdir.
Mustafa Kemal in düşünsel ve aksiyoner mirasına yönelik karalama çalışmalarının tarihi yeni değildir. Karanlığın temsilcileri, bu ülkeyi başka güçlere hunharca pazarlamak isteyenler, işbirlikçiler ve zulüm düzenlerinin sevdalıları hep Mustafa Kemal Atatürkü kendilerine hedef seçmişlerdir.
Ama hiçbir dönem Mustafa Kemal in mirası bu kadar sert ve yıpratıcı şekilde bu dönemde olduğu gibi karalanmadı… Hiçbir dönemde.. Mustafa Kemal in yüce mirası bu kadar sistemli bir biçimde yıpratılmadı.
Bunun en büyük nedeni kuşkusuz ki BOP ve onun üstünde olan YENİ DÜNYA DÜZENİ dir.

Nedense hiçbir lider in bu kadar yıpratılmaya çalışılmasına rağmen bu kadar çok seveni olmamıştır hiçbir liderin.
Ve hiçbir lider bu kadar abuk sabuk ve bilim dışı bir üslüpla eleştirilmemiştir.
Mustafa Kemal sadece karşıtları tarafından değil , aynı zamanda yandaşlarınca da ya da yandaş gözükenlerince de karalandı dolaylı bir şekilde.(Örneğin darbecilerin Atatürkü kendilerine malzeme etmeleri aslında Atatürkü karalama kampanyasının bir parçasıdır. 12 eylül darbesini yapanlar Atatürkçülere büyük zulümler yaşatmalarına rağmenAtatürkü ağızlarından hiç düşürmediler.)

Ömrü demokrasi mücadelesi ile geçmiş ,’’ egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’’diyen bir öndere, bir büyük lidere yönelik olarak 12 eylül darbecilerinin ‘’ biz darbeleri Kemalizm adına yaptık.’’ Demesi aslında Atatürkçülüğe yapılan hakaretlerden biridir.

Yaşadığımız olaylar ve içinde bulunduğumuz günler Atatürkün yeniden ele alınması , anlaşılması nı zorunlu kılıyor.

Mustafa Kemale saldırı sadece fikirlerine değil , onun soyuna , şeceresine , doğum tarihine ve hatta adına bile yapılmaktadır.
Çok ilginçtir , bir sürü dinsel – mitolojik kişinin doğumu- ölümü , sülalesi sözkonusu değilken , sözkonusu edilmezken , sürekli Atatürkün bu yönleri deşilmekte ve böylece elden geldiğince yıpratmak için vesileler aranmaktadır.

Atatürkün şeceresi açıktır , bellidir, ama burada vurgulanması gereken nokta şudur:
‘’ asıl mesele asla ve kata soy , sop ve sülale değildir. Asıl mesele Atatürkün bilimsel düşünce ve aydınlanma fikrinin baltalanmasıdır.Mustafa Kemal , tek başına yeryüzündeki en büyük devrimci hareketlerinden birine imza atmıştır.

Ve bu toprakların insanını ‘’ kul’’ olmaktan kurtarmış onları ‘’ yurttaş’’ yapmıştır.
‘’ Yurttaş ‘’ aklın gücüne kendini teslim etmiş , görev ve sorumluluklarını bilen bireydir.

‘’ Kul ‘’ ise sadece sorumlu hisseden, hiçbir türlü olarak kendinin doğuştan gelen haklarını kabul etmeyen , kendisine verilen herşeyi bir lütuf algısı içinde ele alan bir kişidir.
O işe girer, başkalarının lütfüdür, maaş alır başkalarının lütfüdür. Hatta bu tür insanların yaşaması bile bazı insanların lütfü iledir…Böyle algılar bu tipler.. Yaşam hakkı bile kul mantığı içinde birilerinin lütfüdür.
Mustafa Kemal önce saltanatı kaldırdı. İnsan onuruna aykırı bu sistemin kaldırılması ile Anadolu insanı , insanlık onuruna kavuştu.
Bu padişaha i,hanet olarak addedildi, ekmeğe ihanet olarak addedildi, oysa esas olan haktır.Halifelik kaldırıldı ve formaliter bir kurum , bu milletin başına dert olmaktan çıktı.
Kadınlara haklar verildi… Kadınlar tek eşli evlenebildiler. Yasal zeminlere oturan evliliklerle hak arama zemini ne sahip oldular.Seçebildiler, seçilebildiler.80 yaşindakiyaşlı birinin 20 yaşındaki 4. Karısı olmaktan kurtuldular.Okullara gidebildiler. Kadınlara haklar verildi . Kadınlarda insanlık skalasında hak ettikleri yeri aldılar.
Yeni bir anayasa yapıldı ve bu ülke belli oranlarda hukuk devleti oldu.
Ciddi bir kültür devrimi yapıldı . 15 yılda Osmanlıda 300 yılda basılan kitaplardan daha fazla kitap basıldı.
Üniversiteler çağdaş normlarla yeniden yapılandı ve düzenlendi.
Eğitim yuvaları çağdaş normlara göre yendien yapılandı ve düzenlendi.
Adli teşkilat , hukuk sistemi çağdaş normlara göre yendien yapılandı.
Ve 1920-1938 arası ,18 yıl Türkiye Tarihinin en güzel , en hızlı ilerleyen dönemini yaşadı.
Bu dönemde pek çok provakasyon, başkaldırı yaşandı.
Atatürkün, hayatı pahasına, nice tehlikeler , nice emeklerle karlar üzerinde yatarak kazandığı bu ülkeye pek çok emperyal güçler göz dikti.

Kolay kazanılmayan bu topraklar , emperyal güçler ve onların maşalarınca parçalanmaya , yok edilmeye çalışıldı.
Mustafa Kemal in ortaya koyduğu yapıya karşı çıkanların fikri zemini üç ana başlıkta toplanabilir:
*uluslar arası sermayeye bağlı liboşlar
*etnik milliyetçiler
*Uluslar arası sermayeye bağlı ve bağımlı ortodoks ya da ılımlı İslamcılar…

Bu gün bölücüler, liboşlar ve din sömürücüleri el ele vermiş büyük önderin yüce mirasını yıpratmaya ve parçalamaya çalışmaktadırlar….
Ama emin olun başaramayacaklar… Çünkü biz Atatürkün izinden yürüyen vatanseverler var bu ülkede…
Evet… Emin olun başaramayacaklar… Çünkü biz varız…

  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40