• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Rize 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • Trabzon 15 °C
  • Samsun 14 °C

İnsan (gerçekte) yalnız bir varlıktır

Osman KAYA

"Ne yanar kimse bana
Ateş-i dilden özge
Ne açar kimse kapum
Bad-ı sabadan gayrı’’ (FUZULİ)

Yaşam en iyi öğretmendir ve bu öğretmen çığlık çığlığa insanoğlunun yalnızlığını ve kimsesizliğini haykırmaktadır. Taaki Rabbine kadar… Yani insanoğlunun gerçekte Rabbinden başka kimsesi yoktur…

Geçenlerde bizim akrabalardan birinin bir çocuğu dünyaya gelmişti... Küçücük yavru ne kadar narin ve ne kadar hassastı… Düşündüm... Bu küçücük yavrunun terk-i hayat eylemesi için binlerce sebep vardı... Başına herhangi bir şeyin gelmesi halinde dünya bir araya gelse gerçekte Hak Teâlâ’dan başka bunun derdine kim derman olmaya güç yettirebilirdi ki?

Yine geçenlerde babam ameliyat olmuştu… Ameliyat iyi geçmesine rağmen sonradan çıkan bir araz babamı alabildiğine rahatsız etmişti… Ağrı kesici verilmesine rağmen babamın ağrıları dinmedi… Doktor, ‘biraz sabır bey amca’dan başka bir şey diyemez oldu… Yani doktorlar da bir yere kadar... Son tahlilde insan Rabbinden başka kimsesi olmayan bir varlıktır…

Düşünelim… Bize göre kocaman ama gerçekte bir noktadan ibaret olan bu dünyada ne kadar yalnız ve kimsesiziz… Evrendeki trilyonlarca göktaşından irice bir tanesi dünyaya yönelse kim duyar bizim sesimizi Rabbimizden başka?

Ya güneş bir hal ile enerjisini göndermese dünyaya biz kime güvenip de yaşayacağız?

Ya da geçenlerde Japonya’da olan 9 şiddetinde değil de 18 şiddetinde bir deprem olsa bizi kim korur yüce Mevla’nın dışında?

Ya da bir kıtlık olsa… Bir savaş çıksa... Ciddi bir savaş... İnsanoğlu tedavi edilemez bir hastalıkla bölük bölük kırılsa… Kim el uzatabilir bize Rabbimizden gayri…

Parayı en büyük dost bilenler; paranızla ölümü öldürebiliyor musunuz?

Kocaman binalar dikip, caka satanlar, ilahlık taslayanlar… Deprem gelip de buruşturulmuş kese kâğıdı gibi binalarınızı katladığı zaman… Kaç paraya koruyabileceksiniz sizi firavunlaştıran piramitlerinizi?

Simsiyah arabalarının içinde bu dünyanın aslında kocaman bir tabut olduğunu unutanlar… Trafik kazası gelip, Azrail kanadını suratınıza şöyle bir sürtünce; hangi fren sizi kurtaracaktır ölümden…

Makamlarının koltuğunu mabatlarına sıkı sıkıya yapıştırıp da insanlara zulmedenler… Ölüm gelip de toprağa gövdeniz verildiğinde, üzerinize toprak atılıp kapatıldığınızda, böcek, yılan ve çıyanlarla baş başa kaldığınızda; hangi emri vereceksiniz böceklere ki benim gövdemi kemirmeyin diye?

İnsanoğlu gerçekte Rabbinden başka kimsesi olmayan bir varlıktır... Ben bunca yıllık yaşamımda bunu anladım… Dost da, arkadaş da, yoldaş da, kardeş de, ana da, baba da, evlat da, eş de, makam da, para da; sadece bir yere kadar… Küçük, küçücük bir yere kadar…

Ondan sonra hakikatle karşılaşır insanoğlu... Yalnızlık…

Ne diyor koca Akif:

‘’Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince
günler, elbet bu hayaleti yerden silecektir
rahmetle anılmak, güzel şey amma
yalnız yaşadım, kim beni nerden bilecektir’’

Evet... Hangimiz yalnız yaşamadık ki, hangimiz yalnız değiliz ki?

Dün dedem vardı; bu gün yok… Büyük annem vardı; o da yok... Dayılarım bir bir göçüp gittiler bu fani dünyadan... Yarın annem ve babam da göçüp gidecekler... sonra? Sonra da bizler göçüp gideceğiz bu fani dünyadan... Belki bir hoş seda bırakacağız bu gök kubbede… Ama bıraksak da bırakmasak da ebediyen yalnız kalacağız şu kara toprağın içinde… Ebediyen yalnız…

Ama ne Mutlu insanoğluna ki ona şah damarından daha yakın bir Rabbi var… Onu bir ananın şefkatinden çok daha şefkatle seven… Bunca günahkârlığına ve isyanına rağmen ona sonsuzca merhamet eden bir Rabbi var ne mutlu…

Yalnızmışız, kimsesizmişiz, parasızmışız, makamsızmışız, sevdiğimize kavuşamamışız, kimse bizi anlamıyormuş; ne gam… Ne gam; çünkü yüce Mevla hepimize yeter… Ona sonsuzca hamdolsun… Yıldızların ve kum tanelerinin sayısınca… Her şey dönüp dolaşıp ona gelecek, ona hesap verecek. İyiler de, kötüler de... Mazlumlar da, zalimler de… Zenginler de, yoksullar da… Krallar da, çöpçüler de... Okuma yazma bilmeyenler de, 20 dil bilen profesörler de... Günyüzü görmeyenler de, bir eli yağda bir eli balda yaşayanlar da… Herkes ona hesap verecek... Ne mutlu bu hesabı alnının akıyla verebilecek olan Allah dostlarına ki bu kutlu kervanın bireylerinin adları mazlumların defterine altın harflerle yazılıdır…

Evet, insanoğlu beşer olarak yapayalnızdır… Ama kendisini var eden yaratıcı kudret, şöyle seslenerek parça parça eder yalnızlığını:

‘’ANDOLSUN, İNSANI BİZ YARATTIK VE NEFSİNİN KENDİSİNE FISILDADIKLARINI BİLİRİZ VE BİZ ONA ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ’’

KAF SÜRESİ–16. AYET

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2000 Pazar 53 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 474 76 40