• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Rize 22 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C
  • Trabzon 22 °C
  • Samsun 21 °C

İki Trabzonlu, bir Rizeli

Osman YAZICI


TBMM Başkanı İsmail Kahraman Rizelidir. Deneyimli ve duayen siyasetçidir. İlerlemiş yaşına rağmen gençlere taş çıkartacak niteliktedir. Karadeniz’in tüm özelliklerini bünyesinde barındıran, derleyici, toparlayıcı bir başkandır. Üstün niteliklerini daha öncesinde yazdığım için tekrar etmeyeceğim.
TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi Trabzonludur. Devlet ve Siyaset adamı Hamzaçebi’nin Türk siyasetine değer katan güzel ve üstün değerlerini çok yazdım. Toplumun her kesiminden ilgi gören ”İşte siyaset ve devlet adamı” dedirten tavrı takdire şayandır. TBMM Başkanvekili Ayşe Bahçekapılı de Trabzonludur. 
***
TBMM Başkanvekili Hamzaçebi,8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle, farklı ve güzel bir Meclis açılışını yaptı. “Dünya eşit ve güçlü kadınlarla güzeldir” diye başlayan Kadınlara yönelik konuşması ayakta alkışlandı. Sözlerine aynen katılıyorum. Kadınlar sevgidir, dostluktur, emektir. Kadınlar toplumu aydınlatma ve ilerlemesine öncülük eder. Kadının olmadığı bir dünya eksik bir dünyadır.
Meclis Başkanı İsmail Kahraman, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle, TBMM’deki 81 Kadın milletvekiline akşam yemeğini verdi. Yemekte kadın milletvekili içinde iki erkek milletvekili vardı. Başkan Kahraman ve Başkanvekili Hamzaçebi. Masanın başında Meclis Başkanı İsmail Kahraman, sağında Başkanvekili Akif Hamzaçebi, solunda yine Trabzonlu olan Başkanvekili Ayşe Bahçekapılı. Yemekteki tablo şu: Yüce Meclisi İki Trabzonlu bir Rizeli yönetiyor
****
CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen ile Meclis’te iki gün birlikteydik. Yarın akşam (Cumartesi) Halk TV’den Karadeniz’i konuşacak. Mayıs ayında; 30 Milletvekili ile Trabzon ve Rize’ye çıkartma yapacak. Pekşen, Rize’yi de ihmal etmiyor. Rize’den gelen raporlar yürekler acısı.
Pekşen ile, İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, aynı zamanda Rize’den dolaysıyla Karadeniz illerinden de sorumlu kişilerdir. Mehmet Bekaroğlu ile, Meclis bahçesinde sohbet ettik. Çok yerinde ve ilginç değerlendirmeleri var.Bu tespitlerini, gelecek yazımda değineceğim.
****
Gelelim Haluk Pekşen’e. Daha öncesinde yazmıştım, tekrarında fayda var.
Türkiye’nin en önemli hukukçusu ve önemli davaların avukatı. Balyoz ve Ergenekon davalarını çökertti. Balyoz Davası’ndaki duruşu ile bütün dikkatleri üzerine çekti.
 Tarihin akışını değiştirdi. Bu konudaki, tarihe tanıklık edecek kitabi, yakından çıkıyor. Siyasette de farklı üslup kullanıyor, topluma heyecan veriyor. Türkiye’yi ve dünyayı konuştuk.
Her konuda bilgisi var. Türkiye-Rusya ilişkilerinden, İran-Irak ve Suriye politikalarını değerlendirdik. Güneydoğu’da neler oluyor?,bundan sonra neler olacak?
Pekşen’den tespitler.
Balyoz ve benzeri davaların Türkiye’de bir hukuki fiile dayalı davalar olmadığını kamuoyu artık algıladı
Balyoz ve Silivri davaları olarak tanımlayacağımız davaların tamamı Türkiye’nin belli bir siyasi sürece sokulması için kurgulanmış senaryolardır.
Tabi bunlara ilk başta destek verenler de bu davaların Türkiye’yi getirdiği noktaya bakıldığında hata yaptıklarını ve büyük bir pişmanlık içinde olduklarını ifade ediyorlar.
Türk silahlı kuvvetlerine büyük zarar verildi..
Bu ülkenin aydınlarına yurtseverlerine ağır darbeler indirildi.
Bunların yeniden telafi edilip ülkenin özgüvenini kazanması, yeniden barış içinde yaşanması için koşulların oluşabilmesi uzun bir zaman alacaktır.

***
Rusya ile dostluk düşmanlığa dönüştürüldü.
İsrail ile düşmanlık sözüm ona aniden dostluğa dönüştü
Türkiye “kırmızı bilardo topu” gibi gelenin de vurduğu, gidenin de vurduğu ülke haline geldi.
ABD bir yandan vuruyor. Rusya öbür yandan. Vuruş hızını iyi ayarlıyorlar.Türkiye serseme döndü.
Bütün derdimiz bitti!..
Ne terör, ne bölgede adı konulmamış olağanüstü hal, ne Rusya, ne Suriye, ne IŞİD, ne demokrasi, ne insan hakları…Memlekette tek dert kaldı, o da başkanlık…

***
Başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş, işletmecilik dersi profesörüdür.
İşletme hocası yarı ölçekte, iktisat hocası anlamına gelir... Anlamına gelir, ama fiilen eylemine gelmez. Halk detayda bu farkı hemen fark etmeyebilir; yani anlamayabilir; ama işin detayında, ustalıkları takdir görmüş, bütün meslek erbabı bu işin farkındadır. Geçmişte de bu böyle miydi?
Numan Bey, bugüne kadar hiçbir vesilede ve hiçbir seviyede sözcülük hatası işlemedi. İhtilaf yaratmadı.
Bütün açıklamalarında tavrı sakin, üslubu sakin, zihni sakindi.Hükümet sözcülüğü görevini  en güzel bir şekilde yürütüyor.
Nede olsa o da Karadenizli.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 474 76 40