• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • Rize 10 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C
  • Trabzon 9 °C
  • Samsun 8 °C

İçgüveysinden hallice bir meslek: öğretmenlik

Osman KAYA

‘’Alimler benim varislerimdir.’’
HZ. MUHAMMED
‘’öğretmenler; yeni Nesil, sizlerin eseri olacaktır’’.
M.KEMAL ATATÜRK
‘’ Öğretmenler; Cumhuriyet sizden fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller ister’’.
M. KEMAL ATATÜRK

‘’Bir ülkenin demokratik olup olmadığının çeşitli göstergeleri vardır… Bunlardan biri de öğretmenin maaşıdır… Bir ülke öğretmenine meslek gurupları arasında en yüksek maaşı layık görüyorsa emin olun ki o ülke demokrasi yarışında epey bir yol almıştır…’’
JOHN DEWEY
Öğretmenlik, çok övülen, çok anlamlar yüklenen bir meslek… ama bir o kadar da hakir görülen, eleştirilen, kınanan bir meslek….
Adeta bir oyun gibi süreç işliyor yıllardır….Övme, şişirme, büyütme, sonra hiç olmadık uygulamalar…

Önce gerçekte öğretmen nedir? Onu bir ele alalım… Öğretmen, aslında her şeydir… Bizim sahip olduğumuz her şey bize öğretmenlerce verilir… Öğretmen bilgi verir…
Öğretmen öğrenmedir… Öğretmen aydınlanmadır…
İki metafor olarak, kara tahta karanlığı ve bilgisizliği, tebeşir ise aydınlanmayı ve bilgiyi temsil eder… İşte öğretmen bilgi ışığını kullanıp, cehalet karanlığını delendir… Ki bu eylem insan için her şeydir...
Öğretmen barıştır…
Öğretmen özgürlüktür…
Öğretmen ileriye gidiştir…
Öğretmen dayanışmadır…
Öğretmen sağlıktır…
Öğretmen vatan sevgisidir..Bilimsel düşünmedir…. Bu ülkenin değerlerini sevmek ve onu yaymaya çalışmaktır…
Ve daha pek çok şeydir, öğretmen…
Evet… Doğrudur. Öğretmen hem bütün bunlar hem de çok daha fazlasıdır bunların…

Evet..ama işte iş burada kalmıyor…Bu sözlerin içini doldurmak gerekiyor…Bu sözlerin içini doldurmak ta yetmiyor…Bu niteliklere sahip olan meslek sahibine gerekli olanakları ve gereken saygıyı göstermek gerekiyor…
Ama maalesef ülkemizde bu yok…

Öğretmenlik tam anlamıyla sorunlar yumağı bir meslek bu ülkede… Nereden başlamalı…
Önce yine eğitimden başlayalım…
1- Öğretmenlerin eğitimi sorunların başıdır…
2-öğretmenler arasında alabildiğine eşitsizlik vardır…
Bu durum İş barışını olumsuz yönde etkilemektedir..
3-Eğitim camiasında idareci –öğretmen ilişkisi yapıcı nitelikte değildir..
4-öğretmen, eğitsel süreçlerin hiçbirinde belirleyici olma olanağına sahip değildir…
5-Öğretmven kendini geliştirebilme olanağına sahip değildir…
6- Öğretmenin statüsü ona yakışır çerçevede değildir.
7- günümüz öğretmeninin özellikle içinde bulunduğu darboğaz ekonomiktir… Öğretmenin maaşı ve ücreti asla ona yakışır nitelikte değildir…
8- Öğretmen teftişi yetersizdir ve yapıcı değildir..
Günümüz öğretmeni hiçbir konuda sesini çıkaramamakta, derdini kimseye anlatamamaktadır. Oysa anlatılacak o kadar derdi vardır ki onun… Sendikal sahiplenme de yok denecek kadar azdır… Günümüzde öğretmen asıl alanı olan eğitme, bilgilendirme ve ölçme-değerlendirmenin dışında adeta evrak memurluğu yapmaktadır…
Her gelen iktidar yeni birkaç evrak daha getirmekte ve bu da öğretmenin iş yükünü arttırmaktadır…
Öğretmenin itiraz eder gibi olması durumunda;
-Öyle yan gelip yatmak yok...
-Bu işi yapacak çok kişi var, yapan yapsın, yapamayan çekip gitsin…
Gibi adeta üniversite mezunu olan ve öğretmen olmak için bedel ödemiş bir bireye değil, hiç kimseye uygun görülmeyecek bir dil ile baskı altında tutulmaktadır…
En son Konya da öldürülen öğretmenin hazin sonu, bu ülke öğretmeninin aslında ne kadar sahipsiz olduğunu açıkça göstermektedir…
Hayati tehlikesini açıkça devlet yetkililerine deklare etmiş olmasına rağmen öğretmenin aldığı cevap ne kadar da hazindir:
-en fazla ölürsün!!!
Öğretmen 12 eylül darbesiyle beli kırılmış bir mesleğin mensubudur ve hala bu bel doğrulmamıştır…
Öğretmen 12 eylülle beraber içine girdiği korku ve baskı tünelinden çıkabilmiş değildir…
Ve bu çerçevede eğitim her dönemde dizayn edilen bir yapboz tahtası haline gelmiştir…
Acı olanı, bu yapboz tahtasında tebeşiri elinde tutanların bu süreçte (hiçbir belirleyicilikleri olmamalarına rağmen) faturanın üzerlerine kesilmesidir…
Bu arada bir acı husus daha vardır ki o da öğretmenlerin haklarını savunma konumunda olan ve bu misyonla hareket etmeleri beklenen öğretmen sendikalarının birilerinin keyif ve menfaat tarlaları haline gelmesidir…
Dert çok, çözüm ne?
Bizim bir lahzada sayabileceğimiz çözümler şunlar:
1-Öğretmen eğitimi yeni baştan gözden geçirilmeli, tam anlamıyla reforme edilmelidir…
2- Öğretmenin maaşı yükseltilmeli, tek maaşlı öğretmenlere özel takviye ücretler verilmelidir.....
3-Öğretmen eğitimi, öğretmenin okuduğu okulla sınırlanmamalı her yıl öğretmenin kendini yenileyebilmesinin yolu açılmalıdır…
4- öğretmen yazmaya teşvik edilmeli, öğretmen makalelerinin ve kitaplarının basılabileceği zeminler oluşturulmalı ve yaygınlaştırılmalıdır…
5- Öğretmen alabildiğine özerk olmalı, eğitsel süreçleri belirlemede self determinasyon hakkına sahip olmalıdır…
6-sınavlarda sayısalcılık saplantısı ortadan kaldırılmalı, her dersin eşit öneme sahip olduğu bir zemin oluşturulmalıdır…
7-Öğretmenin her türlü evrak yükü ortadan kaldırılmalıdır…
8-Öğretmenlerin yıllık ve günlük planları ya tam anlamıyla merkezi olarak hazırlanmalı ya da t am anlamıyla özerk olarak yapılabilmesinin yolları açılmalıdır…
9-Öğretmen yazılı sınavları okuma sürecinde işini evine götürmektedir… Bu durum öğretmenin evinde de mesaisine devam ettiğini göstermektedir…. Bu çerçevede her sınıfın yazılısının okunması durumunda, sınıf başına ek ücret ödenmelidir…
10-Öğretmenin ders yükü azaltılmalı ve ders ücretleri arttırılmalıdır…
11-yüksek lisans ve doktora farkını ders ücretlerine fark olarak yansıtılması gibi ikinci üniversite farkının da ders ücretlerine yansıtılması gerekmektedir…
12-Öğretmen odası gibi genel bir zeminde öğretmenlerin balık istifi gibi yığılmasının önüne geçilmeli ve oda sistemi uygulanmalı, her öğretmenin ayrı odası olmalıdır…
13- öğretmenin sınıfa gittiği sistem yerine öğrencinin filan öğretmenin sınıfına gittiği bir sitem oluşturulmalıdır…
14-öğretmen mesleki alanda her ay belli bir limitte istediği kaynağa ücretsiz ulaşabilmelidir…
15-sendikaların öğretmen haklarını savunmada geniş hak ve yetkileri olmalı, okulları iş hukuku ve etiği bağlamında, hakların ihlal edilip edilmediği çerçevesinde denetleme hakları olmalı ve sendikal yetkililerin ortaya koyacağı raporların bağlayıcılığı olmalıdır…Baba çiftliği haline gelmiş sendikalar üyelerin istekleri bağlamında kapatılabilmelidir…
16-Öğretmen asla ve kata sözleşmeli olmamalı yapılmamalıdır….bağımlı öğretmen ne kişilik sahibi olabilir ne de kişilik kazandırabilir…
17-Öğrtmene giriş sınavı olmayan yüksek lisans ve doktora olanağı sağlanmalıdır…
18-İdarecilerin belirli hususlardaki yetkileri kısıtlanmalıdır..
19- öğretmenlere kıyafet serbestisi getirilmelidir…
20-Tüm öğretmenler (kıdem hariç)tüm konularda eşit statüye ve maddi olanaklara sahip olmalıdır…
21- tüm öğretmenlerin lojman olanağı sağlanmalıdır..
22-Tüm öğretmenlerin ulaşım sorunları çözülmelidir…
23-öğretmen çocuklarının mesleğe özel çeşitli hakları olmalıdır..
24-Öğretmenlerin tekno-donanımları ücretsiz olarak karşılanmalıdır…
25-Öğretmenin nöbet görevi ya kaldırılmalı, ya da ücretlendirilmelidir.
26-Öğretmenlik yıpratıcı bir meslektir… Bu yüzden emniyet ve askeri hizmet mensupları gibi mutlaka yıpranma payı verilmelidir…
27- Öğretmene sağlık hizmetleri en yetkin bir çerçevede sağlanmalı, yurt içi yetersiz ise yurt dışı tedavinin yolları açılmalıdır..
28- öğretmenin meslek hayatı boyunca en az birkaç kez gelişmiş ülkeleri gezebilme ve oradaki eğitsel süreçleri yerinde görebilme olanağı sağlanmalıdır…
29-öğretmene her yaz tatil yapabilmeye yönelik ek ücret tahsis edilmelidir…

Evet… bu unsurlar bir lahzada akla gelebilecek hususlar…. Daha eklenebilecek çok şey var… ama bunlara bile bükülen dudakları, bu adam nerede yaşadığını zannediyor mırıldanmalarını görür gibiyim… Bunları istemenin çok şeyler istemek anlamına gelmediğini düşünüyorum… Elbette ki yurttaşlık bilincine ulaşamamış zihniyetler bunları çok göreceklerdir… Ama bu istenenler asla fazla değildir… öyle ya hani öğretmenler gününde ‘’ öğretmenim size ne versek azdır’ ’sesleri yükseliyor hep bir ağızdan…. Yoksa söylenen ‘’ koca bir yalan mı’’ değilse….
Evet değilse şaşırmak niye????

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40