• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Rize 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Samsun 17 °C

HERKES HADDİNİ BİLMELİDİR, HERKES AMA HERKES...(1)

Osman KAYA

Her türden zorbalık alçaktır , iğrençtir rezildir. Her türlü zulüm ve her türlü zalim aşağılıktır.Ama özellikle belinde silah olan adamın zorbalığı iğrençtir ve aşağılıktır. Ve hele bu silah devletçe verilmişse, hele bu silah halkın namusunu, şerefini, haysiyetini korumak için verilmişse...işte o zaman rezalet katlanarak artıyor. Bu ülke beli silahlı adamların okça zorbalık yaptığı bir ülke, Gerek asker , gerek polis bu noktada alabildiğine yanlışlıklara imza atmış. Darbeler bu konudaki en iğrenç ve en aşağılık girişimlerdir. Darbe sonucu ortaya çıkan tablo korkunçtur. Bu ülkedeki bütün güzide unsurlar yok edilmiş, tırpanlanmış ve katledilmiştir. Yüzbinlerce kişi ne acılara maruz bırakılmıştır , ne ocaklar söndürülmüştür.Bu ülkede kargaşayı çıkaran emperyalizmin ta kendisidir ki dünya emperyalizminin en önemli gücü Amerikan emperyalizmidir.Amerikan emperyalizmi karıştırıyor,kontr gerillasıyla adam ödlürtüyor, CIA( Amerika), MOSSAD(İsrail), BND(Alman),DGSE( Fransız),MI6( İngiliz)vb teşkilatlar kafa koparıyor ama bunu dile getirenler de cezavlerine , namlu ucuna ya da ipe götürülüyor. Hemde sorgusuz sualsiz, itirazsız... İşte darbeler budur. Darbeler iğrençtir, darbeler alçaktır. Darbeler insanlığın en kirli yüzlerinden biridir. Bana göre insanlığın demokrasi yanlıları, her türden silahlı gücün ağzını kapamalıdır. Bir asker ya da bir polis, bu memleketin asıl sahibi, öz evladı, gerçek temsilcisi biziz diyemez.. Memleketin gerçek temsizlcisi, yoksul ve emekçi halktır. İşçidir, köylüdür. Ve silahlı güçler ne kadar gelişirse gelişsin bir ülkeyi gerçekte ve son tahlilde koruyacak olanlar yine yoksul ve emekçi halk olacaktır. Bu ülke askeri darbelerden çok çekti. Darbelerde her zaman gerçek demokratlar, insan hakları yanlıları ezildi. Darbelerde silahlı güçlere komuta edenler apayrı bir sınıfsal kesim oluşturdular. Çok büyük bir mülk ve dolandırıcılık şebekesi kurdular.Tahsin Şahinkaya bunun en somut örneklerinden biridir.Kenan Evren 17 yaşındaki Erdal Eren in yaşını büyüterek astıran bir katildir.12 mart cuntası Deniz gezmişleri astırmıştır. 27 mayıs Menderes i astırmıştır. Bazıları 27 mayısı savunadursunlar ben asla o fikirde değilim. Çünkü eğer Menderes Amerikancı olduğundan dolayı asılmışsa o zaman onu asanların amerikancı olmaması lazımdır. Oysa 27 mayısçılar hem darbe yaparken hemde darbe sonrasında hep amerikalıların kucağına oturmuşlardır. Demekki Menderes neden asılmıştır? Evet Menderes Amerikancıydı. Ve bu bağlamda büyük hatalar yapmıştır. Ama Menderes gittiğin yolun yol olmadığını, Amerikalılar için dost olmadığını , işleri bittiğinde herkesi ve herşeyi buruşturulmuş bir kese kağıdı gibi çöpe atacağını çok iyi gördü- anladı. İşte bu süreçten sonra yeni arayışlara girdi. Menderesin ipini çeken de bu yeni arayışlarıdır. 28 Şubatın durumuda budur. 28 şubatı yapanlar irtica meselesini bahane ederek darbe yaparken asıl mesele Erbakanın yeni arayışlarından kaynaklı onu iktidardan alma teşebbüsünde bulundular.. Kimse aksini iddia etmesin. Yani kalkıp ta askerin 85-90 sonrası konsept değiştirdiğini asla iddia etmesin. Zaten antiamerikancı olan , antiemperyalist olan darbe yapmaz. Darbe askerin özerk bir sınıf haline gelme hevesine dayalı bir teşebbüstür. Asker haddini bilmelidir. Bu ülkede bir güruh, asker ya da polisin asla yanlış yapmayacaklarını on yıllarca iddia etti durdu.Silahlı kuvvetler işkence yapmazdı. İftiraydı. Silahlı kuvvetler halka ateş etmezdi. Silahlı kuvvetler hiç bir yanlışlığa imza atmazdı, la yüsel, eleştirilemez ve dokunulamazdı. Ama olaylar neyin ne olduğunu gösterdi. Ve şimdi düşünme zamanıdır. Asker her ne olursa olsun asla tahakküm olanağına sahip olmamalıdır.Darbe yapmamalı demiyorum, darbe yapma olanağını asla ele geçirememelidir. Ben ömrüm boyunca askerin her zaman öz evlat yerine konulup yoksul yurttaşın baskı altına alındığına defalarca tanık oldum.. Sadece asker değil polis te...Bu son derece yanlış uygulamadır. Bunun çeşitli sebepleri vardır . Bunu bir başka yazımda dile getirmeyi düşünüyorum. Ama benim kendi kişisel yaşamımda tanık olduğum ve bir algı biçimini ifade ettiğinden dolayı hafızama kaydettiğim bazı örnek olayları ifade edeyim 1- Üniversitede okurken akşam seminerlerine katılıp kaldığım yurda doğru giderken laleliden aksaraya doğru inerken polis tarafından arandım ve çantamda bulunan '' sosyoloji ye giri '' kitabından kaynaklı olarak '' vaayyy gomunist vay, zozyalizme giriş kitabını okuyon haa'' denerek iç anadolu ağızlı bir polis memuru tarafından azarlanıp hakarete maruz kaldım.(1991- kasım)şikayetimiz kaale dahi alınmadı. üstüne üstlük azarlandık. 2-Yine aynı bölgede 1992 ( ekim ayı) tarihinde çantamda bulunan kitaplar yüzünden gözaltına alındım. 1 Gün sırf çantamdaki ( altını çizerek söylüyorum, yasak olmayan bir kitap yüzünden - kitabın adı BEŞ ÇEMBER KİTABI) gözaltına alındım.Aksaray polis karakolunda 1 gece nezarette kaldım. Farelerle dolu nezarethanede bir gece kaldım. Orada tutanağı tutan polis memurunun şu ifadesi hala kulaklarımda yankılanır: Niçin geldin, suçun var mıdır bilmem, ama buraya gelmişsen gerekçe ne olursa olsun suçlusun'' 3- Siirt - pervaride bir öğretmenin ailesini taciz eden - burada isim veriyorum, astsubay başçavuş Hadi Sander tarafından - üzerimize ateş açıldı.( O arkadaş bizi durumu engellemek noktasında evine çağırmıştı.) polis memurları ile beraber olay mahalline gittiğimizde öğretmen arkadaşın , eşinin ve çocuğunun çok perişan durumda olduğunu öğrendik Bu noktada müdahelede bulununca üzerimize ateş açıldı . Olay sonrasında mağdur olan Öğretmenin dava açması o zaman alay komutanı olan zat tarafından engellendi, hatta apartmanda bulunan atılan mermiler sonucu kırılan camın takılması noktasında apartman görevlisine zamanın alay komutanı tarafından uyarıda bulunuldu ve suç delillerinden birini teşkil eden kırık camın yerine yeni cam takıldı. Bunu yaptıran o dönemin alay komutanıdır.Ben bu olaylar üzerine pervari savcılığına suç duyurusunda bulundum ama hala bana bir cevap gelmiş değildir. 4-Askeri görevimi yaptığım dönemde (1999-Ankara Polatlı topçu ve füze okulu) Bağlı bulunduğumuz birliğin bölük komutan yardımcısı olan zat o bölgenin mülki idare amirine '' a.k .k'' diyerek defalarca hakaret etmiştir. Bizim bölük komutan yardımcısına defalarca '' beyn. si.. adamı '' diyerek defalarca küfretmiştir.Yaptığımız şikayet sonuçsuz kalmıştır. 5- Bir taekvondocu tanıdığım bir vatandaşı döver askerde. vatandaş mahkemeye verir durumu . Ve Mahkemeden nizamiyeye celp kağıdı gelir. Ve mahkeme celp kağıdını nizamiye komutanı yırtar ve şunu kasıla kasıla söyler: ASKERİN MAHKEMESİ OLMAZ.....( Ve ne yazıkki bu yurttaşımız da bu durumu kasıla kasıla anlatır ve bundan da bir pay çıkarır asker ocağının peygamber ocağı olduğuna dair) başka durumları ben anlatmıyorum Çünkü başka zamanlarda ve başka durumlarda benim hakettiğim , suçlu olduğum,veya en azından mevcut kanunlara göre suçlu olduğum hususlar sözkonusu olduğundan diğer gözaltıları ifade etmiyorum. Örneğin bosna hersek katliamını protesto için Yugoslav konsolosluğuna yürümemizde ki gözaltında 2 gün farelerle ve idrarla dolu bir nezarethanede 3 gün geçirdim.. Ve daha pek çok gözaltı. Hep ülke için, hep insanlık için.. Onları neden dile getirmiyorum, çünkü mantığına ve etiğine katılmasam da yapılan iş kanuna aykırıydı ve cezamı çektim.. Ama ya yukardakiler? Yukarda saydığım durumlarda o polis memurları , ve o albay, o başçavuş , nerededir ne yapar bilemem.. Ama dünya küçük.. Onlarla karşılaşma durumumda söylenecek iki çift sözümün olduğunu kamuoyu önünde beyan ediyorum.. Yok eğer karşılaşmazsak bu durumu evrenin sahibi olan Yüce yaratıcının kuracağına inandığım mahkemeye birakıyorum. O asker veya polis kılıklı vatandaş düşmanlarının bu vatanın sahibi olduğuna asla inanmıyorum. Şimdi buraya kadar ortaya konan tablodan yola çıkarak asker karşıtı olduğumu çıkaranlar kelimenin tam anlamıyla aptaldırlar. BEN ASKER VE POLİS KARŞITI OLMAK ŞÖYLE DURSUN, BEN KELİMENİN TAM ANLAMIYLA ASKER VE POLİS YANLISIYIM. BİR MEMLEKETTE ASKER VE POLİS YOKSA O MEMLEKETİN ASLA BİR GELECEĞİ OLMADIĞINA İNANANLARDANIM. ASKERİN VE POLİSİN EN SON DONANIMLA TECHİZ EDİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNENLERDENİM. Ancak..... asker de polis te insan haklarına sonuna kadar riayet edecektir. Suçlu ve suçsuzu ayıracak ve bu konuda modern tekniklerle hareket edecektir. Herkes sınırlarını bilecektir. Herkes haddini bilecektir. Ne asker darbe yapacak ne de polis işkence yapacaktır. Askere her türden olanak verilecek, polise her türlü olanak verilecek ama DEVLETİN VERDİĞİ İMKANLARLA HALKA BASKI YAPAN, ÜSTÜNLÜK TASLAYAN ,YALAN SÖYLEYEN, KİM OLURSA OLSUN HEMEN SİSTEM DIŞINA ÇEKİLECEK VE GEREKEN CEZA NEYSE VERİLECEKTİR. EVET CEZALAR AĞIR OLACAKTIR. ÖRNEĞİN GEREKİRSE DAYAK TA OLACAKTIR AMA DAYAK OLACAKSA BUNU ASKER VEYA POLİS DEĞİL CEZA KESMEYE YETKİLİ MERCİLER CEZA KESEREK VERECEKTİR. VE HAKEDENE VERECEKTİR Kİ BEN KİŞİ YE YAPILAN TECAVÜZLERDE CİNAYETLERDE , ZULÜMLERDE KISAS IN SON DERECE ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIRIM.. EĞER BENİM BABAMI BİRİ KASITLI ÖLDÜRMÜŞSE O AYNI CEZAYA ÇARPTIRILMALIDIR. BENİM VERGİLERİMLE BİR KATİLİN, BİR HAYDUTUN, BİR TECAVÜZCÜNÜN VB KESİMİN YAŞATILMASINI VE BESLENMESİNİ ASLA İSTEMİYORUM...( DEVAM EDECEK)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40