1. HABERLER

  2. YURT VE DÜNYA

  3. İlk Kitlesel Karşı Koyma Refleksi!
İlk Kitlesel Karşı Koyma Refleksi!

İlk Kitlesel Karşı Koyma Refleksi!

Genelkurmay'ın 2. Gece yarısı bildirisinde istediği "kitlesel karşı koyma refleksi" çerçevesinde ilk yürüyüş yapıldı. Ancak sadece kendileri vardı!

A+A-

Teröre karşı yapılan 'Sessiz Yürüyüş'e katılım çok az olurken organizatörlerden Türkan Saylan Genelkurmay Bildirisi ve yürüyüş arasındaki bağlantıyı "TSK da bir Sivil Toplum Kuruluşu'dur" şeklinde açıkladı.
Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Çağdaş Eğitim Vakfı'nın da aralarında bulunduğu 42 sivil toplum örgütünden oluşan 'Ulusal Sivil Toplum Kuruluşları Birliği'nin teröre karşı düzenlediği "Sessiz Yürüyüş" sönük geçti. Sessiz yürüyüşe yaklaşık bin civarında vatandaş katıldı. Yürüyüşün organizatörlerinden olan Prof. Dr. Türkan Saylan zaten küçük bir katılımla bu yürüyüşü gerçekleştirmek istediklerini söyledi!
"Bu yürüyüşe Genelkurmay Bildirisi'nden sonra mı karar verildi" şeklindeki bir soru üzerine Prof. Saylan, "Türk Silahlı Kuvvetleri aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşu gibi hareket etmektedir. Sel, deprem ve doğal afetlerde insanların yardımına yine TSK koşmaktadır. Bu sebeple Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bildiri yayınlaması çok normaldir" dedi. 

Emre Aköz
'ün köşe yazısı 


Emre Aköz, hem katıyımın azlığını hem de mitinge katılanların ortaya çıkardığı manzaraları köşesinde şu şekilde dile getirdi:

Altı kaval, üstü şeşhane

Dün İstanbul Çağlayan'da teröre karşı ' sessiz yürüyüş' yapıldı. Ancak ' cumhuriyet mitingleri' ile kıyaslandığında katılım çok azdı.
Acaba niye? Bunun nedeni hava sıcaklığı ya da vatandaşın teröre karşı ilgisizliği olmasa gerek.
 
Belli ki dünkü yürüyüşün başını çeken " Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği " ile diğer " sivil devlet kuruluşları " arasında çatlak var.
Emekli askerlerin yönettiği ya da yönlendirdiği sivil görünüşlü kimi 'paramiliter' dernekler, ÇYDD Başkanı Türkan Saylan'a " Biz olmazsak, siz fazla bir şey yapamazsınız " mesajını mı gönderiyor?
 

Hatırlayın: Miting öncesinde, ısrarla " Ne şeriat, ne darbe " diyen Türkan Saylan, İzmir'de konuşturulmamıştı. Şimdi o ayrılık iyice su yüzüne çıkmış oluyor.


Sloganları karşılaştırmak dahi yeter: Mesela " Genç siviller rahatsız " diyen demokrat ' Siyasal Ufuk Hareketi', " Ne darbe, ne darbe " sloganını atıyordu... İki arada bir derede kalan Prof. Saylan, "ne o, ne öteki" pozisyonunu almıştı... Sözünü ettiğim emekli askerler ise, tam da bir darbe atmosferi oluşturmayı amaçladıkları için konu o noktaya geldiğinde özenle susuyordu...

Dünkü mitingin medyaya yansıyan ilginç görüntülerinden biri de " Kalpaklı Mustafa Kemal " maskeleri takmış, eli bayraklı gençlerdi.
Sıcak havada, eteği mini, göğüs kısmı dekolteli elbiseler giymiş kızların o maskeyi taşıması, " altı kaval, üstü şeşhane " bir durum yaratıyordu. (Deyimin doğrusu budur: ' Şişhane' değil, ' şeşhane' yani ' 6 haneli', ' 6 bölümlü'.)


 

Popüler kültür böyledir: Başka başka alanlara ait öğeleri bir araya getirerek şaşırtıcı imgeler yaratabilir.

 
Olaya siyasi tarih açısından baktığımızda da aşuresel bir durumla karşılaşıyoruz: Yürüyüşte Atatürk maskesi taşıyarak terörü durduramadığı için hükümeti suçlayan bu gençler, önemli bir gerçeğin farkında değil.
Atatürk'ün iktidar olduğu 1923-1938 döneminde, irili ufaklı 16 Kürt ayaklanması meydana geldi. Yani değil "Atatürkçü" olmak, Atatürk'ün kendisi bile o isyanları engelleyememişti.


Demek ki izlenen politikalar yanlıştı!

 
 
(Sabah)
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.