• BIST 82.368
  • Altın 147,517
  • Dolar 3,8222
  • Euro 4,0629
  • Rize 5 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 3 °C
  • Trabzon 6 °C
  • Samsun 4 °C

Hocalı...

Bilge FIRAT

Yıllardır yapmadığımız soykırımın hesabını soran Ermeniler, bugün kendi kirli tarihlerinin hesabını versinler!

26 Şubat 1992, Hocalı katliamının yapıldığı tarih. Ne acı, ne kara bir tarih!

Gözleri oyulan bebeklerin, karınları deşilen hamile kadınların, kafaları kesilen dedelerin, diri diri derisi yüzülen çocukların, diri diri yakılan insanların, Türk’e kefen biçmek isteyen kirli Ermenilerin en az onlar kadar kirli tarihidir bu tarih. Kimsenin sahip çıkmadığı, savunmadığı, anlatmadığı, anlattırmadığı…

Almış başını gidiyor bir “yalan tarih” anlatımı, katledilen Ermenilerden bahsediyorlar. Hak arıyor birkaç ne idüğü belirsiz canlı! Yaptıkları katliamın hesabını kapatmadan, hangi yalanın peşine düşer ki kendini bilmez soytarılar takımı?

“Bizi katlettiler” diyorlar, mezar yeri gösteriyorlar. Açıyorsunuz, bakıyorsunuz Roma dönemine ait 2 bin yıllık mezar çıkıyor oradan. “Alın bakın, burası toplu ermeni mezarlığıdır” diyorlar, açıyorsunuz içinden toplu Türk mezarları çıkıyor. Kendi kirli tarihlerini, başkalarına yamamanın peşindeler. “Gerçek” Hocalıda yazıldı yıllar önce, tüm dünyanın gözleri önünde… Sözüm ona batının insan savunucu tayfası yumdu gözlerini, hiçbir şey görmemişler, duymamışlar, konuşmuyorlar… Hepsi mazlumun kanına, Türk’ün kanına “maymun” iştahlı! Kanlı elleri yakamızda, “hesap verin katlettiğiniz Ermeniler için” diyorlar… Yıllardır söylediğimi burada da tekrar edeyim, dünya üzerindeki milletlere tarih nasıl yazılır öğreten bu millet, eğer ki bir soykırım yapmış olsaydı, o soykırım o soyun sonu olurdu…

Okuduğum bir yazı da bu vahşetin tanığı ermeni gazeteci Daud Kheyriyan’ın yazmış olduğu bir kitabında bu konudan şöyle bahsettiğine değinilmiş; “Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa ya döndüm. Onlar Haçın hatırı için savaşa devam ettiler. “

Haçın hatırı için savaşa devam ettiler, haçın hatırı için savaşa devam etmekteler. Biz ne yaptık, “ılımlılaştık”, ılımlılaştırıldık!

Dünün, bugünün ve yarının kanlı zalimleri hocalı katliamını gündeme getir(t)miyorlar. Zira hocalı katliamı gündeme gelirse büyük kafalarda değilse bile, küçük kafalarda bir tepki doğacaktır. Ermenileri ileri süren lobinin işine gelmeyecek bir durum bu tabi ki. Peki, ülkemizde Hocalı Katliamını gündeme getirmeyenler, tartışmayanlar, hesabını sorma girişiminde bulunmayanlar… Onlar kimler? Bu lobilerin Türkiye ayakları kim ola ki?

3000 kişilik nüfusu olan bir yerin bir gece de 1300’inin katledilmesine seyirci kalan dünya, ah dünya! 12 km’lik alana sırf eğlence olsun diye ölüleri dizen canilere bugün hesap sormayan dünya! Yüzümüze gülüp, ardımızdan kanlı pençelerini sırtımıza saplamaktan zevk alan dünya… Bilinen bir kötülüğün hesabı sorulmuyorsa, o kötülüğe ortaksınız demektir. Bunca eli kanlı ortağın birlikteliğinden bir “ses” çıkmasını beklemek belki de hata.

Ha unutmadan, bu şeref yoksunu katliama katılan nice kişinin ismi listeler halinde bellidir. Yapılan bir şey yok, sadece isimler bellidir o kadar…

Son olarak; Bugün Hocalıyı unutan, yarın “bugün” yapılanları hatırlamayacaktır!

  • Yorumlar 10
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40